Gusül Abdesti ile
İlgili Vesveseler
Gusül; cünüplük, hay
ız ve nifastan, temizlenmek niyetiyle, bütün
bedenin tamam
ının kuru yer kalmadan temiz su ile yıkanmasıdır.
Gusülden maksat temizlenmektir. Hükmü de her müslümana
farzd
ır51.
Baz
ı kişilerde görülen bir vesvese şekli de banyoda haddinden
fazla kalarak banyo yapmakla me
şgul olmasıdır. Gusül abdestinin
al
ınışı ile ilgili farklı rivâyetleri değerlendirdiğimizde ve Hz. Peygamber
(s.a.v.)’in gusül abdesti almas
ına baktığımızda şunu görürüz: Hz.
Peygamber (s.a.v.) önce ellerini, sonra vücudundaki necasetleri y
ıkar,
sonra da namaz abdesti gibi abdest al
ırdı; parmaklarını suya batırarak
kuru yer kalmamas
ı için saçlarının diplerini hilâllardı; sonra
ba
şına su döker, sonra sağ omuzuna ve daha sonra da sol omuzuna
üçer kere su döker, vücudunda kuru yer b
ırakmadan bütün bedenini
y
ıkardı52. Ancak yıkanılan yerde su birikmesi durumunda ayakların
y
ıkanmasının en sona bırakıldığı53 görülmektedir. Namaz abdesti
gibi abdest almadan da gusül abdesti al
ınabilir, bunun için gusülde
esas olan vücutta kuru yerin kalmamas
ıdır.
Hz. Peygamberin gusül abdestinde kulland
ığı su miktarı anlatılırken,
konu ile ilgili farkl
ı rivâyetler değerlendirildiğinde, günümüz
ölçü birimiyle yakla
şık 2,5 litreden 5 litreye kadar varan miktarlarda
(bir sâ’) su kulland
ığı açıkça anlatılmaktadır54. Bu konuda Ahmed
Nâim (v.1934)
şöyle der: “Peygamber Efendimizin muhtelif miktarlarda
su ile abdest al
ıp yıkandığına dair pek çok rivâyetler de vardır.
Buradaki miktarlar, orta yap
ılı bir kimsenin gusül edebilecek ve azası
üzerinden akacak suyun en az miktar
ını gösterir. Bedenin azalarının
ı
slanıp üzerinden su aktıktan sonra bu miktarlardan da az su ile
hades/abdetsizlik giderilebilir.
İsraf dedirtmeyecek şekilde ziyâdesi
ile de câizdir.”
55
Ş
unu ifâde edelim ki, rivâyetlerdeki farklı ifâdeler; gusül işinin
icras
ında Rasûlüllah’ın, farzların yerine getirilmesini esas alarak teferruatta
farkl
ı davranışlar gösterdiğini, tâlî hususlarda da zamana
ve
şartlara göre serbest davrandığını göstermektedir56.
51
Mâide, 5/6; Nisâ, 4/43; Bu konuda geniş bilgi için bkz. Sofuoğlu, M. Cemal, İslâm
Dîni Esaslar
ı
, İzmir, 1999, s. 129
52
Buhârî, Vudû, 1,
53
Buhârî, Vudû, 2, 6.
54
Buhârî, Vudû’, 3, 47; Bu konuda geniş bil için bkz. Bâbânzâde, I, 164-165; Canan,
X, 542-543.
55
Bâbânzâde, I, 166; Ayrıca bkz. İbnu’l-Kayyım, Şeytanın Tuzakları, I, 442; Serahsî,
I, 45.
56
Canan, X, 538.
Bütün bu aç
ıklamalardan anlaşılmaktadır ki; Hz. Peygamber’in
boy abdesti al
ışı iyi bilinir ve günümüz şartlarındaki geniş imkânlar
da göz önüne al
ınırsa, haddinden fazla suyun kullanıldığı ve bunun
israf seviyesine ula
ştığı söylenebilir. Buna ilâveten bir de vesvese
hastal
ığına kapılmış olanların uzun süre banyoda kalmaları düşünülürse
ne kadar su ve zaman israf
ı olduğunu anlamak zor değildir. Bu
durumlar kar
şısında Hz. Peygamberin beyan ettiği ve kendisinin de
tatbik etti
ği gusül abdesti alma şekline uyulur ise hem vesveseden
hem de su ve zaman israf
ından kurtulmuş olunacaktır.
Ş
unu da belirtmek gerekir ki; insan bazen yolculukta veya misafirlikte
konaklad
ığı yerlerde gusül abdesti almak icap eder de su
bulamazsa veya o anda y
ıkanma fırsatı bulamaz ise böyle durumlarda
ş
eytanın vesvesesi ile karşılaşabilir. Böyle bir olay Bedir savaşında
sahabinin ba
şına gelmiştir. Bedir savaşı başlamadan önce düşman
Bedir suyunun etraf
ını kuşatmışlardı, müslümanların ise ne
içecek, ne de y
ıkanacak suları kalmıştı. Konakladıkları yerde geceleyin
uyduklar
ında bir çok sahabi ihtilam olmuştu. Şeytan da onların
gözlerine görünerek, “Siz, içinizde Peygamber’in bulundu
ğunu ve Allah’ın
dostlar
ı olduğunuzu söylüyorsunuz, halbuki cünüp cünüp
namaz k
ılacaksınız ve susuzluktan da helak olacaksınız, hak üzere
olsayd
ınız düşman size galip gelmezdi.” diyerek onlara vesvese veriyordu
ve korkutuyordu. Müslümanlar da cünüp durmaktan ve o
halde namaz k
ılmaktan mustarip oluyorlardı. O esnada Allah onlara
semadan ya
ğmur yağdırdı, vadiler aktı, onlar da hem içtiler, hem de
gusül abdesti ald
ılar. Böylece Allah onları vesveseden kurtardı ve onlardan
s
ıkıntılarını da giderdi57. Kur’ân bu gerçeği şöyle anlatır: “Sizi
tertemiz yapmak, sizden
şeytanın vesvesesi (ricsi)ni gidermek, kalplerinizi
peki
ştirmek, ayaklarınızı sabit kılmak için Allah semadan su
indiriyordu
.”58.
Böyle durumlarla kar
şılaşıldığında alınacak tedbiri yine dinimiz
bize ö
ğretmektedir. Meselâ, suyun bulunmadığı veya donma, yaralı
olma ve hastal
ıklı olma gibi hayâtî bir tehlikenin bulunduğu zamanlarda
teyemmüm yap
ılmak suretiyle ibâdetlerin ifâ edilmesi imkânı
verilmi
ştir59. Bununla ilgili Kur’ân-ı Kerim’de “... Cünüp iseniz gusül
ederek temizlenin, e
ğer hasta olup suyu kullanamayacak durumda
veya yolculukta olursan
ız veya biriniz abdest bozmaktan gelirse veyahut
kad
ınlarınıza temasta bulunmuş olursanız ve bu durumlarda da
su bulamazsan
ız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzü-
57
Bkz. Râzî, Fahruddin, et-Tefsîru’l-Kebîr, Tahran, ts., XV, 133-134; Âlûsî,
Ş
ihâbuddin, Mahmud el-Bağdâdî, Rûhu’l-Meânî fî Tefsîri’l-Kur’âni’l-Azîm ve’s-
Seb’
ı’l-Mesânî
, Beyrut, 1985, IX, 187; Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dîni Kur’ân
Dili
, Eser, Neş. ts., IV, 2376.
58
Enfal, 8/11.
59
Geniş bilgi için bkz. Merğınânî, I, 25-28; Serahsî, I, 66 vd.
nüzü ve ellerinizi onunla mesh edin. Allah size güçlük ç ıkarmak
istemez. O sizi tertemiz k
ılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak
istiyor, umulur ki böylece
şükredersiniz
.”60 buyurulmaktadır.
Bu bak
ımdan şeytanın vesvesesine kapılmaya gerek yoktur.
Kur’ân’
ın bu emri yanında Hz. Peygamber’in şu tavsiyelerini bilmek
ve uygulamak yeterli olacakt
ır: Bir adam Hz. Ömer’e gelir ve “Cünüp
oldum, su da bulamad
ım (ne yapabilirim)” der. O esnada Ammar b.
Yâsir, Hz. Ömer’e “Hat
ırlamıyor musun? Sen ve ben birlikte olduğumuz
bir yolculukta idik, sen namaz k
ılmamıştın, ben de teyemmüm
edip namaz
ımı kılmıştım. Bu durumu Peygamber’e haber vermiştim
de, Peygamber de “
Ellerini yere vurdu ve ellerine üfledi sonra da
elleriyle yüzüne ve kollar
ına meshetti de, bu şekilde yapman sana
kafidir, demi
şti.
” diye cevap vermişti61. Teyemmüm ile ilgili bir
çok hadîs bulunmaktad
ır62. Konuyu fazla taşırmamak için bu kadarla
iktifa ediyoruz.
Netice olarak, âyette belirtilen durumlarla kar
şılaşan kişinin, su
bulamad
ığında her hangi bir sıkıntıya düşmeden ve şeytanın vesvesesine
kap
ılmadan, Hz. Peygamber’in tatbikine uyarak temiz bir toprağa
ellerini vurup onunla yüzlerini ve kollar
ını mesh etmek suretiyle
teyemmüm etmesi kâfidir.
Yine erkeklerde özellikle de baz
ı gençlerde vesveseye sebep olan
bir durum daha vard
ır ki, o da meni ile mezinin birbirinden farklı
ş
eyler olduğunun bilinmemesidir. Zira kişi, kendisinden mezi geldiğinde,
meni geldi zann
ı ile her mezi geldiğinde banyo yapmakta, bu
kadar fazla banyo yapmakla da ba
ş edemeyince sıkıntıya düşmektedir.
Hz. Peygamber (s.a.v.), her erke
ğin mezi ifraz edebileceğini haber
vermi
ş ve böyle bir durumla karşılaşan kişinin erkeklik uzvunu ve
husyelerini y
ıkayarak namaz abdesti almanın yeterli olacağını bildirmiştir63.
Bir ba
şka örnek olarak şu hadîsi zikredebiliriz: Sehl İbnu
Hüneyf anlat
ıyor: “Ben mezi akıntısından epey bir sıkıntı çekiyordum.
Bu yüzden de s
ık sık gusül abdesti alıyordum. Sonunda
Rasûlüllah (s.a.v.)’a bu durumu sordum. Bana: ‘
Meziden dolayı sana
abdest kafidir
.’ buyurdu. Ben de: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Elbiseye
de
ğen meziyi ne yapmalıyım?’ dedim. Rasûlüllah da: ‘Bir avuç su
al
ıp, bunu mezinin değdiğini gördüğün yerlere serpmen yeterli-
60
Mâide, 5/6; Teyemmüm, hicretin altıncı senesinde meşru kılınmıştır.
61
Buhârî, Teyemmüm, 4.
62
Hadîsler için Hadîs kitaplarının Teyemmüm bölümlerine bakılabilir.
63
Ebû Dâvud, Tahâret, 83 (211).
dir
.’ buyurdu.”64. Aynı olay Hz. Ali için de nakledilmekte ve ona da;
mezinin gelmesinden dolay
ı tenasül uzvunun ve mezinin ıslattığı yerlerin
y
ıkanması ile birlikte namaz abdestinin kifâyet edeceği, gusül
abdestinin gerekmedi
ği bildirilmiştir65.
Böylece Hz. Peygamber (s.a.v.), mezinin sadece namaz abdestini
bozdu
ğunu, gusül abdestini gerektirmediğini haber vermiştir66. Dolayısıyla
mezinin gelmesi kesildikten sonra bula
ştığı yerlerin ve elbisedeki
bula
şan kısmın yıkanması ile temizlik hasıl olur ve ondan sonra
da namaz abdesti gibi abdest almak yeterli olur. Bu konuda her
hangi bir tereddüde ve vesveseye dü
şmeye gerek olmadığı hadislerde
i
şaret edilmiştir.