I
- TEMİZLİKLE İLGİLİ VESVESELER ve TELKİNLE
TEDÂVÎLER
İ
Maddî ve mânevî her türlü kirlerden temizlenmek hem dînin,
hem de medeniyetin icaplar
ındandır. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Allah
nazîf
(temiz)dir, nezâfeti8 (temizliği) sever.”9, “Temizlik, îmânın
3
Kalem, 68/4.
4
Ahzâb, 33/21.
5
Yardım, Ali, Peygamberimiz’in Şemâili, İst., 1998, s., 284-285.
6
Yardım, 106.
7
Diyanet İlmî Dergi’de yayınlanmak üzere gönderilmiştir.
8
Nezâfet; maddî-mânevî temizliği ifâde eden bir kelimedir. Yani; nezâfet; kişinin
maddî kirlerden temizlenmesinin yan
ında, kalbinin de, Allah’ı inkar etmemek veya
O’na ortak ko
şmamak veya kin, çekemezlik gibi kötü huylardan ve Allah’ın razı olmadığı
ve nefisin istek ve arzular
ına tâbi olmamak, haram olan şeylerden kaçınmak
gibi mânevî temizli
ği de içine alan muhtevalı bir kelimedir. “Allah Nazîfdir” demek,
her türlü noksanl
ıklardan ve ehl-i dalâletin isnat ettikleri bâtıl fikirlerden münezzeh
ve temizdir, demektir. “
Allah nezâfeti sever” ifâdesi de Allah, kötü inançlardan,
kötü huylardan ve davran
ışlardan sakınanları, haramlardan kaçınanları ve
Dinbilimleri Akademik Ara
ştırma Dergisi IV (2004), Sayı: 4
49
yar
ısıdır ...
”10 buyurarak temizliğin dînimizdeki önemine dikkati
çekmi
ştir. “‘Orada kirlerden iyice temizlenmeyi seven adamlar vardır.
Allah da böyle çok temizlenenleri sever ’
11 âyeti nâzil olunca
Rasûlüllah (s.a.v.): ‘
Ey Ensâr topluluğu! Temizlik hakkında Allah
sizi övdü. Sizin övgüye lây
ık temizliğiniz nedir?
’ buyurdu. Onlar
da: ‘Biz namaz için abdest al
ırız, cünüplükten dolayı boy abdesti alırız,
abdest bozunca da su ile tahâretleniriz.’ diye cevap verdiler. Bunun
üzerine Rasûlüllah (s.a.v.): ‘
İşte temizliğiniz budur, o halde bu
temizli
ğinize devam edin
.”12 buyurmuştur.
Temizlikle ilgili hadîsler incelendi
ğinde; yemeklerden önce ve
sonra ellerin y
ıkanması13, yataktan kalkınca ellerin ve burnun yıkanması,
eller y
ıkanmadan suya batırılmaması14, her müslümanın
normal
şartlarda haftada en az bir gün (tercihen cuma günleri)15
banyo yapmas
ı16, tırnakların kesilmesi, koltuk ve kasık tıraşlarının
yap
ılması, bıyıkların kısaltılması17, ağız ve diş temizliğinin yapılması18
vs. tüm temizlik çe
şitlerinin yapılmasının istendiği görülmektedir.
Hatta dâima abdestli olman
ın ancak kâmil bir mü’minin özelliği
maddî kirlerden temizlenenleri sever, demektir. (Bkz.
İbnu’l-Esîr, Mecduddin, en-
Nihaye fî Garîbi’l-Hadîs ve’l-Eser
, Beyrut, ts., V, 78-79; İbn Manzur, Cemaluddîn
Muhammed b. Mükerrem,
Lisanu’l-Arab, IX, 336-337).
Ali Yard
ım da, nezâfeti; sadece maddî temizlik olarak anlamanın veya ele almanın
büyük bir eksiklik hatta yanl
ışlık olacağına vurgu yaparak, nezâfetin maddî temizliğin
ötesinde mânevî temizli
ği ifade ettiğine dikkati çekerek nezâfeti şöyle izah etmektedir:
“Haram kazançla elde edilip iyice sudan geçirilmi
ş bir meyve, temizdir fakat
nazîf de
ğildir, dışı temiz de olsa içi kirlidir. Banyosunu yapıp, en iyi biçimde giyinmiş
kimse temizdir, fakat içi yalan, k
ıskançlık, kin ... gibi duygularla dolu ise
nazîf de
ğildir. Tahâret “kalıp” temizliğini, nezâfet ise onun ötesinde “kalb” muhtevâ
temizli
ğini ifade eder. Nezâfet, tahâretin bir üst derecesidir. Her temizlik bir nezâfet
de
ğildir, fakat her nazîf olan, aynı zamanda asgarî şekilde temizdir de. ‘Nezâfet îmândandır.’
sözünü, kuru bir ‘
Temizlik îmândandır’la karşılamak, ifadenin
nezâfet ve nezâketinden çok
şey kaybettirmektedir.” (Peygamberimiz’in Şemâili, s.
232.).
9
Tirmizî, Muhammed b. İsa, Sünen, İst., 1992, Edeb, 41.
10
Müslim b. el-Haccâc, Sahih, İst., 1992, Tahâret, 1; Tirmizî, Sünen, İst., 1992,
Daavât, 86; Dârimî, Ebû Muhammed Abdullah b. Abdirrahman,
Sünen, İst., 1992,
Vudû’, 2; Ahmed b. Hanbel,
Müsned, İst., 1992, V, 342-344.
11
Tevbe, 9/108.
12
İbn Mâce, Muhammed b. Yezid, Sünen, İst., 1992, Tahâret, 28; Ahmed b. Hanbel,
III, 422; VI, 6.
13
Ebû Dâvûd, Süleyman b. el-Eş’as, Sünen, İst., 1992, Et’ıme, 11, 53; Tirmizî,
Et’
ıme, 39, 48; İbn Mâce, Et’ıme, 23; Ahmed b. Hanbel, V, 441; Geniş bilgi için bkz.
İ
bn Kuteybe, Abdullah b. Müslim, Garîbu’l-Hadis, Beyrut, 1988, I, 9; Denizkuşları,
Mahmud,
Kur’an-ı Kerim ve Hadislerde Tıp, İst., 1982, s. 60-62.
14
Buhârî, Muhammed b. İsmail, Sahih, İst., 1992,Vudû’, 26.
15
Bkz. Buhârî, Cuma, 2, 3, 12.
16
İhtiyaca binâen ve çalışma ya da yapılan işin durumuna göre diğer günlerde de duş
alma ihtiyac
ı doğabilir.
17
Buhârî, Libas, 63,64.
18
Buhârî, Cuma, 8,9.
Adem DÖLEK
50
oldu
ğu19 bildirilerek müslümanların her zaman abdestli olmalarına20,
bir mânâda maddî temizlik hususunda titiz davranmalar
ına
te
şvik edilmektedir.
İ
slâm, maddî temizliğin yanında mânevî temizliğe de büyük önem
vermi
ş ve işlenen günahlardan sonra hemen yapılan bir iyiliğin
o günah
ı sileceğini ya da tevbe ve istiğfarın kişinin günahını mânen
temizleyece
ğini bildirerek hem maddî, hem de mânevî temizliğin yapılmasına
“
Şüphesiz ki, iyilikler, kötülükleri giderir.”21, “Muhakkak ki,
Allah çok tevbe edenleri ve çok temizlenenleri sever. ”22 gibi âyetlerle
i
şaret etmiştir.
Maddî temizlik olmadan, sa
ğlıklı bir hayatın sürdürülmesi düşünülemeyeceği
gibi, temizliksiz ibâdetlerin makbul olmas
ı da
dü
şünülemez. Maddî temizliğin sağlık ve ibâdetler açısından bu derece
önemli olmas
ının yanında, bazı kimselerin vesveseye kapılarak
bu konuda a
şırı noktalara vardıkları ve bunun sonucu olarak da zamanla
psikolojik rahats
ızlıklara mâruz kaldıkları görülmektedir.
Hz. Peygamber (s.a.v.), her
şeyde olduğu gibi temizlik konusunda
da insan
ı aşırılığa götüren hiç bir davranışı tasvip etmemiş, aşırılıkların
neticesi olan ve insan
ı ifrat ve tefrite düşüren durumlara
dikkatleri çekerek,
şeytanın her türlü vesvesesinden sakındırmıştır.
Ş
imdi Hz. Peygamber’in, temizlik konusunda insanı vesveseye düşüren
durumlardan nas
ıl kurtardığını, psikoloji ilminin ifadesiyle telkin
yoluyla icrâ etti
ği psikoterapiyi, örneklerle açıklamaya çalışalım.