İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Tarih > Cumhuriyet Tarihi
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 26.11.2006, 19:13
Sabır acı, meyvesi tatlıdır.

 
jandarma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.01.2003
Mesajlar: 8.655
Teşekkür etti: 313
261 Teşekkür 146 Mesaja aldı
Lightbulb Imam Hatip Gerçeği

İmam Hatip okullarının serüveni

Türkiye’de dini eğitimin durumu 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat kanunu ile şekillenmeye başlamıştır. Bu konunla birlikte medreseler bir gecede kapatıldı. Aynı kanunun 4. maddesine göre ise ilahiyat fakülteleri ile imama hatip okullarının açılması o dönemdeki adı Maarif Vekaleti olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın uhdesine verilmişti.

1924-25 öğretim yılında imam hatip okullarının sayısı 29 idi. Bu sayı, 1925-26 öğretiminde 20’ye, 1926-27 yılında ise 2’ye indirilmişti. 1927 yılından 1930 yılına kadar yalnız İstanbul ve Kütahya imam hatip mektepleri faaliyette bulunmuştur. 1929-1930 ders yılında bu iki okul da kapatılarak tamamen ortadan kaldırılmıştır. Buna gerekçe olarak da imam-hatiplik ve din alimliğinin istikbâl vaat etmeyen meslekler olduğu ve bunun sonucunda rağbet görmediği ifade edilmiştir. Hiçbir inandırıcılığı bulunmayan böyle bir izah, bu konudaki su-i niyeti açıkça ortaya koymaktadır.

Eski Diyanet işleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki, Tevhid-i Tedrisat kanunuyla taahhüt edilenlerin yerine getirilmediğini belirttikten sonra konuyla ilgili şöyle der:

“...Başkanlığın da bugüne kadar din adamları yetiştirecek meslekî bir müesseseye sahip bulunmaması yüzünden bu gün memleketin birçok yerlerinde hakiki ve münevver bir din adamı bulmak şöyle dursun, camilerde mihraba geçerek halka namaz kıldıracak, minbere çıkıp hutbe okuyacak bir imam ve hatip bile bulunamamaktadır. Hatta bazı köylerimizde, ölenlerin teçhiz ve tekfini ile ebedî istirahatlarına tevdi gibi en basit dinî bir vazifeyi ifâ edecek kimseler dahi bulunamamakta ve cenazelerin kaldırılmadan günlerce ortada kalmakta olduğu senelerden beri bilinmekte ve görülmektedir.”

1930 yılından 1948 yılına kadar aradan geçen 18 yıllık süreçte imam hatip okulları kapalı kalmıştır. 1948 yılında tek parti döneminin iktidarı CHP, kendi içindeki muhalefete rağmen memlekette bu konuda ortaya çıkan yoğun ihtiyaca daha fazla direnememiş ve 10 vilayet merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı 10 aylık kursları açmıştır. Bu 10 aylık kurslarla din adamı yetiştirmek ve bu ihtiyacı karşılamak mümkün değildi. Bu kadar kısa bir sürede dini ilimlerin tahsil edilmesi bir tarafa sağlam bir fıkhî eğitim bile verilemezdi. Göstermelik bir icraattan öteye geçmeyen bu uygulama, bir seçim yatırımıydı aynı zamanda. 1930-1948 yılları arasında dini eğitimin ortadan kaldırıldığı dönemlerle ilgili şu tespitler dikkat çekicidir: “Ayda bugünkü parayla milyonlarca lira maaş alan hatip, vaiz gibi en büyük selâtin camilerin görevlileri, Cumhuriyet devrinde dilenmeye muhtaç hale gelmişlerdir.” (Yılmaz Öztuna, Büyük Türk Tarihi cx, İst. 1978, s.352)
__________________
Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!!


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
jandarma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 26.11.2006, 19:15
Sabır acı, meyvesi tatlıdır.

 
jandarma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.01.2003
Mesajlar: 8.655
Teşekkür etti: 313
261 Teşekkür 146 Mesaja aldı
“Din düşmanlığının had safhaya ulaştırılmasının neticesinde uzun yıllar din görevlisi yetişmemiş, halk irşattan mahrum kalmış, cehalet her tarafı kaplamış ve nihayet müslümanın “ölüsünü yıkayacak adam” bile bulunamamıştır.” (G. Jaschke, Yeni Türkiye’de İslamlık, Ankara 1976, s. 76)



Demokrat Parti dönemi

Türkiye’de imam hatip okullarının kalıcı bir şekilde eğitim-öğretime başlaması 1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle gerçekleşir. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin de büyük gayretleriyle ilkokula dayalı birinci devresi dört, ikinci devresi üç yıllık olan toplam yedi yıllık İmam Hatip Okulları yedi vilayette açıldı. 13 Ekim 1951 tarihinde açılan bu okullar şu yedi vilayette öğretime başladı: Adana, Ankara, Isparta, İstanbul, Kayseri, Konya ve Maraş.

Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin o günlerde söylediği şu sözler Anadolu’daki tabloyu ortaya koymaktadır: “İmam-hatip okullarının açılması memlekette çok büyük bir sevinç ve alaka uyandırdı. Halk dernekler kurarak gayretlerini ve varlıklarını harcayarak bu okulları geliştirdi. Binalarını halk yaptı, ihtiyaçlarını karşıladı. Böylece memlekette büyük bir manevî atmosfer meydana geldi. Öğrencilerde de ailelerde olduğu gibi büyük bir şevk, heyecan ve ideal vardı. Bu aileler, çocuklarının dindar yetişmesi için bu okulları tercih ediyordu. Her vilayetten okul açılması talepleri geliyordu.”

Bu okullarının sayısı 1958’de 18, 1962’de 26’yı bulmuştu. İmam hatip okullarının sayısının artması ve Yüksek İslam Enstitüsü’nün kurulmasıyla birlikte bu okulların işlerini ve idaresini yürütmek amacıyla önce Din Eğitim Müdürlüğü, daha sonra da 1964’te yine MEB’e bağlı Din Eğitimi Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu’nun birçok vilayetinde halkın büyük katkılarıyla kurulan İmam hatip okullarının sayısı 1969’a gelindiğinde 71’i bulmuştu. Sayının gün geçtikçe artmasıyla birlikte genç kuşağın dini bir eğitim almasından, bu eğitimi alan öğrencilerin yüksek öğretimde muhtelif meslek dallarında eğitime başlamasından rahatsız olanlar meclisin eğitim komisyonlarında ve fırsat buldukları başka platformlarda imam hatip okulları aleyhinde beyanlarda bulunmaya başlamışlardı. Onlara göre “İmam hatipler memleketin ihtiyacı ölçüsünde orta seviyede aydın din adamı yetiştirmek için” kurulmuştu. Bu mezunların üniversitelerde tıp, eğitim ve mühendislik gibi değişik meslek dallarına yönelmeleri sakıncalıydı. Bu aykırı sesler yükselince 12 Mart 1971 tarihli muhtıradan sonra imam hatip okullarının birinci devrelerinin tek tip ortaokul haline getirilerek kapatılması ve meslekî hüviyetinin bu yolla ortadan kaldırılmasına karar verildi. Böylece ilkokuldan sonra yedi yıllık İmam Hatip Okulları kapatılıp yerine orta okuldan sonra başlayan 4 yıllık İmam Hatip Liseleri kuruldu. Bu okullara olan öğrenci talebinin önüne geçmek amacıyla yapılan değişiklik 1974 yılına kadar devam etti. “1974 yılında İmam Hatip liselerinin orta kısmı üç yıllık -Kur’an ve Arapça dersleri takviyeli- olarak açılmıştır.” (Nahid Dinçer, 1913’ten Günümüze İmam Hatip Okulları Meselesi, Şule yay. İst. 1998. Yayına hazırlayan M. Ertuğrul Düzdağ) 1974 yılında ayrıca açılmayı bekleyen 29 İmam Hatip Lisesi de açılarak bu okulların sayısı 101’e ulaşmıştır.
__________________
Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!!


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
jandarma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 26.11.2006, 19:16
Sabır acı, meyvesi tatlıdır.

 
jandarma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.01.2003
Mesajlar: 8.655
Teşekkür etti: 313
261 Teşekkür 146 Mesaja aldı
12 Eylül 1980 darbesinden sonra da varlığını devam ettiren imam hatip okulları 1998 yılına kadar eğitim-öğretim faaliyetine devam etti. 80’li ve 90’lı yıllarda memleketin her tarafında yüksek sayıdaki mevcutlarla en gözde okullar haline gelen imam hatip okulları, sadece din hizmetini yürütecek insanları yetiştirmekle kalmamış, yüksek öğretime de öğrenci göndermiştir. Üniversite giriş sınavlarında imam hatipli öğrencilerin gösterdikleri başarılar, din eğitiminin başarıyı engellemek şöyle dursun, daha da arttırdığını herkese ispatlamıştır. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ve bakanlığın kontrolünde olan bu okullardan endişe duyulmuş, ortaya konan performans hazmedilememiş ve 28 Şubat sürecinin bir uzantısı olarak 1998 yılında “zorunlu eğitim” adı altında çıkarılan konunla ilköğretim sekiz yıla çıkarılmış ve böylece imam hatiplerin ortaokul bölümü kapatılmıştır. Ayrıca bu okul mezunlarına ilahiyat fakülteleri dışındaki bölümleri kazanma yolu da kapatılarak Anadolu insanının bu okullara olan rağbetinin önüne geçilmiştir.
__________________
Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!!


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
jandarma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 26.11.2006, 19:17
Sabır acı, meyvesi tatlıdır.

 
jandarma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.01.2003
Mesajlar: 8.655
Teşekkür etti: 313
261 Teşekkür 146 Mesaja aldı
Devlet-Halk birlikteliği
İmam hatip okullarını Türkiye’de gözde okul haline getiren amiller neler idi diye düşünüldüğünde ortaya önemli tespitler çıkmaktadır. Müfredat itibariyle diğer ortaokul ve liselerde verilen ana dersler buralarda da verilmekteydi. Bunlara ilave olarak Kur’an-ı Kerim, Arapça, akaid, siyer, tefsir, hadis usulü, fıkıh ve usulü kelam, Türkçe hitabet gibi dersler okutulmaktaydı.
Çocuklarının bu okullarda okuyarak temel dini bilgilerini almasını amaçlayan halk, imam hatiplerin açılması için her türlü desteği verdi. Bu okulların kendi şehirlerinde de açılması için kampanyalar düzenlemişler ve hatta sadece okul değil, öğrencilerin yatılı olarak okumalarına imkan vermek için yurtlar da inşa etmişlerdir. İmam hatiplerde yatılı olarak okumak imkanı ortaya çıkınca fakir ve ailesi ücra yerlerde olan öğrenciler de buralarda eğitim imkanına kavuştular. Devlet-halk birlikteliğinin güzel bir örneği olan imam hatipler için söylenen şu söz anlamlıdır: “İstiklal savaşı hariç, belki başka hiçbir konuda halk Türkiye çapında bütün ile devletle bu kadar candan, bu kadar samimi birlikte çalışma zevki ve heyecanı içinde olmamıştır.” (Sabri Akdeniz, Milli Eğitimizde İmam Hatip Okullarının Yeri ve Köy Enstitüleri, Tohum Yay. 1971 İstanbul)
Son zamanlarda düzenlenen eğitim seferberliği kampanyaları, gelişen kitle iletişim araçlarına ve harcanan reklam paralarına rağmen halkın desteğini bu ölçüde arkasına alamamıştır. Ayrıca imam hatip mezunlarının üniversitelerde değişik bölümlerde okuyarak yönetimde ve değişik sahalarda söz sahibi olmaya başlamaları halkın yönetime katılması sürecini hızlandırmıştır. “Şimdi ne diyorlar: İmam Hatip’ten yetişen vali-kaymakam olur. Bence bunu teşvik etmek gerekir. Zira, rasyonel bir devlet için din-diyanet bilen mülkî amir, halkı daha iyi yönetir, devlet otoritesini daha iyi tesis eder. İtirazın sebebi ne: Burada şuna dikkat etmek lazım. Gerçekte itiraz, seçkinci geleneğin yok olmasına yapılıyor. Mesele din değil, eski tabirle ayakların baş olmasına dayanamıyorlar.” (Mümtüzer Türköne, “Merhum Tevfik İleri’yi Anma Programı” panelinde 07.01.1995 tarihli konuşmasından)
Cumhuriyet döneminde uygulanan eğitim politikaları, 100 yıldır İslam hamuru ile yoğurulmuş bu topraklarda yaşayan insanlarımızı zengin kültür mirasımızdan koparmaya yönelik olmuştur. Kimlik bilinci gelişmemiş, milli ve manevi değerlerine yabancı olan nesillerle aslında Anadolu topraklarının istikbali tehlikeye sokulmuştur. İşte imam hatiplerle birlikte dört başı mâmur geçmişimizle köprüler yeniden kurulmuştur. Ahlaki eğitime önem verildiğinden başta anne-babaya olmak üzere vatana ve milletine bağlı fertler yetiştirilerek hayırlı evlat olgusu tekrar hayata geçirilmiştir. Öncelikle verilen sağlam bir itikadi anlayış sonucunda manevî buhranlardan uzak nesiller yetiştirilmiştir. Ateizm, satanizm ve misyonerlik faaliyetlerinin kol gezdiği günümüzde imam hatiplere olan ihtiyaç her zamankinden daha çok artmıştır.
Ana babaya asi olan, televizyon, internet ve diğer kitle iletişim araçlarıyla ahlaki erozyona uğrayan gençlerimizi bu tehlikelerden korumak bugün daha da zorlaşmıştır. İmam Hatip dışındaki diğer orta öğretim kurumlarında haftada bir ya da iki saat verilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle bütün bu olumsuzlukların önüne geçmek mümkün değildir. Zaten bu gençler aileden gerekli eğitimi ve hassasiyeti de almamış olsalar dine büsbütün yabancı kalacaklardı. Aile önemli bir eğitim kurumu olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Okul ve çevresi, kişiliği ve ahlaki gelişimi şekillendiren çok daha önemli bir kurumdur.
Türkiye’de eğitim politikaları ve uygulamaları incelendiğinde tarihi bir perspektif eksikliğinin bulunduğu görülür. İki yüz yıldır doğu ile batı arasında gidip gelen ve bir istikamet sorunu yaşayan toplumumuzda fertlerin yeniden kendilerine güven duyması, kimliğinin ana sütununu oluşturan İslam kültür ve medeniyeti ile bağlarını kurması gerekmektedir. Bunu gerçekleştirmenin yolu ise ruhunu kaybeden, bunalımların anaforuna doğru yuvarlanan gençliğimizi Fatih Sultan Mehmetlerin, Tarık bin Ziyadların idealist ruhlarıyla tanıştırmaktan geçer. Eğer 50 yıl sonrasının hesabı yapılıyorsa insanımızı nasıl eğittiğimiz üzerinde yeniden düşünmek gerekmektedir. Sadece İmam Hatipleri değil, bütün eğitim kurumlarını ıslah ederek hem zamanın icaplarına uygun düzenlemelerle, hem de insana bu dünya ve ahiretin mutluluğunu sunan değerlerle eğitim sistemimiz asıl mecraına kavuşturulmalıdır.
Gençliğin eğitimi milletin geleceği demektir. Osmanlı’nın kuruluşuna bakıldığında gençliğin eğitiminin Ahiyân-ı Rûm, Abdalan-ı Rum ve Bacıyan-ı Rum diye adlandırılan birliklerde yapıldığı görülür. Buralarda ahlaki gelişimini tamamlayan, edeb-erkânını ve mesleğini öğrenen gençlerin temiz ve idealist yaşantılarıyla bir büyük devlet olan, bir cihangir devlet olan Osmanlı’nın temelini attıkları görülür.
Dolayısıyla mesele sadece İmam Hatiplerin ne olursa olsun bu tabela altında varlığını devam ettirmesi meselesi değildir. Asıl mesele gençliğin esaslı bir eğitime olan ihtiyacıdır. Eğer bu ihtiyaç mevcut siyasi irade tarafından da farkedilmez ve eğitime günübirlik çözümlerle yaklaşılırsa nesillerin içerisine doğru sürüklendiği manevi buhran devam edecektir. Manevi buhranın içinde debelenen bir gençliğin bırakın cihangir devlet kurmasını, elindekini bile muhafaza etmesi zorlaşacaktır.
__________________
Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!!


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
jandarma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 28.11.2006, 11:17
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 856
Teşekkür etti: 2
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
isin ilginc yani imam hatip okullari hep üvey evlat muamelesine tabi tutulmustu....

oysaki devletin kendi kontürolünde idi bu okullar...

ögretmenler MEB tarafindan gönderiliyordu....

Müfettisler devlet tarafindan gönderiliyordu....

Mili güvenlik derslerine Subaylar giriyordu....

PEKALA SÖYLE BIR SORU SORULSA ?

Devlet neden kendi kontrolündeki bu okulllari kapama girisimine gitti de...

Falanin özel okulunu acilmasina müsaade ediyor ?

Hatta söylede sorulabilir ?

Acaba devlet vatandasin cocuklarinin dini ihtiyaclarinin giderilmesini kendi kontrolünden ziyada basak bir saglam elemanami havale etti ?

bunlar sadece sorular..
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 16.03.2007, 22:48
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
paylaşım için teşekkürler
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 16.03.2007, 22:56

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.671
Teşekkür etti: 4
96 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Bismillah..

Aslında şu soru sorulabilir;

Allah neden imam hatiplerin kapatılmasına müsade etti.Oysa ki ayetinde kafirlere müslümanlar aleyhinde yol vermeyeceğini beyan ediyor.

Allah neden imam hatiplerin kapatılmasına,başörtüsünün yasaklanmasına müsade etti???

vesselam
Ninja-Kedi isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 19.07.2007, 17:11

 
Tacigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.01.2003
Yaş: 46
Mesajlar: 650
Teşekkür etti: 3
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ninja-Kedi
Mesajı göster
Bismillah..

Aslında şu soru sorulabilir;

Allah neden imam hatiplerin kapatılmasına müsade etti.Oysa ki ayetinde kafirlere müslümanlar aleyhinde yol vermeyeceğini beyan ediyor.

Allah neden imam hatiplerin kapatılmasına,başörtüsünün yasaklanmasına müsade etti???

vesselam
soruyu biraz degistirerek sorar isek cikmaz bir yol olan soru seklinden kurtulup
cevaplarida bulabiliriz degilmi nasilmi söyle:
neden müslümanlar inanclarini ögrendikleri okullarin kapanmasina müsaade ettiler?

Neden bunca zulme riza gösteriyorlar? sorulari tek tek cogaltmaktan ziyade neden bunca zulme riza gösteriyorlar sorusunu sorarak baska bir soruyuda beraberinde getirip cevabin tikandigi noktaya gelelim!

Gercekten Allaha inandiklari halde neden Allahin emirlerine uymayip zulmre maruz kaliyorlar? yoksa kitabin bir kismina inanip bir kismina inanmiyorlarmi ?bilesiniz ki bu ap acik bir sapikliktir delalettir.

Yoksa gercekten Allaha inanmiyormuyuz ?güc ve kudret sahibi sadece O dur
gerisi angarya diyemiyormuyuz?

Muhatabin inanan insanlar oldugu kesindir ve onlar bu imtihani kaybettiler
yani kaybettik Allahim yine de bize acisinda yardim etsin kafirler topluluguna karsi.(Amin)herhangi birini hedef almis bir yazi degildir önce nefsime daha sonra müslüman kardeslerime uyari olsun diye duygularimi ifade ettim.
__________________
es Selam

Söz ola, kese Savaşı
Söz ola,kestire Başı
Söz ola,ağulu Aşı
Yağ ile Bal,ide bir Söz.
Tacigül isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 21.07.2007, 16:42

 
A.BEYHAN SOYLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.04.2007
Yaş: 24
Mesajlar: 814
Teşekkür etti: 11
10 Teşekkür 7 Mesaja aldı
Okul ,eğitim bu baska birşeye benzemez ki! Hangi tarafa sorsanız çocuğunuzu ihl ye gönderir misiniz ! cevep mı:dudak büktüren malum cevaplar.Peki neden artık ihl ler bu noktaya geldi? Diğer eğitim koşulları altından hiçbir farkı kalmadı mı?ne ararsan var hesabı. Gençlik neyin nerde yapılacağını şaşırmış zıvanadan çıkmış durumda artık. Türk halkının bilinçaltına imam hatip olgusu bu seviyelerE mi geldi artık.Hal böyle olunca arık hiçbirsey eskisi değil geğiğiyle baslayan muhabbetler ...oysa bu zamanlarda gençliğin,geleceğin o kadar çok ihtiyacı var ki. (yukarıda da değinildi) sadece imam hatip demekle olmayacak kadar ihtiyaç var! canım türkiyem bir yandan ihl nin önlerini kapatmaya devam etsin bakalım.

e ne diyelim artık dostlar :kendi düşen ağlamaz...!
A.BEYHAN SOYLU isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
imam hatip liseleri hakkında soru.. s@manyolu Soralım - Bulalım - Bilelim 6 23.08.2008 19:41
Imam Hatip Kapisi Zorlaniyor.. el-EMIN Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 5 14.12.2005 16:17
Imam Hatip Sorunu Ve Piskinligin Son Safhasi. tas21 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 26.09.2005 15:49
İmam Hatip oyunu ledunn Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 30.04.2004 10:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:30 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50