![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
hakan52,sana bizzat yaşadıklarımdan basit bir örnek vereceğim,veya benim yaşadıklarımın arasında sıradan olan bir olayı anlatacağım,bunu ben defalarca yaşadım ve bana yaşadığım için sıradan bir hadise olarak geliyor ama sizlere ne şekilde gelir bilmem. Bir gün evdeyim (o zaman tokatta idim) birden Seyyid Muhammet Raşit Hz.leri ve yanında tanıdığım bir Allah Dostu(o da şeyhtir) olduğu halde, ki onlar Adıyaman Menzilde bulunuyorlardı, geldiler ve biraz durup tekrar gittiler.Bu kapıda yaşadıklarımın belkide en sıradan olayıydı,bu olay.Ben ,neyi niçin yaptığını bilen şuurlu bir adamım ve kimseye pabuç bırakacak yapıda da değilim Allaha şükürler olsun.Şimdi ben bizzat böyle bir olayı yaşadım ve senin yazdıklarını okuyorum,seni nasıl görüyorum biliyormusun.Çocuk aklına sahip biri olarak görüyorum,akıl baliğ olmamış neyin ne olduğunu bilmeyen ama ,bilmediğini de bilmeyen birisin. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Tabi ki bunlar beni bağlar,bir başkası için delil arzetmez,ama ben bunları yaşayan ve şahit olan birisi olarak senin yazdıklarından dolayı seni nasıl görmeliyim,elbetteki yukarıda yazdığım gibi,çocuk.......
|
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Ben ve benim gibi binlerce insan aynel yakin islamı yaşamaya gayret ediyor ve islami hakikatlere karşı yakini bu derece fazla .Meleklere iman farzdır ve imanın altı şartından biridir değil mi? Tabiki öyledir,seni hiç kanatlı bir melek ziyaret etti mi?,bak bu kapıda ,tarikat kapısın da neler yaşıyor insan ,Allahın dinini sahabe gibi yaşamaya gayret edenlerin yanın da neleri aynel yakin yaşıyor.
|
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Neler var neler,bu kapı Allah Dostu yetiştiren kapılardandır,sofilikte yaşadıklarını anlatmaman öğretilir ama sırf faydası olur ümidiyle yazdığım için ve yüzyüze olmadığımız için bir mahsur olacağını düşünmediğimden bunları aktarıyorum,sofilerden bunlara şahid olanlar binlercedir.Anlatmamalarının sebebini aktardık. Sizler tutmuşsunuz adı sofi olanların yaptığı hataları,yanlışları veya sofilik tanımlarını bir delilmiş gibi ballandıra ballandıra zevkle sıralıyorsunuz,ama sizler ancak bu güzelliklerden mahrumiyetiniz için zevkleniyorsunuz da haberiniz yok. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Tarikata sadece lütuf ehli girebilir,çünkü aynel yakin iman elde edilir,dahada gayret edilirse hakkel yakin iman elde edilir bu okulların vazifesi budur.Böyle bir imanı elde etmeyi taleb eden ve samimi olanın karşısına Allah (CC) mutlaka bir Dostunu çıkarır ve manevi terbiyesinden faydalandırır.Hiç şüpheniz olmasın.Allah ,bazı insanlar bunu perdelemiştir.İnsan oturup bu perdelerin sebebini düşünsün.
Konu addanali tarafından (03.09.2005 Saat 19:38 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Ne sofiler gördüm ,ne salaklarla karşılaştım,ne inkarcılar tanıdım bilemezsiniz.Türkiyeyi şehir şehir kapı kapı gezdim yıllarca .....Allah Dostlarından daha güzel,saygılı olunacak sevilecek ,değer verilecek ve elleri öpülecek insan tanımadım.El öpmek bizim geleneyimizdir ve saygı ifadesidir.Allaha muhalefet eden nefsi ıslah olmuş ve "EY MUTMAİN OLMUŞ NEFS ,RABBIN SENDEN SENDE RABBINDAN RAZI OLARAK GİR CENNETİME "ayetine uygun olarak Allahın razı olduğu bu insanların elleri öpülmeyecekte kimin elleri öpülecek,saygı gösterilecek ,sizleri anlayamıyorum.
|
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Ayrıca sofi kalble Allahın emirlerine itaat eder ve bundan zevk alır,huzur duyar.İbadetleri manevi gıda olarak yapılır ve feyzlenir.Hiç kalbiniz yandımı ,imanınızın varlığını kalbiniz yanarak hissettiniz mi? Vücut ülkenizde ruhunuza ait organların varlığını hissettiniz mi,letaif deniyor bunlara ve ruhun 6 duyu organı vardır.Bedenimizin duyu organları ne idi ve bu organlar ne işe yarıyor .1.Dokunmak 2.görmek 3.duymak 4.tatmak 5.koklamak.Nasıl ki bu organlarımız olmadan yaşamın tadı tuzu kalmaz işte aynen onlar gibi Ruhumuzun da böyle organları var ve bu organlarımızın üzeri örtülmüşte manevi ibadetlerimizin bize kazandırdıklarını duyu organlarımızın üzerinin örtülmesi hasebiyle hissedemiyoruz.Nasıl ki kör olan bir adam renklerin güzelliğine ve manzaranın zevkine varamaz ise letaifleri örtülmüş olanda manevi aleme karşı kördür ve letaiflerinin üstü açılan insanın yaşadıklarını anlayamaz.Varmısınız,talipmisiniz manen körlükten kurtulupta manevi alemi görmenin güzelliğine ermeye. Duygu dediğiniz bu olsa gerek........mecburiyet duygusundan değil,aşk ve şevk ile Allaha Kuluga taşır tarikat sizi.....Düşünsenize Ruhunuzun 6 duyu organıda faaliyette imanın lezzetine doyamazsınız ,Allah Dostları böyle imanlarının lezzetiyle Allaha bağlılar. Konu addanali tarafından (04.09.2005 Saat 00:32 ) değiştirilmiştir.. | |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Duygu dediğiniz bu olsa gerek........mecburiyet duygusundan değil,aşk ve şevk ile Allaha Kulluga taşır tarikat sizi.....Düşünsenize Ruhunuzun 6 duyu organıda faaliyette imanın lezzetine doyamazsınız ,Allah Dostları böyle imanlarının lezzetiyle Allaha bağlılar.
Konu addanali tarafından (04.09.2005 Saat 21:24 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Ben bunları yaşadım,ama senin gibi kıymet veripte buralarda takılarak ,tarikatı bunlarla tanımlamıyorum kardeş,tarikatın ne işe yaradığını yazdım,yazdığım ne ise odur.Keramet diye yazdığın karpuz hikayeleri için yazdım o tenkidi......İster sen yaz ister başkası yazsın farketmez.Buralara takılacağına hakikaten istifade edebileceğin tarikatları bir düşün.Ben çok istifade ediyorum kardeşim,yazık değilmi sana da sen bu nimetten istifadeden uzak duruyorsun.Bir şeyi cahiller yapıyor diye eleştireceğine ,sen gel en iyisini,doğrusunu yapta ,yanlış gördüklerinide düzelt ki yapıcı ol,yıkıcı değil.
|
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
sisterE kardeşim ve onun gibi samimi müslümanlar için ; TASAVVUFUN ASLI Tasavvuf, ahlak ilmidir; nefsi terbiye ilmidir; Allahu Teâla'yı dosdoğru bilip (ki buna mârifetullah denir), O'na rızasına uygun, halisane kulluk etme ilmidir. Binaenaleyh ilimlerin en şereflisi ve İslam'ın özü, hakikatıdır. Zaten de bu sebepten sevilmiş, saygı görmüş, yayılmış ve günümüze kadar dipdiri gelmiştir. Bugün içte ve dışta birçok tasavvuf muhibbi, derviş ve sofi görüyor, çeşit çeşit tarikat ve meşrepler tanıyoruz. Avrupa ve amerika'da da tasavvufa karşı büyük ilgi duyuluyor. Müslüman olan bazı garplıların, bir tarikata bağlanmayı da ihmal etmediğini, hatta ismine "sufi" lakabını eklediğini ve bununla iftihar eylediğini duyuyoruz. Acaba bu kadar çeşidi görülen tasavvufun en doğrusu hangisidir; aslı, kökü esası nedir? Sık sık sorulan ve cidden merak edilen bu hususu açıklığa kavuşturmak için ana kaynağına baş vurmalıyız: Doğru cevabı, İslam'ın özünün unutulduğu, dini ve manevi konulardaki cehaletin yaygınlaştığı, istismarcı ve sahtekarların çoğaldığı, bilen-bilmeyen herkesin ileri-geri konuştuğu, buhranlarla dolu çağımızdan değil; islami ilimlerin zirvede olduğu, TAKLİD'in değil, TAHKİK'in hâkim bulunduğu, BATIL'ın sinip silindiği, HAKİKAT güneşinin pırıl pırıl parladığı ilk devirlerden çıkarmaya çalışmalıyız. Bu konuda, gerçek mutasavvıfları, büyük mürşidleri, herkesin saydığı, dini ilimleri hakkıyla bilen ciddi âlimleri delil getirmeliyiz. Biz bu yazımızda, işte böyle yüksek şahsiyetlerden birinin: Ebû'l-Kâsım İbrahim-i Nasr-âbâdi' nin, bu mevzu üzerindeki görüşlerini okuyucularımıza arzetmek istiyoruz: Mezkûr Ebû'l-Kasım İbrahim en-Nasr-âbâdi, tasavvuf sahasının meşhur ve maruf simalarından biri olup, hicri 367 (milâdi 978/979) senesinde Mekke-i mükerremede mücavir iken vefat eylemişti. Aslında Horasan'ın Nişâpûr şehirde doğmuş ve yetişmişti ki bu şehir çok önemli bir dini kültür merkeziydi, birçok büyük mutasavvıf oradan neş'et etmiştir: Tabakâtu s-sufiyye yazan Ebû Abdi'r-Rahman es-Sülemi, Tezkiretü'l-evliyâ müellifi Feridü'd-din el-Attâr ve daha nice değerli zat.. Bizim Hacı Bektaş-ı Veli' miz de orada doğup, sonra Anadolu'ya gelmiştir. Nasr-âbâdî, zamanın -ilim ve hal yönünden- en gözde meşayihinden idi; çeşitli dini ilimlerde engin bilgisi ile temayüz etmişti. Siyer, Tarih ve Tasavvuf ilimlerine vakıf idi; ayrıca çok hadis-i şerif yazmış ve riyayet etmiş sika- güvenilir bir hadis alimi olarak tanınmıştır. Tasavvufun aslı, esasları hakkındaki sözlerini, daha net anlaşılmasını sağlayacağı için arapça metnini de kaydederek sunuyoruz: 1) .. :Tasavvufun aslı Kur'an-ı Kerim'e ve Resulullah (s.a.s.)'in sünnetine sımsıkı sarılmaktır.. 2) ..: ve nefsani arzuları ve bid'atleri terketmek.. 3) ...: ve Mürşid ve mürebbi olan şeyhlere hürmet itina etmek.. (Bu sevgi ve saygınını manevi ilerlemede taşıdığı ehemmiyeti kavramak; edepsizliğe düşüp feyz ve terakkiden mahrum kalmamağa büyük önem vermek) 4) ...: ve halkın cahilliğini mazur olduğunu görüp, kusurlarına bakmamak (hatalarını bağışlamak, onlara acıyıp şefkatli davranmak) 5) ...: ve dostlar ve ihvan ile hoşça geçinmek (usulünce, edep dairesinde, fedakarlıkla, sabırla dostluk ve muaşeret eylemek) 6) ..: ve o dostların hizmetini görmek (onlara her hususta, malca, bedence yardımda gayretli olmak) 7) ..: ve güzel huylulukla, iyi ahlak ile amil olmağa çalışmak (Huylarını düzeltmek, kötülleri bırakmak, iyileri tatbik etmek) 8) ..: ve tarikatının günlük evradına müdavim olmak... (vürdlerini, zikir ve tesbihlerini çekmeğe devam etmek, ihmal ve tembellik yapmamak) 9) ...: ve RUHSATLARLA amel etmeyi, dini ahkamı tevillerle çığırından çıkarmayı bırakmaktır. Çünkü dindeki ruhsatlar zayıf müslümanlara gösterilen kolaylık ve hafifletmelerdir, yüksek himmetli olması şart koşulan dervişlere o gibi kolaylıklara temayül yakışmaz, dinin ahkamını sabır ve tahakkümle yerine getirmek, himmetli ve gayretli kimselerin şiarı olmak gerekir. Yüce Rabbimiz bizleri de sayılan bu güzel hasletlere sahip, özü sözüne uygun, himmetli, gayretli, şuurlu, sevimli, samimi, sabırlı, vefalı müslümanlardan eylesin, âmîn, bi-hürmeti Seyyidi'l-mürselin ve âlihi ve sahbihi ve men tebiahû bi-ihsânin ecmain. Prof.Dr.M.Esad Coşan /Gayemiz Halil Necatioğlu/İSLAM dergisi Aralık'83 Konu addanali tarafından (05.09.2005 Saat 00:07 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 02.09.2005
Mesajlar: 330
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Ben addanali kardeşime tamamen katılıyorum hele hele SEYYİD MUHAMMED RAŞİT (K.S.)HZ. hakkında söylediklerine tamamen katılıyorum çünkü zillet içindeki gençligimin tadına o mübarek insanlarla tanıştırtan sonra fark ettim paramın imanımın canımın malımın insanlığın kıymetini bildim namaza başladın ickiyi eroini bıraktım anam babamla barıştım delil istiyene benden delil adam soymaktan silah yakalatmaktan hırsızlıktan esrardan hapis yattım oralar temizleyemedi amma ALLAH"ın dostları ak ve pak etti rabbül aleminin izni ile şimdi mutluyum huzurluyum herşey onların vasıtası ile oldu RABBÜL ALEMİN ONLARDAN RAZI OLSUN ,,,
|
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
hurşit kardeşim Allah senden razı olsun ,istikametten ayırmasın inşallah..... Sevgiyle kalınız..... |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Prof.Dr.M.Esat Coşan ın Tasavvufun aslı, esasları hakkındaki sözlerini sunuyoruz: 1) .. :Tasavvufun aslı Kur'an-ı Kerim'e ve Resulullah (s.a.s.)'in sünnetine sımsıkı sarılmaktır.. 2) ..: ve nefsani arzuları ve bid'atleri terketmek.. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
3) ...: ve Mürşid ve mürebbi olan şeyhlere hürmet itina etmek.. (Bu sevgi ve saygınını manevi ilerlemede taşıdığı ehemmiyeti kavramak; edepsizliğe düşüp feyz ve terakkiden mahrum kalmamağa büyük önem vermek) 4) ...: ve halkın cahilliğini mazur olduğunu görüp, kusurlarına bakmamak (hatalarını bağışlamak, onlara acıyıp şefkatli davranmak) |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
5) ...: ve dostlar ve ihvan ile hoşça geçinmek (usulünce, edep dairesinde, fedakarlıkla, sabırla dostluk ve muaşeret eylemek) 6) ..: ve o dostların hizmetini görmek (onlara her hususta, malca, bedence yardımda gayretli olmak) 7) ..: ve güzel huylulukla, iyi ahlak ile amil olmağa çalışmak (Huylarını düzeltmek, kötülleri bırakmak, iyileri tatbik etmek) |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
8) ..: ve tarikatının günlük evradına müdavim olmak... (vürdlerini, zikir ve tesbihlerini çekmeğe devam etmek, ihmal ve tembellik yapmamak) 9) ...: ve RUHSATLARLA amel etmeyi, dini ahkamı tevillerle çığırından çıkarmayı bırakmaktır. Çünkü dindeki ruhsatlar zayıf müslümanlara gösterilen kolaylık ve hafifletmelerdir, yüksek himmetli olması şart koşulan dervişlere o gibi kolaylıklara temayül yakışmaz, dinin ahkamını sabır ve tahakkümle yerine getirmek, himmetli ve gayretli kimselerin şiarı olmak gerekir. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Yüce Rabbimiz bizleri de sayılan bu güzel hasletlere sahip, özü sözüne uygun, himmetli, gayretli, şuurlu, sevimli, samimi, sabırlı, vefalı müslümanlardan eylesin, âmîn, bi-hürmeti Seyyidi'l-mürselin ve âlihi ve sahbihi ve men tebiahû bi-ihsânin ecmain. Prof.Dr.M.Esad Coşan |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
| Allah bu güzel insana gani gani rahmet eylesin.
|
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.170
Teşekkür etti: 13
44 Teşekkür 32 Mesaja aldı
|
| |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
dememmi gerekiyor.....
|
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Sen hiç namaz kılmıyorsun anlaşılan
|
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.07.2004
Mesajlar: 1.947
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 1 Mesaja aldı
|
| |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
M.Esat Coşan Hocaefendinin şefaatinden de nasiblendirsin,inşallah. | |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
tatmin oldun mu?
|
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
1.TAHA NIN "yıldızlarıda al yanına" ilahisini çok beğendim,dinlemenizi tavsiye ederim.Bir ilahi ancak bu kadar güzel olur.
|
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Hayalet kardeş,Mucize nedir?-Kimden zuhur eder? Keramet nedir?-kimden zuhur eder? Ve bunlar Kuranda var mı? Ki varsa hangi ayetlerde var,birkaç örnek vermen yeterli. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 02.01.2004 Yaş: 32
Mesajlar: 26.300
Teşekkür etti: 9
118 Teşekkür 87 Mesaja aldı
|
| |||||||||