İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Tarih > Cumhuriyet Tarihi
Cevapla
 
LinkBack (1) Seçenekler Arama

  #1
Alt 22.10.2007, 22:08

 
Üyelik tarihi: 01.04.2007
Mesajlar: 95
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Harf İnkılâbının Getirdikleri ve Götürdükleri

HARF İNKILABININ GETİRDİKLERİ GÖTÜRDÜKLERİ

Sözlerin, hislerin veya düşüncenin belli semboller ile ifade edilmesine yazı denir. Yazı, insanlık tarihi kadar eskidir. Biz müslümanlar olarak, ilk insan Hz. Âdem aleyhisselama peygamberlik vazifesi sebebiyle 10 sahife verildiğine inanıyoruz. Yine Hz. Şit’e 50, Hz. İdris’e 30, Hz. İbrahim’e 10 sahife verildiğini, peygamberlerin bazılarına da kitap gönderildiğini biliyoruz. O halde bizler, yazıyı M.Ö. 4000 yıllarında yaşayan Sümerler ile başlatamayız. Fakat, şu an elde bulan verilere göre M.Ö. 4000 yıllarında Sümerler sırf resimlerden oluşan bir yazı kullanmıştır, diyebiliriz. Yine M.Ö. 4000-3500 yıllarında Mısır’da, yarı resim yarı harflerden müteşekkil “hiyeroglif” adını verdiğimiz yazı kullanılmıştır. Şu an dünyada kullanılan harf sistemlerinin (alfabelerin) temelinin bu hiyeroglif yazısı olduğu görüşü yaygındır. Merkezi, Antalya’nın Fenike ilçesi olan, kıyı şeridi boyunca Lübnan’a kadar toprakları genişlemiş bulunan ve ticarette çok ileri olan Fenikeliler de, Mısır hiyeroglif (harf + resim) yazısından neşet etmiş, fakat işaret sistemi sırf harflerden ibaret olan bir alfabe kullanmışlardır. Bugün kullanılan pek çok alfabenin temeli Fenike alfabesine dayanmaktadır. Latin alfabesi de Arap alfabesi de Fenike alfabesinden türemiştir. Latin harflerinin kadim şekli ile Arap harflerinin birbirine benzer yönlerinin olmasının bir sebebi de köklerinin bir olmasıdır. Latin rakamlarının Arap rakamlarından alındığını ise açıktır.

Arap harfleri ile yazılı bulunan kitabelerden en eskisinin miladî 512 yılında yazılmış olduğu göz önüne alınırsa Arap harflerinin İslamiyet’in doğuşundan bir iki asır önce ortaya çıktığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Fakat bu harflerin asıl tekamülü İslamiyet ile birlikte olmuştur. Zira mukaddes kitabımızı en güzel şekilde yazma gayreti, müslümanların yazıya, ibadet nazarıyla bakmasına sebep olmuş, yazı, kuru bir işaret sisteminin ötesinde bir sanat boyutu kazanmıştır. Arap yazısına sanat ve estetik açısından ilk büyük katkıyı ilmin kapısı olan Hz. Ali radıyallahu anh yapmıştır. Onun kûfî hatta olan katkıları adeta kendisinin, kûfî hattın mucidi sayılmasına sebep olmuştur.

İslamiyet’in ilk yıllarında kûfi ve nesih olmak üzere iki yazı çeşidi bulunurken hicrî ikinci asırda bu sayı 20’yi geçmişti. Müslümanlar Kur’ân alfabesine ibadet hissiyle yaklaştıklarından bu alfabeye pek çok katkıda bulunmuşlardır. Arapların dışında İranlıların ve hâssaten Türklerin bu yazıya olan katkıları, onların Arap yazısı diye isimlendirilmelerinin yanlışlığını ispat edecek kadar fazladır. Müslüman olan her kavim ibadet gayesi ile Kur’ân yazılarını öğrenmiş ve bu alfabeyi kendi diline uyarlama gayreti içerisinde bulunmuştur. Diğer taraftan Arap yazısının iptidaî tarzda kalmayıp tekamül etmesinin yegane sebebi İslam dinidir. O halde bizim bu harflere Arap harfleri dememiz yanlıştır. Doğrusu İslam harfleridir. Nitekim Türkler İslam harfleri ile pek çok yeni yazı tarzı icad etmiş, mevcut yazı türlerini de en mükemmel tarzda tekamül ettirmiştir. Hassaten II. Beyazıt devrinden itibaren, özellikle Yavuz’dan sonra İstanbul, hat sanatının merkezi haline gelmiştir. O kadar ki İslam dünyasının her yerinde, “Kur’ân; Mekke’de nazil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı” sözü meşhur olmuştur.

Türkler İslam harflerine kendi zevkini ve sanat anlayışı katmakla kalmamış, İslam harflerinin Türkçe bazı sesleri karşılama noktasındaki eksiklikleri de gidermiştir. “p”, “ç”, nazal “n” gibi eksik olan harfleri mevcut harflerin noktalamasında bir takım değişiklikler yaparak karşılamış ve 28 harfli olan Kur’ân alfabesini 36 harfe tevsi ederek Türkçe için elverişli hale getirmiştir.

Türkçe’miz için fonetik (telaffuz) açıdan bir problemi bulunmayan ve morfolojik (şeklî) açıdan mükemmel bir terakkîye ulaşmış bulunan İslam harfleri, maalesef 1 Aralık 1928’de yasaklanarak yerine Latin harfleri kullanılmaya başlandı.

İslam harflerinin ilgasının en önemli sebebi, devrimcilerin kurtuluşun Batıda olduğu vehminde olmaları, bu sebeple de Türkiye’nin istikametini batıya çevirmeleridir.

Maalesef bu inkılap çok hızlı bir şekilde yapılmış, İslam harfleri ile yazmak ve neşriyatta bulunmak yasaklanmıştır. Memleketteki yüz binlerce insanın bir anda okuma yazma bilemez hale gelmesini hiç önemsenmemiştir.

Dünyada pek çok millet alfabe değişikliği yapmış, fakat hiçbirisi bizdeki gibi sert olmamıştır. Mesela Türkler İslamiyet’i kabul etmeden önce Uygur harflerini kullanmaktaydılar. İslam’ın kabulü ile birlikte İslam harflerini de kullanmaya başlamışlar, fakat çok iptidaî bir yazı da olsa Uygur harflerini asla yasaklamamışlardı. İslamiyetin tesirinde yazılmış olan ilk Türk eserlerine (Atabetül Hakayık vs.) baktığımız zaman hem Uygur harfli nüshalarına hem de İslam harfleri ile yazılmış olan nüshalarına rastlıyoruz.

İslam harflerine Arap damgası vuran devrimciler, yıllarca okullarda İslam harflerini Arap harfi sıfatıyla kötüleyip harf devrimi sayesinde Türk harflerinin geldiğini söylediler. Bu propagandanın yapılmasının en önemli saiki devrime millî kisvesi giydirebilmekti.

Pek çoğumuz bu hataya düşüp kullandığımız alfabeye Türk alfabesi diyoruz. Halbuki Latin harflerinin gerek Türk tarihi ve gerekse Türkçe ile uzaktan yakından alakası yoktur. Şayet bu devrim milliyetçilik saikıyla yapılsa idi Türklerin icat ettiği ve kullandığı iptidaî Göktürk veya Uygur alfabelerinin kabul edilmesi gerekirdi. Diğer taraftan Türklerin İslam harflerine olan katkılarını düşünürsek, İslam alfabesi üzerinde devam etmenin daha millî bir hareket olacağı da aşikardır. Zira Türkler, Arapların veya Farsların bulduğu pek çok yazı çeşidini güzelleştirmiştir. Mesela talik hattı İranlılar bulmuş, fakat bunu en estetik ve en güzel tarzda Türkler yazmıştır. Diğer taraftan Türkler İslam harfleri ile pek çok yazı hattı da icat etmiştir. Mesela el yazısı olan rikayı Türkler icad etmiştir. En çok kullanılan hatlardan rika, sülüs ve nesih Araplar arasında hatt-ı Türkî namıyla bilinir olmuştur. Hüseyin Cahid Yalçın, Ahmed Emin Yalman, Falih Rıfkı Atay gibi inkılapçılarının pek çoğu bile ömürleri boyunca notlarını rika tarzındaki İslam harfleri ile almışlardır. Çünkü İslam harfleri ile daha pratik ve hızlı not tutulabilir. Devrimcilerin aldatmacasına inanarak harf inkılabı sayesinde Arap kültüründen kurtulduğunu sananlar hakikatte 1000 yıllık Türk kültüründen koptuklarının bilmem farkında mıdırlar?

Harf inkılabını savunanlarının bir diğer söylemi de, bu inkılap sayesinde Türklerin batı alemi ile daha kolay ilişki kuracağı ve bu devrim sayesinde batı aleminin teknolojik ilerlemesinden uzak kalınmayacağıdır. Bu iddiayı çürütecek en önemli örnek Japonya ve Çin örneğidir. Bu ülkeler çok iptidaî olan ve öğrenilmesi çok zor olan kendi alfabelerini muhafaza etmişlerdir. Buna mukabil teknolojik ilerleme açısından batı ülkelerinin fevkindedirler.

İslam harflerinin Latin harflerinden üstün olduğu apaçık bir gerçektir. İslam harflerinde kavisler hakimdir. İslam harfleri ile yazan insanlar, gerek bedenen ve gerekse zihnen yorulmaz. İslam harfleri zihni inkişaf ettirir. Hafızaya yüklenmez. Bu yüzden dinlendirici bir mahiyeti vardır. Zira II. Abdülhamid devlet işlerinde yorulduğu zaman hüsnü hat ile meşgul olurdu. Bir insan hüsnü hat ile ne kadar uğraşırsa uğraşsın yorulmaz. Yeknesak (tek düze) uğraşlar hafızayı yorduğu gibi göz için de tembelliğe sebep olurken bu durum İslam harflerinde görülmez. Onun kavisli ve insan ruhunu okşayan harfleri göz sağlığı için gereklidir. Nitekim 1950’li yıllarda İstanbul’da bir Rum göz doktoru muayenehanesine “Gözlükten kurtulmak isteyen hüsnü hat ile meşgul olsun” yazılı bir levha asmıştır. Gerçekten küçük yaşlardan itibaren Kur’ân-ı Kerim okuyan dedelerimize-ninelerimize baktığımızda, onlarda göz bozukluklarına pek rastlanmadığını müşahede ederiz. Diğer taraftan İslam harfleri sağdan sola yazıldığı için insanı yormaz ve daha hızlı yazı yazmaya imkan sağlar.

İslam harflerinin Latin harflerinden üstün bir diğer yönü de sanat yönüdür. Dünya yazıları içinde sanat ve estetik boyutu bu derece olan ikinci bir yazı yoktur. Picasso’dan Salvador Dali’ye varıncaya kadar pek çok yabancıyı, bizim yazımız büyülemiştir.

Latin harflerinin sanat boyutunun olmamasından başka bir de Türkçe’mizin fonetiğini (telaffuzunu) karşılamada bazı eksiklikleri mevcuttur. Bir imparatorluk dili olan Türkçe’mize tabiî olarak Arapça’dan ve Farsça’dan pek çok kelime geçmiştir. İslam yazısında üç çeşit “s” , “t” , “h” harflerinin mevcut olması, buna mukabil Latin yazısında tek bir “s”, “t” veya “h” harfinin kullanılması, dilimize Arapça veya Farsça’dan geçen pek çok kelimede anlam karışıklıklarının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Türkçe’mizde nazal “n” sesi mevcut olduğu halde, Latin harflerinde bulunmamaktadır. Ayrıca Türkçe’mizde biri kalın diğeri ince olmak üzere iki çeşit “k” sesi mevcuttur. İslam harflerinde biz kalın olanı ‘kaf’ ile, ince olanı da ‘kef’ ile gösteriyoruz. Mesela “kâtip” veya “kâğıt” kelimesindeki “k” harfi ‘kef’ ile yazılmaktadır. Latin harflerinde ise bu “k” nin ince olduğunu göstermek için kendisinden sonra gelen ünlüye şapka takılmaktadır, “a” harfi ile “k” nın ne alakası varsa?.. Azeriler ince “k” nin yerine “q” harfini kullanmaktadırlar. Bizlerin, ince “k” gibi, nazal “n” gibi, sesi mevcut olup da sembolü bulunmayan harflerimiz için yeni harfler bulmamız veya mevcut harflere birtakım ilaveler yaparak yeni semboller oluşturmamız gerekirken, alfabemize “x”,“w” harfleri girmeli mi girmemeli mi tartışmaları yapması gereksizdir. Görüldüğü üzere harf devriminden 76 yıl geçmesine rağmen ne Türkçe’nin fonetik ihtiyaçları karşılanabilmiş ne de bir imla birliği sağlanabilmiştir. Her tarafta bir kargaşa vardır. Herkesin kendine has bir imlası vardır. Türk Dil Kurumu bile bastığı imla kılavuzunda her sene pek çok değişiklikler yapmakta, bugün koyduğu imla kaidesini yarın kendisi kaldırmaktadır.

Harf inkılabından daha vahimi öztürkçecilik adıyla başlatılan ve hâlâ devam eden akımdır. Bize mâl olmuş binlerce kelimenin yok Arapça yok Farsça’dır diye lisanımızdan atılması müthiş bir lisan fakirliği getirmiştir.

İslam harflerini yaşatmak bizim için millî bir vazifedir. Zira 1000 yıllık kültürümüzle irtibat kurabilmemiz ancak İslam harflerini öğrenmekle mümkün olabilecektir. Üniversitelerde bilim adamlarımızın ömrü hamallıkla geçmektedir. Derya gibi geniş olan Osmanlıca eserlerimizle genç nesilleri buluşturmak isteyen ilim adamlarımız, bir taraftan İslam harfleri ile yazılmış eserleri Latin harfleri ile neşrederken diğer taraftan da sadeleştirme işlemi ile uğraşmaktadırlar. Devrimci zihniyetin dili sürekli bozması sebebiyle de neşredilen bir eser için, aradan daha 40-50 sene geçmeden tekrar sadeleştirilme ihtiyacı doğmaktadır. Böylece eski birikimlerin üzerine yeni bir şeyler koyma durumunda olması gereken, yeni bir şeyler üretmesi beklenen pek çok bilim adamımız vaktini çevirilerle harcamaktadırlar. Halbuki yapılması gereken şey, en azından ortaokul yıllarından başlayarak gençlerimize Osmanlıca öğretmektir. Bizler Osmanlıca öğretilmesini hem dinî hem de millî bir kaygının sonucu olarak istemekteyiz. Osmanlıca öğretilmesine karşı olanların sayısı, nüfusun %5’ini bile bulmaz. Buna rağmen onların sözünün geçmesi, okullarda ders kitaplarının uydurukça, sevimsiz ve basit kelimelerle dolu olması bizlerin sesinin cılız çıkmasından ve aynı şeyi isteyen farklı görüşlerdeki insanlarla ortak hareket etmeyişimizden kaynaklanmaktadır. Bizler, gençlerimizin millî ve manevî açıdan katledilmelerine seyirci kalamayız. Bazı mahfillerin, sûnî ve yapmacık yiyecekler yiyen, sûnî ve yapmacık kelimelerle düşünen, sanat ve medeniyet nedir bilmeyen hissiz ve fikirsiz gençler yetiştirmesine asla müsaade etmemeliyiz.

Latin asıllı batı uygarlığının kan ve vahşet dolu geçmişi mevcutken, aynı uygarlığın hâlâ Irak’ta, Filistin’de cinayetler işlediği veya işlenen cinayetlere tepkisiz kaldığı hepimizin malumu iken, daha onlara hayranlık duymak, bu hayranlığın neticesi olarak onları taklit etmek ne büyük hüsrandır.

76 yıldır İslam harflerinden uzak olmamıza rağmen şu an hâlâ en güzel hüsnü hatların İstanbul’da yazılması bizi çok sevindirmektedir. Yüzyıllarca İslam kültür ve medeniyetine hizmet etmekle şeref bulmuş olan Türkler, inşallah tekrar İslam medeniyetinin temsilcisi olacaktır.

Allahu Teala yazımızdan yaşayış tarzımıza kadar her şeyimizle tekrar kendimize gelebilmeyi, kendimiz olabilmeyi bizlere nasip etsin. Amin.

HAMİT HAKSEVER
http://www.ilkadimdergisi.com/197/zaman.htm
zulfikar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 24.10.2007, 15:40

 
Üyelik tarihi: 01.04.2007
Mesajlar: 95
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Lâtin harflerini kabul edemeyiz
Kâzım Karabekir

Kâzım Karabekir Paşa bu görüşlerini 2 Mart 1923 tarihinde İzmir İktisat Kongresi’nde yaptığı konuşmada belirtmiştir. Daha sonra hayli tartışmalara konu olan Paşa’nın bu görüşlerini biz 3 Mart 1923 tarihli Vakit, Tanin ve Akşam gazetelerinden derledik.

Bu mesele maarife taalluk ettiği için bizim kongremiz iştigal edeceği mesailin haricindedir. Fakat çok zamandan beri bu mesele zaman zaman ortaya atılmaktadır. Bendeniz de bu işle sonuna kadar uğraştığım için müsaadenizle birkaç söz söyleyeyim. Bu fikir bir zamanlar Avrupa’da herc ü merci mucib oldu. Bu cereyan evvela orda başladı. “Bizim İslâm hurûfatımız asla kâfi değilmiş, binaenaleyh Lâtin hurûfatı isti’mal edilmeli imiş.” Orada bazı arkadaşlarımız bu fikrin mürevvici (taraflısı) oldular. Fakat neticede bunun felaketli olduğunu anladılar ve pişman oldular. Bu fikrin müthiş bir felaket olduğunu Arnavut kavmi de pek geç olarak anladı. Maattessüf arzederim ki Azerbaycanlı arkadaşlarımız da bu felakete bugün düştü. Bu hususta hususi olarak bizden de fikir soranlar oluyordu.

(…)

Binaenaleyh bugün bir kuvvet vardır ki o kuvvet bütün cihana karşı şu propagandayı yapıyor: “Türk yazısı güçtür, okunmaz!” Bendeniz bu mesele ile bizzat uğraştım ve Arnavutluk ihtilali içinde bulundum. Acaba bu Lâtince kabul edilebilir mi? Bu kabul edildiği gün memleket herc ü merce girer. Her şeyden sarfı nazar (her şey bir yana) bizim kütüphanelerimizi dolduran mukaddes kitaplarımız, tarihlerimiz, yazılarımız ve binlerce cilt eserlerimiz bu lisanla yazılmış iken büsbütün başka bir şekilde olan hurûfu kabul ettiğimiz gün en büyük bir felakete maruz kalacağız. Ve böylece derhal bütün Avrupa’nın eline güzel bir silah vermiş olacağız. Bunlar âlem-i İslâm’a karşı diyeceklerdir ki Türkler ecnebi yazısını kabul etmişler ve Hıristiyan olmuşlardır. İşte düşmanlarımızın çalıştığı şeytankârâne fikir budur.

Arkadaşlar kucaktaki çocuklardan başlayan birçok, yüzlerce yetim bugün şark cephesinde asker arkadaşlarımızın bizzat kendileri ve aileleri tarafından okutuluyor. En gabi bir köylü çocuğuna bile biz bir ilâ üç ay arasında kendi hurûfatımızı ve gazetelerimize okutabiliyoruz. (Alkışlar)

Binaenaleyh bizim hurûfatımız okunmaz değil, belki hurûfatımız dünyanın en güzel şeklidir. Hiçbir lisanda hurûfatımız kadar güzel en temiz, manzarası sevimli bir yazı değildir. İkinci bir nokta daha var: Bendeniz ecnebilerle iki sene Harb-i Umûmi’de beraber çalıştım. Yazımız öyle kısadır ki onlarla aynı şeyi kerşı karşıya not ederken ecnebiler bir sahife yazıncaya kadar ben on sahife yazar ve işimi bitirirdim. Almanca, Fransızca hurûfat hep böyledir. Sonra bizim dilimizi ifade edecek hiçbir Lâtin hurûfu yoktur. Bugün Fransızca hurûfu o kadar karışıktır ki, bizim dilimizi kabil değil terennüm edemez. Bu mesele inceden inceye tetkik edilmiştir. Binaenaleyh istirham ediyorum. Zararlı olan şeyin zararını bilhassa Müslüman bir kavim çekmiştir. Bu gibi meseleleri bırakalım. Böyle fikirler içimize girmesin. Sonra da büsbütün lâl ü ebkem (şaşa kalmış) olur, âlem-i İslâmı üzerimize hücum ettiririz. Ve bunun neticesi olarak kendi aramızda birbirimizi yeriz. Gerçi bu teklif hiç şüphe etmiyorum ki samimiyet ve hüsni niyetle yapılmıştır. Fakat başka taraflardan da pek fena fikirler içimize zerkediliyor. Bunlardan kendimizi sıyanet edelim. (Alkışlar)

Vakit, Tanin, Akşam, 3 Mart 1923

Kaynak: http://www.islamharfleri.com/yazilar/kabuledemeyiz.html
zulfikar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 24.10.2007, 16:22

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Paşamıza Allah rahmet eylesin...

Dini ve milli hassasiyeleri olan insan ne güzel...

Bir anda okur yazar kalmıyor memlekette...
O devirlerin ve öncesinin güzide eserlerini okuyup anlamaktan mahrum kalınıyor

Bi İngiliz hocamız vardı
kitaptaki bazı sözlerrin çok kullanılmadığını söylemişti
100 yıl öncesinin tabiri demişti.
Şaşırmıştım o zaman
Demek İngilizler 100 yıl öncesinin cümlelerini hala kullanabiliyorlardı.

Ya biz???
__________________
" Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. " N. F. K.
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 25.10.2007, 02:20

 
A.BEYHAN SOYLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.04.2007
Yaş: 24
Mesajlar: 825
Teşekkür etti: 11
12 Teşekkür 9 Mesaja aldı
...


Bügün Atatürk ü asker ve devlet adamı olarak anlatsam baska ya da getirdiği devrimleri olumlu ya da olumsuz eleştirsem baska bi sorun... Atatürkün döneminde yapılan her türlü yeniliğe, inkılaba neden karsı çıkılır...(tartışılır!) .Batılılaşma sevdası görüsünde olması mı? batılılaşma amacıyla o dönemde radyo dinlemesinin yasaklanması getirtilen bir dönmede...bugün batı çok mu ii..amerika çok mu ii... bugün avrupaya giden insanımız kendi türçkcesini unutur hale geldi. keske harflerimiz değişmeseydi olurdu demek (?) ne kadar mantıklı? Atatürkçü falan değilim..sadece olaylara objektif bakmaya çalışıyorum. Yapıllan her inkılapta cumhuriyet düsmanı kesilmek doğru mu? onca osmanlı dönemi padişahlarının devrinde hiç aksaklıklar olmadı mı? Fatih döneminde bir Abdülhamit döneminde...nitekim oldu da...zaten bügün birilerinin arapça ,osmanlıca öğrenmesi yasak değil...evt cumhuriyet kurulduğunda yasaktı..bakın bugüne..hersey bir değisim içinde. Atatürk inkılaplarının hiç değişmez hareketler olarak görülmesine acayip karşıyım.. durduk yere bu tür görüslerin oluşup illa da bişeylere karsı olmak şart değil.

bir de arap harflerinin islam harleri olarak bilinmesi...araplar olayına hiç girmiyorum...arap alfabesine İslam alfabesi denmesi gerekir diyip sanki ortada bir milliyetçilik varmış düsüncesini oluşturmaya gerek yok. Zamanında araplarla olan sorunlar yüzünden arap harflerinin yasaklanmasıyla açıklanır hersey. Herkes dönemindeki düsüncelerden, yaşadığı stratejik sorunlardan etkileniyor...atatürk te buna dahil...o insan-üstü bir canlı değil..sadece bir insan(dı).

Arap harflerinin her açıdan faydaları yararları mutlaka vardır. bu tartışma götürmez bir konudur. Türçesini de öğren Arapçasını da....ne farkeder? Bugün başörtüsü sorunu kalksın diye uğraşılırken milletin etekleri tutuşuyor şeririat devleti kurulacak diye. üstüne bi de osmanlıca arap harf albesini tuz biber olsun.. entel bi toplum olan Türkiyenin bak haline :)

Atatür diyor ki ;

“Ben bir gün ölecegim, gençler, memleket size emanet"


doğrusuyle yanlışıyla Atütürk ün getirmiş olduğu inkılaplar var. Bakın her insan gibi ebedi aleme göçüp gitti. Meleket,vatan bize emanet...
A.BEYHAN SOYLU isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 25.01.2008, 23:26

 
kutlugil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.04.2007
Mesajlar: 257
Teşekkür etti: 4
14 Teşekkür 8 Mesaja aldı

BAY NECATININ OLÜMÜ

Onk. Dr. Haluk Nurbaki

Rahmetli babam o zamanlar Konya'nin tek gazetesi olan "Babalik" gazetesinin basyazari idi. Ondan isittigim su olayi aynen naklediyorum:

"Devrin ilk Maarif Vekillerinden (Milli Egitim Bakani) Necati Konya'ya gelmis ve Latin harflerinin üstünlügünü(!) anlatmak üzere bir konferans düzenlemisti. Sehrin her tarafina yapistirilan ilanlarda:

"Eski Harflerle Birlikte Kur'an'i da Tarihe'e Gömdük" yaziyor ve konferansin ertesi gün saat 10'da verilecegi belirtiliyordu.

Aksam, mükellef bir ziyafet verildi. Yemekten sonra bay Necati, ani bir apandist krizine yakalandi ve hemen hastahaneye kaldirilarak ameliyat edildi. Gösterilen itinayi anlatmaya lüzum yok, bütün hastahane hatta Konya ayakta idi. Bay Necati kurtulmus, fakat ne çare ki haddini asarak Kur'an'a dil uzatmisti. Gece yarisi, imkansiz denebilecek bir sey oldu ve Bay Necati'nin yatagi yan demirinden kirildi. Hasta yere düsmüs ve ameliyat yeri patlamisti. Ertesi gün saat 10'da, yani konferansin yapilacagi bildirilen saatte öldü."
Kur’an’ı tarihe gömmek isteyenler tarihin en kokusmus sahifelerine gömüldüler.

Mustafa Necati , harf devriminden iki ay sonra 1.Ocak.1929 tarihinde Konya'da öldü. Yalan söyleyen tarih Ankara'da öldüğünü yazar.

Bu kişinin adı Ankara'da işlek bir ana caddeye ve Balıkesir'deki öğretmen yetiştiren bir kuruma verildi.
__________________
Haklı çıkmak için değil , hakkı savunmak için tartışmalıyız.
kutlugil isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 07.02.2008, 21:51

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 694
Teşekkür etti: 21
21 Teşekkür 16 Mesaja aldı
m.kemalin niyeti kesinkez kotu idi harf inkilabi hakkinda

cunku! 1000 seneden beri bu islami harflerle din ilimleri,fen ilimleri kulliyati vs...
yazilmisti bir gececede bunlari yasaklayip ve bir gecede milyonlarca insani cahil birakti

eger niyeti iyi olsa idi asamali olarak veya japonlarin yaptigi gibi latini ile japon harfleri
bir arada goturebilirdi!

ama niyet kotu cunku sebataistti sebatay sevinin intikamini aldi osmanlidan.

neyse anlayan anlar..
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 21.02.2008, 15:48

 
qennosuke hattori - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.12.2006
Mesajlar: 82
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
bir sözlükteki konu ile alakalı yazım.

vakti zamanında kullanılan harf ve kelimelerin değiştirilmesi. ari dil düşüncesiyle girişilen hareketle bugün öyle noktaya gelindi ki, ´´ türkçe bilim diline uygun değil, ilmi araştırmalar yapabilmek için, öğretim dilimizin ingilizce olarak tesbit edilmesi gerekir ´´ diyen bozuk bir zihniyet, hala bu ülkenin yüksek öğretimini elinde bulundurmaktadır.



harflerin değiştirilmesinde olduğu gibi, kelimelerin değiştirilmesinde de bir komisyon kurulmuş ve bu komisyonun başına agop denilen bir ermeni tayin edilerek, bin yıllık ilim, fikir, kültür ve medeniyetimizi meydana getiren mübarek dilimiz katledilmiştir. bu komisyon, ana dilimizdeki arapça ve farsça kelimeleri yabancı diye çıkartmıştır. bu kelimelerin yerine ne ruhuyla, ne de manasıyla hiç ilgisi olmayan uyduruk kelimelere konmuştur. fakat ingizlice, fransızca ve yunanca kelimelere dokunulmamıştır dil devrimi yapılırken.



ermeni agop dilaçar, kendisine verilen ´´ kültür emperyalizmi ile bin yıllık mazinin bir gecede silinmesi ´´ görevini yerine getirmiş, anadolu insanının dininden ve dilinden uzaklaşması için uğraş vermiştir.
__________________
antilaik, atatürkçü düşünce karşıtı, liberal 1 demokrat.
qennosuke hattori isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 25.02.2008, 21:58

 
BAHADIRALP - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 1.711
Teşekkür etti: 6
101 Teşekkür 65 Mesaja aldı
Cumhuriyet döneminde yapilan inkilaplarin hepsini altalta yazin, yapilmis olanlarin acaba hangisinde varolan bir yanlisi bertaraf ettigini, millete hakkinin iadesinin yapildigini, millet icin devlet icin ; maddi ve manevi bir getirisi oldugunu kim yazabilir..!

Osmanlica yazi olarak Arap kökenli kabul. Kime ne zarari vardi..?
Harf inkilabi yapildi Türkün kendine özgü yazisi mi getirildi yerine... Latin alfabesi geldi..
Irk baglaminda bakiyorsak ikiside yabanci..?

Sayet bu yapilanlarla Medeni ülkeler seviyesine cikarmak idiyse niyet,
Cumhuriyetin ilani ve inkilaplarin yapilis tarihini ve en son girdigimiz savasin tarihini bir kenara,
Almanya nin II. dünya savasina girisi kac yil sürdügü savas bittiginde Bu ülkenin her yönden ne durumda oldugunu bir kenara yazin...

Sonrada iki ülkeyi mukayese edin....

Ne kazandigimiz yada ne kaybettigimiz , ortaya cikar kendiliginden
BAHADIRALP isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 26.02.2008, 15:39

 
A.BEYHAN SOYLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.04.2007
Yaş: 24
Mesajlar: 825
Teşekkür etti: 11
12 Teşekkür 9 Mesaja aldı
...

Inkılapları (-)siyle, (+)sıyla yazalım-çizelim...

Farzedelim menfi tarafları çok..sonucu değişecek mi ?
A.BEYHAN SOYLU isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 06.03.2008, 13:29

 
toprak_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 776
Teşekkür etti: 2
11 Teşekkür 11 Mesaja aldı
VAR EDENİN ADIYLA

Dil , ocak'tır bu inkılap ile koca bir milletin ocağı yıkılmıştır.
__________________
Belledikleri kalıpların dışında konuşulduğunda ırzına geçildiğini sananlarda vardır. (Bilge KARASU)
toprak_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.delikanforum.net/cumhuriyet-tarihi/70204-harf-inkilabinin-getirdikleri-ve-goturdukleri.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
DelikanForum.NET - DF This thread Refback 27.02.2008 05:13

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Televizyon Ve Getirdikleri burhanefe71 Dini Bilgi ve Eğitim 1 14.11.2007 19:00
3 harf oyunu... muslim_mücahid Gençlik Lokali 1755 29.06.2007 14:07
Hangİ Harf Gelmelİ? melih Soralım - Bulalım - Bilelim 2 22.05.2006 22:51
29 harf yetmiyor mu? M. Ali Saral Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 3 03.06.2004 18:17
**Gecenin getirdikleri** (2) Alperen Özgün Yazılarınız 17 05.09.2003 12:42


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:11 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50