İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 08.09.2005, 12:08

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
DÖnen Radİkaller...

Hayat akar, hergün bir yığın çocuk doğar, bir yığın insan ölür. Doğumlar ve ölümler sadece maddî olmaz. Hergün birtakım insanlar imana gelir, Müslüman olur, bir bakıma yeniden doğar. Yine, maalesef bazı kimseler imandan çıkar mürted olur. İrtidat çok kötü bir ölümdür.


Hergün çeşitli ülkelerde, çeşitli kavimlere mensup nice kişi imana geliyor. Ne mutlu onlara.

Bizde ve başka yerlerde birtakım kara bahtlılar İslâm’ı bırakıp Nasranî, Üçyıldızlı, Ateist veya başka şey oluyorlar. Niçin İslâm’ı terk ediyorlar? Elde delil yok ama birtakım iddialar ve rivayetler var. Misyonerler, Üçyıldızlar, başka dinler veya dinimsi gruplar kendilerine katılanlara iyi para veriyorlarmış. Sefalet içinde kıvranan birini düşününüz. Onlara katılırsa iyi bir geliri olacak, borçları ödenecek. Varsa çocuğuna yurtdışında tahsil imkanı sağlanacak. Hattâ Türkiye’yi terk edip zengin bir ülkeye göç etmesi için imkân aranacak.

Bu adamın ve ailesinin İslâm ile bağları zaten gayet zayıf. Ne yapıyor? Para, menfaat, dünya yüzünden dinini bırakıyor. Ne kötü bir dönüş.

Eskiden radikallik yapan biri vardı. O da dönüş yaptı. Şimdi Pembelerin, Ateistlerin, İslâm düşmanlarının safında. Dönüşü onun için maddî bakımdan kârlı oldu. İyi bir maaş, iyi bir geçim, itibar, şöhret... Acaba bunlar gerçekten kâr mıdır? Bu dünya hayatı geçicidir, fanîdir. Ben bu satırları Sultanahmet’te yazıyorum. Acaba bundan tam bin yıl önce benim yazı yazdığım yerde kim yaşıyordu? Bir Bizanslı... İ

smi neydi, bilmiyorum. Evi Ayasofya yakınında şehrin mutena bir semtinde olduğu için zenginmiştir her halde. Ne kendi kaldı, ne adını bilen var. Evi ve dükkanı yıkıldı. Temelleri, bugünkü toprak seviyesinin birkaç metre altında duruyordur belki, kazı yapsalar meydana çıkar. Bu adamın altın ve gümüş paraları vardı. Onlara ne oldu? Onlar da yok oldu. Evinde eşyaları vardı. Karısı vardı, çocukları vardı, hizmetçi ve köleleri vardı, atları, arabası vardı. Hepsi elden gitti.

Bir Müslüman için en büyük değer imandır. Ona ebedî mutluluk kapısını imanı açar. İmanla yaşar ve ömrü ölümüne imanla bitişirse en büyük saadeti kazanmış olur. İmanı elden giderse en büyük zarara uğramış olur. İman yoksa para, mal, mülk, büyük servet, tantana, şaşaa, debdebe hiçbir şeye yaramaz.
Bizim eski Radikalin İslâmcılıktan Müslümanlığa dönmesi gerekirdi. Hızlı dönüş yaptı, ortada duramadı, öbür uca geçti.


70’li, 80’li yıllarda Radikaller ne kadar hızlı, ö
fkeli, hınçlı idiler. Ne ateşli cihad edebiyatları yapıyorlardı. Kendileri gibi düşünmeyen, kendilerini desteklemeyen Müslümanlara yıldırımlar yağdırıyorlardı. Şimdi ortalıkta hızlı Radikal kalmadı. Malı götürdüler ve şimdi birer kûşeye çekildiler yiyorlar, geziyorlar, eğleniyorlar, dünyanın sefasını sürüyorlar. Cihad’dan bahsedeni yok. Eskiden Asr-ı Saadet’i geri getireceklerini iddia ediyorlardı. O iddialarından da vazgeçtiler. Şimdi akılları fikirleri ihale kapmak, devleti ve belediyeleri hortumlamak, avanta elde etmek, zengin olmak. Nice eski muvahhid putperest oldu. Putları paradır para.

Radikaller bendenizi, Radikal iken de döndükten sonra da sevmezler. Ehl-i Sünnet Müslümanıyım, dinde reform ve yenilik istemem. İslâm dininin reforma, değişime, yeniliğe ihtiyacı yoktur. Bu dinin usûlünü, temel hükümlerini, ana ilkelerini Allah koymuştur. Allah yanılmaz. O’nun elçisi ve habercisi olan Peygamber de yanılmaz. Kur’an’da Peygamber için “O hevasından konuşmaz” buyuruluyor. Peygamberin din hakkındaki sözleri de vahiyledir, ilhamladır.
Kutsal kitaplarının asıl metinleri kayb olmuş, tahrifata uğramış başka dinlerde reform yapılabilir ama İslâm’da kesinlikle yapılamaz.


Bendeniz düşünceleri, görüşleri, hükümleri Ehl-i Sünnet İslâmlığına uymayan modern Müslüman yazarları tenkit ederim.

İranlı Ali Şeriati “İslâm-şinasî” adlı kitabında “Allah gerçek bir Janus’tur” diye yazıyor. Janus ne demektir? İki çehresi olan bir Roma putunun ismidir.

Şu İslâmcı yazara bakınız, Allah’ı bir puta benzetiyor. Böyle rezalet olur mu? Böyle bir teşbih açık küfürdür. Vaktiyle bunu tenkit ettiğim için birkaç Radikal genç benimle tartışmış, “Sen kim oluyorsun da o büyük mücahide, o şehide dil uzatıyorsun?” demişlerdi.

Pakistanlı bir Müslüman yazar, küçük hacimli bir kitabında “Müslümanlar üçüncü hicrî yüzyıldan sonra sapıttılar ve Tevhid konusunda yoldan çıktılar...” diyor açıkça. Merhum Hindistanlı sünnî alim Ebu’l-Hasen Nedvi buna cevap verdi.

Böyle bir iddia asla kabul edilemez. Peygamberimiz 1400 küsur yıl önce haber vermiş, “Ümmetim asla dalalette, sapıklıkta ittifak etmez” demiş. Bütün Müslümanlar sapıtmışlar da, Pakistanlı hoca doğruyu bulmuş. Bizim Radikaller böyle kitapları, böyle iddiaları çok severler. Sanki yayınlanacak başka kitap yokmuş gibi bunları basarlar.

Mısırlı bir yazarın (Allah ona rahmet eylesin), daha sonra pişman olduğu, vazgeçtiği yanlış ve bozuk görüşleri vardır. Bizde reformcu ve değişimci bir ilahiyat profesörü bu zatın bir kitabını tercüme etti. Birinci baskıda “Namazlar ve dualar tembellik çağının ürünleridir...” diye bir cümle var. Tenkitler üzerine, ikinci baskıda bu cümle “Salavatlar ve zikirler tembellik çağlarının ürünleridir...” şekline sokuldu. Her iki cümle de fâhiş şekilde yanlıştır. Namazlar, dualar, salavatlar, zikirler İslâm’da farzdır. Bunların farziyeti Kitabla, Sünnetle, icmâ-i ümmetle sâbittir. İnkar eden kâfir olur. Belki de Mısırlı yazar tasavvufçuların, tarikatçıların devamlı şekilde ve belli sayıda okudukları salavat ve zikirleri kasd etmiş, bizim reformcu ilahiyatçı da mal bulmuş Mağribî gibi bilerek, kasıtlı olarak yanlış tercüme etmiş.

Radikallik, reformculuk, bunların üzerine tüy diken “Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü” cereyanı İslâmî kesime büyük zarar veriyor, korkunç tahribat yapıyor.
Hoşgörücüler bendenize ateş püskürüyor. Suçum, onları tenkit etmek, Müslümanları uyarmaya çalışmaktır. Madem ki, hoşgörü taraftarıdırlar, bana da tahammül etsinler, bana da hoşgörü göstersinler.


Sünnî bir Müslüman olarak aşağıdaki fikirlere, görüşlere, hükümlere, iddialara hoşgörü ile bakamam:
- Ehl-i Kitab ile aramızda Amentü’de ittifak vardır.
- Yahudilik ve Hıristiyanlık da hak dindir, onların mensupları da ehl-i necattır, Cennet’e gireceklerdir.
- Yurdumuzun çeşitli yerlerinde Diyalog ve Hoşgörü merkezleri açılmalı, buralarda cami, kilise, havra bulunmalı, belli zamanlarda imamlar, papazlar, hahamlar birlikte tören yapmalıdır.
Böyle iddialarda bulunan, bu gibi reformculuklara tolerans gösterenlerin dinleri gider.


Polemik yapmayı, isim vererek çatmayı, döğüş horozu gibi tartışmayı sevmiyorum.

Bazı Radikallerin, Dönmüşlerin, Reformcuların, Diyalogçuların iddiaları tamamen yanlıştır. İslâm’da reform olmaz. Dinin usûlünde kesinlikle değişiklik yapılamaz. İctihad yapacak derece yüksek âlim yoksa yahut ictihad yapmak doğru olmazsa ictihad yapılmaz. Bu din bize Peygamberden ve Ashabından nasıl intikal ettiyse onu o şekilde kabul ve muhafaza etmemiz gerekir. Reform ve değişiklik, bozulmuş dinlerde, beşerî ideoloji ve doktrinlerde yapılabilir.
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 08.09.2005, 14:22

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız nurullahhacilar
Mekkah kardeşim biz de bunlara karşı çıkıyoruz.
Ali Şeriati bu sözü söylediyse ve tevbe etmediyse bırak şehid olmayı mümin bile olamaz.
Bazı İnsanlar Kendilerini haşa Allah yerine koyup onun yerine hüküm vermeyi çok seviyor...Şu şehiddir şu kafirdir...şu sapıktır....
şart cümlesi koymadan..Bu ademler de kahraman ilan ediliyor Tükiyede........ sanki islamda kahraman bitmiş gibi.......
Bedir yayınevinin kitapları sağlamdır...
ALİ ŞERİATİNİN İFTİRALARI

Osmanları, Muaviyeleri, Abdurrahman İbn Avfları hadisle, âyetle ve konuşmayla doğru yola getirmek? Bu nasıl olabilirdi ki? Allahın Resulü, vahiyle silahlı olduğu zaman bile bunu yapamadı. Oysa bunların bizzat kendileri, vahiyle, Kurânla milleti yağma etmişlerdi.




Ali Şeriati, a.g.e., s. 171-172


böyle edebsizce söylenen şu sözlerin müslümanların kalbine hançer gibi saplanmamasına mahal var mı?

Ehl-i Sünnete göre sahabînin dindeki yeri ve konumu hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse, sırasıyla Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali (Allah hepsinden razı olsun) hilafeti müminlerin icmâı ve istişaresi ile sabittir. Fazilet sıralaması da aynıdır. Sahabîlerin sözü bazı şartları olmakla birlikte delildir ve sahabîler âdildir.



Ebubekir Sifil Modern İslâm Düşüncesinin Tenkidi III Kayıhan Yay., İstanbul 1999
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 08.09.2005, 14:30

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Pakistanlı bir Müslüman yazar,

küçük hacimli bir kitabında “Müslümanlar üçüncü hicrî yüzyıldan sonra sapıttılar ve Tevhid konusunda yoldan çıktılar...” diyor açıkça


Merhum Hindistanlı sünnî alim Ebu’l-Hasen Nedvi buna cevap verdi.

Böyle bir iddia asla kabul edilemez.

Peygamberimiz 1400 küsur yıl önce haber vermiş,


“Ümmetim asla dalalette, sapıklıkta ittifak etmez” demiş.

Bütün Müslümanlar sapıtmışlar da, Pakistanlı hoca doğruyu bulmuş FESUBHANALLAH.


Bizim Radikaller böyle kitapları, böyle iddiaları çok severler. Sanki yayınlanacak başka kitap yokmuş gibi bunları basarlar.
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 08.09.2005, 14:33

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Bir Müslüman için en büyük değer imandır.

Ona ebedî mutluluk kapısını imanı açar.

İmanla yaşar ve ömrü ölümüne imanla bitişirse en büyük saadeti kazanmış olur.

İmanı elden giderse en büyük zarara uğramış olur.

İman yoksa para, mal, mülk, büyük servet, tantana, şaşaa, debdebe hiçbir şeye yaramaz.

Bizim eski Radikalin İslâmcılıktan Müslümanlığa dönmesi gerekirdi. Hızlı dönüş yaptı, ortada duramadı,

ÖBÜR UCA GEÇTİ

MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 08.09.2005, 15:06

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ATTAR
Allah razı olsun abi.

bedir yayın evini hakketen sağlam..en son da bu mezhepsizlere yönelik bir kitap çıkardılar abi.
evet bu kitabın adı DİN TAHRİPCİLERİ
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 08.09.2005, 23:28

 
gazibaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.07.2005
Yaş: 36
Mesajlar: 416
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Dogru yolun sapık kollarına karşı tüm ehl-i sünnet cemaatleri tüm imkanlarıyla mücadele etmektedirler.
Dikkat ederseniz doğru yolun sapık kolları genelde İngiliz'lerin ajanları olmuşlardır.
Hindistan'da
Seyyid Ahmet Han onlara yaranabilmek için İncil ve Tevrat'ın tahrif edilmediğine dair kitaplar yazdı.
Hintli Müslümanları işgalci İngilizlere ve Batı kültürüne ısındırabilmek için gazete çıkardı, kolejler açtı vs.
Bu hizmetlerinden dolayı ingilizlerden "Sir" unvanı bile almıştır. Bu gibi faaliyletler neticesinde Hindistan tam bir İngiltere sömürgesi haline gelmiştir.
Mısır'da
Aynı düşünce sisteminin daha sinsi ve kontrollü bir devamı Mısır'da Cemaleddin Afgani tarafından yaygınlaştırılmıştı. O Ahmet Han gibi Kur'an'ı doğrudan tartışmaya açmamış, geleneksel değerleri ve kurumları hırpalamaya çalışmıştır.
Afgani açık ve net olalrak İslamiyetin ilerlemeye mani bir din olduğunu iddia etmekte, samimi müminlerin Allah'ın ayetleriyle olan bağlılıklarını, sabana bağlanan bir öküzün durumuna benzetmektedir.
İslam dininin bir zorbalık dini olduğunuda iddia etmekten çekinmemiştir.
Fransız müsteşrik E.Renan'a yazdığı mektubunda bunu belirtmektedir.
İslamiyet hakında sapık fikirlere sahip olan C. Afgani Kahire'deki "Şark'ın Yıldızı" isimli locada 1878 yılının Temmuz ayında resmen Mason olmuştur. Mason loca numarası 1355'dir. Aynı zamanda gittiği heryerde mason locası açmakla ünlenmiştir.
Muhammed Abduh
Abduh Melek, şeytan, cin, mucize gibi Kur'an'da haber verilen gaybi hakikatleri kabul etmemiştir. Abduh'a göre Peygamber üstün bir yaradılışa sahiph ve herkesin kendisine itimat ettiği kimsedir. Bu tarife göre peygamber vahiyle yönlendirilen biri değil, dahi yaradılışlı kimsedir.
Reşit Rıza da aynı ekolün temsilcisidir.
Pakistan
Pakistan'da Fazlurrahman bu görüşleri devam ettirip yaygınlaştırmış ve bu vesile ile İngiliz çıkarlarına hizmet etmiştir.
Tarihselliğin hararetli bir savunucusu (Fettullah Gülen'le ortak noktalarından bir tanesi tarihselciliktir) olan ve vahyi tarihsel ve toplumsal bir hadise olarak gören Fazlurrahman, Kitab-ı mukaddes'te uygulanan tenkid metodunun aynısını Kur'an-ı Kerim'e uygulamaya kalkmıştır.

Meşhur Abdul Vehahab'ı bilmeyeniniz yoktur aranızda gündüz İngiliz Ajan Humper gece İngiliz ajan Safiye ile fikirlerinin nasıl değiştiğini, Vesile Şefaat, nasıl şirk diye fikir değiştirdiğini, Peygamberin vasfının nasıl basite indirildiğini herkes bilmektedir.


Hülasa
Bütün bu İslam'ın özüne ve hakikatine hiçbir şekilde uymayan görüş ve düşünceler, başta İngiltere olmak üzere Batılı devletlerin Ortadoğu'yu Osmanlı'dan koparmak ve sömürgeleştirmek için bu bölgelerde İslam'ın temel esaslarını zedelemek ve farklı itikadi akımlar oluşturma gayelerinin birer tezahürüdür. Zira buralarda Osmanlı'ya olan bağlılığın yok olması, birliğin çözülmesi için her zaman vurguladığımız gibi Ehl-i Sünnet akaidine aykırı görüşler hakim olmalıydı ki siyasi sahada da karışıklık çıksın. Dikkatedilirse yukarıda adı geçen her şahısların fikirleri tamamen Batılı müsteşrik görüşlerinin aynısıdır.

İslam ülkelerinde Batı tarzı bir fikir yapısının ve sosyal yaşantının hakim olabilmesi için Kur'an'ın ve kural kaidileri devreden çıkarılmalıydı. Bunun için de tarihsellik prensibi devreye konmuştur. Tarihselliği savunan Seyyid Ahmet Han Hindistan halkına Kur'an'ın sosyal hayattaki hükümlerinin uygulanamayacağını telkin ederken, diğer yandan da onları İngiltere'nin hayat tarzına uymaya ısrarla çağırmasın bu hakikatlerin ifadesi bakımından dikkat çekicidir.

Bir kitap tavsiyeside benden
Prof. Dr. Haydar BAŞ Hocaefendinin
"Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler "
ve
"Din Tahripçilerine Kur'an-ı Kerim'in cevabı"
tam bir baş ucu kitabı

İcmal yayınları
0 212 552 67 87

Selat ve Selam Allah Resulü (sav)'nün üzerine olsun....


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
gazibaba isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 09.09.2005, 14:18

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Mevdudi, Peygamberimize dil uzatıyor

Üstad Ahmet Davudoğlu hoca, Din tahripçileri kitabında, Mevdudi’yi tenkit ederek özetle diyor ki:

Felsefe ile meşgul olan Mevdudi, kolay tarafından din âlimi olmaya heves etmiş, dinde reformcu bir cemaat meydana getirmiştir. Mısır’ın reformcu yazarları onu göklere çıkarırken, Pakistan uleması da yerin dibine batırmıştır. (s.168)

Mevdudi, ulemasıyla, muhaddisiyle, fukahasıyla bütün İslam âlimlerine cahil demiştir. (s.173)

“Peygamber SAV, peygamberlik farzında kusur ettiği için Allah ona istiğfar emretmiştir” diyor. (s.173)

“Bütün peygamberler günah işlerler” diyor. (s.174)

“Peygamberimiz Kur’anın eşitlik esası ile ameli terk etti” diyor. (s.176)

Mevdudi, Resail Mesail isimli eserinde (s.57 de) “Resulullah Deccalin kendi zamanında çıkacağını sanıyordu, ama bu zannı üzerinden 1350 sene geçmesine rağmen, peygamberin zannı doğru çıkmamıştır” diyor. (s.179)

Yazılarında bunlara benzer saçmalar çoktur. (s.178)







http://www.dinibilgiler.org/BirBileneSoralim/MezhebinOnemi/15-Mezhepsizlik/1-Bolum/05-Mevdudi.htm

Konu MaKKaH tarafından (09.09.2005 Saat 16:55 ) değiştirilmiştir.
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 10.09.2005, 12:34

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Mısırlı bir yazarın SEYYİD KUTUB (Allah ona rahmet eylesin), daha sonra pişman olduğu, vazgeçtiği yanlış ve bozuk görüşleri vardır.


Bizde reformcu ve değişimci bir ilahiyat profesörü bu zatın bir kitabını tercüme etti.

Birinci baskıda “Namazlar ve dualar tembellik çağının ürünleridir...” diye bir cümle var.


Tenkitler üzerine, ikinci baskıda bu cümle “Salavatlar ve zikirler tembellik çağlarının ürünleridir...” şekline sokuldu.

Her iki cümle de fâhiş şekilde yanlıştır.

Namazlar, dualar, salavatlar, zikirler İslâm’da farzdır.

Bunların farziyeti Kitabla, Sünnetle, icmâ-i ümmetle sâbittir.


İnkar eden kâfir olur.
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 10.09.2005, 12:48

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ATTAR
aman ne yapyırosunuz kardeşlerim..


onların tenkitlerini alırsınız aman ha aman..


Allah razı olsun sizden...
Merak etme Güzel Kardeşim "TENKİTTEN VE TEHDİTTEN "Korkan kim ...




Ben reelde çok aslı asdarı olmayan tehdidler aldım TENKİT neki




Allah sendende Razı olsun...
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 10.09.2005, 12:52

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız nurullahhacilar
Allah razı olsun
DF ' de islamı tamir davasında tahrib edenlerin yüzlerini ortaya çıkarmaya vesile olduğun için.
Attar kardeşimden de...
Allah sizlerdende Razı olsun


Muhterem Kardeşelrim sizlerinde değerli katkılarını beklerim...
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 10.09.2005, 12:57

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Ehl-i Sünnet Müslümanıyım, dinde reform ve yenilik istemem.

islâm dininin reforma, değişime, yeniliğe ihtiyacı yoktur.

Bu dinin usûlünü, temel hükümlerini, ana ilkelerini Allah koymuştur.

Allah yanılmaz.

O’nun elçisi ve habercisi olan Peygamber de yanılmaz.

Kur’an’da Peygamber için “O hevasından konuşmaz” buyuruluyor.

Peygamberin din hakkındaki sözleri de vahiyledir, ilhamladır.

Kutsal kitaplarının asıl metinleri kayb olmuş, tahrifata uğramış başka dinlerde reform yapılabilir ama İslâm’da kesinlikle yapılamaz.



İranlı Ali Şeriati

“İslâm-şinasî” adlı kitabında “Allah gerçek bir Janus’tur” diye yazıyor.

Janus ne demektir? İki çehresi olan bir Roma putunun ismidir.

Şu İslâmcı yazara bakınız, Allah’ı bir puta benzetiyor.

Böyle rezalet olur mu?

Böyle bir teşbih açık küfürdür.

Vaktiyle bunu tenkit ettiğim için birkaç Radikal genç benimle tartışmış,

“Sen kim oluyorsun da o büyük mücahide, o şehide dil uzatıyorsun?” demişlerdi.


Mehmet şevket eygi
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 10.09.2005, 13:02

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
ALİ ŞERİATİNİN İFTİRALARI

Osmanları, Muaviyeleri, Abdurrahman İbn Avfları hadisle, âyetle ve konuşmayla doğru yola getirmek? Bu nasıl olabilirdi ki? Allahın Resulü, vahiyle silahlı olduğu zaman bile bunu yapamadı. Oysa bunların bizzat kendileri, vahiyle, Kurânla milleti yağma etmişlerdi.




Ali Şeriati, a.g.e., s. 171-172


böyle edebsizce söylenen şu sözlerin müslümanların kalbine hançer gibi saplanmamasına mahal var mı?

Ehl-i Sünnete göre sahabînin dindeki yeri ve konumu hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse, sırasıyla Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali (Allah hepsinden razı olsun) hilafeti müminlerin icmâı ve istişaresi ile sabittir. Fazilet sıralaması da aynıdır. Sahabîlerin sözü bazı şartları olmakla birlikte delildir ve sahabîler âdildir.



Ebubekir Sifil Modern İslâm Düşüncesinin Tenkidi III Kayıhan Yay., İstanbul 1999
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 10.09.2005, 13:16

 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.219
Teşekkür etti: 151
95 Teşekkür 75 Mesaja aldı
Makkah ,ATTAR,,gazibaba,nurullahhacılar kardeşlerim Allah sizlerden Razıve hoşnut olsun,çok önemli bir konu,bunların bilinmesinde emek vermek çok kıymetli bir ameldir.Allah gayretlerinizi artırsın,inşallah......
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 10.09.2005, 13:22

 
toprak_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.08.2005
Mesajlar: 929
Teşekkür etti: 7
61 Teşekkür 43 Mesaja aldı
VAR EDENİN ADIYLA

MAKKAH KARDEŞ girişteki ana yazı sana mı ait ? yoksa alıntı mı? yukarıda belirttiğin görüşlerin bir kısmına cavap yazmadan önce bu soruma cevap yazarsanız sevinirim.

sevgilerle


.....................ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM.........
toprak_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 10.09.2005, 14:03

 
toprak_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.08.2005
Mesajlar: 929
Teşekkür etti: 7
61 Teşekkür 43 Mesaja aldı
VAR EDENİN ADIYLA

NURULLAH KARDEŞ eğer yazdıklarını yalnış anlamadımsa yine çok hızlı başladın. Hele biraz sabret bu yazının yazarını MAKKAH KARDEŞTEN öğrenelim cevap olacak bir kaç cümle yazacağız hele biraz sakin ol.


...................ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM...........
toprak_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 10.09.2005, 14:15

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız toprak_21
VAR EDENİN ADIYLA

MAKKAH KARDEŞ girişteki ana yazı sana mı ait ? yoksa alıntı mı? yukarıda belirttiğin görüşlerin bir kısmına cavap yazmadan önce bu soruma cevap yazarsanız sevinirim.

sevgilerle


.....................ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM.........

Mehmet şevket eyginin yazısı....
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 10.09.2005, 14:43

 
toprak_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.08.2005
Mesajlar: 929
Teşekkür etti: 7
61 Teşekkür 43 Mesaja aldı
VAR EDENİN ADIYLA

Sevgili kardeşim daha önceki yazılarımı okuduysanız üsluba ne kadar önem verdiğimi bilirsiniz üslup benim için önemli.

ŞERİATI üstadımın ilk kitabını okuduğum zaman 15_16 yaşlarında idim kitabı parçalarcasına fırlatmıştım fırlatırken küfür eddiyordum.Kitabı tavsiye eden arkadaşa gidip bana bu sapığın kitabını niye verdin diye çıkışmıştım. O da bana gülümsedi başka bir şeyde demedi.20 yaşlarda tekrar şeriatiyi okuduğumda meselelere ne kadar dar yaklaştığımın farkına vardım.Bana şeriatiyi tavsiye eden kardeşim geldi aklıma burda olsaydıda konuşabilseydik bu konularda ama bu kardeşim şehadet şerbetini içeli bir yıl olmuştu.ALLAH şehadetini kabul etsin.

Bak kardeşim ŞERİATİNİN lisanı entellektüel bir lisandır.Kendisi sosyolog olup uzmanlık alanı dinler tarihidir.Yazılarındaki buna benzer yüzlerce bezetme bulabilirsiniz.Ama emin olun sarsılmaz bir imana VE YÜREĞE sahip bir kişiliktir.Şia kültürünün vermiş olduğu bir etkiyle bazı sahabelere bakış açıları bizden farklıdır.

Kitaplarında ,yazılarında , ve konuşmalarında ona küfür ehlidir diye bileceğimiz bir delile rastlamak mümkün değildir.

MEHMET ŞEVKİ EYGİ beyin problemi ALİ ŞERİATİYLE değil onun öğretilerini yalnış anlayan bazı insanlarladır.

ŞERİATİ iran islam inkılabının gerçekleşmesinde büyük öneme sahip bir kişidir.Duruşu nettir.

HÜRMETLER.

...................ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM....................
toprak_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 10.09.2005, 14:57

 
toprak_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.08.2005
Mesajlar: 929
Teşekkür etti: 7
61 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Mevdudi, Peygamberimize dil uzatıyor

VAR EDENİN ADIYLA

Bu iddanın sahibi kimse iddasını kanıtlasın yoksa lütfen sussun.....ÜSTAT SEYYİT KUTUBUN sözleri doğru anlaşılsın herkes kendini biraz zorlarsa anlaşılacagına eminim.

..................ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM................
toprak_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 10.09.2005, 15:01

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı:
Sevgili kardeşim daha önceki yazılarımı okuduysanız üsluba ne kadar önem verdiğimi bilirsiniz üslup benim için önemli.
Şahsınızın Kalitesine HAYRANIM.. nurullah hacılar ATTAR kardeşimize HAYRAN olduğum gibi....

Alıntı:
bu kardeşim şehadet şerbetini içeli bir yıl olmuştu.ALLAH şehadetini kabul etsin.
Bu kardeşimizin ŞEHADET ini eğer şeriatiye Bağlıyorsan Ki bu son derce yanlışdır... Onun kendi samimiyetidir....Artı şehadet gibi kutsal bir mertebeyide
ancak Allah ü zül celal şanı hü hazretleri VERİR...

Alıntı:
Bak kardeşim ŞERİATİNİN lisanı entellektüel bir lisandır.Kendisi sosyolog olup uzmanlık alanı dinler tarihidir.Yazılarındaki buna benzer yüzlerce bezetme bulabilirsiniz.Ama emin olun sarsılmaz bir imana VE YÜREĞE sahip bir kişiliktir.Şia kültürünün vermiş olduğu bir etkiyle bazı sahabelere bakış açıları bizden farklıdır.


Hem diyorsunuzki onu tekfire yüzlerce benzetme yani "DELİL" bulabilirsiniz diyorsunuz hem sarsılmaz bir imana sahiptir diyorsunuz ASHABI KİRAM R.A yı
tekfir etmesi Ve Allah .c.c ye JANUS kavramı yüklemesi Bizim için ölcü olarak yeter ŞİA sı vahabisi ve ehli sünneti hepside Şeriatın zahire göre Hükmeditiğini Bilirler o yüzden bu ölcüler bize yeterde artar bile


Alıntı:
Kitaplarında ,yazılarında , ve konuşmalarında ona küfür ehlidir diye bileceğimiz bir delile rastlamak mümkün değildir.
Hem diyorsunuzki onu tekfire yüzlerce benzetme yani "DELİL" bulabilirsiniz diyorsunuz hemde diyorsunuzki
Kitaplarında ,yazılarında , ve konuşmalarında ona küfür ehlidir diye bileceğimiz bir delile rastlamak mümkün değildir.
bunlar ne yaman çelişkidir....?
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #20
Alt 10.09.2005, 15:06

 
MaKKaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 820
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı