| Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
Üyelik tarihi: 08.04.2004 Teşekkür etti: 11
741 Teşekkür 328 Mesaja aldı
| Bazen suçu üzerimize alalım.... Zıtlaşmalarda suçu kendi üzerine alma fazileti!.. Birbirimize ters düşüp zıtlaştığımız yerlerde ne türlü kendini suçlu görme fedakarlığına yönelmeli, nasıl kendi nefsini sorumlu tutma örneği vermeliyiz? Bakınız büyüklerin karşılıklı ters düşmelerinden sonra birbirlerinin gönüllerini alıp özür dileme titizliğine ait şu tarihi olayı birlikte okuyalım. * * * Bir konuda Hazret-i Ebu Bekir efendimiz kendi düşüncesini ortaya koymuştu. Hz. Ömer efendimiz de kendince doğru olan zıt görüşünü söylemişti. Zaten böyle bir konuşma, Efendimiz (sav)’den açık ve kesin bir hüküm duyulmamış olan konularda Ashab-ı Kiram arasında sıkça görülen görüş alışverişinden biriydi. Fakat her nasılsa Hz. Ebu Bekir efendimiz bu zıt görüş ifadesinden biraz kırılır gibi oldu ve Hz. Ömer’e: -Zaten ben ne söylüyorsam sen onun aksini söylüyorsun! deyiverdi. Bunun üzerine Hazret-i Ömer efendimizin sesi biraz daha yükselince Hz. Ebu Bekir efendimiz işi daha ileri boyutlara götürmemek için kalkıp oradan uzaklaştı... Ve doğruca Efendimiz (sav)’in huzuruna gelip meseleyi açarak: -Ya Resulallah! dedi, Ömer’le konuşurken biraz kaba davrandım ve onu rencide ettim galiba. Ben şimdi ne yapayım?.. Bu arada Hz .Ömer de olup bitenlerden ciddi pişmanlık duymuş ve doğruca soluğu Hz. Ebu Bekir’in evinde almıştı. Ancak evde olmadığını öğrenince o da, Allah Resulü’nün yanına gelip mahcup bir şekilde Efendimiz (sav)’e halini arz etme sadedinde durumu olduğu gibi anlatma gereği duymuştu... Efendimiz (sav) en sadık arkadaşı Ebu Bekir’in hiçbir şekilde incitilmesine razı değildi. Bundan dolayı Hz. Ömer’e hitaben: -Arkadaşımı bana bırakmalı değil miydiniz? siteminde bulundu. İşin, Ömer’i zor durumda bırakmaya doğru gittiğini gören Hz. Ebu Bekir efendimiz, hemen devreye girdi... Efendimiz (sav)’in karşısında kendisini sorumlu tutar halde dize geldi ve: -Ya Resulallah, kabahat Ömer’de değil bende idi! dedi ve sorumluluğu tamamen kendi üzerine alıp nefsini suçlu gösterdi. Böylece problemi çözüverdi... İşte bugün bizim muhtaç olduğumuz anlayış bu anlayıştır. Problemi çözmek için sorumluluğu kendi üzerine alma fazileti, kendini suçlu gösterme fedakarlığı... Karşı tarafı kazanma kahramanlığı!.. İnsan, iyiliğin kölesidir. denilmiştir... Bunlar insan yapısının inkar edilmez gerçekleridir. Bir defasında devamlı aleyhimizde yazan bir insanı centilmence karşılamış, rahatsızlık eseri göstermeden buyur etmiştik. Daha görüşmeye oturduğumuz andaki ilk sözü: -Hocam sizin aleyhinizde çok kötü, ulu orta şeyler yazdık, bizi bağışlayın! olmuştur. Anlaşmazlıklar, kırılma ve ayrılıklara sebep olma noktalarına ulaştığı yerlerde sorumluluğu üzerimize aldığımız takdirde, kaybeden taraf biz olmayız, aksine kazanan taraf biz oluruz. Hazret-i Ebu Bekir efendimizin sorumluluğu üzerine alarak meseleyi çözüvermesi gibi bir problem çözme fedakarlığı olur bu. Bizden hep bu tür fedakarlıklar görülmelidir. Bununla birlikte sizin bu fedakarlığınızı herkesin anlamasını da beklememelisiniz. Herkes kendi kültür ve karakterinin gereğini sergiler, deyip şefkatle ve yumuşaklıkla yolunuza devam edecek, itici değil çekici olma özelliğinizi hep koruyacaksınız!..
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL |
| |