Dünya da zengin olan, Ahirette fakir mi olur?
Ebû Zer radıyallahu anh şöyle diyor: Bir akşam vakti Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem´le birlikte Medine´nin Harre mevkiinde yürüyorduk. Derken Uhud dağı karşımıza çıkıverdi. Peygamber Efendimiz,
-Ey Ebû Zer! dedi. Ben,
-Buyur, Ey Allah´ın Elçisi! Emrindeyim dedim. Resûl-i Ekrem,
-Şu Uhud Dağı altın olup bana verilse, onun bir dinarının üç günden fazla yanımda kalmasını istemem. O bir dinarı da borç ödemek için bir yana ayırmak isterim buyurdu. Daha sonra Allah´ın Elçisi,
-Yanımda olanı da Allah´ın kullarına şöyle şöyle dağıtmak isterim diyerek önüne, sağına, soluna ve arkasına elleriyle para dağıtıyormuş gibi işaretler yaptı. Sonra yine,
-Ebû Zer!- dedi.
-Buyur, Ey Allah´ın Elçisi! Emrindeyim dedim. Sözüne şöyle devam etti:
Dünyada malı mülkü çok olanlar, âhirette sevapları az olanlardır. Yalnız şöyle şöyle dağıtanlar böyle değildir. Fakat öyle kimseler de ne kadar azdır!
[Buhârî, Istikrâz 3, Isti´zân 30, Rikak 14; Müslim, Zekât 32. ]
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|