Muhammed b. Sellâm anlatıyor: 'Ömer b. Hattâb (ra) Adiyy kabilesinden Abdullah kızı Şeffâ'ya, "Yanıma gel' diye haber gönderdi. Olayın devamını Şeffâ (r.anha) anlatıyor: Ömer'in kapısına gittiğimde baktım Âtika da orada. Birlikte içeri girdik. (Ömer'le) bir süre konuştuk. Ömer bir alaca bir döşek yüzü getirtip Âtika'ya verdi. Sonra başka bir döşek yüzü istedi, onu da bana verdi. Ben, 'Yâ Ömer! Ben ondan önce İslâm'a girdiğim gibi üstelik senin amcanın kızıyım. Sonra beni sen çağırdın, o ise kendiliğinden geldi!' dedim.
Ömer, 'Vallahi, ona verdiğim döşek yüzünü senin için ayırmıştım; ama ikiniz birlikte gelince (akrabalık yönünden) Âtika'nın
Allah Resûlü'ne daha yakın olduğunu düşündüm. Bunun için onu tercih ettim, dedi." (el-İsâbe: 4/356) İki şeyi tercih ederken, önceliklerimizin,
Allah ve Rasulü'nün hoşnut olacağı bir husus olması ve onların sevgisini kazanma ihtimalimiz olan hususu tercih etmemiz gerektiğini hiç düşündük mü? Geç kalmış sayılmayız.