İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Tarih > Cumhuriyet Tarihi
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 20.06.2008, 02:04

 
elhamd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 1.082
Teşekkür etti: 36
95 Teşekkür 69 Mesaja aldı
1-sabataycilik nedir biliyormusunuz?(kurallari)

Sabatay Sevi’nin taraftarlarina inanç esaslari olarak 18 maddelik bir nizamname biraktigi çesitli kitaplarda yer almaktadir. Ibrahim Alaettin Gövsa’nin Sabatay Sevi isimli eserinde Avram Galante’nin Ibranice’den Fransizca’ya terüme ettigini belirttigi bu ilkelerden bazilarini özetliyerek buraya aliyoruz:

Iste Efendimiz, kralimiz ve Mesihimiz Sabatay Sevi’nin on sekiz emri bunlardir.


Serefi müzdad olsun!


*Halikin birligine dair iman muhafaza olunsun.


*Mesihin hakiki Mesih olduguna, ondan baska halaskar (kurtarici) bulunmadigina, efendimiz, kralimiz, Sabatay Sevi’nin Davud neslinden geldigine iman edilsin.


*Ne Tanri’nin, ne de Mesih’inin adina yalan yere yemin edilmesin. Çünkü Tanri’nin adi da onda mündemiçtir.
*Mesih’in sirrini anlatmak için içtimadan içtimaya gidilsin.


*Davud’un Mezamiri hergün gizli olarak okunsun.


*Türklerin adetlerine, onlarin gözlerini örtmek maksadi ile, dikkat edilsin. Ramazan orucunu tatbik için sikinti gösterilmesin.
*Onlarla (yani Müslümanlarla) nikah akdedilmemesi lazimdir. (Alaettin Gövsa, Sabatay Sevi, S.59-61)


Sabataycıların bayramları
Gövsa bunun disinda Sabataycıların bayramları da oldugunu belirtiyor. Bunlar yilin çesitli günlerinde ve her biri ayri bir anlam tasiyan 16 tanedir.
Bunlarin içinde en ilginci ise Mart 22’de yani baharin birinci gününde kutlanan Kuzu Bayrami, Dört Gönül Bayrami veya diger bir deyisle Mum Söndü diye bilinen gizli bayram. Bu kuzu bayrami hakkinda Sabatay zümresi mensuplarindan Karakaszade Rüstü, 1924 tarihinde Vakit gazetesi muharririne su izahati vermisti: Kuzu bayrami 22 Adar’da (Mart) yapilir. Bu bayram geceye mahsustur. Ve her sene kuzu eti ilk defa bu bayram münasebeti ile ve hususi merasimle yenir. Bu merasimde en asagisi ikisi erkek ikisi kadin olmak sartile evli dört kisinin bulunmasi lazimdir. Bu çiftlerin sayisi artirilabilir. Kadinlar iyi giyinmis ve elmaslar ile süslenmis olduklari halde sofra hizmetinde bulunurlar. Yemekten sonra biraz eglenilir ve muayyen zamanda isiklar söndürülerek karanlikta kalinir... Bu bayram vesilesi ile dogacak çocuklar bir nevi kudsiyeti haiz taninirlar. Ona (Dört Gönül Bayrami) adi verilir. (Gövsa, Sabatay Sevi, S. 64)
Sabataycıların kendilerine has 16 bayram ve ritüelden ayri olarak diger Musevi’lerle müsterek birtakim bayram ve yortular da sözkonusu. Bunlar, Yusuf Bayrami, Meyva bayrami, Fecir bayrami gibi isimlerle anilir. Ayrica Sabataycı her grubun da kendi içinde gelistirmis oldugu bayramlar da var. Bunlardan Osman Aga bayrami en önemlilerindendir. Karakaslar grubunun kurucusu Osman Aga, (daha sonra soyadi kanunu çikinca bu aile fertleri Ogan soyadini almislardir) için bu ritüel düzenlenir.

Shema Israel, Adonai Elohenou, Adonai Ehad Duy ey Israil! adona tanrimizdir ve tanri birdir (Yahudi-Sabataycı şehadet kelimesi.) Izmir’li Yahudi hahami Sabatay Sevi’nin görünürde din degisitirerek Müslüman oldugunu ilan etmesinden sonra kendi ögretileri dogrultusunda bir cemaat olusturmasi görünürde Müslüman ama inanç ve yasam boyutlarinda Yahudi olan yeni bir topluluk ortaya çikarmis oldu.

Yazimizin geçen bölümlerinde Sevi’nin hayati, inanç temelleri ve ölümünden sonra cemaatinin geçirmis oldugu evreleri özetlemistik. Benzet-benzeme ilkesi geregi kendilerini hep gizlemis olan bu dini cemaat mensuplarinin, Osmanli dönemindeki etkinlikleri diger bir husus. Özellikle Osmanli’nin son dönemindeki olaylarda çok etkin rol oynamis olmalari da dikkat çekici. Jön Türkler, Ittihad Terakki, Mesrutiyet gibi bugünümüzü de etkileyen olaylar zincirinde Selanik hep merkez olmus ve Selanik’in bu etkinligi de Sabataycıların siyasi, askeri, fikri alanlarda hep basi çekmelerinden kaynaklanmistir.

Konuyu arastirmaya basladigimizda böylesine derin bir toplumsal ve siyasal tablo ile karsilasacagimizi dogrusu biz de tahmin etmiyorduk. Ancak uzun bir arastirmadan sonra karsilastiklarimiz bizi sasirttigi gibi bir çok gerçegin bu gizlilikten dolayi bilinmezligini sürdürdügünün de farkina vardik. Elbette simdilik kamuoyuna yanitilmasinda mahsur gördügümüz noktalar da söz konusu. Amacimiz dini bir toplulugu kötülemek, sansasyon yaratmak degil. Toplumumuzu derinden etkileyen bu cemaat mensuplarinin kimler oldugu, neler yaptiklari, bugüne kadar nasil bir seyir izlediklerinin bilinmesi gerekmektedir. Bunlari bilmek halkimizin hakki. Gizem her zaman merak uyandirmistir. Fakat dogrularin ve gerçeklerin kapali kalmasinin da bir anlami yok. Ileride daha kapsamli arastirmalarin yapilacagini ümit ediyoruz.

Gizlilik, baskalarinin merakini daha da kamçilayacagindan, bu alandaki gerçeklerin oldugu gibi halkimiza yansitilmasi alaninda görev, en çok, bu cemaate mensup kisilere düsmektedir. DERGAH + LOCA + SINAGOG = IKTIDAR Ulasabildigimiz kaynaklardan elde ettigimiz bilgiler, Sabataycı veya dönme denilen bu toplulugun hala Yahudi mistizizminin ögretileri dogrultusunda dini ritüellerini gizlice sürdürdükleri, adet, gelenek ve göreneklerini koruduklari, bir nevi masonik yapilarini devam ettirdiklerini gösteriyor.

Arastirmada ilgimizi çeken diger bir husus ise gizli yahudi tarikati mensuplarinin ekonomiden, politikaya ve egitime kadar birçok alanda etkin olmalarinin yanisira Islam’in mistik yorumu kabul edilebilecek Sünni ve Alevi tarikatlarinin içine sizmis olmalari. Özellikle Mevlevi, Melami ve Bektasi tekkelerinde 19. yy’dan itibaren seyh, mürsid, dede, dedebaba gibi en üst makamlara kadar ulastiklarini görüyoruz. Sabataycı şeyh ve müritler Sevi müslüman olduktan sonra baglilarina müslümanlarin görünürdeki adet ve geleneklerine riayet etmelerini ögütlemistir. Bu da onlarin kendilerini en rahat ifade edebilecekleri çesitli tarikatlarin dergah, hanekah, tekke ve zaviye gibi mekanlara ragbet etmelerine yol açmis. Merkezi Selanik olan bu cemaatin Selanik’teki özellikle Mevlevi ve Bektasi dergahlarinda yogunlastiklarini görüyoruz.

Ilgaz Zorlu, Sabataycı cemaatlerin Islam mutasavviflariyla iliskilerinin özellikle Istanbul, Izmir ve Selanik’te yogunlastigini belirtiyor. (Bkz. Zorlu, Evet, Ben Selanikliyim, S.40-41) Istanbul’de Yenikapi Mevlevihanesi, Kasimpasa Mevlevihanesi, Aziz Mahmud Hüdai’nin Üsküdar’daki dergahi Sabataycıların etkin olduğu dergahlar olarak dikkat çekmektedir. Yahudi mistizizmi olarak tanimlanan Kabbala ögretisine dayanan Sabataycı yorum, Islam’in gevşek mistik yorumu olarak Mevlevilik, Bektasilik ve Melamilik ile paralellikler arzeder ve ortak bulusma noktalari bulur. Yunan asilli Sabataycı yazar Starolakis, Salonika, jews and dervishes isimli kitabinda Yahudi-Sabataycı kökenden olup Selanik’teki dergahlarda etkili olan ve hatta bir kisminin uzantilari Istanbul’a kadar gelen dönme seyhlerden bahsediyor. Bunlardan biri de su anda Amerika’da yasayan müflis isadami Halil Bezmen’in dedesi Esad Efendi’dir. Esad Efendi 1920’lerde Kasimpasa Mevlevihanesi’nin seyhidir. Ankara Bektasi Dergahi’nin su andaki Dedebaba’si yani seyhi de Sabataycı. Yine Dedebabalardan Bedri Noyan da Yahudi dönmesi. Kardesi Engin Noyan da bir tv’de program yapimci ve sunucusu.
Sabataycılar ve Masonlar Osmanli döneminde etkin konumdaki masonlarin arasinda Sabataycıların önemli bir yekün tutmasi da dikkat çekmektedir. Osmanli topraklari içindeki ilk mason locasinin Selanik’te kurulmasi tesadüf olmasa gerek. Avrupa’daki gelismeleri yakindan takip etme imkanina sahip Sabataycılar bu alandaki gelismelere de öncülük etmisler. Hem mason hem de Sabataycı olan ünlülerden sadece birkaç ismi burada zikrediyoruz. Bunlar, son Maliye Naziri Cavid Bey, Yeni Asir gazetesinin kurucusu Fazli Necip Bey, bir dönem bakanlik yapmis olan Faik Nüzhet... Zorlu, Türkiye’deki Hür ve Kabul Edilmis Mason Locasi’nin üstadi azam’i ya da büyük amir’inin hep Kapancilar cemaatine mensup bir aileden geldigini belirtiyor. Mason Locasi’na üye diger ünlüler ise sunlar: Osman Adil, Faik Nüzhet, Talat Ismail ve Mehmet Servet. (age.S.58)

Günümüz mason localarinda da Sabataycı çok ünlü kisilerin varligi devam etmektedir. Su anda Hür ve Kabul Edilmis Masonlar Büyük Locasi’nin Büyük Üstadi Sahir Talat Akev de Sabataycı. Mimar Sinan Locasi’nin eski üstadi muhteremi Resat Atabek, yine üstadi azamlardan Cumhur Ferman da Sabataycılardan. Resat Atabek’in Masonluk Üzerine adli kapsamli eseri Masonluk hakkinda önemli bilgiler ihtiva ediyor. Sabataycı ünlü gazeteci Ahmed Emin Yalman’in ve Cavid Bey’in ayni zamanda Mason da olduklarini Loca’nin disa açilirken açikladigi isimlerden ögreniyoruz.

Selanik+Istanbul+Israil = Ankara-Washington Israil’in kurulus döneminde ve su anda ülkemizin Israil ile tarihde görülmemis sicak iliskiler içine girmesinde Sabataycıların önemli rol aldiklarini görüyoruz. Sabatay Sevi birçok yahudi tarafindan siyonizmin kurucusu olarak bilinir. Çünkü Sevi, mesihligini ilan ederken bütün yahudileri Kudüs’te toplayip Büyük Israili kuracagini vadetmisti.
Ittihad Terakki ve mason localarinda etkin olan Sabataycılar'ın Israil’in kuruluşunu da desteklediklerini belirten Zorlu, 1924 mübadelesi sonuu Türkiye’ye getirilen alilerden bir kisminin 1948’de kurulusundan itibaren Israil’e gittiklerini söylüyor. Bunlarin en meshuru ise Israil’in ikinci Cumhurbaskani Izak Ben Zwi’dir. Prof. Yalçin Küçük, Aydinlik gazetesinde yayinladigi makalelerinde, Türkiye’nin tamamen Israil ve Amerika rotasina girdigi bu dönemde Sabataycıi Ismail Cem’in Disisleri Bakani olmasina dikkat çekiyor. Küçük, ayrica Israil’in Hospro firmasi vasitasiyla Türkiye’ye hibe ettigi silahlarla ilgili bir ayrintiya daha dikkat çekiyor. Bilindigi gibi Susurluk skandali ile ortaya çikan iliskilerde bu silahlarin kayip oldugu iddia edildi. Kayip silahlar Susurluk Çetesi olarak nitelenen ekip tarafindan kullanilmisti. Bu silahlari teslim alan kisi ise Ertaç Tinar. Yalçin Küçük, Tinar’in Sabataycı olduğunu belirtiyor ve Mossad’in dönmelerle is tutmasinin tehlikesine dikkat çekiyor. Dönmeler Dönmezler aksiyonu geçerli ise bu bulgu ürperticidir diyor, Küçük. (Y. Küçük, Nasil Görüyorum-3, Aydinlik, 14 Mart 1999)

Tarikat-Siyaset-Medya-Sermaye alanlarinda etkili olan Sabataycılar hakkinda bilgiler dizi yazimizin gelecek bölümlerinde yer alacaktir. Sabataycılarda cinsel hayat ve saplantılar, ayrıca Sabataycıi mezarlıiklarıi gelecekte ele alacağımız konulardan birkaçı.

GIZLI AMA IÇIMIZDE; DÖNMELER Benzet-benzeme prensibi geregi görünürde müslüman ama aslinda yahudi olan Sabataycıcemaat mensuplari, bu kamuflaj sayesinde ülkenin kaderinde belirleyici olmayi özellikle son yüzyilda becerebilmis bir topluluk olarak yer almaktadirlar. Kendilerine has yemekleri, kendilerine ait egitim kurumlari, gizli tapinaklari, kendilerine özgü ibadet, inanç ve adetleri olan bu cemaatin bazi mensuplari, resmi ideolojinin olusumu ve bugünkü jakoben-din düsmanligi üzerine kurulu yapisini sürdürmesinde etkin olmuslardir. Bu dini akimin merkez üssünün Selanik olmasi da enteresan. Mesrutiyetten günümüze, tüm siyasi olusumlarda adina sikça rastladigimiz Selanik’in bu etkinligi bir tesadüf mü? Elbette hayir. 19. yy biterken batililasmanin rüzgarinin bu sehirden esmesinin temel etnik bir etkeni vardi: Sabataycılar.
Türkiye’de ilk mason locasi Selanik’te kurulmus, Abdülhamid yönetimine karsi baslayan baskaldiri burada tasarlanmis, Sultan iktidardan indirildikten sonra buraya gönderilmis, ilk özel Türk okullari burada kurulmus (unutulmamalidir ki, Galatasaray Lisesi Sultan’in himayelerinde kurulmustur ancak Feyziye ve Terakki mektepleri Sabataycı cemaat okullari olarak burada kurulmuslardir), ilk kadin hareketleri burada sekillenmis, Hareket Ordusu’nun merkezi (padisahi tahttan indirip, Ittihad ve Terakki firkasini iktidara tasiyan ordu. S.K.) Selanik olmus ve en önemlisi Türkiye’nin önde gelen kuruculari hep Selanik kökenli olmuslardir. Bunlari birer rastlanti olarak görme egilimi ne yazik ki çok baskindir. Halbuki bu kente bu önemi yükleyen Sabataycıkökenli kişilerdir. (Ilgaz Zorlu, Evet, Ben Selanikliyim, S.166)

Sabataycı mezarlıkları
Sabataycılar gerek ilk dönemde yogun olarak yasadiklari Selanik’de, gerek daha sonralari Türkiye’nin basta Istanbul olmak üzere izmir ve Bursa gibi sehirlerine yerlestikten sonra ölülerini ayri mezarliklara defnetmeyi tercih etmislerdir. Selanik’te mahalle olarak da diger dinlere mensup insanlardan ayri bir yerlesim düzeni kurmuslar. 1924 ahali mübadelesi geregi geldikleri Türkiye’de de belli merkezlere yogun olarak ilgi göstermis ve içe kapanik bütünlüklerini böylece korumaya çalismislardir. Ancak zamanla farkli mahalle ve sehirlere yerleserek bir nevi fiziki asimilasyona ugramakla birlikte cemaat yapilarini koruduklari görülmektedir.

Istanbul’da, Karakaslar cemaatinin mezarligi, Üsküdar Bülbülderesi’nde yer aliyor. Sabataycılığı sürdürme konusunda diger cemaatlerden daha aktif oldugu belirtilen bu cemaatin mezarlik konusunda da hassas davrandigi görülmektedir. Bülbülderesi mezarliginda az sayida da olsa bazi Kapancilar’in yer aldigi belirtiliyor. Yakubiler ise Maçka’daki mezarliga ölülerini defnetmektedirler. Yakubiler’in yogun olarak Izmir’de yasadiklari belirtiliyor. Medya patronlarindan Bilgin ailesi bu gruba mensuptur. Kapancilar cemaatinin ise Feriköy mezarliginda satin almis olduklari ayri bir bölüme ölülerini defnettikleri biliniyor. Sabataycıların mezar şekli ve taşların işlemesi tamamen farklı. Genellikle seramik üzerine çıkartma resim bu mezar taşlaıinda yer alir. Yazilarin üslubu da farklilik arzediyor. Dikkat çeken nokta ise Ey zair diye baslamasi. Sekil olarak da dönem dönem farklilik arzetse de kendilerine özgü çiçek islemeler ve müslüman mezarlarindan farkli geomektrik sekil vermeler dikkat çekmektedir.
Ibadethanelerinin ayri, mezarliklarinin ayri olmasinin yanisira bu cemaat mensubu ailelerin zengin ve farkli bir mutfak kültürleri sözkonusu. Esin Eden, Yunanistan’da Ingilizce olark yayinlanan Bir ailenin yemek kitabi isimli eserinde, kendilerine özgü yemeklerden bahsediyor ve ailesi Türkiye’ye geldikten sonra da biraraya gelerek adet ve geleneklerini yasatmaya çalistiklarini belrtiyor. (a.g.e. S.42) Ilgaz Zorlu da bu yemeklerin salt Akdeniz veya Yahudi mutfagindan oldukça farkliliklar arzettigini belirtiyor.

Sabataycılıkta cinsi sapıklıklar
Sabataycıların sıkça gündeme getirilen bir bayrami var: Kuzu Bayrami. Mesih Sevi’nin dogum günü olduguna inanilan, Mart’in 21. gününü 22’ye baglayan gecesi mum söndü olarak nitelenen kutlama, bir yönüyle toplu seks olarak degerlendirilmektedir. Bu Kuzu Bayrami’nin artik kutlanmadigina dair iddialar varsa da Alaettin Gövsa kendi sahid oldugu bir örnegi Sabatay Sevi isimli kitabinin 97. sayfasinda anlatmaktadir. Ilgaz Zorlu ise bu konunun üzerine, çok fazla ele alindigini belirttigi kitabinda, toplu seks ve mum söndü olayinin Tanah’taki birtakim dualardan kaynaklandigini da vurgulamaktadir: Ancak surasi bir gerçektir ki Sabataycı dua kitaplarinin özellikle bugün Israil’de bulunan nüshalarinda serbest seksin Tanah’a dayandirilan ayetlerle desteklendiği bilinmektedir. (Zorlu, Evet, Ben Selanikliyim, S.51)

Sabataycılarla ilgili eserlerin, özellikle dua ve Kabbala yorumlarinin Israil’e götürülüp özel bir mekanda gizlendigini belirten Zorlu, bu kaynaklarin arastirmacilarin incelenmesine açik olmadigini da vurgulamaktadir. Türkiye’de yasayan bir cemaate ait dini kaynaklarin Israil tarafindan kaçirilmasi konuyla ilgili esrar perdesini daha da dikkat çekici kilmaktadir. Israil devletinin bunlari gizlemekte ne gibi çikarlari oldugunun arastirilmasi gerekmektedir. Toplu seks ve hatta ensest iliskiler dini kaynaklarda mesrulastirici yorumlarla ele alinmaktadir: ... bazi Sabataycı din adamlarinin Lut örneğinden hareketle ensest ilişkiyi meşru kabul eden kararlar verdiklerini bilmekteyiz... (Zorlu, a.g.e.S.62)

Günümüzde de mum söndü ritüelinin uygulandigina dair bir cemaat üyesi tarafindan açiklama yapildigini da Zorlu belirtiyor. Zorlu, bütün cemaatlerde ayni uygulamanin var olup olmadiginin belgelenemedigini ve bu konunun istismar edildiginden de yakinmaktadir. Dini yorumlar tarafindan mesru gösterilen bir uygulamanin o dini benimseyen kisilerce sürdürülmesi kadar dogal bir sonuç olamaz. Ne derece yaygin oldugunun da elbette arastirilmasi gerekiyor.

Konu elhamd tarafından (30.06.2008 Saat 13:41 ) değiştirilmiştir..
elhamd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ataturk ve sabataycilik elhamd Cumhuriyet Tarihi 24 22.07.2008 00:16
Dengelİ Beslenme Kurallari Gonul Sultani Sağlıklı yaşam ve Spor 0 17.04.2004 13:43
GÖrgÜ Kurallari !!!.. TALHA-61 Muhabbet Olsun 6 03.07.2003 02:25


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:48 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50