İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 13.01.2006, 03:29
Himmet ke Sultanimin...

 
HACEGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 947
Teşekkür etti: 0
6 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Allah Dostlarina Iftira Atan,Yobaz deyip küfreden ATATÜRKCÜLER....

.
__________________
Gül Bahcesine Giren kokusunu almadan cikmaz!!!!
COK YAKINDA TV15-Bizim Kanalimiz

Konu HACEGAN tarafından (08.04.2006 Saat 03:15 ) değiştirilmiştir..
HACEGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 13.01.2006, 03:31
Himmet ke Sultanimin...

 
HACEGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 947
Teşekkür etti: 0
6 Teşekkür 3 Mesaja aldı
.
__________________
Gül Bahcesine Giren kokusunu almadan cikmaz!!!!
COK YAKINDA TV15-Bizim Kanalimiz

Konu HACEGAN tarafından (08.04.2006 Saat 03:15 ) değiştirilmiştir..
HACEGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 14.01.2006, 21:51

 
Üyelik tarihi: 27.10.2005
Mesajlar: 225
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
BUGUN LAİK DUZENE HIZMET EDEN SIZ DEĞİLMİSNİZ:
VE ŞİMDİDE FILAN ZATA LAF ATIYORLAR DIYOSUNUZ:
ONLAR ALLAH IN DINI ORTANDAN KALDIR MIYA CALIŞİYOR :
SİZ ONLAR SAVCIKLIK,AVUKATLIK VE HAKİMLİK YAPIYORSUNUZ:( VE BOYLECE SISTEMA DESTEK OLUYORSUNUZ)
Hakimlik, Savcılık, Avukatlık Gibi Görevlerde Bulunmak:



Muvahhid olan bir kimse, tağutun hakimi, savcısı ve avukatı asla olamaz. Bu pis görevden kendisini ve çocuklarını uzak tutar.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Kadılar, ikisi cehennemde, bir tanesi cennette olmak üzere üç tanedir. Heva ve hevesiyle hüküm veren kadı cehennemdedir. Bilmeden hüküm veren kadı da cehennemdedir. Hakla, adaletle hükmeden kadı ise cennettedir.”

(Ebu Davud, Tirmizi, Hakim, Taberani sahih senedle)

Allah (c.c)’ın kanunlarıyla hükmeden bir mahkemede görev alan, belli bir meselede heva ve hevesine uyarak veya rüşvet aldığı için adaletle hükmetmeyen, meseleyi değiştirerek, değiştirdiği meseleye Allah (c.c)’ ın hükmünü uygulayan hakim ile tağutun hükümlerine göre hükmeden hakimi ayırmak gerekir.

Birincisi; yaptığı amelin haram olduğuna inandığı müddetçe haram işlemiştir ve bu ameli sebebiyle cehenneme girecek, fakat orada sonsuza kadar kalmayacaktır. Diğerine yani; tağutun hükümleriyle hükmeden hakime gelince, onun yaptığı amel bir haram değil, şirk ve küfürdür. Bu tür hakimler bu hal üzere öldüklerinde ebedi olarak cehennemde kalacaklardır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar.” (Nisa: 116)

Rasulullah (s.a.s)’ın buyurduğu gibi kadılar üç çeşittir. Bunlar sırasıyla şöyledir:

1 - Heva Ve Hevesiyle Hükmeden Kadı:

Şeriata muhalif herşey hevadır, cehalettir, zulümdür.

2 - Bilmeyerek Hüküm Veren Kadı:

Burada kastedilen “bilmemek” kafirlerin kanunlarını bilmemek değil, şeriatin hükümlerini bilmemektir.

3 - Hakla Hükmeden Kadı:

Haktan kasıt; Kur’an ve sünnettir.

Senin de bildiğin gibi asrımızın yesağı, Kur’an ve sünnetin kanunlarına itibar etmez. Kur’an ve sünnet onların kanunlarına göre herşeyin üstünde değildir. Kur’ an ve sünnetin hükümlerini bir kenara atmış, ondan sadece heva ve heveslerine uygun olanları almışlardır. Dolayısı ile ve bildiğin gibi yesağın kanunları Kur’an ve sünnete muhalif, hak olmayan kanunlardır ve onların mahkemelerinde sadece bu kanunlar uygulanır. Bu sebeble mahkemelerinde hak değil, batıl vardır, zulüm vardır, tagutun şeriati vardır. Durum böyleyken acaba muvahhid, müslüman ve mümin olduklarını iddia eden kimseler bu kanunlarla hükmeden hakim olabilirler mi? Hüküm vermesi için mahkemeye sevkeden savcı olabilirler mi? Bu kanunlara göre insanları savunan avukat olabilirler mi? Halbuki iman, İslam ve tevhid ancak tağutu inkar etmekle gerçekleşebilir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Onu reddetmeleri emrolunmuşken tağuta muhakeme olmak isterler.”

(Nisa: 60)

Tevhidi bozan her görev uzak olsun, yok olsun! Bu görevi la ilahe illallah inancının üstünde tutan akıla da yazıklar olsun!

Allah (c.c) Şeyh Süleyman b. Sehman’a rahmet etsin. Tağutun manasını açıkladıktan ve Allah (c.c)’ın:

“Fitne öldürmekten daha büyüktür.” (Bakara: 217)

“Fitne öldürmekten daha şiddetlidir.”(Bakara: 191) ayetlerini delil alarak, ölüm ve bütün hayatın gitmesinin, şirk ve küfürden daha iyi olduğunu söyledikten sonra şöyle dedi:

“Bütün dünyan gitse bile, tağutun mahkemesine muhakeme olmak senin için asla caiz olmaz. Şayet sana; “ya elindeki herşeyi vereceksin veya tağuta muhakeme olacaksın” denilirse, sana farz olan şey; elindeki herşeyi vermen, fakat asla tağuta muhakeme olmamandır.”

(Ed-Dürerüs Seniye s: 375, Hükmül Mürtedden)

Allah (c.c), selefi salihine rahmet etsin. Onlar, hilafet ve şeriatin hakim olduğu dönemlerde bile kadılık ve benzeri görevlerden kaçar ve şöyle derlerdi:

“Kim kadılık görevi alırsa kendini bıçaksız kesmiş olur.” (1)

Mevzuyu Ahmed Şakir’in sözüyle bitireceğim. Ahmed Şakir asrımızın yesağı hakkında şöyle diyor:

“Durum böyle iken herhangi bir müslümanın ortaya konmuş olan bu yeni dini (yasaları) kabul etmesi caiz olur mu? Veya alim olsun, cahil olsun herhangi bir babanın çocuğunu bunları öğrenmeye, bunlara itikad etmeye, bunlarla amel etmeye göndermesi caiz olur mu? Veya bir müslümanın bu asrımızın yesağında hakimlik görevini alması caiz olur mu?

Zannetmiyorum ki dinini bilen, ona tam inanan, bu kur’an’ın Allah tarafından Rasulullah (s.a.s)’e indirildiğine, bu muhkem kitaba batılın hiçbir yöndan yaklaşamayacağına, Allah’a ve Resulullah (s.a.s)’in getirdiklerine itaatin farz olduğuna iman eden bir insan bu sorulara olumlu cevab versin ve tereddüt etmeden bunun kesin batıl olduğunu bilmesin. Hatta bu asrımızın yesaklarına göre hakimlik yapmanın caiz olmayıp küfür olduğunu görmesin.

Kur’an ve sünnetten kaynaklanmayan, insanların heva ve heveslerine göre konulan bu kanunlar hakkındaki İslam’ın verdiği hüküm güneş gibi açıktır: Bu apaçık küfürdür! Bunda üstü kapalı bir şey yok. Kim olursa olsun hiçbir müslümanın bu kanunları kabul edip itaat etme konusunda herhangi geçerli bir mazereti yoktur. Herkes bu konuda dikkatli olsun. Herkes kendinden mesuldur. Alimler hakkı söyleyerek bunun küfür olduğunu haykırsınlar. Ve bunu herkese tebliğ etsinler. Bu konuda gevşemesinler, korkmasınlar. Asrımızın yesağının kulları, onun destekleyicileri benim için yobaz, gerici vb. şeyler söyleyeceklerdir. Diledikleri herşeyi söylesinler. Hiçbir zaman hakkımda söylenenleri önemsemedim. Ben söylemem gerekenleri söyledim.”

(Umdet-utTefsir c:4 s: 171-174)


--------------------------------------------------------------------------------

(1) Bu sözün aslı, Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet edilen Rasulullah (s.a.s)’ın şu şözüdür:

“Kim insanlar arasında kadı olursa kendini bıçaksız kesmiş olur.” (Ahmed, Ebu Davud ve başkaları)
abdullahahmed isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 14.01.2006, 21:55

 
Üyelik tarihi: 27.10.2005
Mesajlar: 225
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HACEGAN
Atatürk söyledir böyledir derlerdi....

Bende (seriat ve halifeligi kaldirdigi icin) pek sevmezdim,dogruyu söylemek gerek...ama kin vs beslemedim,laikcilere karsi veya Atatürk´e nerdeyse tapan kisilere...

Ama bir siteye tesadüfen girip´de bunlari görünce Fas basimdan zipladi..

Allah Dost´una Küfür eden,yobaz diyen vs bu DIN HAINLERI,laik diye sözde ayrim gayrim yapmayan kesimin nasil bir Din düsmani oldugunu ortaya koyuyuor...


düsüncelernizi beklerim





İbrahim ve beraberinde olanlarda sizler için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: Biz, sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi reddettik. Bizimle sizin aranızda, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve kin başlamıştır.”
(Mumtahine: 4)

Şimdi, Mumtahine: 4 ayeti üzerinde biraz duralım ve düşünelim. Çünkü bu ayet, tagutun pratik olarak nasıl reddedileceğini ve Allah (c.c)’ın gönderdiği bütün nebi ve rasullerin dini ve milleti olan tevhidin nasıl sağlanacağını çok açık olarak göstermektedir.



“İbrahim ve beraberinde olanlarda sizler için güzel bir örnek vardır.”

Ayette zikredilen “güzel bir örnek”ten kasıt; farz olan yani; uyulması her müslümanın üzerine farz olan güzel bir örnek demektir

Bunun delili:

1 – İbrahim (a.s)’in milletini açıklayan surenin sonunda Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Andolsun, onlarda sizler için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirecek olursa... Şüphesiz Allah, Ganiy’dir, Hamid’dir.” (Mümtahine: 6)

2 – Allah (c.c) bir başka ayette bu konuyla alakalı olarak şöyle buyuruyor:

“İbrahim’in milletinden, kendini bilmeyenden başka kim yüz çevirir?”

(Bakara: 130)

3 - Bir başka ayette şöyle buyuruyor:

“Sonra sana, Hanif olan İbrahim’in milletine uymanı vahyettik. O, müşriklerden değildi.” (Nahl: 123)



Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi...”

Allah (c.c), İbrahim (a.s) ve beraberindeki muvahhidlere, babaları, oğulları, aşiretleri, akrabaları ve bunlar gibi kan ve akrabalık bağı olan kimselerden oluşan ve şirk üzere bulunan kavimlerine ne söylemeleri gerektiğini emirle bildirmiştir. Yakın akrabalara böyle söylenebiliyorsa bu kimselerden daha uzak olan ve akrabalık bağı olmayan kimselere de muhakkak aynı şeyi söylemek gerekir.



Biz sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız.”

Allah (c.c) ayette, önce putlara tapanlardan beri olmayı ziretmiştir. Çünkü bir kimse taguttan beri olabilir, fakat ona tabi olan ve ona yardım edenlerden beri olmayabilir. İşte böyle bir durumda taguttan gerçek manada beri olunamaz. Zira bu ayet apaçık göstermektedir ki, taguta tapan ve yardım eden kimselerden uzak olunmadığı müddetçe taguttan beri olunamaz.



“Bizimle sizin aranızda, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve kin başlamıştır.”

Ayette “düşmanlık” sözü “kin” sözünden önce zikredilmiştir. Çünkü düşmanlık göstermek, kin beslemekten daha önemlidir. Zira insan kalben müşriklere buğzedebilir fakat onlara düşmanlık göstermeyebilir. Böyle bir durumda, Allah’ın farz kıldığını yerine getirmemiş olur. Taguta ve taguta tapanlara karşı düşmanlık göstermedikçe tagut reddedilmiş sayılmaz. Ayrıca taguta gösterilmesi gereken düşmanlık ve kinin çok açık olması gerekir.

Bil ki! Kin sadece kalpte kalır, etkisi ve alametleri belli olmaz ve düşmanlıkla beraber olmazsa, daha açıkçası kafirlerle olan ilişki kesilmezse işte o zaman düşmanlık ve kin belli olmamış olur. Böylece ayetteki “başlamıştır” şartı yerine getirilmemiş olur. Çünkü ayette “bede” lafzı; “başladı”, “apaçık belli oldu” manasındadır.

Ayrıca normalde kin, düşmanlıktan önce zikredilmesi gerekir. Çünkü önce kin, sonra düşmanlık olur. Kin beslemek, kalbin amelidir. Düşmanlık yapmak ise bedenin amelidir. Bedenin ameli de kalbin ameline bağlıdır. Fakat Allah (c.c), hikmeti gereği bu ayette düşmanlığı kinden önce zikretmiştir.

Şeyh İshak b. Abdurrahman şöyle dedi:

“Kafirlere kalple kin beslemek yeterli değildir. Zira düşmanlık ve kin açıkça belli olmalıdır...” Sonra Mümtahine: 4 ayetini zikrederek sözlerine şöyle devam etti:

“Allah’ın bu ayetteki beyanını açıklayışına dikkatle bak! Çünkü bundan daha açık bir açıklama yoktur. Allah ayette: “...başlamıştır.” buyuruyor. Bu ise; “ortaya çıktı, göründü” manasındadır. Dini açıkça ortaya koymak işte budur. Düşmanlığı açık bir şekilde yapmak ise; kafirleri açık bir şekilde tekfir etmek ve onlardan bedenen ayrılmakla olur.”

(Eddureris Seniye cüz 7 s: 141 cihad bölümü)
Şeyh Süleyman b. Sehman, Mumtahine ayeti hakkında şöyle dedi:

“İşte bu, İbrahim (a.s)’in milletidir. Allah (c.c), İbrahim (a.s)’in milleti hakkında şöyle buyuruyor:

“İbrahim’in milletinden, kendini bilmeyenden başka kim yüz çevirir?”

(Bakara: 130)

Allah (c.c)’ın düşmanlarına düşmanlık göstermek, bu düşmanlığı apaçık bir şekilde ortaya koymak, onlardan çok uzak durmak, onlarla dost ve haşir neşir olmamak her müslümana farzı ayn olan amellerdir.”

(Durerus Seniye 7. bölüm. cihad bölümü s: 121)

Bu ayetin delalet ettiği üzere, tagutu reddin şekli ve sıfatı şu üç şekilde özetlenebilir:

1 - Müşriklerden, mürtedlerden ve tagutlardan beri olmayı ilan etmek.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor

“Biz sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız..”

2 - Onların ve tagutlarının düşüncelerini, bütün müesseselerini, kanunlarını ve anayasalarını reddettiğini ilan etmek, onların kanun ve sistemlerini kabul edenleri tekfir etmektir.

“Sizi reddettik....”

3 - Onlara, sistemlerine ve içinde bulundukları durumlarına karşı düşmanlık ve kin gösermek ve onlarla mümkün olduğu kadar el ve dille cihad etmektir.

“Bizimle sizin aranızda, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve kin başlamıştır.”

Bu cihad, bu düşmanlık ve bu kin, onlar tamamen Allah’a iman edip teslim oluncaya yani, tagutları tekfir edip onlardan uzaklaşıncaya kadar sürecektir. Arada, kesinlikle hiç bir anlaşma ve uzlaşma noktası yoktur.
abdullahahmed isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 15.01.2006, 19:20
Himmet ke Sultanimin...

 
HACEGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Yaş: 19
Mesajlar: 947
Teşekkür etti: 0
6 Teşekkür 3 Mesaja aldı
.
__________________
Gül Bahcesine Giren kokusunu almadan cikmaz!!!!
COK YAKINDA TV15-Bizim Kanalimiz

Konu HACEGAN tarafından (08.04.2006 Saat 03:16 ) değiştirilmiştir..
HACEGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 16.01.2006, 18:26

 
Üyelik tarihi: 27.10.2005
Mesajlar: 225
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HACEGAN
SIZLER demissin...sizler ile kimi kastediyorsun???
BILMEDEN konusma,gülüc duruma sokma kendini..

Ben nur cemaatinden falan degilim...seyh esatin müridi de degilim...

sen onlar kadar bir hizmet et (allah dostlari kadar) ondan sonra konus hem hala mezhebini aciklamadin...

gördügüm ve okuduklarim senin ya wahabi ya da salafi olduguna delil

itirazin var ise söyle mezhebini ozaman geri alirim sözümü
O ZAMAN GUL...........:)
abdullahahmed isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dostlarina Sirt Cevirenler... -Hira- Günlük 2 16.05.2008 19:37
Atatürkçüler, Bu Sese Kulak Verin! Alp Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 14.04.2007 10:53
Allah Dostlarına Laf Atan Nasipsiz Cahillerin Yaptıkları ibrahimem Dini Bilgi ve Eğitim 0 27.08.2006 15:00
Allah Dostlarina Dünyada.Ahritede Haramdir..konusuna ACIKLAMA BURDA..OKUYALIM INS. HACEGAN Dini Bilgi ve Eğitim 13 04.05.2006 16:22
Atatürkçüler Tayyipçi oldu gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 31.08.2005 13:56


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:05 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50