İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Tarih > Cumhuriyet Tarihi
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 13.03.2008, 19:51

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 1.090
Teşekkür etti: 36
99 Teşekkür 72 Mesaja aldı
Cool Türkiyede iki Din ve Biz

TÜRKIYE'DE IKI DIN VE BIZ

Bizde kişkirtma yok, tebliğ var!

Evet; Türkiye’de iki din vardIr. Biri Allah’In gönderdi


ği ve indirdiği din, diğeri de devlet dini. Bir başka

ifade ile; biri Kur’an’In târif ve beyan ettiği, milletin inandIğI din, öteki de devletin tanIdIğI, resmen
kabul ettiği ve müsaade ettiği din.
Bu iki din de „Islam“ ismini alIrsa da muhteva (içeriliği) bakImIndan aralarInda çok büyük farklar
vardIr.
Bir kIsmIna burada işaret edelim:
1- SahasI:


Allah’In gönderdiği dinin sahasI, istisnasIz bütün hayat safhalarI olup insanoğlunun söz,

fiil ve hareketlerini içine almIş ve hepsi hakkInda hüküm koymuş, müeyyideler getirmiştir.
Devletin tanIdIğI din ise; Allah ile kul arasInda bir vicdan işi olup camide olup bitendir; dünya ile bir
ilgisi yoktur.
2- Allah’In dininde;


hem dünya hem de ahiret vardIr: Devletin dininde ise sadece ahiret vardIr; Din

dünyaya karIşmaz.
3- Allah’In dininde;


Din devlet bütünlüğü vardIr; ibadeti siyasettir, siyaseti de ibadettir.

Devletin dininde ise; din ayrI devlet ayrIdIr; ibadet ayrI siyaset ayrIdIr. BunlarI birbirine karIştIrmak
suçtur.
4- Allah’In dininde;


aile yönetimi dine, Şeriat’a bağlIdIr. Devletin dininde ise, aile yönetimine din

karIşamaz, evlenme ve boşanmalar, karI-koca arasIndaki hak ve görevler; Isviçre medenî
kanunundan gelir, geçer.
5- Allah’In dininde;


eğitim ve öğretim sistemi dine göredir. Okul programlarI yapIlIrken ibadet

saatleri gözönünde tutulur.
Devletin dininde ise eğitim sistemine din karIşamaz; müfredat programlarI yapIlIrken ibadet saatleri
nazari itibare alInmaz.
6- Allah’In dininde;


basIn-yayIn dine göre çalIşIr.

Devletin dininde ise basIn-yayIna din karIşamaz.
7- Allah’In dininde;


hâkimiyyet kayItsIz şartsIz Allah’IndIr.

Devletin dininde ise, hâkimiyyet kayItsIz şartsIz milletindir.
8- Allah’In dininde;


kanun koyma yetkisi yalnIz Allah’a aittir.

Devletin dininde ise, kanun koyma yetkisi millete ve millet meclisine aittir.
9- Allah’In dininde;


Anayasa Kur’an dIr.

Devletin dininde ise, anayasayI millet ve temsilcileri yapar.
10- Allah’In dininde;


hukuk sistemi Islam’dIr, Islam hukukudur.

Devletin dininde ise, hukuk sistemi Isviçre ve Roma hukukudur.
11- Allah’In dininde;


mahkemeler Kur’an’a göre kurulur; hâkimler hükümlerini Şeriat’a göre verirler.

Devletin dininde ise, Italya, Isviçre ve benzeri ülkelerden getirilen kanunlara göre kurulur, hüküm ve
kararlar da bunlara göre verilir.
12- Allah’In dininde;


kaynak Kur’an, örnek Peygamber’dir.

Devletin dininde ise, kaynak insan kafasI, örnek Mustafa Kemal’dir.
13- Allah’In dininde;


şarap haramdIr; meyhanesi de haram, fabrikasI da haramdIr.

Devletin dininde ise, bunlarIn hepsi, caiz ve serbesttir.
14- Allah’In dininde;


faizin alInmasI da haram, verilmesi de haramdIr.

Devletin dininde ise bunlar mübahtIr ve caizdir.
15- Allah’In dininde;


zina mutlak surette haramdIr ve yasaktIr.

Devletin dininde ise, taraflarIn rIzasI olduğu takdirde mubahtIr ve caizdir; istedikleri kadar
yapabilirler.
16- Allah’In dininde;


süt anne ve süt kardeşle evlenmek haramdIr.

Devletin dininde ise, ikisiyle de evlenebilir; bir şey lazIm gelmez.
17- Allah’In dininde;


tesettür vardIr ve farzdIr.

Devletin dininde ise, tesettür yoktur; kadIn başInI da açar, kIçInI da.
18- Allah’In dininde;


Cuma namazIna gitmek farzdIr. Cuma saatinde herhangi bir iş yapIlamaz,

günahtIr.
Devletin dininde ise, işi bIrakIp cuma namazIna gitmek olmaz.
19- Allah’In dininde;


günah işleyenleri kInama ve onlardan nefret etme vardIr. Ve bundan

müslüman sorumludur...
Devletin dininde ise, hoşgörü vardIr; adamIn karIsI veya kIzI ile zina edilse bile bunu da hoşgörü ile
karşIlayacak ve susacaktIr.
20- Allah’In dininde;


kötülükleri elle, dille, kalple engellemek, kerih görmek vardIr ve her müslüman

bundan sorumludur.
Devletin dininde ise, hoşgörü ile karşIlanIr ve ayIplanIp kInanmaz.
21- Allah’In dininde;


hakkI hak olarak, batIlI da batIl olarak tebliğ etmek farzdIr.

Devletin dininde ise, kimse kimseye karIşmamalIdIr.
I


şte iki din!
Malesef Türkiye’deki manzara bu! Iki din birbiriyle mücadele halinde! Memleket bir

savaş meydanI! Müslüman iki suyun arasInda kalmIş ve şaşIrmIştIr; devletin dinine mi uysun, Allah’In
dinine mi uysun?!. Bir taraftan Kur’an’In emrettiği din, bir taraftan kemalizmin müsaade ettiği din!
Işte Türkiye’deki kavganIn esas menşei budur. Sürtüşmeler, anlaşmazlIklar, ihtilaflar, ihtiyatlar, geri
kalmalar, itimatsIzlIk ve güvensizlikler, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kurulmasI, MIT teşkilatInIn
seferber edilmesi, bir takIm şahIs ve ailelerin hapishanelere atIlacak mağdur edilmesi hep bu ikilik
yüzündendir.
ÇARE:
Ikiyi teke indirmek zorundasInIz. Ya Allah’In dinini tamamen kaldIrIp, yasak edeceksiniz ya da
devletin yarIm yamalak dinini kaldIrIp, onun yerine Allah’In dinini, hem devlete hem millete hâkim
kIlacaksInIz! Ya o, ya da o! Ikisi bir arada yürümedi. Elli-altmIş senedir denendiği halde yürümedi.
Size düşen ya Allah’tan, Allah’In dininden yana olmak, ya da devletten, devletin tanIdIğI ve müsaade
ettiği dinden yana olmak. Yani ikisinden birini tercih etmek zorundasInIz.
Siz, müslüman olarak devletin dinini tercih edemezsiniz. Çünkü yarImdIr, yanlIştIr. Kabul etmediğin
takdirde, nihayet hapishanesi vardIr; Cehennemi yoktur! Fakat, siz, Allah’In dinini tercih edip ondan
yana olacaksInIz ve olmalIsInIz. Çünkü Allah’In dini haktIr ve tamdIr. Ucunda cennet vardIr. Aksi
halde dünyada rezil, ahirette sefil olursunuz. Sonunda da cehennemi boylarsInIz.
Uçurumun kenarInda:
I


şte, bizim dert ve davamIz budur. Bu durumu ümmet fertlerine tebliğ etmek ve duyurmaktIr. Bu

tebliğatImIzla ne devlet düşmanlIğI yapIyoruz ne de millet düşmanlIğI. Hem uçurumun kenarInda
bulunan yarIm ve yanlIş din sahiplerini kurtarmak istiyoruz hem de, o yarIm ve yanlIş dincilere karşI
sus-pus olduğumuz takdirde yine uçurumun kenarInda bulunan bizleri kurtarmak istiyoruz; bunun için
çIrpInIyor, bunun için gayret ediyoruz. Tebliğ ve telkinatImIzI bunun için yapIyoruz ve yaparken de
ilmî ve fIkrî zeminde kalIyor, kaba kuvvete baş vurmuyor, kIşkIrtma yoluna gitmiyor, terörist bir
harekete teşebbüs etme niyyet ve maksadInI gütmüyoruz. Gütmemişiz de!..
„Kayna


ğImIz Kur’an, örneğimiz Hz. Muhammed’dir“
dediğimize göre, kendimizi sorumlu

addedmişizdir ki, aslInda öyledir; sorumluyuz. YanlIş din anlayIşInI tashih etmeye, noksanlarI ikmal
etmeye başlamIşIzdIr. Tebliğ yoluyla, telkin yoluyla başlamIşIzdIr. Ve bu, başta hocalar olmak üzere
her müslümana farzdIr. Mü’min olmanIn vasIflarIndan biridir, aksi yönde kalmak münafIklIk olur.
Kur’an şöyle der:
„Mümin erkekler ve mümin kadInlar, birbirlerinin velisidirler (dostlarIdIrlar). Iyili


ği emrederler,

kötülükten men ederler, namazI kIlarlar, zekâtI verirler, Allah’a ve Resulü’ne itaat ederler. Işte
onlara Allah rahmet edecektir. Allah daima üstündür, hikmet sabibidir.“ (Tevbe, 71)
„MünafIk erkekler ve münafIk kadInlar birbirlerindendir: Kötülü


ğü emreder, iyilikten men eder

ve ellerini sIkI tutarlar. Allah’I unuttular. Allah da onlarI unuttu. MünafIklar; işte yoldan çIkanlar
onlardIr.“ (Tevbe, 67)
Biz, münafIklarIn safInda değil, mü’minlerin safInda yer almak için, mü’minler gibi, tebliğat ve
telkinatImIzI yapmak istiyoruz ve yapmaktayIz. Ve bunun için yola çIktIk ve diyoruz ki, Islam dini bir
bütündür; ibadetiyle, siyasetiyle, devletiyle bir bütündür. HayatIn her safhasI, her hareketi hakkInda
hüküm getirmiştir. Ve bunun bir istisnasI yoktur ve hak din de işte budur. Bütün müslümanlarIn böyle
bilmelerini, böyle inanmalarInI, böyle yaşamalarInI ve böyle anlatmalarInI Allah emretmiştir, farz
kIlmIştIr.
Biz müslüman olarak, Hz. Muhammed (s.a.v.)’e ümmet olarak, dinin bu emrini, bu farzInI yerine
getirmeye çalIşIyoruz ki, bu çalIşma bir yönüyle de cihaddIr. Kur’an’da 30’dan fazla ayet-i kerime’de
yer alan cihad da farzdIr, Allah’In kesin emridir. Bu noktada da yanlIş anlamalar vardIr; „Cihad“
denince hemen tetik çekmeyi, savaş ilân etmeyi anlIyor bazIlarI!.. Halbuki cihadIn safhalarI vardIr;
nefisle başlar cihad; önce insan kendi nefsine karşI cihad açmalIdIr; onu aşIrI istek ve kötü duygulara
karşI firenlemelidir ki, cihadIn bu safhasI, Peygamber diliyle en büyük cihad sayIlIr.
Sonra cihadIn ikinci safhasI gelir; kötülüklerin ortadan kalkmasI, yanlIşlIklarIn düzeltilmesi, hurafelerin
bertaraf edilmesi için dil ile, kalem ile yani öğüt ve nasihatlarla; telkin ve tebliğlerle yapIlan cihaddIr.
Işte bizim yaptIğImIz ve yapmakta olduğumuz cihad budur. Telkin ve tebliğ cihadIdIr, öğüt ve nasihat
cihadIdIr, din hakkInda yanlIş telakkileri düzeltme cihadIdIr. „Din; Devletin anladIğI, kabul ve
müsaade ettiği din değil; Allah’In gönderdiği ve indirdiği dindir...“ demek suretiyle yapIlan bir
cihaddIr. Yoksa silahlI bir cihad değildir, savaş halindeki bir cihad değildir. SilahlI savaş hakkInda
Kur’an’da „Cihad“ kelimesinden çok „KItal“ kelimesi kullanIlmaktadIr.
Ve netice:
Işte onlar ve işte biz!
Onlar, yani kemalistler ne yaptIlar? Allah’In gönderdi


ği dini tağyir ettiler, tahrif ettiler, bir takIm dinî

vecibelere yasak koydular, bir takIm haramlarI mübah kIldIlar, serbest ettiler; dinin bir kIsIm
hükümlerini diğerlerinden ayIrt ettiler, dini böldüler ve parçaladIlar. Ve nihayet bir kIsmInI kabul bir
kIsmInI red ve inkâr ettiler ve bu surette küfre ve kâfirliğe saptIlar!..
Gidenler gittiler; yaptIklarI bu melunâne işlerin, bu münafikâne hareketlerin hesabInI vermek üzere
gittiler. Dönüşü olmayan bir gidişle gittiler, telafisi ve tedavisi olmayan yaralar açarak gittiler, tamiri
mümkün olmayan tahribatI, ihanet ve hIyaneti yaparak gittiler!..
Dünküler gitti, bugünküler de yarIn elbet gideceklerdir. Hiç olmazsa bugünküleri kurtarmaya
çalIşalIm. ÇalIşmak her müslümana farzdIr. Her müslüman bundan mesuldür. Evi yanan birisinin
evini kurtarmak gören ve bilen her müslümana bir vecibe, bir mesuliyet olduğu gibi bu da bir
vecibedir, bir mesuliyettir.
Işte biz bu vecibeyi yerine getirmek, bu mesuliyetten kurtulmak istiyoruz. Bunun için yola çIktIk. Bize
kIzanlara, Kur’an’In şu ayetini hatIrlatmakla bahsi kapatIyoruz:
„Ey benim kavmim! Neden ben sizi kurtulu


şa çağIrdIğIm halde siz beni ateşe

çağIrIyorsunuz? Siz beni Allah’I inkâr etmeye ve bilmediğim şeyleri O’na ortak koşmaya
çağIrIyorsunuz; bense sizi O aziz ve çok bağIşlIyan Allah’a çağIrIyorum.“ (Mü’min, 41-42)
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiyede ne degisti Beylerbeyi Anketleriniz 40 13.06.2008 23:18
Türkiyede Tatil...OTEL.... BAHADIRALP Muhabbet Olsun 23 01.08.2007 00:53
Türkiyede Savaşa Giriyor İMKENEGİ Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 18.07.2006 20:36
Kus Gribi Türkiyede! Salah ad-Din Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 05.01.2006 18:51
Türkiyede Bayram SeyFull@H Muhabbet Olsun 7 29.12.2005 13:08


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:19 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50