İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 08.11.2005, 22:03
 
siyahlale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.05.2005
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
RÜya

Rüya nedir, Rüyaya göre karar verilirmi?
Hic bir rüya görüp Aileniz veya yakinlariniz hakkinda ve bu gerceklestimi?
Rüyayi görüpte hatirladiginiz zaman ne yapiyorsunuz?(diyorsunuz).
Bu konuda bilgilerinizi arzu ediyorum.


saygilarimla

siyahlale
siyahlale isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 08.11.2005, 22:31
 
kemal bilici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.10.2005
Mesajlar: 1.254
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Din büyükler kötü rüyanin anlatilmasina karsi cikiyor.
Ben ,gördügüm rüyâ kötü ise anlatmiyorum. Rüya herkes görür,iyi ise bazen anlatirim anlattigim gibi ciksin ümidi ile.Dedigim gibi kötü ise anlatmanda kimseye bir faydasi olmayacagi gibi belki dinleyenleri vehime sokarsin.
imkânlarin nisbetinde az da olsa sadaka dagitabilirsin yada cocuklarin sevinebilecegi sekerdir vs seyler alip dagitabilirsin.Tabi $er lerin def'i icin evvela Rahman'a Dua.

bu konuda ilmi olanlar uzun uzun yazar ben kisaca benim yaptigimi yazdim.
aglayan sml koydugunuza göre etkinlenmis bir haliniz var,bunu yakinlariniza anlatsaniz ayni vehim onlarida saracak ,bence sükût edin,dua edin
Mevlâm Hakkimizda hayirlisi ne ise hayatimiza onu daim kilsin
kemal bilici isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 09.11.2005, 00:02
 
Üyelik tarihi: 25.10.2005
Mesajlar: 95
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
.

RÜYALAR 30 SENE SONRA DA ÇIKABİLİR...
Bir islam bilgininin sözünü yukarıya yazdım.Benim yaptığım araştırmalar da şunları öğrendim kısaca :
Rüya da gördüğün mevzuların nerde yaratıldığı çok önemli.Rüyalarda anlatılmak istenenler teferuatta gizli,zaten "parça bütünün habercisidir"kaidesi malum.Bu minvalde rüyada ki parçaları birleştirmek gerekiyor.Aynı zamanda rüyada gördüğün mevzuların,nesnelerin vs. isimlerini lugat manalarını genel olarak değerlendirmek gerekiyor.Yaptığın çalışmaları banada bildirirsen sevinirim.
mesih nizamlı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 09.11.2005, 09:48
 
siyahlale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.05.2005
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Ilginiz ve yardiminiz icin tesekürler, benim gördüyüm rüyalar cikiyor desem yalan olmaz diyebilirim, ama bazen caresiz kaliyorum Ailem le ilgili gördüyüm rüyalar beni korkutuyor ve gercekleri meydana vuruyor, dediyim gibi caresizim kendisi hamile, ve benim elim kolum bagli, ve bir rüyaya her seyi silip atabilirmiyim diye kendimce düsünmekteyim, ama bildiyim su hasa ALLAH yalan söylemez, ama sadece bemim bildiyim gerceyi ve tabiki kendisinin de baskasina ve kendi Ailesine bunu nasil anlatabilirim, yani rüyayi nasil bir delil olarak kulanabilirim,yoksa sabur mu etmemmi gerikir, ve ALLAH bir yol gösterir diye beklemekmi gerek
siyahlale isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 09.11.2005, 21:31
 
Üyelik tarihi: 25.10.2005
Mesajlar: 95
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
MUHAKKAK ALLAH (CC) YOL GÖSTERİR VE BEKLEMEK GEREK ...

Bilindiği gibi rüya tabiri bir ilim dalıdır.Batılı adamların bile yaptıkları çalışmalar mevcut,diğer ülkelerinde, inkar edilemez.
Hz.Yusuf (as) 'ın "rüya tabirine ait bilgi"yi ALLAH Teala 'nın vermesi ayeti kerime ile sabit.Rüya tabiri yapanlarıİmamı Nablusi kitabında listelenmiştir kısaca : (Galiba ) altı peygamberimizin (salavatullahilecmain) ismi zikrediliyor. On üç kişi sahabelerden
(ra-ecmain).Tabiinlerden,fakihlerden,zahidlerden,filoz oflardan,doktoralrdan,yahudi,
hıristiyan ve mecusilerden bazılarının bu tabir ilminde pay sahibi oldukları zikrediliyor.
Şimdi,ben rüya tabiri yapamıyorum ama farkın da olmadan yani "ihtimal budur ki tabir şu olabilir"diye kendi defterime yazdığım rüyaları kaynaklar doğrultusunda inceliyorum.Ancak ALLAH (CC) bizi bu ilimden pay sahibi ederse tabirimiz isabeti olur.

Senin rüyalarından etkilendiğin belli.Ama rüyada gördüğünden etkilenmemek gerek çünkü,gördüğün rüyada anlatılmak isyenen, gördüğün rüya olmaya bilir.Bazen de tabir,
rüyanın aksiyle olur : Ağlamayı,sevinç . Gülmeyi,keder,olarakta tabirciler tarafından yorumların.
Alimler rüyaları, batıl ve sahih(sadık) olarak ayırmışlardır.Bu ayırım önemli.
Gördüğün rüya İNŞALLAH hayırdır.Hayır bizim,şer düşmanlarımızın,hamdler ALLAH 'a (cc).
Gönlünü Huzurlu tut,ayrıca bizim bir şeyleri değiştirmeye gücümüz yetmez.Barboros Hayrettin Paşa'nın bir sözü var benim güç zamanlarımda genellikle aklıma gelir :
"Gönlünü ister geniş tut ister dar,olacak olan olur".Biz gönlüzü geniş tutalım,taktir ALLAH (cc) 'den.

Gördüğün rüyayı da ehli olmaya anlatma,insanlara rüya gördüm desen hemen anlat derler.Hz.peygamberimizin (sav) : "Rüya uçan kuşun kanadındadır (başka hadis-i şerifte,ayağı üzerindedir),anlatıldığı zaman yerine varır"buyurmuşlardır.
Rüyadan çıkartılan tabirlerle hareket edenler olmuş-var.Alimler, mübarek zatlar,bazı insanlar.Hatta Murad reisin Hayreddin Paşa'yı anlattığı kitapta şu geçiyor,rüya da bir
casusun geçiceği yer kendisine bildiriliyor,uyandığında askerleri gönderip yakalattırıyor.
Tabi ki bu insanlar tabirden pay sahibi olanlardır.
Sen gördüğün rüyayı ailene anlatmasan iyi olur,eğer gördüğün rüyadaki mevzular
ailen ile ilgili olayalara benziyorsa,dolaylı yollardan o işin iyi olmadığını anlat.
Peki gördüğün rüyanın tabirini yanlış anlayıpta aileni etkilersen, fena...
mesih nizamlı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 09.11.2005, 22:10
 
siyahlale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.05.2005
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
beni aydinlattiginiz icin tesekür ederim, bilgileriniz ve yardiminiz icin ALLAH razi olsun Sizlerden
siyahlale isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 10.11.2005, 00:20
Hamd icin Ilim
 
Ahmet76 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.08.2002
Mesajlar: 3.899
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı


Sahsi görüsüm:
Rüyalarin mesajlari bir önem arzettigine inaniyorum.
Rüya ile dini hususlarda amel edilemez. Fakat bu, kisinin kendisi icin gördügü rüyadan hicbir pay cikaramaz anlaminda olmamali. Kuranda Hz.Yusuf(as)'in rüyasinin yorumun dogrulugu ve bunun neticesinde iki müsrigin rüyalari gerceklestigini düsünürsek önemini de kavramis oluruz.
Yanlis hatirlamiyorsam, Hz.Ebubekir(ra)'de Hz.Aise(ra)'de rüya tabiriydi.
Rüya tabir kitablarina itibar etmem sahsen. Kendim yormaya veyahut bilgisine güvendigim kisilerle yormaya calisirim. Iyi veya kötü rüya.

Rüya ile dini hususlarda amel edilemez denildi. Lakin yine kendi sahsini bagliyan bir mesele de istiaze namazidir. Kisi bu namazi kilip rüyanin iyi veya kötü sekliyle zuhur etmesinde , kendisi icin istedigi seyde bir "tavsiye" alir.

Önemi vardir kücümsenmiyecek...

Asagidaki yazi Samil Ansiklopedisinden... umarim isinize yarar.

selam ile...

--------------------------------------------------------------------------
RÜYA

Uyku sırasında aynen uyanıkmış gibi çeşitli olayların yaşanması hafi, düş.
Rüya çağlar boyunca bütün toplumlarda büyük önem görmüştür. Rüyanın mahiyeti ve kökeni hakkında çok şeyler yazılıp söylenmiştir. Ancak bu yazılıp söylenenler her topluma ve her kültüre göre ayrı ayrı olagelmiş ve hep değişkenlik arzetmiştir. Tarihte bazı toplumlarda rüyaya büyük önem verilmiş ve bazan bu rüya tabirleri kitaplar halinde toplanmıştır. Umumiyetle rüya, uyanıklık halinin bir uzantısıdır; etkisinde kalınan sevindirici veya üzücü olayların uyku halinde yaşanması olayıdır. İslâm'da rüya hukukî bir kaynak ve delil değildir. Yalnız gören kişi ile alakalıdır. O kişi de bu rüyasını hayra yorar ve bu rüya yalnız kendisini bağlar.

Rüya, "Allah Teâlâ'nın melek vasıtasıyla hakikat veya kinaye olarak kulun şuurunda uyandırdığı enfusî idrakler ve vicdanî duygular veya şeytanî telkinlerden meydana gelen karışık hayallerden ibarettir" şeklinde de tarif edilmiştir.

Rüya uykuda bütün duygu ve bilinç hallerinin tamamen yok olmadığı bir sırada meydana gelir. Nitekim rüyâ, uykunun az olduğu sabaha karşı daha çok görülür. Rüyada, görülmesi mümkün olan şeyler görülür. Uyanıkken görülmeyecek olan şeyleri rüyada görmek mümkün değildir. Bir kişi rüyada aynı anda hem ayakta, hem de otururken görülemez. Mümkün ve olağan olmayan şeyleri rüyada görme imkanı yoktur. Rüya bir idrak işidir. Zira rüya insanların kalblerinde yaratılan ve oraya yerleşen şeyin hayal etme ve düşünme yoluyla idrak edilmesi demektir.

Müslümanların dışındaki bir takım çevreler de bu konuda tutarsız ve reddedilmeye mahkum bir sürü şeyler söylemişlerdir. Ancak sağlıklı görüş sahibi alimlerin ve imamların görüşü makbuldür. Allah (c.c) uyanık insanın kalbinde, bir takım itikatlar yarattığı gibi, uyuyan insanın kalbinde de bazı itikatlar yaratır. Allah uyuyan insanın kalbinde yarattığı itikadları başka zamanlarda yarattığı bir takım şeylerin belirtisi ve aynası haline sokar. Rüyada görülen durum, bazan aynası olduğu işe aykırı olur. Uyanık kişinin kalbinde yaratılan itikad ve kanaat, bazı olayların aynası görünümünde olmasına rağmen bunun tersi çıkabilir. Meselâ bulut yağmurun belirtisidir. Allah (c.c) bulutu yağmurun alameti olarak yaratmıştır. Ama bazen bulut olmasına rağmen yağmur yağmayabilir. Aynı şekilde, uyku halindeki insanın kalbinde yarattığı itikadı ve inancı, bir hadisenin belirtisi olarak yaratmıştır. Fakat bazan yağmur yağmadığı gibi o olay da olmayabilir. Uyku halindeki insanın kalbinde söz konusu itikad bazen meleğin huzurunda oluşur. Bu takdirde sevindirici rüya görülür. Bazen de şeytanın hazır bulunduğu bir zamanda oluşur. Bu takdirde üzüntülü ve zararlı rüya görülür. Rüyanın mahiyeti hakkında en üstün bilgi Allah katındadır.

Allah (c.c), insanların Levh-i Mahfuzdaki durumlarına muttali olan bir grup meleği rüya işiyle görevli kılmıştır. Görevli melek Levh-i Mahfuz'dan aldığı durumları bir takım olaylar ve şekiller haline sokarak ilgili insanın rüyasında kalbine yerleştirir ki, o kimse için bir müjde veya uyarı ya da kınama değerinde olsun. Böylece hikmetli, yararlı veya sakındırıcı bir faaliyet gösterilmiş olur. İlgili melek bu gayret içinde iken şeytan da insana karşı duyduğu kin ve düşmanlıktan dolayı onu uyanık iken rahat bırakmak istemediği gibi, uyku aleminde de rahat bırakmak istemez. Ona bir takım hile ve tuzaklar kurmaktan geri durmaz. Şeytan insanın rüyasını bozmak üzere ya onu gördüğü rüya hususunda yanıltmak ister veya rüyasında gafil olmasını sağlamaya çalışır.

Kur'ân-ı Kerim'in birçok yerinde rüyadan söz edilmiştir. Hz. İbrahim (a.s), oğlu İsmail (a.s)'i rüyada boğazlama emri almış ve bu rüyayı uygulamaya teşebbüs etmiştir (es-Saffat, 37/ 102).

Yusuf (a.s)'da rüyasında on bir yıldızla, ay'ın kendisine secde ettiğini görmüş (Yusuf, 12/40); Mısır hükümdarının ve hapishanedeki iki kişinin gördükleri rüyaları tabir etmiştir (Yusuf, 12/36, 43).

Kur'ân-ı Kerim'de Hz. Peygamber'in görmüş olduğu rüyalardan söz edilmektedir (el-Fetih, 48/27; es-Saffat, 37/105; el-İsra, 17/60).

Hadis kitaplarının hemen hepsinde Hz. Peygamber'in gördüğü rüyalar ve yaptığı rüya tabirleri hakkında geniş bilgi vardır.

Rüya ile ilgili Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Salih kişi tarafından görülen rüya, peygamberliğin kırk altı parçasından bir parçadır. " Bir başka hadiste de şöyle der: "Müminin rüyası, peygamberliğin kırk altı parçasından bir parçadır; Peygamberlik gitti ve mübeşşirat kaldı”.

Rasûlüllah (s.a.s) bir başka hadislerinde şöyle buyuruyor: "Ey insanlar! Peygamberliğin belirtilerinden yalnız güzeL rüya kaldı. O rüyayı müslüman kişi görür veya onun için başkası tarafından görülür" (İbn Hacer el-Askalanî, Fethül-Barî Şerhu Sahihil-Buharî Kitabül-Ta'bîr).

Hadisteki ihtilaflar ve bildirilen değişik sayılar rüya gören müslümanın haline dönüktür. Takva sahibi olmayan ve İslam'ın ölçülerine göre fasık sayıları müslümanın gördüğü rüya, nübüvvetin yani peygamberliğin yetmiş parçasından biridir. Takva sahibi olan müslümanın rüyası ise nübüvvetin kırk altı parçasından biridir. Şu halde rüyanın doğruluk derecesi müslümanın salah ve takvasına göre değişik olur.

Müslümanın gördüğü rüyanın peygamberliğin özelliğinin parçalara bölünmesi veya takva sahibi olan bir müslümanın peygamberlik hasletinden bir parçayı kazanabilmesi demek değildir. Maksat şudur: Peygamberlikte zaman zaman gayptan haberdar olma özelliği vardır. Yüce Allah dilediği zaman bir peygamberi gayptan haberdar eder. Bu itibarla, gayptan haberdar olmak, peygamberliğin alametlerindendir. Peygamberlik görevi kalıcı değildir. Fakat alametleri kalıcıdır. Müslüman bir kimse bazen Allah'ın takdir ve dilemesi ile rüya aleminde bir gayptan haberdar edilebilir. Bu itibarla müslümanın rüyada gördüğü bir şey aynen gerçekleşebilir.

Güzel rüyanın peygamberliğin kırk altı parçasından bir parça sayılması şöyle yorumlanır.

Sahih rivayetlerin bir çoğuna göre Peygamber (s.a.s) altmış üç yıl yaşamış ve peygamberlik süresi yirmi üç yıl sürmüştür. Çünkü o, kırk yaşını doldurduğu zaman peygamber olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s)'e vahiy rüya halinde gelirdi. Bu durum altı ay sürmüştür. Bu süre zarfında gördüğü rüyalar aynen çıkıyordu. Peygamberlik süresi yirmi üç yıl devam ettiğine göre, rüya yoluyla vahiy süresi bunun kırk altı parçasından bir parça olur. Başka hadislerde rüya, peygamberliğin yetmişte bir, kırk dörtte bir, ellide bir olduğu ifade edilir.

Rüyanın peygamberliğin parçalarından biri olduğunu açıklayan hadislerin değişik oranlar ifade etmesi, hadislerin gelişmesi anlamına gelmemektedir. Çünkü salih ve sadık bir rüya kişinin doğru sözlü, emaneti yerine vermek, sağlam itikatlı olmak gibi hususlardaki derecesine göre değerlendirilir. Bu konuda insanlar arasındaki farklılık kadar rüyalar da değişik olur. Kim samimi bir kalp ile Allah'a ibadet eder ve doğru sözlü olursa, gördüğü rüyalar daha doğru ve peygamberliğe daha yakındır. Zira peygamberler arasında bile fazilet farkı vardır. İnkârcı, kâfir ve yalancı kişilerin de rüyaları doğru çıkabilir. Bu takdirde bu kişilerin rüyaları vahiy ya da nübüvvetten bir parça olamaz.

Çünkü gayptan haber veren her doğru söz, nübüvvet sayılmamıştır. Bu konuda şu hususlar daima gözönünde bulundurulmalıdır.

1- Doğru rüya görmek sadece mü'minlere mahsus değildir. Müslüman olmayanlar da görebilirler. Mısır hükümdarı ve zindandaki iki kişinin gördüğü rüyalar gibi.

2- Herkes aynı özellik ve nitelikte değildir. Doğru rüya nadir hallerde ve ruhu çok hassas kişiler tarafından görülür.

3- Görülen rüyaları esas alarak hayata nizam ve intizam vermeye kalkışmak yanlıştır. Zira rüyaların doğruluğunu ölçmek ve tesbit etmek mümkün değildir.

4- Rüya ile yalnız o rüyayı gören amel edebilir. Fakat amel etmesi şart değildir. Zira rüyada kaza geçirdiğini gören bir kimse bir vasıtaya bindikten sonra kaza geçirip ölmüş olsa, intihar etmiş sayılmaz.

Bundan dolayı Fıkıhta, Kelam ilminde ve mahkemede rüya, delil kabul edilmez. Rüya haktır ama doğru rüya gören ve rüyayı doğru şekilde yorumlayan kişiler azdır. Rüyaları doğru bir şekilde olaylar yorumlar. Bazı rüyalar da yorumu ile birlikte görülür. Bazı kimseler gördüğü rüyayı yorumlayamaz ama sadık rüya olduğunu anlarlar.

Rüya tabir etmek Allah vergisidir. Herkes rüya tabir edemez. Akıl ve mantık bu iş için yeterli değildir. Rüya merhametli ve öğüt verebilecek durumda olanlara anlatılmalı, güzelce yorumlayamayacak kişilere söylenmemelidir. Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadislerinde de "Rüya gören onu hiç kimseye söylemediği sürece o, bir kuşun ayağına bağlıdır (zuhur etmez); söylerse zuhur eder. Böyle olunca rüyanızı yalnız akıllı, sizi seven veya size öğüt verecek durumda olan kimselere söyleyin” buyurmuştur (Tirmizi).

İmam Malike "Herkes rüya tabir eder mi?" Diye sorulmuş "Nübüvvetle oynanır mı?” demiştir. Yine İmam Malik Rüyayı iyi tabir edenler yorumlasınlar. Eğer iyi görürse söylesin; iyi görmezse iyi söylesin veya sussun” demiştir.

"İyi görmese de onu iyi olarak mı tabir etsin?” sorusuna, "Hayır” demiş; sonra "Rüya nübüvvetin bir parçasıdır. Nübüvvetle oynanmaz” diye cevap vermiştir (Kurtubî, Tefsir, IX, 122-127; Elmalılı, Hak Dini Kuran Dili, IV, 2863-2869; Kuşeyri Sarih Tercümesi, XII, 271).

Rüya genel olarak iki kısma ayrılır:

Birincisi: Doğru ve güzel olan rüyalar. Bu tür rüyalar, uyanıklık âleminde doğru çıkan rüyalardır. Peygamberlerin, onlara uyan salih müminlerin gördükleri rüyalar bu tür rüyalardır. Bazan dindar olmayan insanlar da bu tür rüyaları görürler.

Bu tür rüyalar üç grupta ele alınabilir.

1- Yoruma ve tabire ihtiyaç göstermeyecek kadar açık seçik rüyalar, Hz. İbrahim'in rüyası gibi...

2- Kısmen yoruma, ihtiyaç gösteren rüyalar. Hz. Yusuf'un rüyası gibi...

3- Tamamen tabir ve yoruma ihtiyaç gösteren rüyalar. Mısır hükümdarının gördüğü rüya gibi...

İkincisi: Adğâs adı verilen karmakarışık ve hiç bir anlam taşımayan rüyalardır. Bu tür rüyalar da bir kaç kısma ayrılır

a- Şeytanın uyuyan kişiyle oynaması ve onu üzmesine sebep olan rüyalar. Mesela kişi rüyasında başının koparıldığını ve kendisinin başının peşinden gittiğini görür. Ya da korkunç ve tehlikeli bir duruma düştüğünü ve hiç bir kimsenin kendisini kurtarmaya gelmediğini görür.

b- Meleklerin haram bir şeyi uyuyan için helal kıldığına veya haram bir iş teklif ettiklerine dair olan ve aklen muhal ve imkansız olan buna benzer işlerle ilgili rüyalar.

c- Kişinin uyanık iken üzerinde konuştuğu veya olmasını temenni ettiği bir şeyi uyanık iken itiyad haline getirdiği bir şeyi rüyasında görmesi.

Bu durumda rüyanın üç çeşit olduğu görülmektedir.

a- Allah tarafından bir müjde olabilen bir rüya. Buna rahmanî rüya denir. b- Kişinin uyanık iken önem verip kalben meşgul olduğu bir şeyle ilgili olarak gördüğü rüya. c- Şeytan tarafından korkutulan kişinin gördüğü rüya. Buna şeytanî rüya adı verilir.

Kötü bir rüya gören bir müslümanın yapacağı işler:

Gördüğü rüyanın şerrinden ve şeytanın şerrinden üç kez Allah'a sığınır. Şöyle der: "Allah'ım, bu rüyanın şerrinden ve rahmetinden uzak kalmış olan şeytanın şerrinden sana sığınırım." Rüyanın hayra dönüşmesi için dua eder. Bu tür rüyayı hiç bir kimseye anlatmaz.

Müslüman gördüğü iyi bir rüyadan ötürü uyanınca Allah'a hamdeder. Bu rüyadan dolayı sevinir, bunu bir müjde kabul eder. Rüyayı sevdiği bir kimseye anlatır, sevmediğine kesinlikle arılatmaz.

Ahmet ARPA
__________________
"Insanlar hayra davet edildigi zaman, seytanlar da seytani duygular da kendilerini tehdit altinda hissediyorlar" I.Özel
Ahmet76 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 10.11.2005, 18:28
 
siyahlale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.05.2005
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Aciklamalarin, ve bilgilerini paylastigin icin tesekür ederim Ahmed
siyahlale isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
RÜya HACEGAN Anketleriniz 36 31.01.2008 19:08
Rüya Tabir Kitabı ile Rüya Anlaşılır mı ? Alp Dini Bilgi ve Eğitim 3 11.03.2007 13:22
Rüya itimat Hayatın içinden 2 16.02.2007 11:30
Bir Rüya... Dervisan_Esma Önemli Şahsiyetler ve Eserleri 0 28.01.2007 14:48
Bir Rüya Ki... Osmanli-Torunu Osmanlı Tarihi 0 18.09.2006 22:19


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:55 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git