| BASINA VE KAMUOYUNA
Emperyalizmin emriyle yapılan ve halkın üzerinden bir silindir gibi geçen 80 cuntası, halkı baskı altında sindirmek amacıyla yapılmıştı.
Tabi bu noktada halkın en dinamik, aydın kesimi olan öğrenci gençlik baş yer tutuyordu. Gençlik sindirilmeli; sorgulamayan, araştırmayan, üretmeyen, bireyci, yoz, tek tip bir gençlik yaratılmalıydı. Bu amaçla 80 cuntasının ardından 6 Kasım 1981'de kurulan YÖK 24 yıldır gençliğin üzerinde Demokles'in kılıcı gibi durmaktadır. YÖK ile üniversiteleri, bilim üreten yerler olmaktan çıkartıp, tekellerin kalifiye eleman ihtiyacını gideren ve sadece onların çıkarlarına hizmet eden yerler haline getirdiler. Sitemli uygulanan yozlaştırma politikası ile halk kültüründen, ahlakından uzaklaşmış, içki tekellerinin sponsorluğunda yapılan üniversite şenliklerinde eğlenen, amfilerde esrar partileri düzenleyen, kendine ve halkına yabancılaşmış bireyci bir gençlik tipi yarattılar.
YÖK ile üniversitelerde sindirilmek istenen öğrenci gençlik "Halk İçin Bilim Halk İçin Eğitim” ve Bağımsız Türkiye için örgütlenmesini, mücadelesini hiçbir zaman bırakmayarak Cunta sonrası çabucak örgütlenmelerini yarattı. Okullardaki anti-bilimsel, gerici, ezberci, bireyci eğitim sisteminin uygulayıcısı YÖK'e karşı mücadelesini gelenekselleştirerek sürdürdü. Sistem, potansiyel suçlu olarak gördüğü gençliğin bu mücadelesinin karşısına, YÖK'ün soruşturma terörüyle, faşist saldırılarla, gözaltı ve tutuklamalarla çıktı. Bugün de üzerimizdeki baskılar, her yıl zamlanan har(a)çlarla, polis-idare işbirliğinde açılan soruşturmalarla, kollanan sivil faşistlerin saldırılarıyla ve gözaltı-tutuklama furyasıyla artarak sürmektedir. Son süreçte okullara yerleştirilen x-ray cihazlarıyla, kameralarla, estirilen soruşturma terörüyle, arttırılan güvenlik uygulamalarıyla gerçek anlamıyla F tipi üniversite yaratmak isteniyor.Emperyalizmin halkları birbirine yabancılaştırma, insanları birbirinden uzaklaştırma, yalnızlaştırma, teslim alma politikası olan tecrit politikası okullarımızda YÖK eliyle uygulanmaktadır.
Öğrenci Gençlik üzerindeki baskıların aracı YÖK'ün, 6 yıldır F tiplerinde uygulanan Tecrit politikasının, ülkemizdeki açlığın, yoksulluğun ve zulüm politikalarının kaynağı emperyalizmdir. Ve bu sorunların çözümü de Bağımsız Bir Türkiye'den geçmektedir. Uygulanan bütün politikalar bu gerçeğin üzerini örtmek, çözümü engellemek içindir. Örneğin Gençlik Federasyonu'nun Bağımsız Türkiye şiarıyla 17 Ocak'ta yapmak istediği eyleme terör demagojisiyle vahşice saldırılıp 198 arkadaşımız gözaltına alınmış, 6 arkadaşımız tutuklanarak F tipine atılmıştı. YÖK Bağımsız Türkiye diyen gençliğe hiç gecikmeksizin açtığı soruşturmalarla cezalar yağdırdı. 2 arkadaşımız bu yüzden 10 aydır Sincan F Tİpi'nde tecritte tutulmaktadır.
Emperyalist politikalar, üniversitelerimizde YÖK aracılığıyla uygulanmaktadır. YÖK Okullarımızda yaşadığımız tüm sorunların ortasında durmaktadır. YÖK'e karşı mücadele etmek aynı zamanda emperyalizme karşı mücadele etmektir. YÖK'e karşı mücadele, tüm gençliğin görevi ve sorumluluğudur! Okullarımızda türkü söylemenin, halay çekmenin dahi suç sayıldığı, giderek daha fazla ticarethane-müşteri ilişkisinin yaratıldığı, faşist saldırılar ve soruşturmalarla öğrenci gençlik üzerinde baskı kurulmak istendiği, tecrit politikasıyla tüm halkın teslim alınmak istendiği bu sürecin karşısına ancak örgütlenerek çıkabiliriz...
Bizler bu ülkenin devrimci-demokrat gençleri olarak üzerimizde uygulanan her türlü baskı-sindirme-teslim alma politikasına rağmen okullarımızda ve ülkemizde yaşanan sorunlara duyarsız kalmadık- kalmayacağız. Her koşulda Bağımsız Türkiye ve Halk İçin Bilim Halk İçin Eğitim istemeye ve bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bağımsızlık istedikleri için 10 aydır tutuklu olan arkadaşlarımızı sahiplenmek, vatansever gençlik yargılanamaz demek için, 27 Ekim saat: 9.00'da, tutuklu arkadaşlarımızın mahkemesinin yapılacağı Ankara Adliyesi önünde olacağız. 7 Kasım'da YÖK'e Hayır demek ve Halk İçin Bilim Halk İçin Eğitim şiarını yükseltmek için Kızılay da olacağız. Başta öğrenci gençlik olmak üzere tüm halkımızı vatansever gençliği sahiplenmeye ve YÖK'e hayır demeye çağırıyoruz.
BAĞIMSIZLIK İSTEYEN GENÇLİK YARGILANAMAZ!
YÖK'E HAYIR!
POLİS-İDARE İŞBİRLİĞİNE,FAŞİST SALDIRILARA TECRİE SON!
ÖĞRENCİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
GENÇLİK FEDERASYONU/ANKARA GENÇLİK DERNEĞİ
__________________ Milliyetçiler en çok millete zarar verir. Çünkü karşı milliyetçiliği tetikler. |