İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 17.09.2005, 15:33
Forza SP

 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 26
Mesajlar: 5.822
Teşekkür etti: 557
627 Teşekkür 410 Mesaja aldı
Mezhepsizleri tanıma yolları

Mezhepsizler değişiktir, kimi Mutezilenin, kimi Cebriyyenin, kimi Şianın, kimi Vehhabinin bazı fikirlerini, kimisi her gruptan bazı fikirleri benimsiyorlar. Fikirlerini benimsedikleri ve kaynak olarak gösterdikleri şahıslardan bazıları şunlardır:



Ahmet Kadiyani; Behaullah, Beykiyef, C. Efgani, Ebul ala Mevdudi, Hasan el Benna, Hasan Sabbah, İbni Hazm, İbni Kayyimi Cezviyye, İbni Rüşd, İbni Sebe, İbni Teymiye, İzmirli İsmail Hakkı, M. Şevkani, M. Abduh, Muhammed bin Abdülvehhab Necdi, Makdisi, M. Hamidullah, M. Ebu Zehra, Muhammed İkbal, Muhammed Sıddık Hasan Han, N. Elbani, Reşat Halife, Reşit Rıza, S. Kutup, Seyyid Sabık, Şeyh Bedrettin, Yusuf Kandehlevi, Yusuf Kardavi, Zuhayli vs.



Mezhepsizleri tanımak için fikirlerini, inançlarını bilmek gerekir. Fikirlerinden bazıları şöyledir:



Mezhep taassubu tabirini çok kullanırlar. İctihad kapısı açık derler, sapık görüşlerini ictihad gibi gösterirler.



Telfîkı savunurlar. Mezhepleri birleştirmeye kalkarlar. Hangi mezhepteki hüküm akıllarına yatarsa onunla amel etmeye çalışırlar. Abduh gibi masonları mezhepler üstü müctehid kabul ederler.



Mezhepler bid’attir, Sahabenin mezhebi mi vardı derler.



İmam-ı a’zama, imam-ı a’zam demezler, Ebu Hanife derler.



Eshab-ı kiramdan çoğunu kötülerler. [Halbuki hepsi Cennetliktir. (Hadid 10)]



Bir kısmı, cin ve miracı inkâr eder. Bir kısmı mucizeleri, bir kısmı da kerameti inkâr eder.



Cennette de Allahü teâlâ görülmez derler. Halbuki Kıyamet suresinin (Kıyamet günü ışıl ışıl parlayan yüzler, Rablerine bakacaklardır) mealindeki 22 ve 23. âyetlerini açıklayan Peygamber efendimiz, dolunaya bakıp buyurdu ki:

(Rabbinizi de, [ahirette] böyle göreceksiniz.) [Buhari]



Günah işleyen namaz kılmayan kâfirdir, amel imandan parçadır derler.



Peygamberden, evliyadan yardım istemek şirktir, çünkü ölü işitmez derler. Halbuki Kur’anda (Onlar ölü değildir) buyuruluyor. Hadis-i şerifte de, (Kâfir ölüsü de işitir) buyuruluyor. (Buhari)



Kabir sualini, kabir azabını inkâr ederler.



Ölüye, dua fayda etmez derler. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Dirilerin duaları sebebi ile, ölülere dağlar gibi çok rahmet iner.) [Deylemi]



Sıratı, mizanı, şefaati inkâr ederler. Halbuki bunların hak olduğu âyet ve hadisle sabittir.



İskata, telkine ve kabir azabına inanmazlar. Halbuki bu konularda da sahih hadis-i şerifler vardır.



Yalnız Kur’an derler, bazıları da Kitap, Sünnet derler, dindeki dört delili inkâr ederler.



Bir çok hadis-i şerife uydurma damgasını basarlar, İsrailiyat derler. Halbuki hiçbir İslam âliminin kitabında uydurma hadis olmaz.



İyi iş yapan Hıristiyan ve Yahudiler de Cennete girecek derler. Halbuki Peygamber efendimiz buyuruyor ki:

(Bana iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan Cehenneme girecektir.) [Hakim]



Kur’an değişmiştir derler. Halbuki (Onu biz indirdik, biz koruruz) buyuruluyor. (Hicr 9)



Namaz üç vakittir derler. Hadis-i şerifte, (Namaz beş vakittir) buyuruluyor. (Buhari)



Yanlış olarak, dinimize aykırı olarak İslami görüş, İslam düşüncesi, İslam felsefesi, İslamcı, Allah’ın mucizesi gibi tabirler kullanırlar.

Sual: Din düşmanlarının, İslamiyet’i yıkmak için uyguladıkları belli başlı planları nelerdir?

CEVAP

Planları çoktur. Fakat özellikle şu yollarla saldırıyorlar:

Âlimlere olan itimadı yıkmak, Mezhepleri birleştirerek herkesi mezhepsiz yapmak, Eshab-ı kirama olan itimadı sarsmak, halifeleri gözden düşürmek, kapalı ictihad kapısını kırarak açmak, Hadis-i şeriflere olan itimadı sarsmak, meal okumayı teşvik.



Şimdi bunları teker teker cevaplandıralım:

1- Âlimlere olan itimadı yıkmaya çalışıyorlar. Halbuki Allahü teâlâ buyuruyor ki:

(Bu misalleri ancak âlimler anlar.) [Ankebut 43]

(Bilmiyorsanız âlimlerden sorun!) [Nahl 43]

(Bilenle bilmeyen bir olur mu?) [Zümer 9]



Peygamber efendimiz de buyuruyor ki:

(Âlimlere tâbi olun.) [Deylemi]

(Âlimler benim ve diğer peygamberlerin vârisleridir.) [Ebu Nuaym]

(Âlimler, kurtuluş rehberleridir.) [İbni Neccar]



2- Mezhepleri birleştirerek herkesi mezhepsiz yapmak istiyorlar. Mason Abduh’un çömezi Reşit Rıza ile onları taklit eden mezhepsizler, mezheplere saldırıyorlar. Halbuki mezhepler kardeştir. Birinde yapılması güç olan şey, ötekine göre yapılır. Bunun için Peygamber efendimiz, (Âlimlerin farklı ictihadları, mezheplere ayrılmaları rahmettir) buyuruyor. (Beyheki)



3- Eshab-ı kirama olan itimadı sarsmaya çalışıyorlar. Maksatları onların rivayet ettiği hadis-i şeriflere ve onların topladığı Kur'an-ı kerime gölge düşürmektir. Halbuki Allahü teâlâ hepsinden razı olduğunu, hepsinin Cennetlik olduğunu bildiriyor. (Tevbe 100, Hadid 10)



Rafizi meşrepli kimseler de, “Müslüman müslümanla savaşmaz” diyerek Hz. Ali ile savaşan eshab-ı kirama kâfir diyerek hakaret ediyorlar. Halbuki iki müslüman ordunun savaşabileceği Kur’an-ı kerimde bildiriliyor. İki tarafa da kâfir denmez. Çünkü, (Eğer müminlerden iki grup birbiriyle savaşırlarsa aralarını düzeltiniz) buyurulmuştur. (Hücurat 9)

4- Asırlardır gelen halifelerin gerçek halife olmadığı, onların hilafetinin sahih olduğunu söyleyen binlerce âlimin de gerçek âlim olmadığı, dolayısıyla bu âlimlerin sözlerine itimat edilemeyeceği fikrini yaymak istiyorlar. [Âlimlere itimat sarsılınca, onların bildirdikleri dine de itimat kalmaz.]



5- Geri kalışımızı yeni ictihadlar yapılmayışına bağlamaya çalışıyorlar. Kur'an-ı kerimin yanlış şekilde tevil ve tefsirleri yapılarak yeni görüşler çıkarmak suretiyle dini bozmaya çalışıyorlar.



6- Hadis-i şeriflere olan itimadı sarsmaya çalışıyorlar. Halbuki hiçbir hadis kitabında ve hiçbir İslam âliminin kitabında uydurma hadis yoktur. İslam Âlimleri din düşmanları tarafından, din kitaplarına sokmaya çalıştıkları sözleri kitaplarına almamışlardır. Bazı cahil okuyucular, bir hadisi Kur’ana göre ölç ona göre yaz diyorlar. Sanki imam-ı Buhari ve diğer hadis âlimleri bir hadisi kitaplarına alırken Kur’ana uyup uymadığını anlamamışlar da biz mi anlayacağız?



7- Herkesin meal okumasını teşvik ediyorlar. Böylece her anlayışa göre farklı görüşler meydana çıkmasına, yani dinde anarşi çıkarmaya çalışıyorlar. Mesela Kur’anı yanlış tevil ederek, namaz üç vakittir, tesettür farz değildir, tavuktan, balıktan kurban olur diyorlar. Allahü teâlâ, Peygamber efendimize Kur’anı açıklamasını emretmiştir. (Nahl 44)



Peygamber efendimiz de, Kur'an-ı kerimi açıklamıştır. Onun için Kur’anı yorumlamak için Resulullahın açıklamasına bakmak şarttır. Onun açıklamasından farklı yorumlar getirmek dinde reform olur. Hatta Peygamber efendimizin hadis-i şeriflerini de âlimler açıklamış, bize onlara uymaktan başka şey bırakmamışlardır.

Din düşmanlarının bu oyunlara bilmeden alet olmak gaflet, bilerek alet olmak hainliktir.



Muttaki isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 18.09.2005, 14:52
out of order

 
Kudret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.10.2003
Mesajlar: 10.864
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Muttaki, sen baya mezhepsizleri, sapiklari ve benim bilmedigim nice "grup"lari bir tencereye koyup karistirmisin. Lütfen önce bir ayirtla sonra teker teker cevap veririm yazdiklarina.
__________________
Die Schari'a agiert. Sie formt und entwickelt die Gesellschaft.

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
Kudret isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 20.09.2005, 22:56

 
evran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 107
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Mezhebler; ayet ve hadisin izahı demektir. Görüş ve fikirleri, İslamın bütün ahkamı, hükümleri temel itibarıyla ikidir:

Bir kısmı ictihadı kabul etmez, yani görüş kabul etmez; buna usûl-ü din denilir. Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem ve ashab-ı kiram tarafından kemiyet ve keyfiyet bakımından apaçık olan hükümlerde ictihad yoktur; zinanın haramlığı gibi, namazın farz oluşu gibi, orucun tutulması gibi, namaz kılmayana ceza vermek, oruç tutmayana ceza vermek meseleleri gibi.

Bir kısım da vardır ki, açık olarak ashab tarafından hükmü beyan edilmemiştir. Mesela namazda el bağlamak veya bağlamamak; bir kısım ashab-ı kiram bağlamış, bir kısım bağlamamıştır. Namazda el kaldırmak veya kaldırmamak; Kunut okumak veya okumamak.. İkinci şeklinde olan, bunlar ictihâdî olur. İctihad araya girer. Ama Asr-ı saadet'te veya ikinci ve üçüncü asırda açık olarak hükmü beyan edilen şeyler ictihad kabul etmez.

Allah'ın Rasulu sallallahu aleyhi ve sellem, müctehidlerin hakkında bir müjde vermiştir. Müctehidler hata yaptıklarında, Allah onu affeder. Fikri isabetli olduğu vakitte, ona iki mükafat verir. bizim zamanımızda ictihad kapısı açık olsa dahi, ictihad edecek derecede, şartlarına haiz bir kimse yoktur. Beşinci asırdan bu yana, kıyamete kadar mehdi aleyhisselam müstesna, diğerlerinin hepsinin mezheb arkasından gitmek mecburiyeti vardır.

Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat çizgisine dahil olan tüm mezhebler hak mezhebdir. Aslı on sekiz mezhebdir; zamanımızda devam eden mezhebler dört tanedir. Hanefî, Şafiî, Mâlikî, Hanbelî mezhebleridir.

Yalnız, Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat; gençleşmiş, İslam kardeşlığını temin etmiş, birbirine emr-i ma'ruf, nehy-i an-il-münkeri tebliğ eden cemaattir.
evran isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 20.09.2005, 22:57

 
evran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 107
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Özet olarak Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat’in beş alameti vardır.



1- Hiç birini diğeri tekfir etmez. Her biri diğerini takdir eder.



2- Emr-i ma'ruf ve nehy-i an-il-münkeri, bir araya gelirlerse birbirlerine tebliğ eder. Farz, vacibleri öğretir, günahlardan vazgeçirmeye çalışırlar.



3- Beş vakit namazı ta'dil-i erkanla cemaat ile kılmaya çalışırlar.



4- Şeriat ahkamını icra etmeye çalışırlar. Kendi nefsinde, iyâlinde veyahud da toplumda Allah'ın hükümlerini tatbik etmeye çalışırlar.



5- Kendisinden olmayanları dahi, Ehl-i Kıble olanları da iman çerçevesinde görürler. Büyük günah işleyen kimseye kafir demezler. Nitekim İmam Azam radıyallahu anh zamanında bir soru kendisinden sorulmuştur. İmam şöyle cevap veriyor:



"Yüzde doksan dokuz küfür ihtimali olan bir kimsenin, (yüzde bire binâen) imanı hakkında hükmeder; mü'mindir deriz." Bundan gayrı, Ehl-i Sünnet ve’l Cemaati parçalayacak olan hal hareket ve sözler, tefrikaya sebeb olur; tefrika denir.
evran isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 21.09.2005, 08:39

 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 817
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
MEZHEPSİZLER "Ölüye, dua fayda etmez derler."

Yani ölümden sonra HAYATIN OLMADIĞINA İNANMAMAKTIR....Ters mantıkla

Yani din içinde dinsizlikdir

MEZHEPSİZLERİN bu Sapkın ve batıl itikadları ....


Allah şerlerinden ümmeti muhammedi KORUSUN....Amin
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 21.09.2005, 10:48

 
AsRi-SaaDeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.01.2003
Yaş: 58
Mesajlar: 2.704
Teşekkür etti: 1
5 Teşekkür 5 Mesaja aldı
Isiniz gücünüz sürekli tartismaya sebep olacak konular açip birileriyle ugrasmak... sonrada beni neden kimse begenmiyor diye aglarsiniz ..
__________________
Kullu ma fi-l kevnu vehmun ev hayal.. ev ukusun fi-l meraya.. ev zilal...
AsRi-SaaDeT isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 21.09.2005, 11:21
aşkı hapsetme zamana

 
dilemma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.02.2004
Mesajlar: 2.708
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
imamların sozlerinden ve işlerinden de faydalanmaksa amenna,

ama tabii olma mevzusunda kurandan ve sahih hadisten mesuluz

bunun dısındaki ferdi tercihlerinizi dini bir yukumluluk gibi empoze etmeyin lutfen...

rasullulahın sozunden gayrı islam da yasa koyabilecek yoktur
__________________
nasipse doner gelir yemenden , nasip degilse ne gelir elden?? :flower:
dilemma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 21.09.2005, 12:01

 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 817
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız hakan52
MAKKAH ya bildiğiniz yaz yada sus.ölüye dua edmek veya ondan fayda beklemek ne manaya gelir iyi araştır.ama şirki meşrulaştırmaya çalışan zihniyedden ne beklenebilkirki.senin yaptığın çıkarımı sadecene aklı olamayanlar yapar.sana nedense yeri var.ama senin gibi basitleşmeyecem.önce araştır.oku okuda cahilliğin gitsin.bilmediklerinin sor.sorda cehaletin gitsin.abtalca şeyler yazmazssın belkii.
Mezhepsizler RUH un öldüğünü ve buyüzdende kabir EHLİ duymaz diyorlar...

YANİ ölümden sonraki HAYATI inceden inceye YOK sayıyorlar ....

EEE DİNSİZLERDE ÖLÜN SONRASI HAYATA İNANMIYORLAR.....


Ruh şuur sahibidir...

ziyaret edenleri tanır.

Hadisi ŞERİFLERDE

"Kabrimi ziyaret eden, beni diri iken ziyaret etmiş gibi olur." Taberani

"Hac edip de, beni ziyaret etmeyen, beni incitmiş olur." Darekutni

"Kabrimi ziyaret edene şefaatim helal oldu." Bezzar

"Bana selam verene, ben de selam veririm." Beyheki

MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 21.09.2005, 12:05
Forza SP

 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 26
Mesajlar: 5.822
Teşekkür etti: 557
627 Teşekkür 410 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız AsRi-SaaDeT
Isiniz gücünüz sürekli tartismaya sebep olacak konular açip birileriyle ugrasmak... sonrada beni neden kimse begenmiyor diye aglarsiniz ..


değerli yorumların için tsk
Muttaki isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 21.09.2005, 12:14
Forza SP

 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 26
Mesajlar: 5.822
Teşekkür etti: 557
627 Teşekkür 410 Mesaja aldı
yaw göremiyorum mesajı
Muttaki isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 21.09.2005, 12:14

 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 817
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Ehli sünnet mezhebine göre tevessül vardır...

caizdir resulullah s.a.v efendimizlede başka peygamberlerede salih kullar ve evliyalarada yapılabilir hayatta iken de vefatlarından sonrada yapılabilir ...

Burada önemli hususa daha değinmek gerekir biz

Ehli sünnet olarak cenabı mevla c.c den başkasına ne yaratma ne tesir ne fayda ne de zarar isnad etmeyiz....

hakikatte fiilleri yaratan Allahtır c.c bu vesile yapılan zatların vesile olmaktan başka bir dahli yoktur ...

Haşa fiiller onlardan istenmez o halde bir kimsenin canlı ile olur ama ölü ile olmaz demeye ne hakkı var ? acaba böyle derken canlılardan tesir mi bekliyor hakiki müessir Allah c.c iken vesilenin canlı veya cansız olmasının ne farkı var ? bizleri tevessül ettiğimiz için şirk için suçlayanlar
kendilerinin şirk koşmasına dikkat etsinler .

tevessül şefaat istigase (yardım istemek ) hepsi bir manadadır hepsi cazidir müminlerin kalbinde o Allah dostları ile teberrük etmekten başka bir niyet yoktur hakiki tesir sahibi elbette Allahtır.
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 21.09.2005, 12:19
Forza SP

 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 26
Mesajlar: 5.822
Teşekkür etti: 557
627 Teşekkür 410 Mesaja aldı
hocam benim imzamı okusana :) boşunamı aradık bulduk. Değerli yazılarınız için teşekkür ederim, Alim insansınız abi. Allah kemale erdirsin. Nebilerle haşrolursun, Şeyh olursun inşaallah. (geçen ismailağada hatip böyle dua etmişti çok güldü cemaat:)
Muttaki isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 21.09.2005, 12:52

 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 817
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muttaki
hocam benim imzamı okusana :) boşunamı aradık bulduk. Değerli yazılarınız için teşekkür ederim, Alim insansınız abi. Allah kemale erdirsin. Nebilerle haşrolursun, Şeyh olursun inşaallah. (geçen ismailağada hatip böyle dua etmişti çok güldü cemaat:)
Estağfurullah kardeşim ne alimi biz henüz talebe bile olamadık...

Ben Bu ümmetin en cahiliyim...
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 21.09.2005, 19:24
Forza SP

 
Muttaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.03.2005
Yaş: 26
Mesajlar: 5.822
Teşekkür etti: 557
627 Teşekkür 410 Mesaja aldı
Tevazu bir yana, Alim insansınız. Eğitici Yorumların için Teşekkürler.
Muttaki isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 21.09.2005, 20:53
Çek bir salavat...İçten olsun

 
ozbeken - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2005
Mesajlar: 466
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
.....
__________________
Ne ibadetimden , ne amelimden rahmete güvenim var. Rahmete tek güvenim mürtede buğzum, ondan nefretimdir. Es-seyyid Abdulhakim Arvasi k.s.

Konu ozbeken tarafından (29.11.2007 Saat 15:49 ) değiştirilmiştir..
ozbeken isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 21.09.2005, 21:22

 
gazibaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.07.2005
Yaş: 36
Mesajlar: 419
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah'a vuslat yolunda resuller, nebiler ve veliler vesile etmenin İslami ve tasavvufi literatürdeki ifadesi "Rabıta"dır.
Kalbin gıdası durumundaki olan feyz, muhabbet gibi kavramlar, Allah'ın yaratığıdır, mahlukudur. Nasıl ki Cenab-ı Hakk'ın maddi nimetlerinden olan ekmek, para ve mal gibi maddi yaratıkları sahiplerinden istemek, bunları elde etmek için çalışmak, adetullah gereği ise; aynen bunun gibi, feyz ve muhabbet cihetiyle, şereflenen ve edep kurallarına uygun olarak himmet (yardım) istemek de yine adetullahın bir gereğidir. Maddi mahlukların tabi olduğu kurallarla, manevi mahlukların tabi olduğu kurallar esas itibariyle aynıdır. Nasıl ki eve kapıdan giriliyorsa, herhangi bir konuda da istenilen neticeye varmak için adetullah denilen sebepler ve hikmetler silsilesine sarılmak şarttır. Aranan netice, onu doğuran sebep ve şartlara uymakla gerçekleşir.

Nitekim bu hususta Cenab-ı Hakk, hidayet ve rahmetini enbiya ve evliyalar vasıtasıyla kullarına ulaştırmaktadır. Hidayet ve rahmete ulaştıran baka bir kapının olmaması da yine adetullah gereğidir.

O halde rabıta, adedullah gereği, hidayet ve rahmete ulaşmanın yolu ve metodudur. Rabıtaya şirktir mantığı ile karşı çıkanlar, bilmeden feyz ve muhabbeti Cenab-ı Hakk'ın zatına izafe etmek suretiyle kendileri şirke düşmektedirler. Demek istiyorlar ki feyz ve muhabbet, vacibu'l-vücuttur.

Bu itikadı taşıyanlar "feyz ve muhabbet gibi hidayet unsurları (haşa) halıktır yani vacibul-vücuttur" demek istemektedirler. Halbuki asıl şirk, mahluk olan manevi varlığı 'Halık' yerine koymak ve bu tasavvurda bulunmaktır. Yani feyz ve muhabbeti Vacibü'l-vücut, yani Halik varsaymak, buna itikad etmektir. Zira, feyz ve muhabbet, sevap, cennet gibi hidayet ve rahmete vesile olan varlıkların hepsi de Cenab-ı Hakk'ın tecellisi sonucu var olan mahluklardır. Yaratılmışlardır. Maddi bir nimetin sahibinden istenmesi şirk olmuyor da manevi bir nimetin sahibinden istenmesi niçin şirk olsun?

Kaldı ki maddi ve manevi bütün varlıkların Allah tarafından yaratıldığı, hayır ve şerrin Allah'tan olduğu her vesile ile ifade edilmese de fikirlerde ilim, kalplerde itikat olarak zaten mevcuttur. Zımmen bir ilim ve itikat bir insanda olduktan sonra, bir insanın bu Allah dostundan himmet ve dua istemesi bir bakkaldan veya fırıncıdan ekmek istemesinden farklı değildir.

Burada asıl tehlike, rabıtayı şirkle karıştıranların, feyz ve muhabbet gibi manevi mahluk nevinden nimetleri Cenab-ı Hakk'ın zatına izafe edip, Halık gibi telakki etmeleridir.

Kaldı ki "Mümin mümin'in aynasıdır" "Alimlerin yüzüne bakmak ibadettir" Buyrulmakta dır Hadis-i Şerifte Ebu Davut, Kitabul-Edeb49 Tirmizi, Kitabul-Birr
gibi deliller, kalbinde feyz ve muhabbet taşıyan Allah dostlarına yakın olmayı, onlara muhabbet besleyip tevessül etmeyi teşvik etmektedir.

Mesela Ademe secde etmesini isteyen Cenab-ı Hakk'ın emrini şeytanın reddetmesine dikkat edelim.
Aslında burada kendisine secde edilmesi istenen şey Adem'in çamur kalıbı değil, o kalıba üflenen ruhtur. Melekler bu nükteyi kavradılar; ancak iblis, o çamur kalıbı araya koydu, ona takıldı. Ve "Beni ateşten yarattın" diyerek üstünlük iddiasına kalktı; neticede helak oldu.

Bu nükte'de, rabıtanın mahiyetine işaret vardır. Nitekim rabıta, insan-ı kamilin etine, kemiğine yani kalıbına değil, Allah'ın tecellisine yani o üflenen ruhadır. Çünkü insan-ı kamil, Cenab-ı Hakk'ın zat tecellisine mazhar olarak kendi çamur kalıbını yırtmış, içindeki hazineyi açığa çıkarmış, yani aslına öz cevherine dönmüştür. Rabıtadan maksat aynı tecellilere mazhar olmaya çalışmaktadır. Nitekim bir hadis-i şerifte bu konuya işaretle "Allah sizin cisimlerinize ve suretlerinize bakmaz, kalplerinize nazar eder" buyurulmaktadır. (Buhari, Müslim, Ebu Davut, Tirmizi'den Kutub-ü Sitte Muhtasarı, Hn.3312)

Bu manada kamil insanın kalbi, nazargah-ı ilahidir. Rabıta da o ilahi nazaradır. İlahi tecelli sonucu o insan-ı kamilin kalbi feyz ve muhabbetle dolar, rabıta ile insan, o kamilin kalbinde tecelli eden feyz ve muhabbete talip olur. Bu talep, insanı rıza ve muhabbetulullaha çeker. Bu ise vuslat yolunda Hakk'a yalaşmanın, diğer bir deyişle Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmanın ifadesidir.

Acınır o kimselere ki, Hakk'a gidişte vesile olan ve Hakk muhabbetini taşıyan gönle sahip Hakk dostlarından mahrumdurlar. Ve bu mahrumiyet onları şaşırtmış, insan-ı kamile teveccüh etmeyi, o kamile uluhiyet izafe etmek şeklinde anlamış ve böylece fesada sürüklenmişlerdir. Neticede hem kendi cevherlerinden hem de Hakk'a vuslattan uzak düşmüşlerdir.
__________________
Selat ve Selam Allah Resulü (sav)'nün üzerine olsun....


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
gazibaba isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 22.09.2005, 07:44

 
msabri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2004
Mesajlar: 1.947
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız hakan52
sen onlara sesini işittiremezsin......
bu ayet-i kerime de kimden bahsediliyor.

Maddeten ölülerden mi yoksa, manen kalpleri ölü olanlardan mı?
msabri isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 22.09.2005, 09:15

 
µmmed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 33
Mesajlar: 6.684
Teşekkür etti: 141
661 Teşekkür 248 Mesaja aldı
Konular içinde konular var.

Herkes kendi düşüncelerini az çok yazmış,Bende yazayım dedim,

Mezhepler Ayet ve Hadislerin izahı olsaydı, Allah c.c Resulu postacı görevinimi yaptı sorusu akla gelebilir.Yani Allah c.c Resulu bu dini eksikmi yaşadıda Mezhepler Ayet ve Hadisleri izah etmeye gayret ettiler derken,

Bundan ziyade var olan Ayet ve Hadisler ile ictihad edilmiş olmasıdır.
Bunu acıklama gereği gördümki yanlış anlaşılmasın Allah c.c Resulu yaşayan canlı bir Kuranı kerimdir.Ve gereken izahı sahabeye yapmıştır.Bunun yanında bakınız Mezhep alimlerinden Sahabaye yetişemeyenlerde mevcut,Lakin yetişende vardır.Çoğunlukla Tabiin den alınmıştır gerisi,Yanlışım var ise düzeltin inşaAllah.

Aslında Mezheplerin çıkış gayeside bu değildir.Mezhepler Mezhep olarakda çıkmamıştır birileri bunları mezhep ilan etmiştir.

evran kardeşimizin vermiş olduğu bilgiler güzeldir.

Hakan52 in demek istediği ayet ise tahmin ediyorum ölülere sesinizi duyuramazsınız ayetidir.Bununda Yardım ve şefaat ile ilgilsi olsa gerek,bildiğim kadarıyla, ayeti açabilir isteyen bir arkadaşımız isterse tabii.
Hakan52 in sormuş olduğu imam Eşari veya imam Maturidi konusunuda çok kişi bilmez.

Bu konu Çok tantanalı bir konu iyi okuyup sık dokumak gerek düşüncesindeyim.

Mesela MaKKaH kardeşimiz bir hadis eklemiş.
"Kabrimi ziyaret edene şefaatim helal oldu." Bezzar

Yukarıdaki hadisden örneğin mutlak bir şefaat çıkarabilecek varmıdır.?
Yani şimdi ben kalktım Allah c.c Resulunun kabrini ziyaret ettim ve Allah c.c Resulu bana şefaat edecek diyebilirmiyim.

Hadisi irdelemedim veya bakmadım varlığını veya yokluğunuda bilmiyorum henüz ve varsayım ile yola çıktım derken.

Helal olur ile şefaat ederim veya edeceğim,veya Mutlak şefaat olunur arasında farklar olsa gerek.Tabii burada kimse bunu idda etmedi,

Mesela Arafat da Vakfe ile hadis vardır ki o hadis bellidir.Halk arasında yaygın olan 40 ımdan sonra hacca giderim kelimeside çoğu o hadisi bilmese bile,Ona göre konuşmaktalar.

Yani sonuçta 1000 kere tövbe etsende gel sözü demek değildirki 1000 kere tövbe et de gel

Bilhassa bu fıkhi konular dehşet en ufak bir kelime yanlış anlaşılmaya sebep olabiliyor derken elbette bizler yani kişiler yanlış anlıyoruz, veya algılıyoruz tabii çıkmaza yöneltmeye gerek yok konuları.
__________________
Yazacağın yazının efendisi, yazmış olduğun yazının kölesi ol

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
µmmed isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 22.09.2005, 09:24

 
Üyelik tarihi: 09.07.2005
Mesajlar: 817
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Ehli sünnet mezhebine göre tevessül vardır...

caizdir resulullah s.a.v efendimizlede başka peygamberlerede salih kullar ve evliyalarada yapılabilir hayatta iken de vefatlarından sonrada yapılabilir ...

Burada önemli hususa daha değinmek gerekir biz

Ehli sünnet olarak cenabı mevla c.c den başkasına ne yaratma ne tesir ne fayda ne de zarar isnad etmeyiz....

hakikatte fiilleri yaratan Allahtır c.c bu vesile yapılan zatların vesile olmaktan başka bir dahli yoktur ...

Haşa fiiller onlardan istenmez o halde bir kimsenin canlı ile olur ama ölü ile olmaz demeye ne hakkı var ? acaba böyle derken canlılardan tesir mi bekliyor hakiki müessir Allah c.c iken vesilenin canlı veya cansız olmasının ne farkı var ? bizleri tevessül ettiğimiz için şirk için suçlayanlar
kendilerinin şirk koşmasına dikkat etsinler .

tevessül şefaat istigase (yardım istemek ) hepsi bir manadadır hepsi cazidir müminlerin kalbinde o Allah dostları ile teberrük etmekten başka bir niyet yoktur hakiki tesir sahibi elbette Allahtır.







Alıntı:
ölüyle tevessül etmek insanı şirke düşürür
Bana bir Tane alim göstersene tevesüle rabıtaya himmet vesile ye direk şirk diyen ...
Buna bidat ehli ibni teymiye mason abduh ve afgani mevdudi vs,, de Dahil.
Göster kafamı kıracağım....

Alıntı:
vesile aramak vardır.
Vesile ile tevessülün arasındaki Fark nedir hele bir açıkla bakalım...


Alıntı:
ama bunun caiz olanları insanın hayatında yapmış olduğu güzel bir işi vesile yapması,hayatta olan salih bir kişiye benim için dua eddemekle,ALLAHIN GÜZEL İSİMLERİYLE tewvessül edilebilir.
Yani sen canlı dan tesir olur diyorsun işte asıl sen şirke düşüyorsun ...

çünkü tesiri canlıya maal ediyorsun Hakkikatte fiilleri yaratan Allahtır hakiki tesir sahibi sadece Allahtır.


Alıntı:
derlerki biz tesir beklemiyoruz.onların tesir sahibi olmadıklarını biliyoruz.bunu bilmek güzel.ama herkes öyle bilmiyor
.

Bilmeyen cahillerle Gidip türbelere bez bağlayanlarla TARİKAT EHLİ Nİ BİR TUTMA ...


Alıntı:
yetiş ya gavs diyor.medet ya gavs diyor.onları yardıma çağırıyor.peki bu nedir.
Mesela medet ya resulullah diyebiliriz

şefaat ya resulullah diyebiliriz ...

himmet ya gavs da diyebiliriz..

resulullahın mededide şefaatide evliyanın himmetide Allahın dilemesi iledir...

ALLAHIN İZNİ OLMADAN YAPRAK BİLE KIPIRDAMAZ ...

fiilleri yaratan Allahtır hakiki tesir sahibi sadece Allahtır.




HAKAN 52 BEN FORUMA GİRMEYECEKTİM ANCAK BU YAIZNA DAYANAMAYIP YAZDIM BEN ARTIK FORUMDA OLMAYA BİLİRİM...O YÜZDEN ABUK SUBUK YAZMAKİ BENDE CEVAB VERMEK ZORUNDA KALMAYAYIM.
MaKKaH isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla