Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun.
Afiyette ve belada, darlıkta ve genislikte.
Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline
Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir
Allahummerzuknel hifzal murselin ilhamel enbiyayi ve fehmel evliyayi bikeremike ya ekramel ekramin.ve birahmetike ya erhamer rahimin.
Allahumme bi hubbi zatike tahassanna ya
Allah.Lailahe illallah seyyidina muhammedurrasulullah. Hakkan ve sıdkan
****************************
///////////// ///////////////
****************************
HER TÜRLÜ SANS OYUNLARINDAN UZAK DURMALIYIZ
*Bir milleti ayakta tutan, onun manevi-milli, ahlaki-ictimai ve kültürel degerleridir. Her sey parayla degisilmez. Bunlar, parayla satılamayacak ve maddeyle satın alınamayacak manevi kıymet hükümleridir. Bunları tahrip edersek, farkında olmadan bindigimiz dalı kesmis oluruz. Zira imanen ve ahlaken cürümüs ve cökmüs bir millet, tarihte varlıgını sürdüremez. Bu tarihi ve ictimai bir gercektir. Kısaca *İlahi kanun* veya *sünnetullah-adetullah* da diyebiliriz. O bakımdan, cemiyeti ahlaken cürütüp cökerten kumar ve her türlü sans oyunlarından uzak tutmaya gayret etmeliyiz. Zira biz, Müslüman bir milletiz; baska milletler gibi olamayız. Müslümanların deger ölcüleri, cemiyet hayatı ve ferdi yasayısı Müslüman olmayan topluluklardan farklıdır. Hayat tarzımızın, İslami esaslara uyması gerekir.
*Müslüman bir cemiyette ahlaksızlık, fuhsiyat, hayasızlık ve yabancılara benzeme yarısı böylesine pervasızca azarsa, bu durum gayretullaha dokunur ve orası gadab-ı ilahiye maruz kalabilir. Örnek mi? Cok eskilere Ad, Semud ve Lut kavimlerine gitmeye gerek yok. Daha 20-30 sene öncesine kadar, dünyanın mamuresi, Ortadogunın eglence merkezi diye öve-öve bitirilemeyen Lübnanın/Beyrutun halinden ibret alalım. Oradaki ic ve dıs catısmaları düsünelim… Yirmi küsur senedir Lübnanda millet, carpısan arabalar gibi birbirleriyle vurustular; halen de tam olarak durulmus degil. O mamure, bir harabeye döndü. Bu da yetmezse, kendi icimize bir dönüp bakalım… Sonra da durup düsünelim: Bütün bunlar neyin nesi! diye…
*Evet, alemlere rahmet olarak gönderilen iki cihan günesi Resulüllah (s.a.v.) Efendimizin duası bereketi ile bu ümmetten topyekün helak kaldırılmıstır. Ancak, orta siddette mevzii-mahalli bela ve musibetler; ihtilaf, iftirak, hatta dısarıdan düsman istilası gibi cezalar kaldırılmamıstır. Bunlar basa gelebilir. Nitekim hadis-i serifte, *Birbirinizin besini (acısını) tadacaksınız* (Tirmizi, Fiten 14) buyruluyor.