|
Bir-Taraf olmayan Ber-Taraf olur...!
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 29.02.2004 Yaş: 38
Mesajlar: 1.268
Teşekkür etti: 36
25 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Müzebzebin Hastalığı !!!
Müzebzebin hastalığı
Bil ki; yeryüzünde yapmadıkları şeyleri söyleyenler ile emrolunmadıkları şeyleri yapanlar, itikadî dönekliğin sembolleridir. İslâm topraklarında itikadî ve amelî alanda görülen dönekliğin ana sebebi, müzebzebin hastalığıdır. Müzebzebin hastalığı, itikadî hastalıkların en ağır olanıdır. O inançtaki kanserin adıdır. Hak ile batıl arasında gidip gelmekle geçen hayat sürecini ifade eder. Allahû Teâla buyuruyor: "Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar." (Nisa Sûresi/142) "Onlar (Münafıklar), müzebzebindirler (ikisi arası/küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar). Ne bu mü'minlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın." (Nisa Sûresi/143) "Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?" (Nisa Sûresi/144) Dikkat edilirse, müzebzebinlik, bir nifak alametidir. İmandaki ikrarsızlığın ve dindeki kararsızlığın hayata yansımasıdır. Amentüsü çürük olanın hayatı da çürük olur. Çürük amentülerle sağlam hayatlar yaşanmaz. Müzebzebin hastalığı, mükellefin bugün kabul ettiğini yarın inkâr etmesidir. Yani amentüdeki tutarsızlığın hayata yansımasıdır. İman ve küfür, Hak ve batıl söz konusu olduğunda neye inandıklarına ve neyi de inkâr ettiklerine henüz karar vermemiş olanlar, hasta kimselerdir. Bunların hastalıklarının adı müzebzebinlik hastalığıdır. Onlar bir gün sağcıdır, bir gün solcudur, bir gün doğuludur, bir gün batılıdır. İslâm topraklarında "Biz de Müslümanız" demelerine rağmen, Müslümanlar arasında tek ümmet olma fikrini yaymak, geliştirmek yerine Yahudi merkezli bir Hıristiyanlar kulübü olan Avrupa Birliği'ne katılmak için gayret sarfedenler, müzebzebin hastalığına yakalanmış olanlardır. Allahû Teâla'nın kendilerine verdiği Müslüman ismini kâfi görmeyip ona eklemede bulunan, Müslüman isminin sağına ve soluna başka başka şeyler ekleyerek meydanlarda "Biz Müslüman değil, İslâmcıyız", "Biz muhafazakâr demokratız", "Biz Müslüman demokratız" gibi sloganları atarak kendi kimliklerini ibraz edenler, müzebzebin hastalığına yakalanmış olanlardır. Müzebzebinlik aynı zamanda kimliksizliğin habercisidir. Çünkü kimlik krizi, kimlik bulanımı müzebzebinlik hastalığından gelir. Bir insan ya Müslümandır veya kâfirdir. Hem Müslüman ve hem de kâfir olmak dinen mümkün değildir. Böyle bir şeyi deneyenler, müzebzebin hastalığına yakalanmış olanlardır. Müslümanların birliğini sağlama mesuliyeti varken, Yahudi merkezli bir Hıristiyanlar kulübü olan Avrupa Birliği'ne üye olmak, İslâm imanının gereğini değil, nifakın gereğini yerine getirmektir. Ulemadan M. Hamdi Yazır (Rh.a.) der ki: "Mü'minleri bırakıp kâfirlerle müvalât etmek/dostluk kurmak, münafıkların açık bir bürhanıdır." (Hak Dini Kur'an Dili/ C: 3, Sh: 1503, İst/1971) Müzebzebinlik hastalığı, münafıklığın emniyet sigortasıdır. Tabiî ki, hak ile batıl arasında bitaraf kalanlar bertaraf olurlar. Müzebzebinler şaşkınlar zümresidir. Onlar ne mü'minlere mal olurlar ve ne de kâfirlere. İkisi arasında bocalayıp dururlar. Dün Müslüman olarak "Demokrasi eşittir şirk" diyenler, şayet bugün "Demokrasi eşittir İslâm" diyorlarsa, bu insanlar müzebzebin hastalığına yakalanmışlar demektir. Şunu bilelim ki; "Mevsimlik din", "Mevsimlik Amentü Esasları" ve "Seyyar Kıble" anlayışı, müzebzebin hastalığının bir sonucudur. Konjonktürel şartlara göre dinlerini, amentülerini ve kıblelerini değiştirenlerin iman iddiaları bir vehimden öteye geçemez. Netice olarak müzebzebin hastalığı, insanlığın hak veya batıl olanı tercih etme sınavıyla karşılaştığı günden bu yana devam eden bir hastalıktır. Bu müzebzebin hastalığı, nifak virüslerinin kalbe bulaşması ve hayata da yansıması ile zuhur eden bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanmış olanlar, hakikat karşısında mevsimin, vaktin gerçekleri diye nitelenen durumlar adına seçmeci ve sentezci davranmaktan kendilerini alamazlar. Tabiî ki, hakikat karşısında seçmeci ve sentezci bir tavır takınanlar, itikaden hünsa ve amelen de hasta olanlardır! Mustafa Çelik mcelik@vakit.com |
|
|
|
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Unutkanlık hastalığı | itimat | Bilinmesi gerekenler | 0 | 11.05.2008 15:02 |
| pc hastalığı | padrocan | Resim ve Karikatür | 4 | 09.05.2008 10:09 |
| günümüzün hastalığı | BeytullaH | Fıkra ve Mizah | 2 | 22.01.2008 20:59 |
| Simetri Hastalığı | Ninja-Kedi | Sağlıklı yaşam ve Spor | 18 | 18.01.2007 00:32 |
| Cemiyetin Dört Hastalığı | Salah ad-Din | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 23.09.2003 20:31 |