| AnDeLiB
Üyelik tarihi: 19.02.2003 Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Adim Adim evlilik (4. ADIM ) 4. ADIM
Es secmenin kurallari
Cok sevdigim bir ögrencim ariyordu.
Gecen yil mezun etmistim, yeni ögretmen olmustu.
COk kisa bir süre önce de vlenmisti.
Dügünlerine beni de cagirmislardi.
Fakat o dügünde, bir seylerin yalnis gittigi belliydi...
Ahizeyi elime aldim. Ögrencimin hickirik dolu sesiyle irkildim.
" Hocam biz bosaniyoruz," dedi
Cok sasirdim.
-nasil olur, dedim. " daha evleneli bir yil bile olmadi" !
- Maalesef esimi yanlis tanimisim, dedi
Meger ki biz birbirimize göre degilmisiz."
Devreye girdim. Beyini aradim. Ne yazik ki, yapacak bir sey kalmamisti.... Birbirlerini yeterince tanimadan, ani ya[ilan bir evlilik, yine ani olarak hüsranla bitiyordu.
Buna benzer bir olay da, bir baska ögrencim yasamisti.
Daha henüz okuldayken bana geldi: " Hocam ben falan kizla evlenmek istiyorum,
ne dersiniz? " dedi.
Ben de; iyi düsünüp düsünmedigini, iyi bir arastirma yapip, yapmadigini sordum.
O da " Bana göre her sey tamam " dedi.
" Boyu posu, iliskileri, konusmasi gayet iyi"
- " Bunlar yetmez'' diye itiraz ettim.
Ama baktim ki, vazgecmeyecek kadar kararini vermisti.
Evlendiler....
Ne yazik ki, kötú haber erken geldi. Bu evliligin de ömrü cok kisa olmustu.
Daha sonra ögrencime bu ayriligin nedenini sormustum. Verdigi evap ise, es secme konusuyla ilgili her seyi özetliyordu :
" Hocam, cok hata ettim, dedi '' ikazlarinizi dinlemedim. Evliligi tozpembe bir hayal zannettim.
Esimi secerken de olaya tek yönlü baktim. uzun boylu, alimli ve güzel olusunu evlilik icin yeterli buldum. Meger ki, güzellikten önce daha önemli seyler varmis...
" Bir kere kültürlerimiz cok farkliydi. Yetistigimiz cevrenin hayata bakis acilari o kadar birbirinden uzakti ki, ortak noktalarimiz hic yoktu.
" Ailelerimizin anlayisi birbirlerine yabanciydi. Ben anneme babama bagli bir insanim. Esim ise bütün bütün reddediyordu.
" Benim tasarruf anlayisimla, onun bu konudaki bakisi da tamamen farkliydi.
" ben evimde ibadetlerin, dini motiflerin ve moral degerlerin yasanmasini istiyordum. Esim ise bunlar icin henüz erken oldugunu, ancak emeklilikten sonra düsünebilecegini söylüyordu.
" Daha da önemlisi, benimle evlendikten sonra bile, eski arkadaslariyla, eski arkadasliklarini sürdürmeye kalkti. Iste buna asla dayanamazdim. Sonunda evliligimiz bitti."
Anlatilanlar cok önemli noktalardi. Es secmenin, hayatin en zor, en önemli ve en dikkatli bir gorevi oldugu ortadaydi.
Es secerken aldanilan bazi noktalar vardir.
Birbirlerini yeni taniyan gencler, gözlerini eksik ve aksayan yönlere degil, hayal alemine cevirirler. Bütün gücleriyle kendilerini arkadaslarina begendirmek icin gayret sarf ederler.
Kusur ve hatalarini büyük bir ustalikla saklamayi becerirler. Her vakit bir arada olmadiklari icin, birbirlerini yalnizca güzellikler icinde görürler. Bu durumda iki genc, tamamen hisleriyle hareket ederek romantik dünyanin insani gibi davranirlar. " Mihabbetin gözü kördür" kaidesince, daima iyi yönlerini sergilerler. Bakimli olmaya calisirlar, kilik kiyafetlerine önem verirler.
Bu davranislar aslinda gercek kisikleri degildir. Bu, sun'ï ve yalanci bir dünyadir. Bu sis perdesi, evlenince aralanir, gercek yüzler de ortaya cikar. Iste felaket de o zaman baslar.
Halbuki evlilik cok yönlü anlasma, muhabbet ve dayanismayi gerektirir. Böyle zamanlarda insanin fizyolojisinden önce, psikolojisi dikkate alinmalidir. Cünkü, evlilik hayatinin en önemli dayanagi, dis güzellikten, ic güzelliktir.
Bunun icin evlilik hayatinda mes'ut olmak isteyen kari-kocalarin birbirleriyle anlasmalari ve maddi-manevi bütün islerinde yardimlasmalari gereklidir.
Zaten evlilikte maksat, hayatin agir yüklerini biriyle paylasmak, dertlerine ve sIkIntilarina candan ortak olacak bir hayat arkadasina sahip olmaktir. Gercek bir evliligin mutlulugunu pekistiren ve esleri birbirine sIkIca baglayan bag, iste budur.
Cünkü, insan bir arkadasa, bir ese muhtactir. esler istek ve ihtiyaclarini, karsilikli anlayis, dayanisma ve yardimlasmayla karsilayabilirler. Birbirlerine karsi besledikleri sefkat ve sevgi dolayisiyla da bütün zorluklar ve sIkIntilar kolaylasir, hafifler... ES SECERKEN NELERI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMALIYIZ?
Evli isanlara, "Es secerken nelere dikkat ettiniz" diye bir soru yönelttiginizde, genellikte alacaginiz cevaplar : " Pek de cok seye dikkat etmedim " seklinde olacaktir.
Özellikte son zamanlarda es secilirken gerekli titizligin gösterilmedigi anlasilmaktadir. Cünkü bircok evliler, evliligi bir oldu-bittiye getirmislerdir. Bu konuyla ilgili mazeretlerini söyle siralamaktadirlar:
" O zaman aklim tam ermiyordu. Konuyu detayli düsünemedim. Simdiki aklim olsa, öyle yapmazdim. Yanlis karar verdim, mutsuz oldum. Sonra da anlasamadik. Ne bileyim?! Görünüsüne aldandim. Bir hayale kapildim. Meger ki, evlilik hayale benzemezmis. Ah o gecen yillarimi tekrar verseler, simdi o hatayi asla yapmam".
Yapar mi, yapmaz mi bilinmez ama, evlilik gibi cok ciddi bir isin, cok ciddi kurallari, asamalari olmalidir.
Es secme kurallariyla ilgili olarak, bir arastirmamin sonucunu okuyucularimla paylasmak istiyorum.
En az on bes yillik evli olan ve bu evliliklerini de en az problemle sürdüren 100 aileye, bu mutlulugun sirlari soruldu. Alinan cevaplarin ortak noktalari ise söyle siralandi :
1- Birbirimizi taniyacak kadar zaman biraktik.
Bu konu evlilik öncesinde en önemli boyutu olusturur. Görünce asik olmak, aniden vurulmak, hemen karar vermek genellikle hüsranla biter.
Esler birbirini tanimada acele etmemeli. Cünkü bugün göremediginizi yarin görebilirsiniz. Zaman en iyi yorumcu ve aciklayicidir. Birbirinizin her yönünü bildiginizden ve tam anlamiyla anladiginizdan emin olun. 2- Ailelerimizin rizasini aldik.
Bazi ciftler, "Biz birbirimizi istedikten sonra ailelerimiz önemli degil," diyerek bir yanilgiya düsüyorlar. Tabii ki, öncelik birbirlerini istemeleri ve kabullenmeleridir. Ama, hayatinizin en önemli kararina ailelerinizi de katip, onlarin da maddi ve manevi destegi olursa, o aile yuvasi daha huzurlu kurulur!. Eger anne ve babanizi göz ardi ederseniz, her zaman icinizi bir huzursuzluk kemirmeye devam eer. ayrica huzursuzluk yasadiginizda da yalnis basiniza kalirsiniz. Aile destegini anlamazsiniz. 3- Dis görünüsümüzden ziyade, ic güzelligimize, huyumuza ve karakterlerimize önem verdik.
Evlilikle yapilan en iyi dogrulardan birisi de budur. Görünüse vurulup, bir hayale kapilip, sonra da aciyla biten cok aileler vardir.
Ailede huzur, yüz güzelligiyle degil, ic güzelligiyle olusur. Ic güzellik; davranislara, güzel sözlere ve nezakete yansir. Sefkat, merhamet, saygi ve sevgi olusturur. Bu ise, bir aile icin vazgecilmez temeldir!. 4- Düsüncelerimizin, görüslerimizin ve inancimizin örtüsmesine dikkat ettik.
Bu kuralin da ne kadar önemli oldugu ortadadir. Görüslerin, düsüncelerin ve hele inancin farkli oldugu bir ailede, hicbir konuda ortak nokta bulunamaz. Her sey ayri telde olur. Böyle bir ailede sevginin ve sayginin olusmasi mümkün degildir.
Manevi degerlerin ve inancin ortak yasandigi bir ailede, bir cok problem halledilmis demektir. Cünkü Allahin huzuruna birlikte cikan ciftler kendilerini daha ahat kontrol edeceklerdir. 5- Siyasi ve ekonomik bakisimizin ortak olmasini aradik.
Bir ev icinde, farkli siyasi görüsler, zaman zaman huzursuzluk yarattigi gibi; harcama ile ilgili hususlar da, cok SIk tartisma konusu olacaktir.
Siyaset, bircok insanda ön yargi olusturur.
karsi fikri olgunlukla karsilamaz. Bu aile icinde cereyan ederse, tatsizliga neden olur.
Öte yandan asiri savurganlik veya asiri ölcüdeki sIkI para politikasi, sürtüsmenin önemli nedenlerinden birisidir. Birisi israrin önüne gecmek icin, asiri harcamalari elestirir, bir digeri de asiri sIkmaya karsi cikar.
Bunlari önlemenin yolu, siyasi ve ekonomik acidan görüs birligidir. 6- aldigimiz kültürün birbirimize yakin veya tamamlayici olmasina özen gösterdik.
Ciftlerin yetisme tarzlari, büyüdükleri bölgeler
ve aile gelenekleri sanildigindan da önemlidir.
Ayri yerlerde ayri geleneklerde, ayri yasam kaliplarinda yetismis insanlarin bir araya gelerek bir bütün olusturmalari oldukca zordur. Bu zorlugu asmak, epeyce caba ister.
Yetistigi cevre geregi, rahat ve serbest bir anlayis elde etmis birisinin, kontrollü ve muhafazakar bir yasayistan gelen bir baska kisiyle uyumu bazi güclükler dogurur.
Evlilikte; ayni anlayistan, ayni cevreden ve ayni gelenekten gelenler tercih sebebi olmalidir.
Tabii ki bu, digerlerini reddetmek anlamina degildir!.
7-Bilgi, görgü ve anlayis düzenimizin birbirine yakin olmasini tercih ettik.
Bu da önemli bir noktadir. Ciftler, ögrenim düzeyi, genel kültür durumu ve hayata bakis acilari konusunda birbirine yakin olmalidirlar.
SOn derece yetersiz bir ögrenim, genel kültür düsúk, anlayisi farkli, intikali gec birisiyle yapilan evlilik, oldukca sIkIntilar getirecektir.
Bu konuyla ilgili cok kiymetli bir arkadasimin, espiri dolu bir tespiti hala hafizamdadir :
" Ben üniversite mezunuyum. Hanim ilkokul mezunu.
Televizyonda tartisma programlarini izlerken "Ne anliyorsun bunlardan," deyip kapatmak istiyor.
Cúnkü onun aradigi program acikli bir türk filmidir".
Seviyenin farkli olmasi, evin haz ve lezzetini de kacirir. 8- Mal varligi konusunda birbirimize yakin olmayi istedik.
Ciftlerin mal varliklari, ailede zaman zaman tartisma konusu olur. Zengin bir bay veya bayan, digerine karsi zenginligini bir üstünlük olarak takdim eder. Fakir olan ise, sanki satin alinmis psikolojisine kapailir. 9-Ikimizin de yasca ve psikolojik olarak evlilige hazir oldugumuzu test ettik.
Ciftlerin birisinin yasi cok kücük, digerinin büyük olmasi, ve psikolojik olarak da evliligi hazir olunmamasi cok ciddi problemler getirir.
Yasin yeterli, gelirin mevcut ve psikolojik olarak da hazir olmasina cok dikkat edilmelidir.
__________________ Seni görmeyen gözü neyleyim
Seni bilmeyen akli neyleyim
Seni özlemeyen kalbi neyleyim..
Muhtacim sana.. Asigim sana.
ya Nebiallah, |