İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 20.12.2005, 12:46

 
cRAZZy_G - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.11.2005
Mesajlar: 182
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Siz olsanız ne cevap verirdiniz?

Tarafıma gelen bir soru; sizlerle istişare yapalım. Kardeşimizin kafası karışmış. Yaşı da küçük sevdiğim bir insan. Yeni yeni öğreniyor herşeyi.Bu soru size gelseydi,cevabınız ne olurdu :

"Abla yakın çevremde bir tanudık şahıs var ismi önemli değil.Bu şahıs kendisinin kaderini bildiğini gelecekte nelerle karşılaşacağını bildiğini ve kendisinin bir iş yapmadan önce bazı zatlarla istişare yaptığını ve onların kendisine yapacağı işin gelecekte nasıl sonuçlanacağını söylediklerini diyor. Bu şahıs çevresinde sohbet veriyor. Çevresindeki insanlar bu şahsın Allah dostu olduğunu söylüyorlar ama ilginçtir ben onu namaz kılarken ve Cuma namazına giderken bile görmedim nedenini çevresindekilere sorduğumda onun gittiğini ama biz onu gitmemiş gibi görüyormuşus ayrıca bazen bu şahsın küfürlü kelimeler nadir olsada kullandığına şahit oldum.

Kader inancı olarak ta kendisinin kaderini bildiğini ama müdahele edemediğini söylüyor . Birde kaderle alakalı olarak insanın cüz i iradesinin hiçbir fonksiyonunun olmadığını her şeyin Allahın istediği gibi cereyean ettiğini kafir olanın Allah kafir olmasını istediği için kafir, gunahkarın Allah gunahkar olmasını istediği için günahkar olduğunu yani cüz i iradenin aslında olmadığını söyluyor.

Ben risaleden ve değişik kaynaklardan cüzi irade ile ilgili örnek verdiğimde bazı Allah dostlarının bunu bildiğini ama insanlara anlatılmaması gerektiği için cüzi iradeden bahsettiğini söylüyorlar..bu konu ile alakalı yardımcı olursanız sevinirim "
__________________
____ _____ _____

Sor ! Düşün ! Sus !
cRAZZy_G isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 20.12.2005, 13:03
Kayıt onayı eksik

 
ARMAGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.09.2005
Mesajlar: 2.137
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
619. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme falcılar hakkında sordular.
"Onlar hiçbir şey değildir!" buyurdu.
"Ey Allahın Resûlü! Söyledikleri bazen doğru çıkmaktadır."
"Bu doğru olan sözdür. Cin onu kapıp dostunun kulağına söyleyiverir. Ne var ki, onunla birlikte yüz tane de yalan katar."
Aişe radıyallahu anha. Buhârî.




ARMAGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 20.12.2005, 13:05
Kayıt onayı eksik

 
ARMAGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.09.2005
Mesajlar: 2.137
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
612. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kaderi tartışma konusu yapanlarla ne oturun, ne de onlarla bu konuyu konuşun!"
Ömer radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
611. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle anlattı:
"Bunun üzerine isa, kendisine uyanları bir araya getirip, şöyle dedi:
"Kader, Allahın bir sırrıdır, bunu kendinize dert edinip de yük altına girmeyin!"
İbn Abbas radıyallahu anh. Taberânî.
ARMAGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 20.12.2005, 13:07
Kayıt onayı eksik

 
ARMAGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.09.2005
Mesajlar: 2.137
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
609. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Güçlü mümin, Allah katında güçsüz müminden daha sevimli ve hayırlıdır. Aslında her ikisinde de hayır vardır.
Sana faydalı olacak şeye karşı hırslı ol! Allahtan yardım dile ve acze düşme!
Başına bir şey gelirse, sakın şöyle deme: "Eğer şunu yapsaydım şöyle olurdu."
Fakat şöyle de: "Allah takdir etti ve dilediğini yaptı."
Çünkü, "Keşke" türünden sözler şeytan işidir."
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.
ARMAGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 20.12.2005, 13:37
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.812
Teşekkür etti: 137
81 Teşekkür 54 Mesaja aldı
Cebriyye itikadına bağlı....namazsız,abdestsiz sapık bir adam....

Gaybe dair haber verdiğini iddia eden ve iddiayı tasdik eden...."Hz.Muhammed'e (s.a.v)indirileni inkar etmiştir"...

Ehl-i sünnet itikadına göre....
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 20.12.2005, 13:46

 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.178
Teşekkür etti: 13
50 Teşekkür 36 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız imkenegi

ek olarak ;cenab-ı mevla dilediği kullarına gaybdan bilgi verebilir..
Buna Delilin Nedir Kardeşim??

Allah Azze ve Celle Gaybı Kendisinin bilebileceğini ve Yine Kendisinin Bildireceği bir kısım Peygamberler olduğunu Kur'an-ı Kerimde bildirmektedir...

Artık Peygamber Gelmeyeceğine göre...Bu Dilediği Kullar Kimler??
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 20.12.2005, 13:50

 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.178
Teşekkür etti: 13
50 Teşekkür 36 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız salihin_cy
Cebriyye itikadına bağlı....namazsız,abdestsiz sapık bir adam....

Gaybe dair haber verdiğini iddia eden ve iddiayı tasdik eden...."Hz.Muhammed'e (s.a.v)indirileni inkar etmiştir"...

Ehl-i sünnet itikadına göre....
Artı...
bu adama İtibar eden...Ka'ale alan...Muhatab Olan'da aynı Hükmün içerisine girmiştir...
Çünkü Küfre Rıza Küfür'dür...
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 20.12.2005, 14:03
Kayıt onayı eksik

 
ARMAGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.09.2005
Mesajlar: 2.137
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla

AL-İ-İMRAN 179. Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden(Resulleri) dilediğini ayırdeder. O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder, takvâ sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır.




ARMAGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 20.12.2005, 14:35

 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.178
Teşekkür etti: 13
50 Teşekkür 36 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ARMAGAN
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla

AL-İ-İMRAN 179. Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden(Resulleri) dilediğini ayırdeder. O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder, takvâ sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır.




Allah Razı Olsun Kardeşim...Ayet'in Tam Metnini Eklemişsiniz...
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 20.12.2005, 16:28

 
cRAZZy_G - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.11.2005
Mesajlar: 182
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız cRAZZy_G
insanın cüz i iradesinin hiçbir fonksiyonunun olmadığını her şeyin Allahın istediği gibi cereyean ettiğini kafir olanın Allah kafir olmasını istediği için kafir, gunahkarın Allah gunahkar olmasını istediği için günahkar olduğunu yani cüz i iradenin aslında olmadığını söyluyor.

"
Güzel noktalardan yaklaşmış, güzel açıklamalar vermişsiniz.Allah hepinizden razı olsun. Ben de şöyle düşünmüştüm. Allah ve peygamberi "sallallahü Aleyhi Vesselem"i hakkı ile bilen bir insan olsa ona ayetden , hadisten açıklama yapabilirim. Belli ki değil. Kendi kıt aklı ile yorumlarda bulunuyor. O vakit o kıt akla, kendi kıt aklımla diyebilirim ki irade hakkında dile getirdiğine mukabil; "be mübarek madem herşey Allah'ın elinde ise , irade denilen şey yoksa Ebu Cehil , cahilliğinden mesul değil, Ebu Bekir de sıddık değil. Madem irade Allah'ın kudretinde, o vakit cennet cehenneme ne gerek var ? İrade yoksa madem, Ebu Bekir (R.a) ile ebu cehiller nasıl belli olacak ? İmtihan sırrı nerede kalıyor ? Neden yaratıldık ? Ve şeytan neden bizi yoldan çıkarmaya and etmiş, ve neden Allah Teala tevbe edenleri cennetine koyacağını vaad etmiş. O halde herkesi tevbe yoluna çekemez miydi ? Hem bu yaratılış gerçeğine sığar mı?

Yazık..Taze beyinleri böyle şeylerle meşgul edip, şaşırtıyorlar işte. Hakiki müminlerin esas savaşı bu gibilerle olmalı. kendi aramızda bölünmek yerine birleşip,tazecik gençlerimize doğru yolu göstermek Allah'ın izniyle, böylelerine de hidayet temenni etmek, olmuyorsa beyin yıkamalarına müsaade etmeyip başlarını ezmek gerekir. kendi aramızdaki tefrikalardan vakit bulabilirsek tabii...

Teşekkür ederim.
__________________
____ _____ _____

Sor ! Düşün ! Sus !
cRAZZy_G isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 20.12.2005, 18:16

 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.178
Teşekkür etti: 13
50 Teşekkür 36 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız imkenegi

ne deniyor dilediğine verir.. dilerse verir dilerse vermez.



Dilediğine verir demiyor...Dilediği bir Kısım Peygamberlere diyor...
Ayet'i Kerimeyi iyi anla Müslüman...
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 20.12.2005, 19:22

 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.275
Teşekkür etti: 129
70 Teşekkür 57 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız imkenegi
arkadaşa şunu demek lazım


şeytan bu adamın kulağına baya bir üflüyor ..!!!!

ek olarak ;cenab-ı mevla dilediği kullarına gaybdan bilgi verebilir..
keşke senin ve benim gibilere yaptığı gibi kulağına üflese,Şeytan içine girmiş,vücut ülkesini istila etmiş,acil müdahale lazım......
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 20.12.2005, 20:02

 
Baran E. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.10.2003
Mesajlar: 69
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
arkadasin sorusuna cevap degil.....

yalniz diger arkadaslara bir ek bilgi....

Dilegi peygambere veriyor.. diledigi kulada veriyor..Hz suleymanin hizmetcisi guzel bir ørnek..kendisinin bøyle bir ilmi kendiliginden øgrenmesi imkansizdir.. gaybden bir ilim almak, gaybin hepsini bilmek anlamina gelmez..ledunni ilmi vardir.. bu Allah'u Tealanin diledigi kulunun kalbine indirdigi bir ilimdir..

vesselam
__________________
Bir seyin baska bir seye sirayet ve nüfuzu, sirayet ve nüfuz eden seyin, kendisine sirayet ve nufuz edilen sey ile perdelenmesidir..
Baran E. isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 20.12.2005, 20:48

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
"“Allah’ın bir insanla konuşması mümkün değildir. Ancak;
Vahiy yoluyla,
Veya perde arkasından konuşur.
Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. O, yücedir, hikmet sahibidir.” (Şûrâ: 51)

Vahiy malumdur, peygamberlere verilen ilâhî kelimelerdir. Muhtelif şekilleri vardır.
Perde arkasından ise; Allah-u Teâlâ dilediği kulunun kalbine, dilediği zaman perde arkasından nurunu akıtır, bütün hakikatleri bildirir. Dilediğine harfsiz hurufatsız ilham eder.

Çok ince bir sır: Görünüşte o konuşuyor, fakat Allah-u Teâlâ’nın onu konuşturduğunu kimse bilmiyor.

"

Kaynak: TASAVVUF'UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ -Ömer Öngüt
kitabından alıntı

Konu egzotic1 tarafından (21.12.2005 Saat 08:43 ) değiştirilmiştir..
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 20.12.2005, 20:57

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
"
Ölçüler:

Mukallidle mükemmeli ayırt etmek için ölçüler vardır.

Şöyle ki:

* O yaptıkları işte maksat, menfaat, gaye varsa; o yol, yol değildir. Allah yolunda yalnız rızâ vardır. Maksat, menfaat olmadığı gibi, rütbe ve makam da yoktur.

* Lokması helâl mi? Çalışıp mı yiyor, el sırtından mı geçiniyor?

* O toplulukta riyâ hâli mi var, ihlâs hâli mi galip? Eğer ihlâs varsa rahmet melekleri o meclisin üzerindedir, rahmet-i ilâhî’yi saçarlar. Riyâkârlık varsa şeytanlar mevcuttur.

* İçindekiler kendini mi methediyor, yoksa kendi âcizliğini mi ortaya koyuyor? Bu ölçülere hep dikkat etmek gerekmektedir.

* Daha doğrusu “Kâl”, “Hâl”, “Fiil” ahkâma uygun olacak. Eğer birisi noksan olursa,
Kur’an-ı kerim’den zerre kadar ayrılırsa; o yol, yol değildir. O yol hemen o yetmişiki yolun içerisine girer ve kaybolur.

Yâni gökte uçtuğunu dahi görseniz, ahkâmdan bir lâhza ayrıldığını gördüğünüz zaman, kim olursa olsun, olduğu yerde bırakın. İsim bahis mevzuu değildir.
Bugün sahanın çoğunu onlar istilâ etmişlerdir, ortalığı kasıp kavuruyorlar. "

Kaynak: TASAVVUF'UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ -Ömer Öngüt
kitabından alıntı


NOT: Mukallidle mükemmeli ayırt etmek demek sahte şeyh ile hakikisini ayırt etmek anlamına gelmektedir.
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 21.12.2005, 08:56

 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.178
Teşekkür etti: 13
50 Teşekkür 36 Mesaja aldı
"Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilemez"
(en-Neml, 27/65).

"Gayb, Allah'ındır"
(Yunus,10/20).

"Gaybın anahtarları O'nun yanındadır, onları Allah'tan başkası bilmez"
(el-En'âm, 6/59).

Ayrıca Hz. Peygamber'e de,
"Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum.
Gaybı da bilmem"
(el-En'âm, 6/50)

Kur'an, gaybın Allah'tan başka hiç kimse tarafından bilinemeyeceğini belirtmekle birlikte peygamberleri ayrı tutar:

"Allah sizi gaybe muttali kılacak değildir;
ancak Allah rasûllerinden dilediğini seçer"
(Âl-i İmrân, 3/179).

"Gaybı bilen O'dur.
Gizli bilgisini kimseye göstermez;
ancak razı olduğu. resule gösterir"
(el-Cin, 72/26-27).
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 21.12.2005, 11:43

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız egzotic1
"“Allah’ın bir insanla konuşması mümkün değildir. Ancak;
Vahiy yoluyla,
Veya perde arkasından konuşur.
Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. O, yücedir, hikmet sahibidir.” (Şûrâ: 51)

Vahiy malumdur, peygamberlere verilen ilâhî kelimelerdir. Muhtelif şekilleri vardır.
Perde arkasından ise; Allah-u Teâlâ dilediği kulunun kalbine, dilediği zaman perde arkasından nurunu akıtır, bütün hakikatleri bildirir. Dilediğine harfsiz hurufatsız ilham eder.

Çok ince bir sır: Görünüşte o konuşuyor, fakat Allah-u Teâlâ’nın onu konuşturduğunu kimse bilmiyor.

"

Kaynak: TASAVVUF'UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ -Ömer Öngüt
kitabından alıntı
HayalET .
Şura :51 de ayetlerden biri dikkatini çekerim.
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 21.12.2005, 11:57

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Selam arkadaşlar GAYBI BİLEBİLME konusunda size bir yazı gönderiyorum. Çok hoş ama uzun olmasından dolayı çok kısaltma yaptım. Arzu eden http://www.hakikat.com/dergi/118/bsyz11804.html adresinden tamamını okuyabilir. İlk olarak İmam Gazali Hzleri ile bir arkadaşının kısa sohbeti yer alıyor. Sonra mübareğin açıklaması ...



İmam-ı Gazâlî ve Ledün İlmi:


Ledün ilmini “İlham nurunun kâmil insan ruhuna bir sirayeti” olarak tarif eden İmâm-ı Gazâlî -rahmetullahi aleyh- Hazretleri “Er-risâletü’l-ledüniyye” adlı risalesinin giriş bölümünde şöyle buyurmaktadır:


“...

Ey okuyucum! Arkadaşlarımızdan biri, bir âlimin, güzide mutasavvıfların dayandığı Gayb ve Ledün ilmini inkâr ettiğini anlattı. Bu Gayb ve Ledün ilmi ki, tasavvuf ehli ona bağlanır ve onun öğrenme ile elde edilen ilimlerden daha kuvvetli ve sağlam olduğunu söyler. Yine bu arkadaşım bana bu Ledün ilmini inkâr edenin şöyle dediğini anlattı: ‘Mutasavvıfların ledün ilmini benim aklım almıyor. Zannetmiyorum ki, bu dünyada hiçbir kimse tahsil etmeden, düşünerek, hayaline dayanarak gerçek ilimden bahsedebilsin.’ Ona dedim ki:

‘Bu adam tahsil yollarını anlamamış, insan ruhunun ne olduğunu ve özelliklerini, gayb ve melekût ilimlerini nasıl alabildiğini bilememiştir.’

...

‘...
Bana öyle geliyor ki ilmi, yalnız fıkıh, kelâm ve halka hitabeden tefsirden ibaret sayan bu adam, ilimlerin bölümlerini, tafsilâtını, derecelerini, hakikatlarını bilmiyor, görünen ve görünmeyen yönlerinden de habersizdir. Cahilin bilmediği şeyi inkâr etmesi âdettendir. Bu iddia sahibi de hakikat şerbetinin zevkini tatmamış ve Ledün ilmine vâkıf olamamıştır. Öyleyse bunu nasıl kabul etsin! Ben, zaten onun bilmediği şeyi taklid veya tahmin suretiyle kabul etmesine rızâ gösteremem.’

Dostum dedi ki:

‘Ben sizin, ilimlerin derecelerini anlatmanızı, sahip olduğunuzu iddia ettiğiniz bu Ledün ilminin gerçekliğini ortaya koymanızı, bu ilmi kendinize göre ele almanızı ve ispat etmenizi istiyorum.


...

İmâm-ı Gazâlî -rahmetullahi aleyh- Hazretleri adı geçen risalesinde “Ledün ilmi” hakkında gerekli açıklamaları yaptıktan sonra özet olarak şöyle buyurur:


İlâhî öğretim de iki kısma ayrılır:

1. Vahiy gönderme

2. İlham

İlham; Küllî ruhun, berraklığına, kabiliyetine ve istidadına bağlı olarak insan ruhunun uyanmasıdır. İlham, vahyin basit bir şeklidir. Çünkü vahiy gaybı açık olarak bildirmesidir, ilham ise gaibteki şeye bir işarettir.

Vahiyden hâsıl olan ilme Nebevî ilim, ilhamdan hâsıl olan ilme ise İlm-i Ledün denir. Ledün ilmi, Yaradan ile ruh arasında bir vasıta olmaksızın hâsıl olur. Bu gayb lâmbasından gelerek, hoş ve lâtif bir kalbe düşen ışık gibidir.

Ledün ilmi derecesine ulaşanlar çok tahsilden ve öğrenme yorgunluğundan uzak olurlar. Az öğrenir çok bilirler. Az yorulup çok istirahat ederler.

Bilmiş ol ki, vahiy kesildi, peygamberlik kapısı kapandı. Hakikat ortaya konduktan ve din tamam olduktan sonra peygamber gönderilmesine insanların ihtiyacı kalmadı. Fakat ilham kapısı kapanmamıştır, küllî ruhun nurundan ümit kesilmemiştir.”



İhyâ-u ulûm’id-din adlı eserinde ise şöyle buyururlar:

Sakın anlamıyorum diye bu ilmi inkâra kalkışma. Aklî ilimleri kavradığını zannederek çizmeden yukarı çıkan âlimlerin helâk noktası burasıdır. Allah dostlarının bu hallerini inkâr eden bir ilimden, cehâlet çok daha iyidir. Kaynak bir olduğu için, velîleri ve kerâmetlerini inkâr, peygamberleri ve mucizeleri inkâr demektir. Peygamberleri inkâr ise tamamen dinden çıkmaktır.”


Kaynak :
http://www.hakikat.com/dergi/118/bsyz11804.html
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 21.12.2005, 13:17

 
hayalEt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.178
Teşekkür etti: 13
50 Teşekkür 36 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız egzotic1
Sakın anlamıyorum diye bu ilmi inkâra kalkışma.
Aklî ilimleri kavradığını zannederek çizmeden yukarı çıkan âlimlerin helâk noktası burasıdır.
Allah dostlarının bu hallerini inkâr eden bir ilimden, cehâlet çok daha iyidir.
Kaynak bir olduğu için, velîleri ve kerâmetlerini inkâr, peygamberleri ve mucizeleri inkâr demektir.
Peygamberleri inkâr ise tamamen dinden çıkmaktır
.”
Gayb ile başlanılan bir konuya...
Velileri ve Kerametlerini inkar...ile birlikte...
bu İnkar'ın Peygamberleri ve Mücizelerinide İnkar olduğunu belirten biryazıyı alıntı yapıp eklemenizi kavramış değilim...

Ne Veliyi...Ne Karametini....
Ne Peygamberi...Ne'de Mucizeyi...İnkar eden yok...Olamaz zaten....
Sadece Gayb'ı Allah'tan başka Kimsenin bilemeyeceğine İnanan ve Bu İnandıklarını Kur'an ile Sabit'leyen Müslümanlar var...

Gaybı Bilmek İlim ile Olmaz...Allah'ın Dilemesi ile olur...
Allah Dilemedikten sonra...biz Ne dileyebiliriz??
hayalEt isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #20
Alt 21.12.2005, 14:38

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Selam HayalEt,

Sanıyorum dikkatle okumamışsın.
“Sakın anlamıyorum diye bu ilmi inkâra kalkışma.
...
Allah dostlarının bu hallerini inkâr eden bir ilimden, ...”

Şimdi burada velileri ve karmetleri inkar edemeyeceğimizi öğrendiğimiz gibi aynı zamanda dikkat edececğimiz yer " o ilmi " inkar edemeyeceğimiz. O ilim neydi? Ledün ilmi. Peki mübarek LEdün ilmini özetlerken ne demişti? İlhamdan hasıl olan ilim Ledün ilmi demişti. İlham ise gaibdeki şeye işaretti...

" İlham; Küllî ruhun, berraklığına, kabiliyetine ve istidadına bağlı olarak insan ruhunun uyanmasıdır. İlham, vahyin basit bir şeklidir. Çünkü vahiy gaybı açık olarak bildirmesidir, ilham ise gaibteki şeye bir işarettir.

Vahiyden hâsıl olan ilme Nebevî ilim, ilhamdan hâsıl olan ilme ise İlm-i Ledün denir. Ledün ilmi, Yaradan ile ruh arasında bir vasıta olmaksızın hâsıl olur. Bu gayb lâmbasından gelerek, hoş ve lâtif bir kalbe düşen ışık gibidir. "

Umarım anlatabilmişimdir. Alakası bu işte. Bu beyan, her ne kadar senin anladığın şeylerin ispatı olabilecek olsa da ledün ilminin, ilhamın ve de gaybden işaret alınabileceğinin ispatı olarak da kullanılacağı doğaldır.
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz