|
Himmet ke Sultanimin...
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Sakal´in Müstehaplari
Alimlerden bir kısmı Hacc ibadetlerini yerine getirirken sakallarını kısmen aldırmışlardır.
İnsan, sakalını avucuyla tuttuğunda, alttan kalan uzun kısmı aldırmasında bir mahzur yoktur. İbnu Ömer (r.a) ve Tabiun'dan bir grup alim böyle yapmışlardır. Şa'bi ve İbnu Sirin bunu güzel görürken, Hasan ve Katade mekruh görmüşlerdir.
Bana göre, sakalın uzayan kısmını tabii hâli üzere bırakmak daha iyidir.
Bu konudaki bir hadiste şöyle buyrulmuştur
“Kişinin sakalının hafifliği saadet sebebidir.”( Tabarani, el-Kebir, No: 12920; Heysemi, ez-Zevaid, V, 164.)
Ancak ravilerden biri bunu başka bir lafızla rivayet etmiştir. Bu, rivayeti geçersiz kılmasa da bu bir garip hadistir. Bu ravi sakalın hafifliğinin Kur'an okuma anlamında olduğunu söyler. Bu şekilde bir rivayetin olduğunu zannetmiyorum.
Resûlullah (s.a.v) ve onun yolundaki salih kimseler sakallarını uzatmışlar ve onu taramışlardır. Bunu, dinin temsil etmek, sünneti yerine getirmek, temizliği sağlamak için yapmışlardır. Bunun bir faydası da sakalda bulunabilecek bitleri dökmek ve eğer varsa kopmuş ölü kılları atmaktır.
Zahidlerden bazıları sakallarını dağınık bırakır, nefisleriyle meşgul oldukları için onu taramaya vakit bulamazlardı. Onların göstermiş oldukları bu samimiyet başlı başına güzeldir. Sıdk/doğruluk ve samimi niyet her şeyde güzeldir.
Zahidlerden biri demiştir ki: “Davud et-Tâi'yi sakalı birbirine karışmış bir halde gördüm: “Ey Ebu Süleyman! Sakallarını tarasan olmaz mı?” dedim; bana “O zaman nefsimle uğraşmayı bırakmış olurum” dedi.
Ancak Resûlullah (s.a.v) saçlarını yağlar ve arada bir tarardı. Böyle yapılmasını emretmiş ve şöyle buyurmuştur:
“Saçlarınızı arada bir yağlayın.”( Buharî, Cum’a, 19, 6; Nesaî, Hac, 42; Dârimi, Salat, 191; Ahmed, Müsned, V, 438, 440, VI, 236.)
Diğer bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:
“Saçı olan ona değer versin/temizleyip tarasın.”( Ebu Davud, Tereccül, 3, Aliyyü’l-Kâri, Mirkatu’l-Mefatih, No: 4450.)
Bir gün Rasûlullah’ın (s.a.v) huzuruna saçları karışmış, sakalları dağınık biri geldi. Peygamberimiz:
“Bu adam, saçlarını yatıracak bir yağ bulamamış mıdır?” sonra şöyle demiştir: “Kiminiz meclise şeytan gibi giriyor.”( Aynı konuda biraz farklı bir rivayet için bkz: Heysemi, ez-Zevaid, V, 164.)
Başka bir rivayette Allah Resûlünün (s.a.v) günde iki kez saçlarını taradığı rivayet edilir. Bundan daha dikkat çekici bir rivayette Hz. Aişe (r.a) şöyle demiştir:
“Allah Resûlü’nün (s.a.v) kapısında bir gurup insan toplanmıştı. Efendimiz’in (s.a.v) onların yanına çıkmadan önce suya bakarak saçını sakalını düzelttiğini gördüm.”
Meşhur bir haberde Rasûlullah’ın (s.a.v) sakallarını her gün taradığı, ikamet ve yolculukta devamlı yanında tarak ve makas taşıdığı belirtilmiştir.( Ali el-Muttaki, Kenz. No. 18161; Heysemi, ez-Zevaid, V, 171; Elbani, Daife, No: 4249) Arapların genel adetleri de bu yöndeydi. Resûlullah (s.a.v) da onların güzel örfüne uymuştur. Bu işler, onun güzel ahlakının bir parçası olmuştur.
Kalplerin Azığı (Kutu'l Kulüp)
Ebû Talib el-Mekkî
Semerkand Yayınları
Kalplerin Azığı, Ebu Talib el-Mekkî'nin (k.s.) Kûtu'l-Kulûb adlı meşhur eserinin tercümesidir. Başta İmam Gazalî (rh.a.) olmak üzere, pek çok meşhur âlime kaynaklık eden Kûtu'lKulûb, mârifet, ilim ve edep incileriyle dolu, fıkıhla tasavvufun, zâhirle bâtının, aşkla amelin bir arada işlendiği gerçek
Sayfa 624 Sayfa
Kapak Ciltli Kapak
Boyut 17x24 cm
ISBN 975-8466-89-5
__________________
Gül Bahcesine Giren kokusunu almadan cikmaz!!!!
COK YAKINDA TV15-Bizim Kanalimiz
|