İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack (2) Seçenekler

  #121
Alt 24.01.2008, 18:46
 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.088
Teşekkür etti: 10
37 Teşekkür 25 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız karuban
Mesajı göster
Sanki de Mürşid-i kamiller namaza devam etmiyorlar! Allah'ın emirlerine boyun eğmiyorlar!Zekat vermiyorlar! Mealci mantık. Gideceğiniz bir yer ise yok. Meal Müslümanlığı bu kadar işte. Kalb ve idrak damarları tıkanıyor.

Bir de şu "Şiratev ve minhaca" ve de "la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun" Ayet-i Kerimelerini bize açıklasan da ilminden mahrum olmasak bilader... Bu fırsat bi daha ele geçmez. Doğrudan "Vahye" bağlanmak her babayiğidin harcı olmasa gerek.
Kime dediniz???
bana mı???

Bana dediyseniz kusura bakmayınız kardeşim...Sabah beri Deve'ye Hendeği atlattım ama egzotic1'e laf anlatamadım...bide sizinle uğraşamam kardeşim...
Özür pliz...Kardeşim...başka bir zaman başka bir konuda inşa-Allah...

fi-Emanillah...
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #122
Alt 24.01.2008, 19:20
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Molla Yahya Efendi (K.S) Muhammed Raşid Hz ne ve Sevdiklerine Kavuştu... (geri dön)(Bu makale eklendiği tarih olan 20.01.2008 itibarıyla 138 defa okunmuştur) Arkadaşıma Tavsiye EtYazıcı Çıktısını Al FEYZ: Efendim, mürşid-i kamil rabıtasını inkar eden bazı insanlar var. Rabıta hakkında Kur'an ve sünnetten deliller getirebilir miyiz?

MOLLA YAHYA HZ.: Evet, efendim bir kere onlar rabıtanın ne olduğunu bilmiyorlar. Ve rabıtanın ne manada yapıldığını da bilmiyorlar. Eğer rabıta hakikaten bilinse ve hangi manada yapılıyorsa bilinse, rabıtanın inkar edilecek hiçbir yanı yok, hiç bir tarafı yok. Yani şöyle, Mürşide yapılan rabıta, haşa haşa ubudiyet rabıtası değil, yani ona ibadet rabıtası değil, o muhabbet rabıtasıdır, yani muhabbet bakımından gönül bağlamaktır.
O Allah'ın (c.c.) bir dostu olduğu için,ona gönül bağlamıyor, sadece Allah için gönül bağlanıyor. Çünkü eğer O Allah dostu olmazsa, ona gönül bağlayamaz zaten.. İşte burada Kur'an-ı Kerimde de Cenab-ı Mevla, ''Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sadık olanlarla beraber olun'' Yani Allah yolunda doğru olanlarla, eğer mürşid-i kamil sadık olursa zaten, onunla beraber olmak faydalıdır. Eğer sadık olmazsa da zaten mürşid değildir.
İşte bu konuda, Ubeydullah Ahrar (k.s.) Reşahatte şöyle anlatıyor: ''Bu keyfiyet iki kısımdır. Birisi zahiri beraber olmaktır, diğeri de kalbi beraberliktir. Kalbi beraberlik, rabıtadır. Zahiri beraberlik, eğer kalbi beraberlik yoksa faydasızdır. Nasıl ki münafıklar, Raesulullah'ın (s.a.v.) huzurunda idiler, devamlı yanında idiler. Fakat kalbi ayrı olduğu için fayda görmediler. Hatta Abdullah bin Ubeyr, İbni Sehil ölünce, Resulullah (s.a.v.) cenaze namazı kılmak istedi. Cenab-ı Mevla (c.c.) ona; ''Onlardan hiç birisinin, öldükleri zaman, cenaze namazını kılma ve kabrinin üzerinde durup, onlara dua etme.'' Ve münafıklar Resulullah (s.a.v.)'ın yanında oldukları halde istifade edemediler, neden? Çünkü kalpleri ayrıydı. Ama kalbi beraber olursa, cisim ne kadar uzak olursa olsun, yine insan istifade eder.
Mesela Necaşi, ta Habeşistan'da idi. Vefat edince, Resulullah (s.a.v.): ''Bugün salih bir kiş vefat etti, gelin namazını kılalım.'' buyurdu. Resulullah (s.a.v.) Sahabelerle beraber namazını kılmıştır Necaşi'nin...
Demek ki Habeşistan'da ölen Necaşi'nin namazı kılınmış ve efendim o kalp bağlantısı sayesinde, iman ve İslamı kamil olmuştur. Huzurunda olan kişi de, kalbi ayrı olduğu için, münafık olmuş... İşte bu nedenle, doğru olanlarla beraber olmak, rabıtaya delalet ediyor. Çünkü bu keyfiyet kalbidir. Kalbi beraber olan insan, mürşidini tasavvur ettiği zaman, haşa, mürşidini Allah diye tasavvur etmiyor. Mürşidin, Allah'ın (c.c.) Dostu diye tasavvur ediyor ve muhabbet bağlıyor. Bir de, mürşid vesiledir. Cenab-ı Mevla yine, ''Allah'a (c.c.) ulaşmak için vesile arayın'' buyuruyor. Vesile; salih amel olur, mürşid olur, Kur'an-ı Kerim okumak olur... Bütün bunlar vesiledir. Hadis-i Şeriflerde de çok deliller vardır.
Mesela; ''Allah'ın ehli onlardır ki, görüldüğü zaman, Allah hatırlanır'' ve Resulullah (s.a.v.) Allah için muhabbeti ve Allah için buğzetmeyi çok emretmiştir. İşte bu rabıta muhabbeti, kalbidir. Kalbi, Allah için birisine bağlanmaktır. Allah için birisini sevmektir. Dolayısıyla Hadis-i Şerifte zaten deliller çok... Rabıtasız hiç kimse yoktur. Yani Rabıtayı inkar edenin dahi rabıtası vardır. Çünkü, rabıta nedir, kalbi bir yere bağlamaktır. Rabıta, rabttan gelir. Rabt bağlamak. Hiç kimsenin kalbi boş değil, illa bir yere bağlı... Kimi malına bağlı, kimi hanımına, kimi evladına, kimi dostuna, her birisi bir yere bağlı... Peki onların hiç birisi şirk değil de, mürşidi kamile bağlanmak mı şirk?...
Onlarda da ayrı rabıta var, yani o, rabıtayı inkar eden kişinin de rabıtası var. Rabıtayı inkar eden kişi, namaza başladığı zaman kalbi gidiyor şuraya buraya... Her çeşit yere gidiyor. Belki apartman yapıyor, belki dükkan alıyor, belki ticaret yapıyor... Sonra da rabıta şirktir, günahtır diyor. Zaten hemen namazda başka şey düşündün, seninki şirk değil(!), benimki ise namazda değil namazdan evvel, mesela huşu olsun diye mürşidi düşünmek, niye şirk olsun... Demek ki rabıtayı inkar edenlerin de kendi rabıtası var, yani rabıtasız kimse yok... İnsan olarak mutlaka birşey düşünüyor, onun düşünmesi rabıtadır, istese de rabıtadır, istemese de rabıtadır. Çünkü rabıta, kalbi bağlamak ve haddizatında çok faydalıdır, çok etkilidir, çok tesirlidir. Yani insan rabıta yapıyor ki başka eşyalar kalbinden gitsin. O da bir tane kalıyor, O da kolay gidecek, ve sonuçta sadece Allah kalacak... Rabıta, kendi nefsi için maksud değildir. Rabıta, zikir için maksuddur.
Ve rabıta daimi değildir, rabıta geçicidir. İnsan, belli bir merhaleden sonra rabıta değil de, rabıta yerine murakabe yapıyor. Yani rabıtanın merhaleleri var, rabıta şirk değildir.

FEYZ: Efendim, bugün insanların birçok problemleri var. Bununla ilgili siz neler söylemek istersiniz?

MOLLA YAHYA HZ.: Bunu, tabii Resulullah (s.a.v.) 'in dilinden dinlersek daha iyi olur. Yani bugün, toplumun arasında birlik beraberlik yok. Muhabbet yok, İslamdan uzaklaşma var... Bunların hepsini Resulullah (s.a.v.) belirtmiş ve bundan 1400 küsür sene evvel Resulullah (s.a.v.) Efendimiz beyan etmiştir. İşte ümmetin başına gelecek fitneleri bizzat müşahede etmiş, görmüştür. İşte dün de, bugün de, yarın da milletimizin tek tedavisi İslam ahlakına sahip olmaktır. Resulullah (s.a.v.)'e mutabaat etmek... Allah Resulü (s.a.v.) buyurmuştur ''Ben size öyle bir şey bırakıyorum ki, siz ona yapıştığınız müddetçe dalalete gidemezsiniz. Bunların birisi Allah'ın kitabı, birisi Resulullah (s.a.v.)'in sünneti''. Son noktada diyebiliriz ki, bugün mesela, toplumun musibeti nedir? Onun tedavisi nedir? İşte musibet, cehalet, İslamdan uzaklaşmak, ondan sonra ahlaksızlık... Tedavisi de, İslamiyetledir, Resulullah'ın sünnetine mutabaat iledir ve Kitabullah'a mutabaat iledir. Çare budur. İslamiyetten başka çare aramak yanlıştır.
Bugün mesela, birçok hurafeler var. Millet artık öyle olmuş ki, hep hurafelere inanıyor. Biz zaman zaman bunu söylüyoruz. Mesela çoklarının evine gidiyoruz; evinde ya da arabasında, ya da kapısında, nazar boncuğu gibi bir boncuk var. Nazar boncuğunun etkili olduğuna inanırsa zaten küfürdür. Allah muhafaza eylesin. Eğer etkisi olduğuna inanmazsa da günahtır. Fakat millet artık, ona inanıyor, ondan sonra da ha efendim büyü, ha efendim sihir, ha efendim cin... Daha sonra da bunlar cincilere gidiyor para veriyor, Cinciler bir şey yapamıyor, daha da hasta ediyor. İşte bunun sebebi, cehalet çoğalmış, Resulullah'ın (s.a.v.) sünnetinden uzaklaşılmıştır. Bundan dolayıdır da, artık insan yolunu şaşırmış, bir şaşkınlık içindedir. Bunun içindir ki bakıyoruz, toplum içinde emniyet diye birşey kalmamıştır. Yani kimse kimseden emin değildir. Kimsenin kimseye güveni yoktur. İşte bunların başlıca sebebi, İslami ahlaktan uzaklaşmaktır. Bundan dolayı da düşmanlarımız başımıza musallat olmuş.
Resulullah (s.a.v.) buyurmuş ki, ''Bir zaman gelecek ki, benim ümmetimin başına, yemek üzerine toplanan kişiler, nasıl elini yemeğe uzatıyorsa gayri müslüm kafirler de müslümanların işine ellerini öyle uzatacaklar, müslümanların işini karıştıracaklar. Sahabeler soruyorlar, '' -Ya Resulullah, o gün biz azınlıkta mı olacağız. '' Yok, siz çoksunuz. Ama selin üzerinde olan çok gibi olacaksınız. Siz de iki haslet olacak, birisi, dünya muhabbeti çok fazla olacak, ikincisi ölüm korkusu çok fazla olacak. Ve düşmanın kalbinden, sizin korkunuz çıkacak. Düşman korkusu, sizin kalbinize girecek. Yani düşman sizden korkmayacak, siz düşmandan korkacaksınız. ''
İşte bunu Resulullah (s.a.v.) bilmiş. Bizim şeyimiz bu yani, dünyanın peşinden gitmek, dünya muhabbetini kalbe yerleştirmek, İslamdan uzaklaşmak. Bütün bunlar, zamanımızın başlıca musibetidir. Ve bütün bunların çaresi de İslamı uygulamak, Resulullah (s.a.v.)'in ahlakına sahip olmak ve ilme yapışmak... Allah'ın (c.c.) Resulü (s.a.v.), son veda hutbesinde buyurduğu gibi, ''Ben size iki şey bırakıyorum. Onlara yapıştığınız müddetçe delalete gidemezsiniz. Birisi Allah'ın (c.c.) kitabıdır. Allah-u Teala tarafından uzatılan bir iptir. O ipe yapışan, Allah'a (c.c.) yapışır. İkincisi benim sünnetimdir. ''Resulullah (s.a.v.) bilmiş demek ki, toplumun bugünkü musibetini. Yani İslamı yaşayamamasını, emniyetin ortadan kalkmasını ve milletin fitne ile huzursuz olmasını...
Bunun çaresi de, Resulullah'ın (s.a.v.) sünnetine yapışmaktır. İnşallah, huzuru İslamda bulacaklar ve İslamın ahlakını yaşasalar huzur bulurlar inşallah.

ŞEYHİMİZ, SEYYİD MUHAMMED RAŞİD HZ.NİN BÜTÜN DERDİ İSLÂMIN YAŞANMASI İDİ

FEYZ: Son dönemin büyük zatlarından Seyyid Muhammed Raşid Efendi'yi, biz de 6 halifesinden biri olan Molla Yahya Pakiş ile konuştuk. Seyyid Muhammed Raşid Efendi'nin babası merhum Abdülhakim Hüseynî (Gavs) döneminden bu yana Menzil Dergahı'na hizmet etmiş olan ve şu anda İstanbul'da ikamet eden Molla Yahya Pakiş ile evinde yaptığımız Sohbette bazı bölümleri bugünün hatırası adına sizlere de sunuyoruz;

MOLLA YAHYA HZ.: Muhterem Hocam, Seyyid Muhammed Raşid Efendi'nin irşadı ve hizmetleri ile ilgili malumat verebilir misiniz?

Seyyid Muhammed Raşid Hazretleri'nin babası merhum Seyyid Abdülhakim Hüseynî'nin 4 halifesi vardı. Bunlardan biri de oğlu Muhammed Raşid idi. Muhammed Raşid Hazretleri babasının sağlığında ''Halifelik icazeti aldığı halde irşada başlamamıştı. Babasının vefatından sonra Menzil Dergahı'nda Seyda Hazretleri'nin irşadı başlamış oldu. Bu irşat; ilim, uhuvvet ve tevazu ile 23 sene devam etti. Bir çok insan Seyyid Muhammed Raşid Hazretleri'nin vesileliği ile hakikate, hidayete ulaştı. O'nun döneminde Menzil Dergahı adeta bir sehavet, uhuvvet ve ihlas merkezi olmuştu. Türkiye'nin ve hatta dünyanın bir çok yerinden Şeyhimizi ziyarete gelen, duasını talep eden, kendisine intisab eden insanlar huzur içerisinde, kardeşlik içerisinde İslâm'ı öğrenmeye ve yaşamaya başladılar.

FEYZ: Bu meyanda merhum Seyyid Muhammed Raşid Efendi'nin özel hallerinden ve hususiyetlerinden de biraz bahseder misiniz?

MOLLA YAHYA HZ.: Seyda Hazretleri'nin en belirgin vasfı tevazuu ve merhameti idi. Kendisi hiçbir zaman hiç kimseye karşı incitici bir harekette bulunmamış, kin duymamıştı. Dergahında binlerce kişi etrafında pervane olurken biz kendisinde kibir veya kabalık gibi herhangi bir hareketin zerresini bile görmedik. Ayrıca ilme verdiği ehemmiyet ve milletin cehaletten kurtarılması hususundaki ısrarı da önemli vasıfları arasında saymak lazımdır. Bütün Şeyhler keşf ve kerametleri ile sürekli anılırlar. Bizim Şeyhimizin de elbette birçok kerameti vardı. Fakat, biz O zatı, her zaman ilme, alime, uhuvvete, ihlasa, İslam'a ve Ahlak-ı Muhammedî (s.a.v.)'ye verdiği ehemmiyet ve hususlardaki hassasiyeti ile tanıyor ve yadediyoruz...

FEYZ: Muhterem Hocam, Şeyh Seyyid Muhammed Raşit Efendi'nin umumi sohbetler yapmadığını biliyoruz. Bunun sebebini sormak istiyorum. Bir de, hususi olarak sizlere tavsiyeleri olmuştur. Bunlardan birkaç örnek verebilir misiniz?

MOLLA YAHYA HZ.: Evet.. Şeyhimiz umumi sohbet yapmazdı. Buna sıhhati ve zamanı müsait değildi. Bize yaptığı hususi tavsiyelere gelince, en önemli ikisi şudur: Şeyh Muhammed Raşid Hazretleri yakınlarına, halifelerine ve oğullarına siyasetten, particilikten uzak durmalarını ısrarla tembih ederdi. Müslümanlar arasında particilik yolu ile tefrika olabileceğini söylerdi. ''Camiye, Dergaha gelen herkes Müslümandır'' derdi...

İkinci önemli nasihati ise; İslam ve iman hizmeti, ilim ve dua karşılığında maddi menfaat alınmaması, talep edilmemesi hususu idi...

FEYZ: Şeyh Muhammed Raşid Efendi'nin halifeleri ve Menzil Dergahı'nın bugünkü konumu hakkında da bilgi verebilir misiniz?

MOLLA YAHYA HZ.: Seyda Hazretleri'nin 6 halifesi vardır. Bunlardan üçü Seyyid'dir. Molla Hüsrev (Arvasi'dir), Kardeşi Seyyid Abdülbaki Efendi ve Seyyid Molla Abdülbaki...
Diğer üç halifesi ise; Konya'da Molla Muhammed, Van'da Molla Ahmet (Aykaç) ve İstanbul'da da bendeniz (Molla Yahya Pakiş)...
Menzil Dergahı'nda şu anda şeyhimizin kardeşi Seyyid Abdülbaki Efendi bulunmakta ve irşad hizmetini sürdürmektedir. Menzil eskiden nasıl o bölgede kış içerisinde baharı, ateşler içerisinde suhuleti, huzuru ve uhuvveti temsil ediyordu ise, bugün de ve hatta İnşallah kıyamete kadar da bu şekilde devam edecektir.
Zaten cemaatler, tarikatlar ve benzeri bütün teşebbüsler İslam'ın daha güzel anlaşılması ve yaşanılması hususunda birer şube hükmündedirler. Önemli olan birlik, kardeşlik ve ihlastır. Seyyid Muhammed Raşit Hazretleri'nin hayatında en çok ehemmiyet verdiği özelliklere hassasiyet gösterildiği sürece bu hizmetler aynı şekilde sürecektir.
Duamız, kıyamete kadar sürmesidir...

FEYZ: ''Muhammed Gülü'' olan Seyyid Muhammed Raşit Hz.'ni ve onun Halifelerinden Molla Yahya el- Abbasi Efendiyi biz de rahmetle ve özlemle anıyoruz... Ne mutlu onların izinden gidenlere.. Allah cc. bizleri onlara komşu eylesin..
......
..::www.feyzdergisi.com::..
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #123
Alt 25.01.2008, 15:25
 
ibrahim_agah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.12.2006
Mesajlar: 114
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
[quote=addanali;725984][quote=ibrahim_agah;725586]
bugünden örnek verdim....yukarda naklettiğim rabıta tarifi bana ait değil...şu an yaşayan bir Allah dostuna aittir.......rabıtayı kendisi tarif ediyor.....olay budur.....bunu eğip bükmeye gerek yoktur....SEYDA MUHAMMED KONYEVİ(ks) Hz. leri Seyyid Muhammed Raşit HZ. leri merhumun halifelerindendir....[/quot


kardeşim tarif edelenden çok insanların uygulayışlarına bakmak gerekir yanlış anlamış bile olsa
ibrahim_agah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #124
Alt 25.01.2008, 16:19
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
tamam da kardeşim tarif edenler rabıtayı yaptıran mübarekler...uygulamada cahil sofinin yaptığını rabıta diye tanımlarsak yanlış olmazmı? rabıta budur diyor mübarekler.....cahillerin yaptığı rabıta değildir,bu tarife uygun yapmıyorlarsa.....cahillerin rabıta diye yaptıklarını baz alarak rabıtayı şirk diye suçlarsanız yanlışa düşmüş olursunuz.....cahillerin yaptığı rabıta şirk olabilir....ama rabıta şirk değildir...çünkü kendilerine rabıta yaptıranların tarifini aktardım.....
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #125
Alt 26.01.2008, 20:04
 
ibrahim_agah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.12.2006
Mesajlar: 114
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız addanali
Mesajı göster
tamam da kardeşim tarif edenler rabıtayı yaptıran mübarekler...uygulamada cahil sofinin yaptığını rabıta diye tanımlarsak yanlış olmazmı? rabıta budur diyor mübarekler.....cahillerin yaptığı rabıta değildir,bu tarife uygun yapmıyorlarsa.....cahillerin rabıta diye yaptıklarını baz alarak rabıtayı şirk diye suçlarsanız yanlışa düşmüş olursunuz.....cahillerin yaptığı rabıta şirk olabilir....ama rabıta şirk değildir...çünkü kendilerine rabıta yaptıranların tarifini aktardım.....

bence olayı bu kadar basite almamalıyız. mesela bir ağaç şirk vasıtası olabilirmi? ancak sizde bilirsiniz ki peygamber altında oturdu diye kutsal sayılınca kesildi. eğer bu gün rabıta cahil insanların şirke düşmelerine neden oluyorsa kesilmelidir. zaten ben de rabıtanın ne işe yaradığını çözemedim ya neden bir gereklilik gibi gösterilir bilmem. Allah a yaklaşmak isteyen insanlar anlayarak kuran (meal) okusunlar. bence başkalarının düşünmek yerinel direkt Allah ın sözleri okumaları onları Allah a daha da yakınlaştırır. örneğin bu sitede bir kişi beni ve benim isteklerimi anlatsamı daha etkili olur. yoksa direkt benden dinlemek mi?
belkide cevabı apaçık olan bir soru soruyorum ama yinede hatırlatmakda fayda var.
selametle...
ibrahim_agah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #126
Alt 26.01.2008, 20:59
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
arkadaşım sen rabıta yapma, tarikatlarda bu bir terbiye metodudur.......lüzumlu olmasa metot olarak kullanılmazdı...ben rabıta mürşidime yaptım....çokta faydasını gördüm......fakat rabıtayı tapınma ve şirk gibide görmüyorum.....cahil 3 -5 sofi kılıklı birilerinin şirk gibi algılanacak rabıta tanımıylada bundan vazgeçecek değilim.....zaten nefs terbiyesi ile alakası olmayanların rabıta metodunu kullanmalarına gerek yoktur....bu tarikatlarda bir metot olarak kullanılır....
RABITANIN NE OLDUĞUNU KENDİNE RABITA YAPTIRANLAR TANIMLAMIŞLAR.....SOF,İ DEĞİLSEN RABITA ZATEN YOK.....
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #127
Alt 26.01.2008, 21:03
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
ALİMLER KÜTÜK DEĞİLLER.......Alime alim olduğu için hürmet ve saygı duymak Allaha ve resulüne hürmet ve saygıdan kaynaklanır.......bununla kütüğe saygı duymayı karıştıranlara söyleyecek söz bulamıyorum.....cahiller yüzünden istifade ettiğim rabıtayı terk edecek değilim.........k,mseye gelinde rabıta yapın denmiyor....tarikat ehli insanların nefslerinin ıslahında metotlardan bir metotdur rabıta....." sadıklarla birlikte olun.." ayetini tatbikten ibarettir...zahiri ve batıni birlikteliktir rabıta.....
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #128
Alt 27.01.2008, 15:25
 
zumra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2007
Mesajlar: 192
Teşekkür etti: 25
4 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Rabita'dan önce seyh'in fotografina bakilmasina,kadin olsun erkek olsun,seyh'in fotografini tasimasi,ne derece dogrudur,kafami çok kurcalayan fiillerden,buna cevap bulabilirsem çok sevinirim...
zumra isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #129
Alt 27.01.2008, 20:44
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız zumra
Mesajı göster
Rabita'dan önce seyh'in fotografina bakilmasina,kadin olsun erkek olsun,seyh'in fotografini tasimasi,ne derece dogrudur,kafami çok kurcalayan fiillerden,buna cevap bulabilirsem çok sevinirim...
"alimler görüldükleri zaman Allahı hatırlatırlar" hadis.........alimleri görmek ruha ( erkek ve kadın ruhu diye ayırmamışlar)elinde olmadan Allahı hatırlattığı içindir....gerçek velilerden bahsediyoruz...sahte şeyhlerden değil.....
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #130
Alt 28.01.2008, 08:35
 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.088
Teşekkür etti: 10
37 Teşekkür 25 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız zumra
Mesajı göster
Rabita'dan önce seyh'in fotografina bakilmasina,kadin olsun erkek olsun,seyh'in fotografini tasimasi,ne derece dogrudur,kafami çok kurcalayan fiillerden,buna cevap bulabilirsem çok sevinirim...
Geçen Camii imam'ı öyle diyor...

"Aleviler ile Tarikat ehli kişiler...Biri Hz Alinin Resmini çizmiz sağa sola asıp hürmet gösteriyor...diğeri şeyhinin resmini cebine koymuş meded umuyor..."
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #131
Alt 28.01.2008, 10:37
 
zumra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2007
Mesajlar: 192
Teşekkür etti: 25
4 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Birde su kafama takiliyor,seyh'in izni dairesindemi fotograflar bu amaç için dagitiliyor?
Sakin yanlis anlasilmasin,beni tarikatlardan uzaklastiran bu uygulamalardir,bunlar belki tasavvuf ilminin birer metotudur ama bunlarin islamla bagdasmasi gerekmezmi?
zumra isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #132
Alt 28.01.2008, 10:43
 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.088
Teşekkür etti: 10
37 Teşekkür 25 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız zumra
Mesajı göster
Birde su kafama takiliyor,seyh'in izni dairesindemi fotograflar bu amaç için dagitiliyor?
Sakin yanlis anlasilmasin,beni tarikatlardan uzaklastiran bu uygulamalardir,bunlar belki tasavvuf ilminin birer metotudur ama bunlarin islamla bagdasmasi gerekmezmi?
"Şeyhin izni dairesinde"...Allah-u Alem...Hiçbir Tarikat Liderinin "Resmimi Cebinizde bulundurun..." dediğini zan etmiyorum...
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #133
Alt 28.01.2008, 10:46
 
zumra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2007
Mesajlar: 192
Teşekkür etti: 25
4 Teşekkür 3 Mesaja aldı
O zaman neden engellenemiyor?
zumra isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #134
Alt 28.01.2008, 11:17
 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.088
Teşekkür etti: 10
37 Teşekkür 25 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız zumra
Mesajı göster
O zaman neden engellenemiyor?
yani neden Ban'lanmıyor demek istiyorsun...
Onu bana değil...Yöneticiye sor...
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #135
Alt 28.01.2008, 15:37
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız hayalEt
Mesajı göster
Geçen Camii imam'ı öyle diyor...

"Aleviler ile Tarikat ehli kişiler...Biri Hz Alinin Resmini çizmiz sağa sola asıp hürmet gösteriyor...diğeri şeyhinin resmini cebine koymuş meded umuyor..."
Bunun neresi yanlış.....ben Hz. Ali Efendimizi rüyamda gördüm.....alevilerin kullandığı resime benziyordu.......tabi daha yuvarlak yüzlü sakalları kırık ve uzun....kısa boylu......
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #136
Alt 28.01.2008, 15:42
 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız zumra
Mesajı göster
Birde su kafama takiliyor,seyh'in izni dairesindemi fotograflar bu amaç için dagitiliyor?
Sakin yanlis anlasilmasin,beni tarikatlardan uzaklastiran bu uygulamalardir,bunlar belki tasavvuf ilminin birer metotudur ama bunlarin islamla bagdasmasi gerekmezmi?