İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 30.09.2005, 11:55
 
Üyelik tarihi: 09.03.2005
Mesajlar: 113
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Kaza namazi

ya kardesler birsey soracagim.. degisik kaynaklardan cok seyler duydum ama birde burdaki kardeslere bir sorayim dedim

simdi kaza borcu olan bir insan (az degil söyle 10yillik falan) bunu nasil yapmali..bazilari sünnet yerine kaza kilsin diyor bazilari yok sünnet terk edilmez diyor..

simdi benim örenmek istedigim fikih alimleri ne diyor yani takva bakimindan degil.. tabiki sünneti terk etmek hos degil ama fikih alimleri bu konuya nasil bakmis...

efendimizin kaza namazlarla ilgili hadisleri nelerdir ??

selam ve dua ile
__________________
"Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur"
Hizmetim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 30.09.2005, 12:48
 
uhuvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.07.2005
Mesajlar: 186
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Sünnetleri bırakıp yerine kaza kılmak caiz olmaz mı?

Sık sorulan sorulardan birini bir daha sohbet konusu ediyoruz bugün. Deniyor ki:


– Vaktiyle kılamadığımız birçok namaz borcumuz vardır. Geçmişte gaflet içindeydik. Namazın boynumuzun borcu olduğunu pek bilemiyor, kılmadıktan sonra borçtan kurtulmanın imkansız olduğunun idrakinde olamıyorduk. Şimdi ise aklımız başımıza geldi, kılamadığımız geçmişteki namazlarımızın borcumuz olarak zimmetimizde durduğunun farkına vardık. Bu defa da tek tek bunları kaza ederek kılma yerine sünnetlerin yerine kılmayı düşündük. Beş vakit farzların önünde ve sonunda kıldığımız sünnetleri kılmasak da, bunların yerine kaza namazı kılsak, nasıl olur? Yani sünnet yerine, kılamadığımız geçmiş namazlarımızı kılarak borçtan kurtulsak caiz olmaz mı?

Bizim cevabımız bu konuda zor değil, kolaydır. Hem de çok kolay. Sünnetleri kılmayıp da yerine kaza namazı kılmak neden caiz olmasın? Elbette olur?.. İnsan kıldığı namazın borcundan kurtulur. Kılmadığı namazın da sevabından mahrum kalır. Bundan daha tabii ve makul ne olabilir?..

Demek ki sünnetleri bırakıp da yerine kaza namazı kılmayı tercih eden bir Hanefi, bir kazanır bir de kaybeder. Kazandığı bellidir. Kıldığı kaza namazı. Kaybettiği de bellidir. O da kılmadığı sünnet namazları.

Mesele bu kadar açık ve nettir. Hem de bir kazanırken bir de kaybetmek kadar açık ve nettir. İnsan kıldığı namazın sevabını alır, kılmadığının da sevabından mahrum kalır...

Şafii’de durum farklıdır. Çünkü onlarda kaza namazı borcu olanların, bir an önce bu borçtan kurtulmak için, acilen sünnetleri bırakıp olanca azimleriyle kaza kılmaları gerekir...

Ancak Hanefi’de durum öyle değildir. Sünnetler sünnet olarak kılınmalıdır. Zimmette borç olarak bekleyen kaza namazları da ayrıca kaza olarak kılınmalı, böylece bir kazanırken bir de kaybetmek gibi bir sonuçla karşı karşıya kalınmamalıdır.

Bu konuda Hanefi alimlerinin tavsiye şeklinde verdikleri ölçüleri şudur: Kılınmaları hakkında hadis bulunan sünnetler, kaza namazı kılmak için terk edilmemelidirler. Madem Efendimiz bunları emretmiş, ihmal edilmemelidir. Buna göre, kuşluk namazı, akşamdan sonra kılınan evvabin namazı, geceleri kılınan teheccüd namazları kaza namazı için terk edilmemelidir. Çünkü bunların kılınması hakkında sıhhatli hadisler vardır. Bunların dışındaki nafile namazlar yerine kaza kılınmasında isabet olduğu kesindir.

Mesela, herhangi bir müsait vakitte iki rekat nafile namaz kılmak gayet güzel ve sevaplı bir ibadettir. Ancak bunun yerine kaza kılmak ondan daha güzel ve sevaplı bir ibadettir. Bunda herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Burada netleşmesi gereken mühim bir soru daha vardır. O da bir namazı iki niyetle kılma meselesi... Sünnetleri kılacakken, baştan hem kazaya hem de sünnete niyetlensek, böylece hem sünnetleri kılmış oluruz, hem de kaza namazımızı kılarak ikisini birden yerine getirmiş sayılırız. Meşhur ifadesiyle bir taşla iki kuş vurmuş duruma geliriz. Başka bir ifadeyle de, niyetimiz sebebiyle kılmadığımız namazı da kılmış hale geliriz...

Burada insanın kılmadığı namazın sevabını alması gibi bir durum söz konusu oluyor. Birileri sünnetleri asla terk etmiyor, kılıyorlar. Siz ise kılmıyor, terk ediyorsunuz. Bununla beraber siz kılanlarla eşit sayılıyor, onların kılarak aldıkları sevabı siz kılmayarak alıyorsunuz. Niyetiniz sebebiyle. Burada bir adaletsizlik de söz konusu oluyor.

Ayrıca niyette tereddüt caiz değildir. Namaza başlarken ya sünnete niyet edilir ya da farza... Bir namaza, iki namaza birden niyet ederek başlamak sahih olmayacağından, hangi namazı kıldığınız da kesin şekilde belli olmamakta, böylece bir çıkmaz da bu niyet meselesinde meydana gelmektedir.

En sağlamı, sünneti sünnet, kazayı da ayrıca kaza olarak kılmalıdır. Geçmişte farzı kılmayan nefsimize şimdi bir de sünnetleri kılmama primi vermemelidir. Sözün özü budur.
__________________
En bedbaht, en muzdarib, en sıkıntılı; işsiz adamdır.
Zira atalet ademin biraderzadesidir;
sa'y, vücudun hayatı ve hayatın yakazasıdır.
uhuvvet isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kaza mı eda mı? itimat İbadet Hayatımız 148 09.05.2006 13:01
Kaza Namazi Kilinirmi? abdullahahmed Dini Bilgi ve Eğitim 7 17.01.2006 04:56
Kaza Namazi codex35 Dini Bilgi ve Eğitim 1 02.08.2005 15:21
Kaza Namazi ile ilgili tarikcik Dini Bilgi ve Eğitim 11 15.08.2004 19:42
frage ..betr. beten (kaza namazi) sisterE Unterhaltung 22 03.07.2004 15:55


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:42 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git