![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Göz hakkında, Nakşibend Mehmed Bahaeddini Hazretleri 'nin nasihatleri içerisinde “Nazar ber kadem” tabiri vardır ki, bununla, salikin gözünü ayaklarının ucundan başka yere kaydırması menedilmiştir. Zira etrafı seyreden göz, her gördüğünden ayrı ayrı hisler duyan kalbini mülevves eder. Bu telvis ise salikin mahvına kafidir. Zira maksat kalbin paklığı-
dır. Kalbe inen şeyler eğer mülevves ise artık o kalbden ne hayır beklenir! Gözlerin muhafazası hakkında Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Azimüşşan'da pek derin manalar taşıyan ayet-i kerimesi ile bizleri uyarmaktadır . Gözlerine sahip olabilenler süluklarında muvaffak olurlar. Dil ve kulak da gözden aşağı değildir. İnsanların kalbi hep duydukları veya söyledikleri sözlere göre ya güzelleşir veya berbat olur. Göze olduğu kadar dile de hakim olmaya ve onu daima zikrullah ile meşguliyete alıştırmaya çalışmalıdır. Bunun için Eşref-i Rumi Hazretleri; “Bir dil ki olmaya Hakk'ın zikriyle mutad Urma ol dil paresine dil diye hiç ad.” demiştir. Bu ne kadar yerinde bir sözdür. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
|
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Dilin iki manası vardır: Biri konuştuğumuz dildir, diğerinden maksat ise gönüldür. Gönül aynasının paklığı; göz, dil ve kulağın paklığına bağlıdır .Dili ve gözü pak olmayanın gönlü hiçbir zaman pak olamaz. Şimdiki insanların; “Sen benim gönlüme (kalbime) bak” demeleri ne kadar yanlıştır. İbadet ve tattan mahrum olanların gönülleri hiçbir zaman pak olamaz. Her ne kadar şu veya bu gibi hayırları olsa dahi…
Onun için Nakşibendi tarikatinde gönlün temizliğine son derece ehemmiyet verilerek, salikin beş hassa azalarına sahip olabilmesi ve bunları Hak yolunda kullanabilmesi, Hakk'ın razı olmadığı işlerden korumaya çalışması tavsiye edilmektedir. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Çünkü; bu beş havas; göz, kulak, dil, el, ayak doğrulukta olmadıkça salikin yaptığı zikirler kendisine lazımgelen feyzin gelmesine mani olurlar .Bunun için salik ve zakirin bin şu kadar zikretmesi, geceleri pek az uyuyup ibadetle meşgul olmasına aldanıp kendi kendisine bir kıymet ve paye vermesi hatadır. Asıl bu beş azanın doğruluğuna, düzgünlüğüne bakması lazımdır .
Eğer dil, boş sözler söylüyor, hele bir de yalan şeyler irtikab ediyorsa vay o salikin haline! Göz de böyle. Eğer gözüne sahip olup onu günahtan alıkoymuyorsa, o zakire “yazık!” deriz. Kulak da böyle.. Eğer boş ve günaha taalluk eden şeyleri, hele televizyon ve radyolarda hanımların şarkı ve gazellerini ve diğer sözlerini dinliyorsa ona da “Vah, yazık!” deriz. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Derviş olmayı, hemen şu kadar zikri ve tesbihi yapmaktan ibaret sananlar çok aldanırlar. Bu tesbih ve zikirler , saliki ancak Hakk'ın razı olmadığı fena işler ve günahlardan korumak için birer yardımcıdır. “Allah!” demek büyük bir fazilettir; söyleyeni günahtan koruması şartıyle! Bir taraftan günah işlerken, diğer taraftan zikir etmenin manası anlaşılamaz.
İnsanların yetişme devirlerinde alışageldikleri iyi ve kötü huylardan ta yaşlılığa kadar kurtulamadıkları görülmektedir. Arabanın ön tekeri nereden giderse arka teker de onu takip eder. Onun için, gençliğinde, istikametten ayrılmamak azminde olan bahtiyarlara ne mutlu! Bu gençlik devirlerini cahilane bir şekilde günahlarla geçirenlere de ne yazık! Öyle ise ey aziz kardeş! Sen de, ben de Allah Teala 'nın hep aciz kullarıyız. İşin sonu ölümle bitmektedir. Bu ölüm halinde iman ve İslam içerisinde olabilmek ne büyük bir hünerdir. Bunun için bir taraftan Allah celle ve alayı zikretmemiz, diğer taraftan da Allah Teala 'ya gözyaşları ile yalvarıp muhafazamızı rica etmemiz lazımdır .Diğer taraftan da nefislerimize hakim olabilmek için Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sünnet-i şerifesinden zerre kadar ayrılmamak lazımdır. Bunu başarabilmek için de evvela Allah Teala'yı zikri, sonra da Peygamberimize bol bol salavat-ı şerife getirmeyi ve her gün Kitab'ımız olan Kur'an-ı Azimüşşan'ı layık-ı vechiyle okumayı ihmal etmemek lazımdır . |
|
|
|
![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.07.2004
Mesajlar: 1.947
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Allah razı olsun.
|
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 02.01.2004 Yaş: 32
Mesajlar: 25.965
Teşekkür etti: 4
51 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
ok ..ben düsüncelerimi bi siralamaya calisayim.. tarikat...diyince önceleri önce bir ürküyordum...neden? tarikat..asirilik demekti..tarikata dahil olanlar bi nevi "ucmus" du...(yanlis anlamayacagina güvenerek.. )...yani realiteyle alakasi kalmayan insanlar..labil kisilige sahip olanlar daha sIk görüldügü... aradan bikac yil gecti.. okundu..ögrenmeye caba gösterildi... simdi tarikat kelimesi benim icin sirf bir yol dur...sirati müstekimden ayrilmama cabasiyla..yola cikilmis bir yol... ama... yine celiskiler var.. neden?..belki insanlarin yansittigindan kaynaklaniyor..bircok tarikat a (bagli mi denir?) olanlari taniyorum...gördüm..simdi tabiiki genellemek..ayni islamin sartlarini yasamayan birinin "bir cok müslümanlar" gördüm demesi gibi olur..yanlis olur...ben bu deyimle sürekli karsilastigim icin "ne varsa ama onlarda var .." "sözde müslümanlar söyle böyle"...artik önyarginin alasi oldugunu anliyorum..ama görüyor yasiyorum... misal.. tarikata bagli anne baba.. cocuklarindan bi haber.. "yarin ölecekmis gibi ahiret icin.. hic ölmeyecekmis gibi dünya icin.."? degilmiydi..? "Allah asiri gidenleri sevmez" degilmiydi.. tabii simdi bana tarikat i anlatan ayetler göstereceksindir.. hatta okudumda bir iki yazinda... bir cemaat a ...dahi olmak güzel bence.. insani gaflet aninda..tutar..düsmesini engeller.. hidayet aninda da ..bazi seyleri paylasmana sebep olur.. ama..(bu amalar olmasa zaten..) tamamiyla dünyadan kopmak?.. hic birseyi gözü görmeksizin.. baska fikire sahip olanlara sert davranmak..? veya tamamiyla "tuhaf" buldugum bir olay.. seyhlere gidip...(kuran-i kerimde kadinlarin tek basina yolculuk etmeleri yasaklanmis degilmi?) nice kadinlar taniyorum..seyh i ziyaret icin...buradan (almanya) tr ye..oradanda cesitli illere gidenleri... ve seyhin elini öpmek?? daha da tuhaf..bi hadis okumustum.. Peygamber efendimizin (sav) elini öpmek isteyen bir sahabeyi..."itaat edilecek...secde edilcek..egilecek sirf O dur" diye geri ceviren..(tam söz olarak böyle degildir belki..vebal yüklenmez insaAllah ama iceriligi benzer de).. hmm..nasil ifade edicemi bilmiyorum.. sorularim varmi onu da bilmiyorum.. ama..söyle bir noktadayim..tarikat kelimesi artik beni korkutmuyor.. ama tarikat a dahil olabilecegimi düsünmüyorum sahsen.. bu onlarin "kötülügünden" "dogru olmamasindan" ileri gelen birsey degil.. bu benim kendimle bi konu `m.. Allah (cc) `a varan tüm yollar muhakkak güzeldir.. cümle ümmetini sirati müstekimden ayirmamasini dilerim.. bu yolda olmayanlara nasiplerindeyse hidayet dilerim.. (amin)... ama bir yerde..veya bir "kurumda" takilikalmak..kisitlar insani.. zikir konusunda da öyle bir düsüncem var.. tabiiki insan agzi aliskin olmayan sözleri nasil son aninda söyler..diye bir soru yükseliyor..dil alismali...Allah her daim anilmali..ama..su "1100 ..... ve 33333 ....." konusu kafami karistiriyor..bu biraz "mecburi" gibi oluyor... hani nasil anlatayim..yillarca namaz kilarsin..ama sirf "sart" oldugu icin...zoraki gibi...ama tad alamazsin..namazlarin kücük kücük miraclar olmaz..seni O na yakinlastirmaz...nice dualar vardir..ezberimizde...her secdeden sonra dua ederiz...bunu bir "system" ilemi yapariz? hayir..o anki ruh halimize bagli..bir azap..veya samimiyet..veya nasil desem...farkli farkli...gözyasi katilan dua geri cevirilmezdi öyle degilmi...sessiz dua ediyorduk cünkü bizi duyan olan oldugundan emindik degilmi...
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur. |
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 02.01.2004 Yaş: 32
Mesajlar: 25.965
Teşekkür etti: 4
51 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
bu tartismalar da beni asiyor mesela..
ihtiyac duyan..alir kendi icin... ihtiyac duymayan ...kendi halinde cabalar.. ama karsilikli elestirmek de neyin nesi.. neyi ..kimi elestiriyoruz..Allah rizasi icin cabalamayi mi..? hak yolu mu..? herkeste akil var fikir var..göz var dil var kulak var... neyse umarim bu yine siyasi bir konu oldu ve ben bir bayan olarak anlamam zaten bu islerden ..hakkinizi helal edin..vesselam..
__________________
Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
NAKŞİBEND MEŞAYIHINDAN AYNI ZAMANDA EHLİ BEYT OLAN BİR ŞEYHİN HİZMETLERİ [TÜM TÜRKİYE (AKLINI PEYNİR EKMEKLE YEMEMİŞ OLANLAR)ŞAHİDİMDİR] VE BU HİZMETLERİ YAPANA KARŞI TARİKAT MÜNKİRİ OLAN (aklını peynir ekmekle yemiş olan zevat) İSLAM DÜŞMANLARININ YAPTIKLARI;
Şeyh Seyyid Muhammed Raşid Hz.leri(ks)leri Nakşibendi meşayıhındandır,Onun vasıtasıyla abartısız yüzbinlerce istikameti bozulmuş adı müslüman ,günahlara dalmış Allahtan uzaklaşmış insanları istikamet ehli olmalarına vesile olmuş,namaz kılmalarına vesile olmuş,itikadi bozukluktan kurtulmalarına vesile olmuş,boşanma derecesine kadar gelmiş ailelerin yıkılmaktan kurtulmasına vesile olmuş,zina,içki,esrar,eroin,....gibi haram olan günahlardan kurtulmalarına vesile olmuş,Anadoluda manevi bir dirilişe vesile olmuş bu Resuli Ekrem Efendimizin torunu Hz. Hüseyinin zürriyetinden gelen Ehli Beyti Resul olan Davası sadece Allah olan Bu insana suikast düzenleyen ve tarım ilacı enjekte edilerek katledilmeye kalkılmış ve zehirlenmiştir.Allahın yardımıyla kendine gelmiş ancak zehir etkisini zamanla göstererek 93 yılında vefat etmiştir. Bu tarikat münkirleri,öyle aşağılık islam düşmanlarıdır ki Bu mübareği bile öldürmeye kalkışmışlardır.Hidayetleri varsa Allah hidayet versin ,Eğer hidayetleri yoksa Allah kahretsin bu çukur adamları. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Hz.Hüseyini( RA) kerbelada katleden şerefsizlerden,yezidlerden bunların hiç bir farkı yoktur.Yezidde ,Allahı ,Kuranı kullanarak Hz. Hüseyin Efendimizi katletmişti.
Bu tarikat münkirleride aynı Allahı ,Kuranı kullanarak yezidiliklerini icra ediyorlar.....Bu yezidi meşrebli çukurlar bilsin ki "İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR",nasibinde hidayet varsa biran evvel hidayet nasib olsun,eğer hidayetleri yoksa biran evvel kahrolsunlar bu yezidiler. Bu insan kılığındaki yezidileri kesinlikle adam yerine koyupta ayet hadis yazmayasınız.Bunlar YEZİDİ MEŞREBTİRLER.BİLESİNİZ.ÇOK ÇUKUR ADAMLARDIR,SİZİN SÖYLEDİKLERİNİZ O ÇUKURA VARANA KADAR TERS DÖNÜYOR,O YÜZDEN MUHATAB ALINMAMALIDIR.Tatmin olmak isteyen varsa kendi bilir...... |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
SADAT I KİRAM ,kesinlikle şeriata aykırı iş yapmazlar,sünnet onların yaşam tarzıdır,zahiri olarak 12 ilim icazeti almış olan ve nefs teskiye olmuş ve en az nefsi marziye makamında olan insanlara,ayrıca manevi işarette alması gerekiyor, icazetli mürşid tarafından,manevi irşad diploması yani icazeti verilir.Bu manevi icazet zinciri geriye doğru Resuli kibriya Efendimize oradan Cebrail Efendimiz kanalıyla Hz.Allaha dayanır.
|
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
El öpme meselesine gelince asla kadınlara ellerini öptürmezler,şeriata muhalif iş yapmazlar.Ben Sadatlardan böyle yapana rastlamadım.Ancak Şeyh Nazım Kıbrisi Hz.leri elini öptürüyor,o bile şeriata aykırı değil çünkü mübarek çok yaşlı ve cinsi hisleri yok.Bu durumda olanın şeriattaki durumuda ortadadır.
Konu addanali tarafından (03.09.2005 Saat 01:05 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Şu kıssayıda aktarmamda fayda var;Bir gün Şah ı Nakşibend Hz.lerine diyorlar ki Efendim bayanlar sizi nle aynı ortamda olmak ve sohbetinizi dinlemek istiyorlar diyince şöyle karşılık verir;şeriata uygun değil.Derler ki siz evliyasınız ve şeyhimizsiniz,Mübarekte der ki;ateşle barut aynı aynı yerde olmaz,onlar kadın bende erkek 'im der ve böyle bir talebi geri çevirir.Kim ki bunlara dikkat etmiyorsa sakın onlara yaklaşmayın,uzak durunuz.Bir şey ne kadar kıymetli ise onu istismar edenlerde o derece olacaktır.Değerli olanın istismar edilmesi çok olur,ancak sahtekarlar var diyede bu güzel insanlardan istifade etmeyide terk etmemeli insan.
|
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Dünya imtihan yeridir,dünyadan elini eteğini çekmek,imtihan için yaratılmış mahalli terk etmek olur ki bu büyük bir terbiyesizliktir .Ne kazanacaksak işte bu gördüğümüz ve nefes alıp verdiğimiz ortamda kazanacağiz.
|
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Sizlere tasavvuf ehlinin kimler olduğunu ve hayata nasıl baktıklarını en ahmakların bile anlayacağı şekilde İmam ı azam hz.lerinin bir tesbitini aktararak göstermek istiyorum.
İMAM I AZAM Hz.leri;İnsanlar 3 kısımdır. 1.kısım EBLEHLER yani Ahiret delileri,dünyadan elini eteğini çekmiş,iş güçten uzak sabah akşam ibadet taatla meşgul hayatını geçirenler ve başkalarına muhtaç olanlar.Bunlar delidir ve makbul değillerdir. 2.kısım Deliler yani kalben gayesi dünya ve dünyalık olanlar,kafirler tamamen bu kategoridedir,fasık müslümanlar hatta ticaretine faydalı olur diye ve riyaset sevgilerini beslemek için haccada giderler ön saflarda namaz dahi kılarlar bu zevat bunlar islama göre delidirler ama muaf delilerden değil.(kalb marazları olan,riya,kibir,hased,ucb,...gibi kalb marazlarının herhangi biri veya hepsini kalbinden sökmek gibi bir derdi olmayanlar) 3.kısım ise şöyle ifade ediliyor;yaptıkları ibadet zaten Ahiret ameli,dünya işleride ahiret ameli olanlar ,dünya ile ahret işlerini aynı anda yapanlar işte kurtuluşa erenler ve akıllılar bunlardır . Tarikatların yetiştirdiği insanlar 3. kısıma giren insanlardır. 3.kısım insanlar |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Bu zamanda yaşayan ve Seyyid Muhammet Raşit Hz.lerine AŞK İLE BAĞLI OLAN VE AYNI ZAMANDA Ehli Beytten olan Büyük bir Alim bizlere sofiliği anlatıken şunları söylemişti sizlerle paylaşmak istiyorum;İmkanlarınız nisbetinde En güzel evlerde oturun,en güzel arabalara binin,en güzel kıyafetler giyin,en güzel yiğeceklerden yiğin en güzel hatunla evlenin ama bunları size lütfedene EN GÜZEL ŞEKİLDE DE KULLUK YAPIN.
|
|
|
|