| Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
Üyelik tarihi: 08.04.2004 Teşekkür etti: 11
741 Teşekkür 328 Mesaja aldı
| Konuşmak/Susmak İnsan, en şerefli bir varlık olarak yaratılmıştır. Yaratıcımız, bu nedenle her zaman insana yakışan bir biçimde yaşamamızı emreder. Duygu, düşünce, sosyal ilişkiler, toplum halinde yaşama, aynı zamanda bir sorumluluk taşımamızı da öğütler.
Yüce Kitabımız, toplumda insanca yaşamamız için gerekli şartları ve özellikleri sıralar. Hayatımızı anlamlandırmak için bize kılavuzluk eder. Nasıl düşünmemiz, nasıl davranmamız gerektiğini ondan öğreniriz. Ona uyduğumuz ölçüde mutlu ve başarılı olacağımızı biliriz. Bir olay karşısında tepkimizi yine onun ışığında belirlemeye çalışırız. Çalışmamız, uyumamız, konuşmamız, insanlarla iletişimimiz… Hayatımızın her dönemine ilişkin bu ilâhî emir ve öğütlere uyduğumuz ölçüde olgunlaşırız.
Bu öğütler nelerdir?
Bu konuda ilk kaynak, şüphesiz Yüce Kitabımızdır. Sevgili Peygamberimizin kutlu sözleri de, yaşantımızda bize yol gösterir, ders alacağımız örnekleri oluşturur. Davranışlarımız yanında, konuşmalarımıza, sözlerimize de dikkat etmek durumundayız.
Ne zaman, nasıl konuşmalı? Nerede susmalı? Bunu, çoğu kez, olaylar ve davranışlarımız belirler. Sevgili Peygamberimizin temel bir ölçü olarak bizlere öğütlediği bir sözünü unutmamak durumundayız: “Ya hayır söyle, ya sus!” Konuşmalarımız; bir işe yaramalı, güzel duyguları, doğru düşünceleri yansıtmalı. Yapıcı, ders verici, gönül alıcı, ara bulucu, yararlı, yol gösterici olmalı. Kısacası “hayır”lı olmalı. Duygu ve düşüncelerimizi konuşmalarımızla aktarırken, sözlerimiz bu özellikleri taşımalı. Kırıcı olmak, çirkin ve kaba sözlerle karşılık vermek, gıybet etmek, söz taşımak, gevezelik etmek, nerede, nasıl konuşulacağını bilememek, insan için önemli kusurlardandır.
Sözlerimize, çevremizdeki arkadaşlarımız arasındaki konuşmalara bir dikkat edelim. Ne görürüz? Çoğunu onaylayamayacağımız; yanlış, çirkin, kaba sözler… Ağızlara yakışmayan bu sözler niçin sarf edilir? Niçin boş sözlerle çok kıymetli zaman çar çur edilir? Susmak gereken yerde konuşarak niçin problemler büyütülür, çirkinlikler yayılır, kalpler kırılır?
Ağzımız ve dilimiz, iyi, güzel ve doğruyu söylemek için verilen bir emanettir bize… Bu nedenle onu yerinde ve israf etmeden kullanmak bilincini içimize yerleştirmeliyiz. “Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir”, “söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı” diyen atalarımız; sözün, konuşmanın, susmanın ölçülerini inancımızdan alarak günümüze kadar taşımışlardır.
“İnsanlar konuşa konuşa anlaşır” elbette.
Ancak yerinde ve zamanında konuşmak şartıyla.
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL |