“Biz, muhabbet fedâileriyiz; husûmete vaktimiz yoktur” İnsanları bölmek, parçalamak, ayırmak, silmek, küstürmek, gücendirmek, sindirmek bir tahriptir. Ve bu da çok kolaydır. Kolayı yapmak, kolayla meşgul olmak da, basit ve seviyesiz insanların harcıdır. Zâten böyle bir yöntem de bu seçkin insanların düşünce dünyalarıyla kesinlikle bağdaşmaz. “Biz, muhabbet fedâileriyiz; husûmete vaktimiz yoktur.” altın sözü onların en birinci kurallarıdır. Bundan dolayı, hep zoru tercih edip, insanımızın elinden tutar, en yakınlarından başlayarak, sorumlulukları altında bulunanlardan, konu-komşu, akraba ve topyekûn bir millet olarak; dahası bütün insanlığı kucaklayabilecek enginlikte bir sevgiyle, bağırlarını açma azmi içerisindedirler. Beklenen insan modelinin en önemli donanımlarından birinin bu olduğunu ezberlemişlerdir. İnsanları parçalayarak, sû-i zan çıkararak, insanların parçalanmasına, yüreklerin dâğdâr edilmesine ve toplumun sarsılmasına onların aslâ tahammülleri yoktur. Böyle bir tutumu, hak yolda giderken bir aldanma olarak kabul ederler. Onların atmosferinde civanmertlik, incelik, dirilme azmi, yaşama sevgisi, mülâyemet ve diyalog; hakka karşı saygılı olma, emânet duygusu, vefâ hissi, doğruluk ruhu, adâlet ve istikâmet düşüncesi vardır. Onlar, hakikî mânâdaki kin, nefret ve kavgayı lügatlerinden çoktan söküp atmış, hayatlarını sevgi, yumuşaklık ve insanlarla münâsebet üzerine kurmuşlardır.
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL |