İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 12.06.2004, 15:46

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
Herkesin Bir Rabıtası Vardır

İnsana öğrendikleri, gördükleri, yedikleri, içtikleri tesir eder. Kendimiz için örnek aldığımız bir yaşama biçimi varsa bunlara dikkat etmemiz gerekir. Çünkü bu saydıklarımız doğrultusunda bir takım rabıtalarımız oluşur.

Gereksiz bilgiler arzu edilmeyen muhabbetleri içimize düşürebilir. Bize lazım olmayan her şeye bakmak gönlümüzü fuzuli meşguliyetlere salabilir. Her akılımıza geleni yiyip içmek de öyle.

Gönül sevmeğe ve bağlanmağa programlanmıştır. Mesela çok zaman hayalini kurduğumuz bir arabayı aldığımızda gönlümüz tarifsiz meşgul olabilir; biner bakarız, iner bakarız. Evde oturma grubunu yenilesek, heyecanını en az birkaç gün yaşarız. Heves ettiğimiz bir elbise, düşlediğimiz bir bilgisayar hatta berberden çıktıktan sonra çok hoşlandığımız bir saç modelimiz fırıldak gibi olan insan gönlünü istediği yöne çevirebilir. Hırsına kapıldığımız bir makam veya bizim olmasını istediğimiz bir servet bütün ömrümüzü götürebilir.

İnsan gönlünü meşgul eden her şey, o insanın rabıtasıdır. İnsan gönlü için en mükemmel meşguliyet ise Allah’ı düşünebilmek, sevebilmektir. İslam’ın bütün gayesi de insanın Allah’a yakın olmasını sağlamaktır.

Her gün belirli bir vakit ayırıp, Allah’ı tefekkür ederek tesbih etmeye de Rabıta denir. Gönül boş durmaz, mutlaka bir şeylerle rabıta eder. İyisi mi biz Allah ile Rabıtayı tercih edelim.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 13.06.2004, 15:43
Yigido

 
Alperen58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.05.2002
Yaş: 31
Mesajlar: 119
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

imzami atiyorum
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
Özledim Menzili.
Alperen58 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 14.06.2004, 10:38

 
Alperen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.01.2003
Mesajlar: 4.737
Teşekkür etti: 20
30 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Red face CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Üsdat Allah razi olsun..
__________________
YAPAMAZ ERTUĞRUL EVLADI SENSİZ,CAN VERİR CANANI VEREMEZ TÜRKLER
EBEDİ HADİM-ÜL HAREMEYNİNİZ,ÖLSEK DE RAVZANI RUHUMUZ BEKLER
Alperen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 14.06.2004, 18:49

 
Gonul Sultani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.08.2002
Mesajlar: 456
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Allah razi olsun
__________________
Vuslata az kaldi
Hunkari heycan sardi...
Gonul Sultani isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 14.06.2004, 20:23

 
Hasbihal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2003
Yaş: 30
Mesajlar: 100
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Allah [C.C] razi olsun
__________________
Seriatin Sözleri Tarikatsiz bilinmez
Hakikatin Sözleri marifetsiz Bulunmaz
Savm-I Salat-u Zekat Günah Kibrin Mahveder
Darb-I Zikir Olmazsa Gönül Pasi Silinmez
Hasbihal isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 19.10.2004, 22:54

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Luzum gördüğüm üzere güncellemek istedim.

Rabıtadan kasdımız budur.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 20.10.2004, 07:41

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Bu tarihçe, bir meseleyi olumsuz bir yere oturtmak için gereksiz gayret gösterilmiş bir yazıdır.

Ferid AYDIN daha önce ehli tarik olduğunu iddia eden biri. Tasvvufta bulunuşunu hata olarak telakki ediyor ve bu yüzden tasavvufu terk ettiğni söylüyor. Ferid AYDIN madem hata yapabiliyor, yarın da bu gün söyledikleri için "Tasavvufun aleyhinde söylediklerim ciddi bir hata imiş" diyebilir.

Diyeceğim o ki bir kişinin şahsi kanaati ve bulunduğu nokta hiç bir surette delil olamaz, senin için de olmasın.

Nakşiliğin Halidi kolunun Anadoluda yaygın olmasının altında, hiç bir mesnedi olmadan, sadece vehimlerle imalı tenkitler yapan bu zat (Bu hususta hiç bir mesneti olmadığını kendisi de kabul eder) kendi ifadesi ile Vehhabilerin tasavvuf karşıtı görüşlerini haklı bularak şu anki tasavvuf karşıtı duruma gelmiştir.

***

Rabıta mürşidin tavsiyesi ile ölümü ve Allah'ı tefekkürdür. Ve ilk sofilerden beri vardır. Çünkü tefekkür etmeyen sofi olmaz.

Mahir İz, Tasavvuf kitabında İslam Tasavvufunun değişik medeniyetlerden etkilendiği görüşünün yanlış olduğunu bildirir ve sofilerin yaygın olarak çıkışının, diğer mistik akımların bu bölgeye ulaşmasından çok önce olduğunu beliritir.

Yani bir şeyden haberdar olmayan ondan etkilenemz.

***

Ben size acizne şunu tavsiye ederim ki, bu husuta bulunduğunuz konumu yeniden tahlil edin.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "

Konu M. Ali Saral tarafından (20.10.2004 Saat 07:56 ) değiştirilmiştir..
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 20.10.2004, 12:25

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Herkese açık bir bölümde tartıştığımız için lehte veya aleyhte herkes, en az bizim kadar fikrini belli etmek hakkına sahiptir. Bu yüzden başkalarının yazıları için "şak şakcı" gibi yakıştırma şık olmadı.

Ancak haklı olduğun bahis bu mevzuları bu ortamlarda tartışarak bir netice alınamayacağıdır.

***

Rabıta konusunda geçmişinden hatırında kalanlardan yola çıkılsa bile (ki bir çok şeyi yanlış anlamışsın) bu işle iştigal edenleri tekfir etmek sakıncalı ve mesnetsiz bir durumdur. İtirazımız bunadır. Rabıtada aslolan şeyhi hayal etmek değil ölümü ve Allah'ı tefekkür etmektir. Velevki bir kişi kendisine ilim öğreten birini düşünüyor olsa bile bunun şirkle ne alaksı olabilir.

Kendi kanatlerinizden yola çıkarak büyük bir İsalmi kesimi tekfir etme hakkınız olmaz. En azında burada olamaz.

Anlayış göstreceğin ümidiyele.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 20.10.2004, 13:36

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Meşhur bir söz vardır; önemli olan, ne anlattığın değil, karşındakinin ne anladığıdır, diye.

Bu maalesef hep böyle oluyor.

***

"Tasavvuf tamamen dejenere olmuştur." diyorsun, bu söz boş bir sözdür. Bu sözün sahibi, kastı yoksa eğer, en azından Tasavvuftan bi haber demektir.Tasavvufa bu gözle bakan biri ile ne genelden ne özelden ne sabır ve saygı ile bir yol katedilemez.

Sadece kendi iç dünyanızın mahsulü olan düşüncelerle Müslümanları tekfir etmediğiniz müddetçe, yazabilirsiniz.

Ben birbirimize faydalı olmayacağımız kanaatindeyim. Bu yüzden her ikimiz için de söze ve zamana yazık oluyor.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 20.10.2004, 16:18

 
AsRi-SaaDeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.01.2003
Yaş: 58
Mesajlar: 2.707
Teşekkür etti: 1
6 Teşekkür 6 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Buna ne gerek var? Allah'ı direkt hatırlamakta veya Kur'an ile hatırlamakta zorlanıyor musnuz? Kur'anın diğer bir ismi de malum ZİKİR! Yani Allah'ı hatırlatan... Yeterli değil mi? Kur'an ve Sünnet yetmediği yerde ne yeter ki?


Keslinlikle buna bende katiliyorum...
__________________
Kullu ma fi-l kevnu vehmun ev hayal.. ev ukusun fi-l meraya.. ev zilal...
AsRi-SaaDeT isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 20.10.2004, 19:30

 
Üyelik tarihi: 23.06.2004
Mesajlar: 189
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Selamunaleyküm Ebu Huzeyfe Kardeş,

yazdıklarınızın bir çoğuna katılmıyorum ve bazı konularda sizden farklı düşüncelere sahibim; amacım da devam eden tartışmaya katılmak değil zaten. Bazen susmanın daha hayırlı olabileceğine inananlardanım çünkü. Bendeniz sadece, (görebildiğim kadarıyla) gelen bütün itirazlara rağmen uslubünüzde aşırıya gitmediğinizden ve ağır ve incitici ifadeler kullanmadığınızdan dolayı sizi tebrik etmek istiyorum.

Allah'a emanet olunuz!
otnemem isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 20.10.2004, 20:11

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ebu Huzeyfe
Konuyu duygusallığa kaydırmaya gerek yok. Realite acıdır ama alınması gerekendir.

Yazdığım hiç bir yazının delilini Kur'an ve Sünnetten hatta ilaveten Ehl-i Sünnet ulemasından vermeyi ihmal etmedim. Buna rağmen hala "Sadece kendi iç dünyanızın mahsulü olan düşüncelerle Müslümanları tekfir etmediğiniz müddetçe, yazabilirsiniz." diyebiliyorsunuz ya, pes doğrusu!

Anlaşamamız gayet doğaldır ama "saygıyla bir yere varılamayacağı için saygıya gerek yok" ifadesi tam bir hezeyandır! Biraz daha dikkat lütfen... Karşınızdaki sizin kardeşinizidir.

Ayrıca madem yazılarımı bazı kardeş veya arkadaşlar veya nam-ı diğerler benimsemiyorlar, okumasınlar ve dahi cevap yazmasınlar. Yazılarıma reddiye yazılsın veya sabote edilsin diye yazmıyorum. Belki insaflı birisi okur da insaf eder diye yazıyorum.

Daha önce epey ara vermiştim malum. Ramazandan sonra yine yazmayı düşünmüyorum. Bu rahmet ayında hidayet isteyen için Allah'ın ayetlerini ve Kutlu Elçinin s.a.v. Sünnetini yazmaya devam edeceğim.

Taki Ramazan bitene ya da Despot bir admin buradaki ömrümü bitirene kadar...

Selam ve Dua ile...
İstikrar Allah'a mahsustur. Her insanın hayatında iniş çıkşlar olabileceği gibi senin hayatında da olabilir.

Herkes bulunduğu yerden emin. Tesir etmek yalnız Allah'ın izini ile olur. Ben elimden geleni yaptım. Tesir edemedim. Sen de elinden geleni yaptın tesir edemedin.

Bundan sonrası sadece mükaşa etmek için münazara etmek olur.

Bu işler benim dediğim doğrudur demekle olmuyor.

***

Ramazan bitsede bir şey fark etmez.

Bu forumda ehli sünnet ehli tarik tekfir edilemez.

Bu düzeni sağlamak despot adminlik değildir. Ama sen öyle kabul edersen öyle olacak. Gerisi senin bileceğin iş. Bu müsamahayı kendi fikirdaşların arasında bile zor bulursun. Kıymetini bil.

Tekrar Allah'a emanet ol.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 20.10.2004, 22:26

 
Üyelik tarihi: 19.08.2003
Mesajlar: 150
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

RABITAYI KABUL ETMEYENLERE İTHAF OLUNUR
SİZİN GİBİ CAHİLLERMİ İLMEN İLERDE Kİ SİZE UYALIM YOKSA AŞAGIDAKİ ALİMLERMİ?
"Şunu da belirteyim ki ben, rabıtayı inkar edenlerden hiç birinin, kabulünü naklettiklerimizden en ednasının mertebesine bile ulaştığını bilmiyorum."



Hanefî imamlarından Allâme İbn-i Abidîn (Kuddise Sınuhu) da "Reddü'l-Muhtâr Ale'd-Dürri'l-Muhtâr" adlı şerhin*de bunu (rabıtayı) açıklamıştır. Bu zat, tarikatı Mevlanâ Hâlid (Kuddise Sırruhu) dan almıştır.

Âlim-i Âmil Ârif-i Billah İsmail Hakkı Bursevî (Kuddise Sınuhu) bir çok kitaplarında ve "Tuhf e-i Vesmiyye" isimli eserin*de bunu açıklamıştır.

Âlim-i kâmil Ârif-i Billah İbrahim Hakkı Erzurumî (Kud*dise sirruhu) Hazretleri, "Marifetname" sinde rabıtayı açıklamıştır

Yetmişbin evliya'nm serdarı, Müceddid-i elf-i sânî (ikinci binin yenileyicisi) Âlim-i Âmil İmam-ı Rabbanî es-Seyyid Ahmed el-Fârûki's-Serhendî (Kuddise Sınuhu) Hazretleri, "Mektûbat" nın bir çok yerinde rabıtanın önemini beyan etmiştir:

İmam Fahruddîn Razî (Rahimehullah), "el-Metâlibu'1-Âliye" adlı meşhur kitabında;

Âlim-i İmam Kâmil-i Hümam Müfti'1-Enâm Hâti-metü'l-Müfessirîn (önder âlim, ümmetlerin müftüsü, müfessir-lerin sonu, kemal sahibi büyük insan) Ebu's-Senâ Mahmûd el-Âlûsî (Kuddise Sırruhu), "el-Feyzü'1-Varid Alâ Ravz-ı Mersiyeti Mevlânâ Hâlid" isimli kitabında,

Halbuki büyük Muhaddis Şâh Ahmed Veliyyullah ed-Dehlevî (Kuddise Sırruhu), "el-Kavlü'1-Cemîl" isimli risalesinde,

Ledünnî ilimleri vasıtasız bizzat HayyüT-Bâkî (diri ve daimî olan Allah-u Tealâ Hazretlerin) den alan Es-Seyyid Muh-yiddîn İbnü'l-Arabî (Kuddise Sırruhu), "el-Futûhâtü'1-Mekkiyye" isimli eserinin otuzuncu babında

Şafiî imamlarından Huccetü'l-İslâm İmam-ı Gazâlî (Kud-diseSırmhu) Hazretleri, "İhyâü'1-Ulûm" gibi, islam âleminde misli yazılmamış olan kaynak eserinde;

Mevlânâ Halid (Kuddise Sınuhu) nun, "Rabıta Risalesi" nde beyan ettiği üzere;

Yine Şafiî ulemasından Âlim-i Allâme, Ârif-i Billah eş-Şa'rânî (Kuddise Sınuhu), "el-Envâru'1-Kudsiyye" isimli eserinde, zikrin edeplerini sayarken şöyle buyurmuştur: "Dördüncü edep: Zikre başlarken şeyhinin himmetinden medet istemesidir ki, bunu şeyhinin suretini iki gözü arasında canlandırıp, onun ruhaniyetinden himmet (manevî yardım) isteyerek yapar, böylece şeyhi ona manevî yolculuğunda refik (yol arkadaşı) olur.

İmam-ı Evhad Âlim-i Müfred Şeyh Huseyn ibni Ahmed el-Halidî ed-Dûserî (Kuddise Sırruhu), "er-Rahmetü'1-Hâbıta Fî Tah-kîki'r-Râbıta"

Âlim-i Bahir Âmil-i Fahir (üstün âlim ve övünülecek amel sahibi) Hâce Muhammed Bakir el-Huseynî el-Lâhörî (Kud*dise Sırruhu), "Kenzü'l-Hidâyât" isimli eserinde:

Eşrefzâde Abdullah Rumî (Kuddise Sırruhu) Hazretleri de, "Müzekki'n-Nüfûs" isimli eserinde rabıtayı beyan etmiştir.

Hanefî büyüklerinden Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî (Kuddise Sırruhu) Hazretleri Mesnevisinde;

Şafiî imamlarından İmam-ı Sühreverdî (Kuddise Sırruhu) "Avâriful Me'ârif" isimli kitabında

Maliki imamlarından Şeyh Ebu'l-Abbas el-Mürsî (Kuddise Simıhu) nun şu beyanatı da rabıtaya ne kadar güzel bir biçimde işaret etmektedir: "Kaplumbağa, yavrularını bakışlarıyla büyüt*tüğü gibi, şeyh de müritlerini, nazarı (teveccühü ve manevî bakışı) yla yetiştirir.

Ali İbni Hüseyn el-Ahrar (Kuddise Sırmhu), "Raşahât-ü Ayni'l-Hayât" isimli eserinde,

Mâlikî imamlarından İmam-ı Âlim, Allâme İbn-i Atâillahi'l-İskenderî, "Tâcu'1-Arûs fî Tehzîbi'n-Nüfûs" isimli eserinde rabıtayı açıklamıştır.

Âlim-i İmam Kâmil-i Hümam eş-Şeyh Muhammed İbni Süleyman el-Hanefî el-Bağdâdî (Kuddise Suruhu), "el-Hadîka-tü'n-Nediyye ve'1-Behcetü'l-Hâlidiyye" isimli eserinde,

Allâme Fasî (Kuddise Sırmhu), "Delâilü'l-Hayrât" şerhinin birkaç yerinde rabıtaya işaret etmiştir

Hanefî imamlarından Ârif-i Billah Ubeydullah el-Ahrâr es-Semerkandî (Kuddise Sırruhu) Hazretleri,

Son devrin Meşîhat-ı İslâmiyye Vekili, Hanefî Fakîhi Muhammed Zâhid el-Kevserî (Kuddise Sırruhu)

Âlim-i Arif Şeyh Muhammed Emin el-Erbilî (Kuddise Sırruhu) "Tenvîru'l-Kulûb" isimli eserinde,

Arif-i Samedânî Ahmed Ziyauddîn Gümüşhânevî (Kud*dise Smuhu), tasavvufun bütün ıstılah ve kaidelerini özetlediği, "Câmi'u'1-Usûl" isimli eşsiz eserinde:

Kamus sahibi Firuzâbâdî (Kuddise Sırruhu), "Mukaddime-tü'1-Besâir" adlı kitabında

Usûl ve Furû' (itikad ve fıkıh) ilimlerinde imamların muktedası (önderi) olan Allâme Sadru'ş-Şerî'a el-Hanefî (Rahimehullah), "Ta'dîlü'1-Ulûm" isimli eserinde, salik için rabıtanın lüzumunu (hak yolcusu için gerekliliğini) açıklamıştır.

Allâme Câmî (Kuddise Sırrutaj/'Rubâ'ıyyât" şerhinde,

Allâme Nablusî (Kuddise Sırruhu) birçok kitaplarında,

Câmi'u's-Sâğîr sarihi Allâme Abdu'r-Raûf el-Münâvî (Kuddise Sırruhu), "el-Cevheretü'l-Fâhira fî ma'rifeti asli't-Tariki ilâ Mâliki'd-Dünya ve'1-Âhira" isimli kitabında,


İmam-ı Şa'rânî ve Hâdimî gibi, bu kısa risalenin, isimlerini anmaya yetmeyeceği birçok değerli âlim, rabıtanın gerekliliğini ifade etmişlerdir.

Münâvî (Kuddise Sırruhu) nun beyanına göre, İmam-ı Gazâlî (Kuddise Sırruhu) şöyle buyurmuştur: "Ahiret ilmi iki kısımdır. Biri ilm-i mükâşefe, diğeri ise ilm-i muameledir. Mükâşefe ilmi, batın ilmidir ki, bütün ilimlerin gayesi odur." Ariflerden bazısı şöyle demişlerdir: "Bu ilimden nasibi olmayanın sonunun kötü olmasından korkulur. Nasibin en azı da bu ilim ehlini tasdik edip onlara teslim olmaktır." Bazısı da şöyle buyurmuştur. "Kendisinde iki haslet, bidat veya kibir bulunan kişiye bu ilimden bir nasip açılmaz. Dünyayı seven veya nefsin kötü arzusuna ısrarlı olan kimse diğer bütün ilimleri tahsil etmiş olsa da bu ilimden hiç bir şeye nail olamaz.

Artık bu büyük âlimlerin şeriat hükümleriyle oynadıklarını hiç bir akıllı düşünebilir mi? Ben onları bu düşünceden tenzih ederim. Şunu da belirteyim ki ben, rabıtayı inkar edenlerden hiç birinin, kabulünü naklettiklerimizden en ednasının mertebesine bile ulaştığını bilmiyorum."

Ârif-i Samedânî Heykel-i Nurânî (İlâhî bir irfana ve nûrânî bir cisme sahip) Şeyh Muhammed Es'ad Sahibzade en-Nakşibendî el-Halidî el-Osmânî (Kuddise Sırruhu), "Nûru'1-Hida-yet-i ve'L-Irfân" isimli eserinde, rabıtayı inkar eden kişiye şu nasihatlarda bulunmuştur:

Ey inkarcı! Bak gör ki sen rabıta gibi kıymetli bir sünnetten mahrum olduğun gibi insanlara da bu yoldan uzaklaşmaları için nasıl batıl bir tavsiyede bulundun. Halbuki ilim bir ema*nettir, sen ise buna hıyanet ettin. "Ey inananlar! Allah'a, Resulüne ve bile bile emanetleri*nize hainlik etmeyin." (Enfâi suresi-n den) Tabi ki rabıta gibi meseleleri anlamak, Kur'an'ı iyice düşün*meye bağlıdır. İnkarcılar ise ya düşüncesiz veya mühürlüdürler. "Onlar, Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin Üzerinde kilitleri mi var?" (Muhammed Suresi:24) Ey Münkir! Sen Resulullah (SaMiahu Aleyhi ve Selim) in, senin bu yaptığından razı olacağını mı sanıyorsun. Halbuki sen bu kadar sahabenin Resulullah'a olan rabıtasını inkar ediyorsun.

Ey inkarcı kişi! Sen ise kalkmış: "Geçmiş ulema ve meşa-yıhın sözleriyle istidlal (delîl getirmek) abestir, faydasızdır." diyerek, hem Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) i, hem de Sevâd'ı A'zam (en büyük ulema cemaatın) ı inkar ediyorsun.

Artık bu büyüklere muhalefet, Ümmet-i Muhammediyye-den Sevâd-ı A'zam (en büyük cemaat) a karşı çıkmak anlamına gelir ki Allah-u Tealâ böyle bir felâkete düşmekten cümlemizi muhafaza buyursun. Âmîn!.. (Hasan Hilmi el-Kahhî, es-Sifru'l-Esnâ fi'r-Râbıtatil-Hüsnâ, Sh,47-49, Muhammed ibni Süleyman el-Bağdâdî, el-Hadîkatü'n-Nediyye fi't-Tarîkati'n-Nakşibendiyyeve'l-Behcetü'l-Halidiyye,ShJ2-35)
SADER isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 20.10.2004, 22:38

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Sader konunun tamamını okusan her şeye sil baştan demezdin.

Meseleye Huzeyfenin Babasının şu sözleri ile nokta koymak en hayırlısı:

Alıntı:
Beni için de... Çünkü maksadını aşmıştır. Artık aklımızı başımıza alarak dinlemek yerine cevap vermeyi tercih ediyoruz.

Selam olsun amasız inananlara!
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 21.10.2004, 06:04

 
Üyelik tarihi: 19.08.2003
Mesajlar: 150
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Eyvallah abi.

Zaten o yazıyı yazarken yanımda bulunan arkadaşa dün gece gösterilmiş ki;,

Rabıtayı inkar edenlerin delil ve isnatları çürük ve batıldır, durumları vahimdir.
Rabıtayı savunanlar ELHAMDULİLAH doğru yoldadır ve delil bakımından galibane durumda olarak gösterilmiş, tabi hepsini aktaramasamda kardeşimizin mana aleminde gördüğünün kısaca özeti bu.
SADER isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 21.10.2004, 13:01

 
AsRi-SaaDeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.01.2003
Yaş: 58
Mesajlar: 2.707
Teşekkür etti: 1
6 Teşekkür 6 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

Abiler, yapmayin ya...
__________________
Kullu ma fi-l kevnu vehmun ev hayal.. ev ukusun fi-l meraya.. ev zilal...
AsRi-SaaDeT isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 21.10.2004, 16:59

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

işine gelmedimi huzeyfe ....:)))
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 22.10.2004, 19:36

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Herkesin Bir Rabıtası Vardır

ya hu sen ve senin gibiler rabita yapmadilarda ne oldu :)))


ingilizin pionlari siniz mezbelede oldugunu gör artik mantik filan bize gelemz biz vahi nakil ile amel ederiz işitik itaat ettik deriz elhamdülillah...
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 14.08.2007, 09:28

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.767
Teşekkür etti: 72
128 Teşekkür 79 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız M. Ali Saral
Mesajı göster
Meşhur bir söz vardır; önemli olan, ne anlattığın değil, karşındakinin ne anladığıdır, diye.

Bu maalesef hep böyle oluyor.

***

"Tasavvuf tamamen dejenere olmuştur." diyorsun, bu söz boş bir sözdür. Bu sözün sahibi, kastı yoksa eğer, en azından Tasavvuftan bi haber demektir.Tasavvufa bu gözle bakan biri ile ne genelden ne özelden ne sabır ve saygı ile bir yol katedilemez.

Sadece kendi iç dünyanızın mahsulü olan düşüncelerle Müslümanları tekfir etmediğiniz müddetçe, yazabilirsiniz.

Ben birbirimize faydalı olmayacağımız kanaatindeyim. Bu yüzden her ikimiz için de söze ve zamana yazık oluyor.

...
__________________
Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak
üzere burada bulunuyoruz..MFetullahG
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Herkesin bir fotoğraf makinesi yok mu? M. Ali Saral Resim ve Karikatür 1580 06.10.2008 09:55
Herkesin Yaşi Kaç yasemin-chh65 Anketleriniz 6 02.06.2008 13:42
Herkesin karnı doyacak ilhami Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 14.02.2008 10:25
HERKESIN DIKKATINEEEEEEE!!!!! dedim yaa!!! :( HASGIZ Davet ve Duyurular 20 10.10.2006 07:07


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:39 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50