Allah Teâlâ muhavvilu'l-ahvâldir. Yani hâlleri değiştiren ve dönüştüren, birini alıp ötekini veren Hakk Teâlâ'dır. Onun için, "Ey hâlleri dileğince değiştiren Mevlamız! Benim hâlimi en iyi hâle dönüştür." diye dua ederiz.
Mü'minin kalbi Allah'ın iki parmağı arasındadır, onu dilediği gibi evirip çevirir ve yönlendirir.
Allah Resûlü şöyle dua ederdi: "Ey kalpleri yönlendiren Allahım! Kalbimi tâatına yönlendir." (Müslim, Kader,17) "Kalpleri bir noktada tesbit eden Allahım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl." (İbn Mace, Mukaddime,13) Bazen insan ruhunda fırtınalar kopar, kalbinde çeşitli rüzgarlar eser. Bu fırtınaların onun hâlini kötü yönde değiştirmemesi için kalplerin sahibine ve gönülleri yönlendirene dua ve niyazda bulunur. Kimse hâlini iyi ve yeterli bulup buna güvenmemelidir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) cennete ilk giren zümreyi niteler ve buyurur ki: "Kulûbühüm kalbün vahidun", (Gönülleri birdir, tek bir yürektir). (Buhari, Bed'ül-Hak, 8; Müslim, Cennet,17) Biri ne hâlde ise diğeri de o hâldedir. Biri ne hissediyorsa öbürleri de onu hissederler. Hem-hâl ve hem-dem olmak, sevinci ve hazzı aynı derecede paylaşmak demektir. Burada bir heptir, hep birdir. "Yeter ki gönüller bir olsun."
İnsan hem en iyi, en saf ve en güzel hâlleri; hem de en kötü, en pis ve en çirkin hâlleri yaşama yeteneğine sahip bir varlıktır. İyi hâllerin kaynağı kalb, kötü hâllerin kaynağı nefstir. Bir insan kendi üzerinde dikkatli durur ve düşünürse kendisini bazan cimri, bazan cömert bazan itaatkar, bazan asî, bazan âlim, bazan cahil, bazan âdil, bazan zalim…ilh. olarak bulur.
Tıpkı bazan sevinçli bazan hüzünlü olarak bulduğu gibi. İnsanda o hâl de var, bu bu hâl de. Yunus Emre şöyle der:
Hak bir gönül verdi bana hâ demeden hayran olur
Bir dem gelir şâdî olur, bir dem gelir giryan olur
Bir dem sanasın kış gibi şol zemheri olmuş gibi
Bir dem beşaretten doğar hoş bagıle bustan olur
Bir dem gelir söylemez, bir sözü şerh eylemez
Bir dem dilinden dûrr döker derdlilere derman olur
Bir dem çıkar arş üzere bir dem iner tahte's sera
Bir dem sanasın katredir bir dem taşar umman olur
Bir dem cehâlette kalır hiç nesneyi bilmez olur
Bir dem dalar hikmetlere Calinusu Lokman olur
Bir dem dir olur ya peri, virâneler olur yeri
Bir dem uçar Belkıs ile sultân-ı ins u can olur
Bir dem varur mescitlere yüz sürer onda yerlere
Bir dem varur deyre girer İncil okur, ruhban olur
Bir dem gelir İsî gibi ölmüşleri diri kılar
Bir dem gelir kibr evine Firavnıla Hamân olur
Bir dem döner Cebraile, rahmet saçar her mahfile
Bir dem gelir gümrah olur miskin Yunus hayran olur.
((calinus: yünan filozof, $adi:gülen, giryan:gözyasi döken,))