Herc nedir biliyor muyuz?
Ali, her gün belli vakitlerde okuduğu Kur'an-ı okumuş ve bitirmişti ki, Veli, selâm vererek içeri girdi. Her halinden üzüntülü olduğu belli idi. Kısa bir hal hatır sorduktan sonra Veli:
Ali abi... Bana nasihat eder misin? Kalbimin katılaştığını hisseder gibiyim. Hani sen konuşmalarının birinde: "İbadet ettiğimiz halde zevk almamaya başlamışsak, bilelim ki kalplerimiz katılaşmıştır" demiştin. Ne olursun kalbimi yumuşatacak bir şeyler söyle.
Dinle Veli kardeş... Hem de gönül kulağını açarak dinle. Her gün, her akşam dinlediğimiz güncel haberler, her gün okuduğumuz günlük gazeteler, nerede ise İslâmî konulara olan rağbetimizi, ilgimizi azalttı. Dinî konuları dinlemekten usanır olduk nerede ise. Halbuki insanların gönül iklimine, kalplerin frekansına en uygun söz, vaaz, nasihat, öğüttür. Kulluk kitabımızda Nisâ suresinin 63. ayeti, "... Onlara vaaz et, öğüt ver... Kendileri hakkında tesirli söz söyle" buyurmaktadır.
Veli kardeş... Dikkat ediyor musun?.. 28 Şubat itibari ile çözülmeler, dinî duyarlığımız, ibadetlere olan tavırlarımız ha bire azalmakta ve başkalaşmaktadır. Peygamberimiz, "Herc zamanlarında kulluk yapabilmek, bana hicret etmek gibidir" buyurduğunda, ashab, hercin ne olduğunu sormuştu. Peygamberimiz ise herci "karışıklık" olarak tarif etmişti. Günümüz lisanı ile herci tarif edersek, anarşi, terör, vurmak, kırmak, çalmak vs. gibi mânâları bünyesinde tutan bir kelimedir. İşte böyle zamanlarda, yani anarşi ve terör zamanlarında Allah'a kulluk yapabilme mücadelesini Peygamberimiz, kendisine yapılan bir hicret olarak görmektedir.
Veli kardeş... Kur'an-ı Kerim'in Maide sûresinin 105. ayeti hakkında Peygamberimize soru sorulmuştu ki, ayetin mânâsı "Kendi nefsinizi kurtarın" mealindedir. Böyle bir soruyu Peygamberimiz uzun bir konuşma ile cevaplandırmıştır. Umarım, söyleyeceğim bu hadis hem seni gayrete getirir ve hem de kalbinin hareketlenmesine, coşmasına vesile olur. İşte Peygamberimizin soruya cevabı:
"Birbirinize iyilikleri ve hayır işleri tavsiye edin. Kötülüklerden ve zararlı şeylerden birbirinizi sakındırın. Cimriliğin çoğaldığı, adi arzulara uyulduğu, ahiretin unutulup da hep dünya için çalışıldığı, herkesin kendini beğendiği zamana ulaştığında, kendi kendini düzeltmeye, kötülüklerden kendini korumaya çalış. İnsanları bırak, onlara uyma. İleride zor günler yaşayacaksınız. Kötülükler çoğalacak. O zamanlarda kötülüklerden kaçınmak, elde ateş tutmak kadar zor olacak. O günlerde yararlı işler yapan, Müslümanca yaşayan, aynı işleri yapan elli kişinin kazandığı ecir ve sevabı kazanacak." Resulullah'ı dinleyen ashab:
-Ey Allah'ın Resulü! Bizden mi yahut o zaman yaşayan insanlardan mı 50 kişinin sevabını kazanacak? dediklerinde, Peygamberimiz;
"Hayır, sizden elli kişinin ecir ve sevabını kazanacaklar" buyurdu. (Tirmizi-İbn Mace)
Veli kardeş... Şimdi düşün. Hem de iyi düşün, imanın elde ateş gibi taşınacağı dönemdeki İslâmî mücadelenin hem zorluğunu ve hem de bereketini iyi düşün. Kolay mı zannediyorsun imanlı, İslâmlı, ahlâklı kalmanın mücadelesini?
"İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dinin gereklerini yerine getirme konusunda dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avuç içerisinde ateş tutan kimse gibi olacaktır." (Tirmizi)
Veli kardeş... Bu dünyadan sonra gelecek bir başka alem vardır. Ebedî kalınacak bir alem. Ebedî alemi, geçici dünyanın önüne koymaya çalış. Ama dünyayı da ihmal etme. Ömür sermayeni kullanırken israfçı olma. İmanını, dinî ölçülerle yaşarsan, zarar ve iflas etmezsin. Bir insan kendi kafasına ve arzusuna göre değil, inandığı dinin ölçülerine göre yaşarsa, huzur dediğimiz manevî bir atmosferi teneffüs etmeye başlar. Bu da insanın kalbinin yumuşak olduğunu gösterir. Unutma ki, Kur'an, taşlardan daha katı olan kalplerden bahsetmektedir.
ABD deyince, banka hortumcularını duyunca, Kurtlar Vadisi'ni izleyince uykularımızın kaçıp, dinî sohbet ve ortamlarda ise gözlerimize bir uyku geliyorsa Veli kardeş, bu hâl pek hayra yorumlanacak bir hâl değildir. Dikkat et. Ekran haberleri senin gözünü açıyor da, Allah'ın bildirdiği Kur'an haberleri seni harekete geçirmiyorsa Veli kardeş, hiç durma, süratlice bir
Allah dostuna git ve halini anlat. Çünkü Allah'a karşı duyarsızlık, kişinin imansız olarak ölmesine sebeptir.
Kaynak : Abdullah Büyük Hoca