Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina
FETİH HUTBESİ
Peygamber Efendimiz, üç kere tekbir getirip, Allâhü Teâlâya hamdü senâda bulunduktan sonra şöyle buyurdu:
Allah birdir. Ondan başka ilah yoktur. Onun şerîki ve nazîri yoktur. O Yüce
Allah, vaadini yerine getirdi. Kuluna yardım etti. Aleyhimize toplananları, yalnız başına hezîmete uğrattı. Câhiliyete âit bütün gururlar, bütün kan ve mal davaları ayaklarımın altındadır. Onları mahvediyor, kaldırıyorum.
Ey Kureyş cemaatı! Allâhü Teâlâ Hazretleri câhiliyet gururlarını, geçmişler ile gururlanmağı sizden uzaklaştırmış ve kaldırmıştır.
Bütün insanlar Âdemdendir. Âdem de topraktandır.
Nitekim Yüce
Allah buyuruyor ki; «Ey Nâs! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi muhtelif milletlere, kabîlelere ayırdık. Tâ ki tanışasınız diye. Allâhın nazarında en ekreminiz, en şerefliniz, Allahdan en çok korkanınızdır.
Allah her şeyi hakkıyla bilen, her şeyden haberdar olandır.
Muhakkak Cenâb-u
Allah ve Rasûlü, sekir veren, insanı sarhoş eden şeyleri haram kılmıştır.
Peygamber Efendimiz, bu hutbesiyle, Allâhın birliğini, hak dînin esaslarını, insanlar arasında eşitlik ve ((((müminler arasında kardeşlik))) olduğunu îlan etti.
BÜYÜK AFV
Hazreti Peygamberimiz, bu hitâbesinden sonra, orada toplanan halka bir göz gezdirmiş, İslâmı mahvetmek için her kötülüğü yapmış ve yaptırmış olan Kureyş reislerinin, şimdi orada bulunduğunu görmüştü. Ey Kureyş cemaatı! Ey Mekkeliler! Ne dersiniz? Şimdi hakkınızda Benim ne yapacağımı sanırsınız? Benden ne beklersiniz? diye sordu.*
Bütün Kureyş reisleri, korkularından önlerine bakıyorlardı. Biz, Senin hayır ve iyilik yapacağını sanır, Senden hayır bekleriz. Sen kerem ve iyilik sâhibi bir kardeşsin. Kerem sâhibi bir kardeş oğlusun. Gücün yetti iyi davran. dediler. *
Rasûlü Ekrem; Benim hâlimle, sizin hâliniz, Yûsuf (A.S.)ın kardeşlerine dediği gibi olacaktır. Yûsuf (A.S)ın kardeşlerine dediği gibi, Ben de; «Size, bugün hiçbir başa kakma ve ayıplama yok.
Allah sizi yarlığasın, O esirgeyicilerin en esirgeyicisidir (Sûre-i Yûsuf, âyet 92)» diyorum. Hepinizi affettim. Bu gün, size karşı bir günah, tekdir ve cezâ yoktur. Herkes işi gücü ile meşgul olsun. dedi ve Kureyş hakkında umûmî bir af îlan etti. *
Peygamber Efendimiz, başta, (Hz.Hamzanın ölüsüne bile hakâret eden) Hind olmak üzere, bütün düşmanları affetti. Ebû Cehilin oğlu Ikrimeyi, Saffanı, Hz.Hamzanın katili Vâşiyi bile affetti. Yalnız; Vâşi gözüme görünmesin. Sevgili amcamı hatırlayınca içim parçalanıyor. dedi. *
Kendisine ve Sahâbelerine tüyleri ürpertici işkenceler yapmış, Müslümanları kızgın kumların üzerine yatırarak, göğüslerini dağlamış, en kıymetli Sahâbelerinin kanına girmiş, ciğerini kemirmiş bir kavim hakkında umûmî af îlan ediyor! Her türlü fırsat elinde olduğu halde onları serbest bırakıyor! Şüphe yok ki, büyüklüğün bu derecesi, ancak Peygambere mahsus, müstesnâ bir hâlettir.*
Öğle vakti olunca, Hz.Bilâli çağırarak, kırılan en büyük Hübel putunun olduğu yere çıkıp ezân okumasını emretti. Fahri Kâinât Müslümanlara imam olarak namazı bizzat kendisi kıldırdı. İşte o günden bugüne, Kâbede her gün beş vakit ezân okunur ve namaz kılınır. *
Bundan sonra Peygamber Efendimiz, Safa tepesinde yüksekçe bir yerde oturdu. Müslümanlığı kabul edecek olanlar, bölük bölük oraya gelip, güçleri yettiği kadar Allâhın ve Rasûlünün emirlerini dinleyecekleri ve itaat edecekleri hakkında, Peygamber Efendimizin elinden tutarak, eline vararak, birer birer bağlılık beyânında bulundular ve söz verdiler. Erkek kadın, büyük küçük bütün Mekkeliler geldiler. Evvela erkekler, sonra kadınlar gelip bîat ettiler. *
Allahü Teala hepinizden razi olsun.