Üyelik tarihi: 22.02.2005
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Bu yaziyi gençler okusun
Bu yaziyi gençler okusun
Hz. Peygamber Efendimiz kirk yasina gelip Yüce Allah tarafindan insanlara Peygamber olarak gönderildiginde Arap yarimadasinin Hicaz bölgesinde Mekke, Medine ve Tâif adinda üç büyük sehir vardi. Mekke, Hz. Peygamber'in dogup büyüdügü sehir idi.
Kureys kabilesi bu sehirde yasardi. Medine, Mekkeliler'in Suriye'ye ve Bizans'a giden ticaret yollarinin üzerinde kurulmus bir sehirdi. Burada Araplar ve Yahudiler birlikte yasarlardi. Medine'de Evs ve Hazreç adinda iki Arap kabilesi; Kaynuka ogullari, Nadir ogullari ve Kureyza ogullari adinda üç de Yahudi kabilesi yasardi.
Tâif'te Sakif kabilesi ikamet ederdi; Mekkelilerin de bu sehirde yazliklari bulunurdu. Tâif, Mekke'ye seksensekiz km. uzaklikta olup deniz seviyesinden binyediyüz metre yüksekliktedir. Mekke'nin deniz seviyesinden yüksekligi üçyüz metredir. Bu bölgede dördüncü sehir Hayber'dir.
Hayber'de de o gün Yahudiler yasamaktadir. Bugün var olan Cidde sehri sonradan kurulmus bir sehirdir.Hz. Peygamber, peygamberliginin on yilini Mekke'den disari çikmadan Mekkeliler'i Islâm'a davet ile geçirdi. Peygamberliginin onuncu yilinda Zeyd b. Haris'e ile Tâif'e gelip Sakif kabilesini Islâm'a davet etti.
Sakif kabilesi, Hz. Peygamber'in davetini kabul etmis olsaydi belki de Müslümanlar Medine'ye degil Tâif'e hicret edeceklerdi. Ama olmadi. Sakif kabilesine mensup Tâifliler Hz. Peygamber'i ve beraberindeki Zeyd b. Harise'yi çok üzücü bir sekilde sehirlerinden disari çikardilar.
Peygamberliginin onüçüncü yilinda Medine'ye hicret eden Hz. Peygamber bu sehre yerlesti. Burada kurdugu devlet ve meydana getirdigi ordu ile Mekke'yi fethetti. Mekke'nin fethedilisi hicretin sekizinci senesinde oldu. Mekke fethi ile Kureys kabilesine mensup insanlar da kendi gönül rizalari ile Müslüman oldular.
Mekke'nin fethinden sonra Hevâzin kabilesi Müslümanlar için büyük bir tehlike olusturdular. Onlarla Huneyn'de bir savas yapildi. Savasta yenilen Hevazinliler savastan hemen sonra Müslüman oldular. Bu savastan sonra Hz. Peygamber Tâif sehrini kusatti. Zeyd b. Harise ile kendisinin bu sehirden acikli bir sekilde çikarilisinin arasindan on yil geçmisti.
Bu on yil içerisinde Müslümanlar çok gelismis ve bir devlet kurmuslardi. Mekke'ye onbin kisilik bir ordu ile, Huneyn'e de onikibin kisilik bir ordu ile gelmislerdi. Su anda çok güçlü ve kuvvetli olmalarina ragmen Tâif kusatmasindan istenilen neticeyi alamamis, Mekke'ye oradan da Medine'ye dönmüslerdi.
Aradan bir yil geçince Arap yarimadasinda bütün Araplar Müslüman olmuslardi. hicretin dokuzuncu yilinda insanlar Medine'ye sel gibi akiyorlardi. Ya Müslüman olduklarini beyan etmek, ya Islâm'i ögrenip kabul etmek, ya da eski dinlerinde kalmak üzere Islâm devletinin vatandasi olmayi kabul ettiklerini beyan etmek için geliyorlardi.
Bu senede Tâif'te oturan Sakif kabilesinin heyetleri de Medine'ye gidip geldiler. Hz. Peygamber ile pazarlik yapmaya, dinin belli bazi esaslarini yok saymaya çalistilar. Fakat Hz. Peygamber Efendimiz onlarla pazarliga girmedi. Ileri sürdükleri sartlari Hz. Peygamber'e kabul ettiremediklerini gören Tâif heyeti Islâm'i kabul etti.
Ve Müslüman olarak memleketlerine döndü.
Osman b. Eb'il-As (ra) o günkü bir hatirasini söyle anlatir:
"Tâif'ten Medine'ye gelen heyetin içinde en genç olani bendim. Heyet içinde olanlar beni çadirlarin ve hayvanlarin bekçisi olarak birakip Hz. Peygamber ile görüsmeye giderlerdi.
Ögle sicaginda da gelip çadirlarda yatarlardi. Iste o zaman ben Hz. Peygamber'in yanina gider, kendisine dini sorular sorar, okunan Kur'an-i Kerim'i dinler ve Kur'an ögrenmeye çalisirdim. Bu sohbetler sayesinde Hz. Peygamber'i çok yakindan tanidim.
Heyet temsilcilerinden önce ve onlardan gizli olarak gittigimde Hz. Peygamber de ögle uykusuna yatmis oluyordu. Bu sefer ben, Ebu Bekir'den, Übey b. Kaab'dan ve daha baska sahabilerden Kur'an ögrenirdim. Bu halimle Hz. Peygamber'in sevgisini kazanirdim.
Heyetimiz Islâm'i kabul edip Medine'den ayrilacaklari zaman "Ey Allah'in elçisi, içimizden birini bize imam tayin et' dediler. Hz. Peygamber de beni onlara imam tayin etti ve görevim konusunda bana tavsiyelerde bulundu."
Genç olan okuyucularimiz! Acaba vaktinizi ne ile geçiriyorsunuz?
Daha dogrusu, vaktinizi nasil degerlendiriyorsunuz? Sizin bos vaktiniz çok olur. Bu vakitleri degerlendirirseniz ileride bu toplumun basina idareci olursunuz. Siz ayakta durmaya talib olmaz da sürünmeye razi olursaniz, sizi hayatiniz boyunca süründürürler.
Siz kendinize deger verir, vaktinizi de degerlendirirseniz sizi de degerlendiren bir makam çikar elbette. Osman b. Ebi'l-As da heyetin diger mensuplari gibi çadirin gölgesinde ögle uykusuna yatabilirdi, ama yatmadi. Heyet mensubu arkadaslari, ögle sicaginin bastirdigi bir zamanda çadirin gölgesinde uyurken o Hz. Peygamber'den ve diger ashabtan Kur'an-i Kerim ögreniyordu.
Vaktini bu sekilde degerlendiren ve Hz. Peygamber'i tanir tanimaz O'na iman eden bu mübarek insana, kavminin imamligi ve Tâif sehrinin valiligi nasib oldu. Gençler! Siz kendinize deger verir ve kendinizi gelecege hazirlarsaniz, çevrenizdeki herkes de size deger verir.
Siz kendinizi adam yerine koymuyor ve kendinize deger vermiyorsaniz baskalari size niçin deger versin?
Mustafa Agirman
Selam Sevgi ve Dua Ile
__________________
"Önceki güneşlerin hepsi battı ve gitti, bizim güneşimizse batmayacak ebedi"
Seyyid Abdûlkadir-i Geylani
|
|
|