| insanı en mahveden sey keşkelerdir...
Üyelik tarihi: 06.08.2005 Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Burada herkes misafir Burada herkes misafir Hacca giden müminler, oradaki kişilerin kılık kıyafetlerine, namaz kılış şekillerine, yemek yeme usullerine takılıp kalmamalı, kusur gibi görünen bu tür durumları hoş görmeli. Bir Hintli kendisine ait lehçesiyle “Lebbeyk Allahümme lebbeyk..” diyor, Sudanlı farklı bir lehçeyle Arafat’ta Allah’a yalvarıyor.. ve hepsi de halleriyle emre amade olduklarını anlatıyor. Ülkesinden ayrılıp hacca giden her insan, bir yönüyle Cenab-ı Hakk’ın evine misafir olarak gider. Orada herkes ziyaretçi, Allah ise mez’ûr, yani ziyaret edilendir. Her yerde hâzır ve nâzır olan, bizi gören ve bilen Allah (cc), orada kulunu misafir olarak kabul eder ve kişi bunu hisseder. Hisseder ve bu sayede Allah’ın inayeti ile arınıp günahlardan temizlenir. Cenab-ı Hakk’ın misafirleri O’nun evini ziyaret eden herkes, vicdanlarında Allah’a misafir olduklarını hisseder. Zira orada, ilk defa Kâbe’yi bina eden ve onu tavaf eden insanlar ne yapmışsa, onlar da onu yapmakta ve adeta onlarla bütünleşmektedir. Dolayısıyla orada bütün ihtişamı ve nuraniyeti ile geçmişi, halihazırdaki durumu ve geleceğe ait ümitlerini beraber yaşar; kendi soluklarının peygamberlerin soluklarına karıştığını hissederler. “Lebbeyk Allahümme lebbeyk..” derken, zaman adeta dürülür, Kâbe’yi ilk defa bina eden Hz. İbrahim’in çağrısı kulaklarda yankı yapar. İnsan orada elbiselerinden tamamen sıyrılır ve tam bir ibadet atmosferi içine girer. Fakat o bunları yapıp yerine getirirken ferdî değildir; Kâbe bir gönül gibi atmaya başlar, Arafat bir ağız haline gelir, hususiyle öğleden sonra herkes aynı şeyi inlerken ortalık adeta lerzeye gelir ve herkesin ağzından “Allah’ım emrettin, buyur, emrine amadeyim..” sözleri yükselmeye başlar. Böylece kul, bütün bu harikuladeliklerin yaşandığı o yerlerde, dinin emirlerinden çok önemli bir meseleyi ihya etmiş olur. Allah Rasulü (sas), “Ben Mescid-i Aksa’ya giderken kızıl devesinin üzerinde Seyyidina Hz. Musa’nın bir vadiye doğru ‘Lebbeyk Allahümme lebbeyk..’ diyerek gittiğini gördüm.” buyurur. Yine hangi buud ve hangi makamda gördü ise Hz. İsa’nın, Hz. İbrahim’in, Hz. Nuh’un şemâilini çizer ve ashabından bir kısmını onlara benzetir. Evet, insan bu duygu ve düşüncelerle oraya koştuğu an solukları, geçmiştekilerin ve geleceği ruh-u revan-ı Muhammedî gonca gibi açmış şekilde omuzlarında taşıyacak kudsîlerin soluklarına karışır; sesler birbiri içine girmiş daireler şeklinde iç içe girer ve sonsuza doğru dalgalanmaya başlar. Bütün cihan bu sesle kuşatılır, arş ferş onunla velveleye gelir.. tabii bütün bunlar ilk’lerin yaptığı gibi, Allah (cc)’ı ziyaret etme ruh ve şuuru içinde yapılırsa; Hz. Ebu Bekirler, Ömerler, Osmanlar, Aliler gibi davranılır, yine İslam ulemaları Ebu Hanifeler, Şafiler, Malikler, Ahmed İbni Hanbeller gibi hareket edilirse, Allah da o büyüklere davrandığı gibi davranır ve onlara hangi lütuflarda bulunmuş, oradan dönerken eteklerini ne ile doldurmuşsa, aynı şeylerle ihsanda bulunur.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |