| AnDeLiB
Üyelik tarihi: 19.02.2003 Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
| Allah dostlari hakkinda konusurken dikkat.. Vaktiyle Kalenderiye yoluna mensup bir derviþ, nefisle
mücâhede makamýnýn sonuna gelir. Meþrebin usûlünce
bundan sonraki makam Kalenderîlik makamýdýr. Yani her
türlü süsten, gösteriþten arýnacak, varlýktan
vazgeçecektir. Fakat iþ yamalý bir hýrka giymekten
ibaret deðildir. Her türlü görünür süslerden arýnmasý
gereklidir... Saç, sakal, býyýk, kaþ... ne varsa
hepsinden. Derviþ, usûle uygun hareket eder, soluðu
berberde alýr.
-Vur usturayý berber efendi, der.
Berber derviþin saçlarýný kazýmaya baþlar. Derviþ
aynada kendini takip etmektedir. Baþýnýn sað kýsmý
tamamen kazýnmýþtýr. Berber tam diðer tarafa usturayý
vuracakken, yaðýz mý yaðýz, býçkýn mý býçkýn bir
kabadayý girer içeri. Doðruca derviþin yanýna gider,
baþýnýn kazýnmamýþ kýsmýna okkalý bir tokat atarak:
- Kalk bakalým kabak, kalk da týraþýmýzý olalým, diye
kükrer. Derviþlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz
gerek. Kaideyi bozmaz derviþ. Ses çýkarmaz, usulca
kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuþtur. Ses
çýkaramaz. Kabadayý koltuða oturur, berber týraþa
baþlar. Fakat küstah kabadayý týraþ esnasýnda da
sürekli aþaðýlar derviþi, alay eder: "Kabak aþaðý,
kabak yukarý..."
Nihayet týraþ biter, kabadayý dükkandan çýkar. Henüz
birkaç metre gitmiþtir ki, gemden boþanmýþ bir at
arabasý yokuþtan aþaðý hýzla üzerine gelir. Kabadayý
þaþkýnlýkla yol ortasýnda kalakalýr. Derken, iki atýn
ortasýna denge için yerleþtirilmiþ uzun sivri demir
karnýna dalýverir. Kabadayý oraya yýðýlýp kalýr.
Ölmüþtür. Görenler çýðlýðý basar. Berber ise þaþkýn...
Bir manzaraya, bir derviþe bakar, gayr-i ihtiyarî
sorar:
- Biraz aðýr olmadý mý derviþ efendi?
Derviþ mahzun, düþünceli cevap verir:
- Vallahi gücenmedim; ama!.. Hakkýmý da helâl
etmiþtim. Gel gör ki, kabaðýn bir Sâhibi var. O'nun
gayretine dokunmuþ olmalý!..
Benzer bir olayý, Bediüzzaman Hazretleri 16. Mektup'ta
anlattýktan sonra diyor ki: "Madem hakikat budur.
Kalbim istirahat etti: Ben iþimi Allah'a havale
ediyorum. 'Muhakkak ki, Allah kullarýný hakkýyla
görür." (Mümin Suresi, 40, 44) dedim. O vâkýayý
olmamýþ gibi saydým, unuttum. Fakat maatteessüf sonra
anlaþýldý ki, Kur'an onu helâl etmemiþ."
__________________ Seni görmeyen gözü neyleyim
Seni bilmeyen akli neyleyim
Seni özlemeyen kalbi neyleyim..
Muhtacim sana.. Asigim sana.
ya Nebiallah, |
| |