![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.04.2007
Mesajlar: 259
Teşekkür etti: 5
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
| Din ve devlet işlerinin ayrılması olarak anlatılan laik uygulamada din devlet kontrolundadır. Camiler kamusal alan olup imamlar devlet memurudur. Bir türlü ferahlayamayan Kemalizm ![]() Kemalizm ortaya çıktığı ilk dönemden itibaren hep ‘kavga veren’ bir ideoloji oldu. Kemalizmin kavga ile iç içe olması, hakim sosyal ve kültürel kodlar ile politik ve ekonomik uygulamaları ülkenin ilerlemesinin önünde bir engel olarak görmesinden ileri geliyordu. Buradan hareketle toplumun ve devletin bütün bu alanlarda kökten değiştirilmesi gerektiği varsayımı üzerine oturan bir tavır sergileyen Kemalizm, Batıdan rejim ithal etmek suretiyle sağlıklı bir alternatif ortaya koyabileceğine inanıyordu. Kemalizm, söz konusu alternatifi ortaya koyabilme adına, ekonomik ve politik alanda İtalyan korporatizmini örnek aldı. Sosyal ve kültürel alanda ise toplumun norm ve geleneklerini değiştirme amacıyla yine Batı merkezli bir dizi yeniliklere gidildi. Bu yenilikler kapsamında sadece Batı kültürünün tekil öğeleri Türkiye’ye ithal edilmiyor, bu yeniliklerin Kemalizm-öncesi Türkiye’ye ait karşılıkları da yasaklanıyordu. Örneğin, Latin harfleri, şapka ve Türkçe ezan gibi yenilikler, eski yazı, fes ve Arapça ezanın yasaklanması, gelenekte direnenlerin sert cezalara çarptırılması anlamına geliyordu. Gelenekle ve geleneği çağrıştıran öğelerle bağların koparılmasını esas alan Kemalist devrimcilik, bu prensibinden ötürü, söz konusu gelenekte birincil derecede belirleyici olan İslam diniyle sıklıkla karşı karşıya geldi. Zira yapılan yeniliklerin neredeyse tamamı, İslam diniyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgisi bulunan konulardaydı. Dahası, bu yeniliklere ‘bağlı kalmak’ ve onları ‘korumak’, Kemalist manada devrimci olmanın bir gereği olarak sunuluyordu. Bu noktadan bakıldığında, devrimcilik ilkesinin, dini hüviyeti ağır basan bir toplumsal değerler bütününü sekülerleştiriyor olması yönüyle laiklik ilkesiyle iç içe geçtiği söylenebilir. Ancak, söz konusu devrimlerin bekası adına bir yandan sosyal ve politik alandan dini dışlayan, diğer yandan da dinin ’sakıncalı’ yönlerini kontrol altında tutan müstakil bir laiklik ilkesi de ayrıca önemli. Fransız sisteminden mülhem olan bu laiklik modelinin, Anglosakson anlayışını çağrıştıran bir şekilde sıklıkla ‘din ve devlet işlerinin ayrılması’ (separation of church and state) olarak tanımlanıyor olması elbette yanlış. Zira Türkiye’deki laiklik, din ve devletin karşılıklı olarak birbirlerinden bağımsız oldukları Anglosakson anlayışıyla değil, dinin siyasi hayatın yanısıra sosyal hayattan da soyutlandığı Fransız modeliyle örtüşüyor. (http://www.derinsular.com)
__________________ |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kemalizm adına hutbe! | MyS_23 | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 01.11.2008 15:49 |
| Darbeci Kemalizm tasfiye mi Ediliyor? | SUBAT_SOGUGU | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 20.03.2008 01:13 |
| Kemalizm /Ahmet Altan | SUBAT_SOGUGU | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 02.08.2007 22:21 |
| MHP=CHP’den sonra Kemalizm=Baas mı? | acohsny | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 3 | 14.07.2007 17:57 |
| Kemalizm | mukremin | Muhabbet Olsun | 1 | 26.05.2003 11:25 |