Rabbimiz’e işimiz düşmez mi! Dua kişiyi Rabbi’ne bağlayan ve hiçbir aracı kabul etmeyen iletişim kanalıdır. Duayla her dileğimizi Rabbimize arz edebiliriz. Peki ondan başka derdimizi, isteğimizi arz edebileceğimiz kimse var mı? Tabii ki yok. Peki duamız kabul olsun diye Cenab-ı Hakk’a arz ettiğimiz ve şart olarak “ileri sürdüğümüz, söz verdiğimiz” şeylerden vazgeçebilir miyiz? İşte bununla ilgili ibretli bir hikaye: İlk Müslüman Türk Devletlerinden biri olan Gazneliler devletinin hükümdarlarından biri olan ve tarihte ilk defa “sultan” adını alan Sultan Mahmud, İslam’ı yaymak için Hindistan’a on sekiz sefer düzenlemişti. İşte bu seferlerden birinde çok şiddetli bir direnme ile karşılaşmış, zafer kazanacağından şüpheye düşmüştü. Tam bu zor durumda iken Allah’a şöyle yalvardı: “Ey Rabbim, bu savaştan galip çıkarsam, aldığım bütün ganimetleri yoksullara dağıtacağım.” Neticede Sultan Mahmud galip geldi ve çok kıymetli ganimetlere sahip oldu. Gazne’ye döndüklerinde elde ettikleri bütün ganimetleri yoksullara, muhtaçlara dağıtmaya başladı. Fakat bazı vezir ve komutanlar araya girdi ve itiraz ettiler, “bütün memleketin bunlara ihtiyacı var” dediler. Sultan Mahmut’un kafasını karıştırdılar. O zamanda Gazne’de yaşayan, doğruyu söylemekten çekinmeyen âlim ve fâzıl büyük bir zat vardı. Sultan Mahmud onu çağırtıp fikrini sordu. O büyük zat şöyle dedi: “Sultanım bunda kararsızlığa düşecek bir taraf yok. Çok basit bir tercih karşısındasınız. Eğer Allah’a bir daha işiniz düşmeyecekse hemen adamlarınızın dediğini yapın, ganimetleri hazineye koyun. Ama Allah’a tekrar işiniz düşecekse verdiğiniz sözü tutun, adağınızı yerine getirin, ganimetleri yoksullara dağıtın!”
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL |