|
NAMI DIGER 2.85
Üyelik tarihi: 21.08.2003
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
bir demet nasihat
Helak ettiğimiz bir beldeye (ahalisine), artık (güzel amel ve makbul
taatlerde bulunmak haramdır. Çünkü onlar, tekrar (hayata ve tevbeye)
dönmezler. (Enbiya-95)
-Safvan Bin Süleym (r.a.)anlatıyor: Ya Resulullah, dedik, Mü'min korkak
olur
mu? Evet buyurdular. Ya cimri olur mu? dedik yine Evet buyurdular. Biz
yine
Peki Yalancı olur mu? diye sorduk. Bu sefer, HAYIR buyurdular. (İmam
Malik,
Muvatta, Kelam 19)
-Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.)'den: (kendisine hitaben) Resulullah
(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Ey Abdullah, sen falanca gibi olmayasın!
O,
gece kalkarda (namaza) durmayı terk eder."
-Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkatte
mü'minlerin benzeri, bir bedenin benzeridir. Ondan bir uzuv rahatsız
olsa,
diğer uzuvlar uykusuzluk ve hararette ona ortak olurlar. (H.Ş. Müslim,
Birr
66no:2586)
-Yakın gelecekte (kişiyi, hakkı-hakikati söyleyememekte) sağır, dilsiz,
kör
(gibi bir hale sokan) fitneler olacaktır. Ona dil uzatmak, kılıç (ile
içine)
düşmek gibi (tehlikeli)'dir. (H.Ş.-Ebu Davud, 4/102)
Yeryüzünde alimler yıldızlar gibidir. Kara ve denizin karanlıklardan
onlarla
yol bulunur (maddi ve manevi sıkıntılar onların rehberliği ile
atlatılıp
selamete kavuşulur.) Yıldızlar sönerse (alimler ilim ve irfandan
uzaklaşırsa), hidayette olanların sapıtması çok sürmez. (H.Ş.
Terğib,1/100)
Hz. Sevban radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:
"Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler
gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır."
Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı?" diye sordu.
"Hayır, buyurdular. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin
getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda
olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu
çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!"
"Zaaf da nedir ey Allah'ın Resûlü?" denildi. "Dünya sevgisi ve ölüm
korkusu!" buyurdular." Ebu Davud, Melahim 5, 4297
|
|
|