Allah Resulü (s.a.v.) "Ey Ukbe! Sana dünya ve ahiret ehlinin en faziletli ahlaklarını haber vereyim mi? Gelmeyene gidersin, vermeyene veririsin, sana zulmedeni affedersin, Dikkat et, kim ömrünün uzamasını rızkının genişlemesini istiyorsa Allah'tan korksun ve yakın akrabalarının hukukunu gözetsin" buyurdular.
Allah-u Teala, Rahman sıfatı ile kafir müşrik ve isyankarlara rızk ve tövbe için mühlet veriyor ki insanlar tövbeye gelsinler. O hakiki tövbe edenleri affedip sevmektedir. Eğer O kusur ve küfür içindeki kullarına merhamet etmeseydi kimse af yolunu bulamazdı.
Peygamberimiz kendine en acımasız hakaretleri yapanlara "Allah'ım! affet" derken Allah'ın hukukunu çiğneyenler için:
"Kızım Fatıma da olsa cezasını veririm, buyurmuşlardır. Sabır ve af, karşıdakinden intikam için imkan varken gösterilmelidir. Korkan ve sinen kişinin affı ve sabrı cömertlik ve mertlik değildir.