İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 03.10.2004, 17:12

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi, sünnet mi? Şeyhe bağlanmamak kişiye ne kaybettirir? Gerçek mürşid nasıl aranır ve tanınır, özellikleri nelerdir?


Cevap:
Mürşid rehber, kılavuz ve yol gösteren demektir. Mürşid-i kâmil sırât-ı müstakîmi gösteren, dalâletten hidâyete sevkeden kişidir. Tarikatta seyr u sülûkünü tamamlayıp irşâda ehliyetli olan kişiler için kullanılır bir tabirdir. Tasavvufta şeyh ile aynı anlamdadır. Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü kişilerin durumuna göre değişir. Meselâ, evlenmek nasıl bazıları için farz, bazıları için müstehab, bazıları için mubah ise, bir mürşide bağlanmanın hükmü de öyledir. Kimileri için farz, kimileri için sünnet, kimileri için mubahdır. Bir mürşide bağlanmadan nefsinin şerrinden kurtulamayacak ve harama düşecek kimseler için farz, manevi derecesinin yükselmesine yardımcı olacak kimseler için müstehab, ama intisâb kendilerine birşey kazandırmayacak olanlar için mubahtır. İnsanın hakyol arayışında gayret içinde olmak gerekir. Nitekim: “Bizim uğrumuzda uğraşanları elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz.” (el-Ankebût, 29/69) buyrulmuştur. Bir cehd ve gayret olmadan manevi mücâhede, manevi mücâhede olmadan manevî terakki gerçekleşmez. Şeyhe bağlanmadan tasavvufi bir hayatın gerçekleşmesi mümkün olmaz. Mümkün olsa bile insanın ayakları kaymaktan sâlim olmaz. Bu bakımdan herkes için tarikata girmek zarûreti yoktur belki ama, zühdi bir hayat, manevi bir eğitim görmek isteyenlerin mutlaka bir mürşide bağlanmaları gerekir. Bunu biz şöyle bir misalle açıklayabiliriz. İstanbul Boğazı’ndan yabancı bandıralı gemiler geçiyor. Bu yabancı bandıralı gemilerin Boğaz’dan geçerken kılavuz kaptan almaları zorunluluğu var. Kılavuz kaptan almaz ve kaza yapacak olurlarsa cezası ona göre daha ağır. Şimdi bu gemilerin kaptanlarının elinde Boğaz’ın haritası, pusula ve diğer yardımcı âletleri olduğu halde niye kılavuz kaptan zorunluluğu var? Çünkü kılavuz kaptan, defalarca geçmiş bulunduğu için Boğaz’ı elinde harita, pusula ve diğer yardımcı âletler bulunan gemi kaptanından çok daha iyi tanımaktadır. Tasavvufi hayata giren kimse de, bu yoldan geçmiş ve sonuç almış olan kimseden, elinde kitaplar, eserler ve bilgiler bulunan kimseye nazaran, daha çok istifâde eder. Çünkü tasavvuf nazari bir ilim değil, tatbiki bir ilimdir. Mürşide bağlanmayan kişi böyle bir yolda önemli bir rehberden mahrum olarak yola çıkmış demektir.

İnsanın manevi yolculuğa çıkmadan önce bir mürşid araması gerekir. Hatta Nakşbendiyye tarikatında Abdulhalık Gucdüvânî tarafından konulan onbir prensipten biri olan “Sefer der-vatan”ın bir anlamı da mürşid aramak için yolculuğa çıkmak demektir. Aranan bir mürşidde bulunması gereken vasıflar şöyle sıralanmıştır: Mürşid olacak kimsenin kitap ve sünnetin emirlerine âgâh olacak kadar bilgili, kemal sıfatlarıyla donanmış, dünya ve makam sevgisinden geçmiş, riyâzat ve mücâhede ile nefsini arıtmış, nâfile ibâdet ve zikirle rûhunu yüceltmiş, Muhammedî ahlâka sahip bir kimse olması ve silsileye sahip bir mürşidden icazetli olması gerekir. Ayrıca yetiştirdiği insanlarda bu manada bir takım tezâhürlerin görünmesi de beklenir. Şeyhin ictihad derecesinde bir fıkhî bilgiye sahip olması gerekmez ama müntesiplerinin meselelerini çözebilecek bir kalb diriliğine sahip olması iktizâ eder. Bir de bütün tasavvuf kitaplarında ittifakla ifade edilen bir husus bu konuda son derece önemli bir ölçü vermektedir: “Şeyh olacak kişi hubb-i dünya ile müttehem olmamalıdır.” Bunun manası şeyh olan kişi, yaptığı işten dünyalık bekleyen bir konumda olmamalı, aksine vâridâtını hizmette kullanabilmelidir. Bu konuda çevresindekilere örnek olabilecek bir konumda bulunmalıdır. Yüzü nûrânî, sözü rabbânî olmalı ve insanın içine inşirah veren yüzü görenlerde uhrevîlik ve rabbânîlik duygusu meydana getirerek Allah’ı ve âhıreti hatırlatmalıdır. Bu özelliklere sahip insanın gönlünün ısındığı kişi, mürşid olarak teslim olabileceği kişidir.
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 03.10.2004, 17:13

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Şeyh ne demektir? Şeyhi kim seçer, babadan oğula veya akrabaya mı geçer? Mürşidin görevlendirilmesinde ölçü nedir? Açıklar mısınız?


Cevap:
Şeyh lügatte sîmâsında yaşlılık alâmetleri beliren, saçı sakalı ağaran elli yaşları civarında kişi, başkan, kabile reisi gibi anlamlara gelir. Tasavvufta ise mürşid ile aynı mânâyadır. Bir tarikatta irşâda izinli tekke ve dergâhda terbiye ile meşgul olan kimselere denir. Şeyhler genellikle kendi müridleri arasından akrânına tefevvuk eden ve manevi gelişmeye yatkın kimselere, daha sağlıklarında icâzet vererek muhtelif yerlerde irşâd hizmetiyle görevlendirirler. Şeyhin hayatıyla bağlı bulunan bu irşâd görevi şeyhin vefatından sonra merkez tekke ve ser-halîfe tarafından yeniden gözden geçirilir, ya ibkâ edilir, ya da başka görevlerde istihdam edilir. Şeyh kendi sağlığında seyr u sülûkünü tamalattırıp irşadla görevlendirdikleri için tayinden önce istişâre ve daha çok istihâre ile karar verip görevlendirirdi. Kendisinden sanra yerine geçmesini istediği kimse için bazan yazılı bazan sözlü işârette bulunurdu. Şeyhin yerine irşad makamına geçmede iki yol izlenirdi. Bunlardan biri yoldan gelme, diğeri ise belden gelme usûlüydü. Yoldan gelme usûlüne göre şeyh, ihvânı arasında bu işe en liyâkatli gördüğü kimseye işârette bulunur, ihvan da o zata tereddüdsüz tabi olurdu. Belden gelme usulünde ise emanet şeyhin evlâdlarına intikal ederdi. Şeyh Efendi evlâdları arasından bazan birine işârette bulunur ve ona tabi olunurdu. Şeyhin açıkça işarette bulunduğu zaman şeyhlik makamına kimin geçeceğinde problem olmazdı. İşâretin açık olmadığı zamanlarda ya ihvan aralarından ensliyakatli gördükleri birine bey’at ederlerdi. Ya da degah şeyhlliği boşalır, o zaman meşihet makamı başka tarikatladrdan ehliyet ve içcâzetini ibraz edenlere bu tekkeyi tahsis ederdi. Şeyhin birden fazla halifesi olduğu ve kimin postnişin olacağı açıkça anlaşılamadığı zamanlarda halifelerden herbiri irşadlarını sürdürürdü.
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 03.10.2004, 17:14

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Mürşid bulamayanlar ne yapmalıdırlar? Her dönemde mürşid bulunur mu?


Cevap:
Mürşid ihtiyâcını hissedenlerin aramaya devam etmesi gerekir. Çünkü her devirde o devrin şartlarına göre bir mürşid bulunur. Belki her devrin mürşidinin özellikleri aynı olmayabilir ama, her devirde mürşid bulunur.
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 03.10.2004, 17:15

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Soru:
Şeyhler kaç kısımdır? Hakîkî şeyh hangisidir?


Cevap:
Genelde yaygın tasnife göre şeyhler üç kısımdır: Ta’lim şeyhi, sohbet şeyhi ve tarikat şeyhi. Ta’lim şeyhi: Tasavvufi konularda bilgi veren muallim konumundaki sûfidir. Sohbet şeyhi: Sohbetine herkesin katılıp sözlerini dinlediği hal ve hareketleriyle örnek olan kişidir. Bunlardan ilki sadece öğretici, ikincisi ise haliyle etkileyicidir. Tarikat şeyhi: Mürid ve müntesiblerini bir annenin yavrusunu terbiye etmesi titizliği ile yetiştirmeye çalışan şeyhtir. Buna terbiye, irşâd ve teslik şeyhi de denir. Böyle bir terbiye şeyhi, mürid ve müntesiblerinin beden ve ruhları üzerinde mutlak söz sahibidir. Mürid ne diliyle, ne de kalbiyle böyle bir şeyhe itiraz etmemeli, aksine gassâl önünde meyyit gibi teslim olmalıdır. Böyle bir şeyh, Allah Rasûlü’nün nâibi, Allah’ın yeryüzünde halîfesidir.

Şeyhler ayrıca, hâl, kâl, yol veya yal şeyhi olmak üzere de üçlü bir tasnife tabi tutulmuştur. Hâl şeyhi gerçek anlamda tarikat ve tasavvufu yaşayıp yaşatan, kâl şeyhi sözde şeyh; yani müteşeyyih, yol veya yal şeyhi ise menfaatçı şeyh; mensuplarını bir takım çıkarlar için çevresinde tutan sahtekâr. Her iki tasnifin ilkinde tarikat şeyhi, ikincisinde de hal şeyhi aranıp bulunması gereken mürşid-i kâmildir.
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 03.10.2004, 17:15

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Şeyhin sahtesi ile gerçeği arasındaki farklar ne*lerdir?


Cevap:
Şeyhin sahtesi ile gerçeğini tanımada en önemli ölçü şeriata riâyet ve İslâmî esaslara bağlılıktaki dikkattir. İcâzet müessesesinin işlediği ve tekkelerin meşihat makamına bağlı olarak hizmet verdiği dönemlerde bu işin resmî ölçüsü icâzetti. İcâzet sâhibi olmakla birlikte şeriata riâyet etmeyen ve mensuplarını haramlara yönlendirme yolunu tutanlar gözetim altına alınır, böyle bir suçu sübût bulanlar şeyhlikten uzaklaştırılırdı. Bugün bir kimsenin şeyhlikteki iddiâsının geçerli olabilmesi için haramlara bulaşma, farzları terk gibi bir zaaf göstermemesi gerekir. Şeyhlik kurumu insanın ruh dünyasına ve gönül âlemine hitab ettiği için etkili ve yararlı olduğu kadar, son derece istismara açık bir kurumdur. Ancak bu işin istismarcıları çabuk farkedilir. Şer’i konulardaki zaaflar, menfaat ilişkileri ile kadınlarla ilişkilerde şer’i kuralları zorlayan mahremsiz teketek görüşmeler ve ihtilât sayılacak birliktelikler bu konuda önemli ipuçlarıdır.
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 03.10.2004, 17:16

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Peygamber Efendimiz: "Her yüz senede bir dîni yenileyecek bir müceddidin geleceğini” (bk. Ebû Dâvud, Melâhım, 1) haber vermiştir. Müceddid bir kaç tane mi, yoksa bir tane mi olur? Kim olduğu kendisi hayatta iken belli olur mu? Eğer belli ise günümüzün müceddidi kim



Cevap:
Genellikle tecdid ile teceddüd kavramları birbirine karıştırılmaktadır. Teceddüd yenilikçilik ve modernizm demektir. Bunların dâvâsı dîni yeniye uydurmaktır. Bugün milleti maddi bakımdan geri kalmış gören ve bu durumu ıslah için İslâm ile mevcud sistemden yeni bir karışım ortaya çıkaran, ümmeti, adından başka İslâmî bir rengi kalmayacak şekilde sistem boyasına boyayan kişilerin yaptğı iş teceddüddür. Bunlara müceddidd değil, müteceddid denilir. Tecdid ise, ne mevcud sistemle anlaşmak için yol ve çare aramak, ne de İslâm ile sistemden meydana gelecek bir karışımdır. Gerçek tecdid, İslâmı ona sonradan bulaştırılmış unsurlardan temizlemek, onu mümkün olduğu kadar saf ve berrak haliyle hayata geçirmektir. Soruda temas edilen hadiste Efendimiz bu manada her yüzyılda bir müceddidin geleceğini haber vermiktedir. Bu müceddid, ulemâdan olabileceği gibi meşâyıh ve devlet ricâlinden de olabilir. Nitekim ilk hicrî asırda Ömer b. Abduülaziz gibi bir devlet adamı müceddid kabul edilmiştir. Ondan sonraki asırlarda tam bir ittifak hasıl olmamakla birlikte mezheb imamları yaşadıkları asırların müceddidi kabul edilmiştir. Müceddidin aynı asırda birkaç tane olmasına mani bir hüküm yoktur. Önemli olan yapılan tecdidin boyutudur. Müceddid, peygamber değildir. Ancak tabiat ve mizacı bakımından peygambere en yakın olan insandır. Müceddid, çoğu zaman kendisinin müceddid olduğunu bilmez ve böyle bir iddia ile ortaya çıkmaz. Gerek çevresindeki çağdaşları, gerekse sonraki asırlarda gelen insanlar hizmetlerine bakıp onun müceddidliğine hükmederler. Sûfîler arasında müceddidliği konusunda tevatür derecesinde ittifak hasıl olanların başında İmam-ı Rabbânî gelir. Kendisi ikinci bin yılın müceddidi sayılmıştır. Çünkü o dönemde Hisndistan’da yeni bir din kurmak iddiasıyla ortaya çıkan Ekber-şah’a karşı İslâm’ın sâfiyetini savunmuş ve bunda muvaffak olmuştur. Her devirde sufilerden böyleleri çıkabileceği gibi böyle iddiâlarla ortaya çıkanlar da bulunabilir. O zaman kişinin yaptıklarına bakmak gerekir. Çünkü: “Görünür şahsın rütbe-i aklı eserinde.”



S. i- “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” sözünden maksad nedir?

C. i- Bâyezid Bistâmî’ye atfedilen bu söz, eski tasavvuf kitaplarımızdan itibaren hemen bütün kaynaklarda yer almaktadır. Buradaki “şeyh” kelimesi mutlak manada mürşid demektir. Bütün uygulamalı ilimlerde o ilmin öğrenilmesi, bir üstad aracılığı ile olur. O konuya dair eserleri okumak, o ilmi öğrenmek için yetmez. Meselâ İslâmî ilimlerden “Kırâat” uygulamalı bir ilim olduğundan fem–i muhsin”den (yetkili ağız) öğrenilir. Tecvid ve kıraat kitapları okunarak kurrâ olunamaz. Marangozluk, kaportacılık gibi çağdaş işler, futbol gibi oyunlar bile mutlaka bir ustadan öğrenilir. Futbol kitabı yazan biri, iyi bir futbolcu olmayabilir. Marangozluğun kitabını yazan da öyle. Hatta Tıp Fakültesini bitiren kimse nasıl bir uzmanın yanında ihtisas görmeden uzman olamaz ve olmaya kalkıştığında insanları canından ederse, aynı şekilde bir üstadın yanında tasavvufi eğitim görmeden kendi kendine sufilik etmeye kalkışan bir kimse mutlaka yanılır ve şeytanın oyuncağı haline gelir. Bu sözde şeyhsizlikten maksad da tasavvuf ilminin şeyhsiz öğrenilip uygulanamayacağıdır. Yoksa herkesin mutlaka bir şeyhe bağlanması anlamına gelmez.
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 03.10.2004, 17:18

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Mürşide bağlı olmayan, Kur'an ve sünnete sımsıkı sarılan mü'minlerin durumu ne olacaktır?


Cevap:
Kur’an ve sünnete sımsıkı sarılan bir mümin, bir mürşide bağlı olsun veya olmasın elbette iyi bir noktadadır. Çünkü amaç Kur’an ve sünnetin istediği bir insan ve sâlih bir mümin olmaktır. Mürşide bağlanmaktan maksad da budur. Yoksa mürşide bağlanmak Kur’an ve sünnetin üstünde birşey değildir. Ancak burada şu hususu gözönünde bulundurmak gerekmektedir: Acaba insan Kur’an ve sünnete bağlı yaşıyorum derken, bunu gerçekten becerebiliyor mu, yoksa kendi kendini mi kandırıyor? Çünkü insan nefsi çoğu zaman böyle tuzaklar kurar, yanlışlarını hoş, eksiklerini tam gösterir. İnsan içinde bulunduğu olayları ve durumları objektif olarak değerlendiremez. Böyle olunca da hep kendinden yana yontar. Ama böyle bir mürşid-i kâmilin yanında bulunan kimse onun tecribelerinden yararlanmak durumundadır. Mürşid ona, nefsinin kendisine kuracağı tuzakları gösterir. Böylece daha çabuk mesafe alır. Mürşide bağlanmak istemeyen kimse önce kendisine bu duyguların nereden geldiğini anlamaya çalışmalıdır. Eğer bunlar intisâb edilecek bir şeyh bulamadığı için ise bunun da şeyhlerin eksikliğinden mi, kendisinden mi olduğuna bakmalıdır. Ama herşeye rağmen benim gönlüm buna ısınmadı diyen ve kitap sünnete bağlı kalmaya azmettiğini söyleyen kişi, kendisini olaylara ve dünya gailesine salıvermemelidir. Çünkü insanın en çok ayağının kaydığı nokta, meşrû olmayan şeylerin zaman içinde tabii hale gelip insanın yüreğini pörsütmesidir. Diri bir kalb, uyanık bir gönül olmadan bugün sünnet çizgisinde İslâmî hayat zor yaşanır.
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 03.10.2004, 17:21
Sabır acı, meyvesi tatlıdır.

 
jandarma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.01.2003
Mesajlar: 8.624
Teşekkür etti: 307
241 Teşekkür 139 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız tarik167
“Şeyh olacak kişi hubb-i dünya ile müttehem olmamalıdır.” Bunun manası şeyh olan kişi, yaptığı işten dünyalık bekleyen bir konumda olmamalı, aksine vâridâtını hizmette kullanabilmelidir. Bu konuda çevresindekilere örnek olabilecek bir konumda bulunmalıdır. Yüzü nûrânî, sözü rabbânî olmalı ve insanın içine inşirah veren yüzü görenlerde uhrevîlik ve rabbânîlik duygusu meydana getirerek Allah’ı ve âhıreti hatırlatmalıdır. Bu özelliklere sahip insanın gönlünün ısındığı kişi, mürşid olarak teslim olabileceği kişidir.

Cok güzel izah etmissin ellerine saglik.

insaallah bütün seyh'ler yukaridaki özelliklere sahip insanlardir.


Selam ve dua ile.
__________________
Herşeyin doğrusunu Allah bilir !!!


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
jandarma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 03.10.2004, 17:23

 
Cihad74 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.02.2003
Mesajlar: 2.123
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Allah Razi Olsun Ellerin Dert GÖrmesin..amin
__________________
Cümle ihvân hallenmişler hâliyle o mahbûbun
Ne büyük Saadettir ihvânı olmak efendi Mahmûdun
Cihad74 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 03.10.2004, 17:48

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

bakiniz kardeşler ..


hepimizden allah arzi olur inşallah diyerek ..
ubeydullah küfür eden varsa kimse tmesin lütfen ... bilmiyordur bu yaşina kadar bunlari ona anlatan olmamiştir ne bileyim kendimden paye biçiyorum bende bilmiyordum rabim nasib etti ögrendik hamdolsun ...

o kardeşimizinde burda olamasinda bir hayir olabilir .. degilmi ?

nediyor rabimiz .. sizin için hayir sandiginizda bazi şeylerde şerr vardir.. şer sandiginiz bazi şeylerde hayir vardir...

ölçü kuran sünnet şeriat dairesi içinde olmak olduguna göre ...


yanliz ubeydullah kardeşimiz sizden bir ricam olacak lütfen okuyunuz .. bakiniz müridin illahi mursiddir demişsiniz ..
cevap yazdik bu konuda hala israr etmenizi anliyamiyorum ....

eger niyetiniz ögrenmekse vazifemiz bildigimizi aktarmaktir...

yok başka niyetle yaziyorsaniz .. lütfen yapmayaniz..
bunun ne size ne bize nede ümmete faydasi olmuyor ...


hepimiz ölcegiz unutmiyalim ... hesab verecegiz ....
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 03.10.2004, 19:11

 
Cihad74 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.02.2003
Mesajlar: 2.123
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Ya bukadarida olamaz ya hanki mürid mürsidine ilah demis veya dedi bukadar göz göre göre yalan olurmu ya bizim Rabbimiz birdir eveldir ahirdir oda ALEMLERIN RABBI ALLAH.

Yaziklar olsun yaziklar bukadar büyük iftirayi ALLAH karsisinda nasil vereceksin.

Sen sünnet ve hadisi tefsir edecek Alimmisinki ?

Ya bukadarida olamz catik paltalka git sen boss teneke bozuntusunla konus
__________________
Cümle ihvân hallenmişler hâliyle o mahbûbun
Ne büyük Saadettir ihvânı olmak efendi Mahmûdun
Cihad74 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 03.10.2004, 19:54

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.569
Teşekkür etti: 17
112 Teşekkür 56 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ubeydullah27
muridin ilahi mursiddir bunu unutmayin ,isterseniz paltalka glein orda konuslaim burda bana ozelden kufur etmeyin allahdan korkun nasil muslumansiniz bizim kaynagimiz kitap ve sunnettir gelin konusalim ama ozelden bana kufur etmeyin davaciyim sizden

Cahil adam, sen mürşidine ilah diyen bir mürid gördün mü? Niçin iftira edip karalama yapıyorsun. Ya böyle sapık yazılarına son ver, ya da bu siteyi terk et.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 03.10.2004, 20:09

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.569
Teşekkür etti: 17
112 Teşekkür 56 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Birader senin davan insanlara Allah'ı sevdirenlere "put" demek mi?

Gereksiz hamaset yapma. Seni düzeltmek gibi bir iddiamız yok. Ne yapman gerektiğni yukarıda açıkça söyledim.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 03.10.2004, 20:55
iskenderpaşa

 
muslim_mücahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2004
Yaş: 18
Mesajlar: 1.190
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız M. Ali Saral
Cahil adam, sen mürşidine ilah diyen bir mürid gördün mü? Niçin iftira edip karalama yapıyorsun. Ya böyle sapık yazılarına son ver, ya da bu siteyi terk et.
Yok saral abi zaten böyle yazılar yazmak için geliyo(lar).
__________________
Gittim ilim meclisine, ilim kıldım talep, ilim taa gerilerde kalmış, illa edep illa edep.
muslim_mücahid isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 06.10.2004, 13:17

 
Hasbihal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2003
Yaş: 29
Mesajlar: 100
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ubeydullah27
muridin ilahi mursiddir bunu unutmayin ,isterseniz paltalka glein orda konuslaim burda bana ozelden kufur etmeyin allahdan korkun nasil muslumansiniz bizim kaynagimiz kitap ve sunnettir gelin konusalim ama ozelden bana kufur etmeyin davaciyim sizden

acirim haline senin

paltalkta ne isin var ? burada azinin payini aldigin yetmiyor herhalde. yazilarini okuyorum merak etme hem okuyorum hemde gülüyorum


Allah hidayet versin, ne diyelim


Kendi Nefsin Illetini
Bilmeyen Insan Degildir
Hem Ruhunun Hakikini
Bulmayan Insan Degildir.
__________________
Seriatin Sözleri Tarikatsiz bilinmez
Hakikatin Sözleri marifetsiz Bulunmaz
Savm-I Salat-u Zekat Günah Kibrin Mahveder
Darb-I Zikir Olmazsa Gönül Pasi Silinmez
Hasbihal isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 06.10.2004, 19:44

 
Cihad74 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.02.2003
Mesajlar: 2.123
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: Kâmil mürşid kime denir? Kâmil bir mürşide bağlanmanın hükmü nedir? Farz mı, vacib mi

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ubeydullah27
hasbihal))))))))))beni guldurdun dinde olmiyan birsey konusuyoruz bosu bosuna zaman akybi aslinda.oyle degilmi?

Yok ögle degil aksam oldu yatsiya dogru

Sen daha yasiyormusun, Bay Horoz Kelesi kesilmisin filimini eklemis bende onu sen sanmistim

Aslinda haricilerin basinin vurlumasini emir eden hadisler var bunlara bir baksan
__________________
Cümle ihvân hallenmişler hâliyle o mahbûbun
Ne büyük Saadettir ihvânı olmak efendi Mahmûdun
Cihad74 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Diktatörlük nedir? Diktatör kime denir? delicikkk Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 14 05.05.2008 21:35
Bin mürşidi kamil olsa... M. Ali Saral Dini Bilgi ve Eğitim 1 22.12.2006 15:32
Ya Kamil Ol,Ya da Kamillerle HACEGAN Dini Bilgi ve Eğitim 0 04.01.2006 20:42
Mürşidi kamil... MaKKaH Dini Bilgi ve Eğitim 3 01.09.2005 17:24
Pipocu Kamil.Sizde deneyin µmmed Resim ve Karikatür 9 07.07.2003 13:48


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:24 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50