İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 22.06.2006, 09:50

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Beyhakİnİn Hadİs Rİvayetİnde RÜyaya VerdİĞİ DeĞer

BEYHAKÎ VE HAD
İS RİVAYETİNDE RÜYAYA VERDİĞİ DEĞER

Yrd.Doç.Dr. Enbiya Y
ıldırım1

Ehl-i sünnet kelamc
ıları bilgi edinme yollarını üçe ayırmaktadır:

a) Duyular: İşitme,görme, koklama, tatma ve dokunma olmak üzere beştir.

b) Doğru haber:

Bu da iki kısmaayrılmaktadır:

MutevAtir haber.

Peygamberlerin gösterdiği mucize ile doğruluğu teyidolunmuş haber: Bu da istidlal yoluyla da olsa kesin ilim ifade eder. c) Aklî tefekkür. Bu ikiçeşittir: Zorunlu (bedîhî) bilgi. Düşünmeden, ilk bakışta meydana gelen bilgidir. Her küllünkendi parçasından meydana geldiğini bilmemiz gibi. İstidlâlî bilgi.

şünme türlerindenbirine ihtiyaç gösteren bilgidir; dumanı gördüğümüz zaman (buna sebep olan bir) ateşinmevcudiyetine intikal edişimiz gibi.2

İ
lhamın durumuna gelince, ilhamın dini konularda bilgi kaynağı olmayacağını söyleyen ilk sünnî kelamcısı İmam Maturididir.3

Ona göre ilham, bilgi sahasında kaos ve fikir ayrılıkları yaratır.

Gerçek bilgiye ulaşmayı imkansızlaştırır.

Bütün çabaların sonunda, onunla ilgili ortak bir değerlendirme standardı ve anlaşma için müşterek bir zemin bulunmadığından, ilham,insanlığı parçalanmaya ve yıkıma götürmekten sorumludur.4

Onun gibi düşünenlere göre, Kur’ân insanın doğru bilgiye ulaşması için başvurması gereken kaynakları duyular, akıl yürütme ve vahiy olmak üzere üç noktada toplamıştır.

Oysa ilhamî bilgilerin elde edilmesiyle ilgili açık ifadeler yoktur.

Ayrıca ilhamî bilgiler kontrolü olmayan sübjektif bilgilerdir. Bu sebeple, ilhamın bilgi kaynağı olduğunu iddia etmek kadar olamadığını söylemek te mümkündür.5

Bu kabul yanında el-Gazâlî, er-Râzî6, İbn Haldûn, İbnu’s-Salâh, eş-Şevkânî, ez- Zebîdî, Şehâbeddîn el-Âlûsî gibi alimler, takva sahibi bazı kimselere gelen ilhamın geçerli bir bilgi kaynağı olabileceği görüşüne meyletmişlerdir.7

Sadık kimselere sadık rüyalar vasıtasıyla gelen bilgiye, bunun epistemolojik değerine gelince:

eş-Şevkânî Hz. Peygamberi rüyada görme hususundaki yaklaşımları üç grupta toplar:

a) Ebû
İshak’ın da içinde bulunduğu bir cemaata göre bu rüyalar bağlayıcıdır ve içeriğiyle amel edilmesi gerekir.

b) Hz. Peygamberi görmek hak olmasına rağmen, -şeytan onun suretine giremeyecek olsa bile- hüccet değildir ve bununla şer’î bir hüküm sabit olmaz. Zira uyuyan kimse, hadis tahammül edebilecek durumda değildir çünkü aklında tutma melekesi o an yoktur.

__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 22.06.2006, 10:06

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
c) Dinen sabit olan bir hususa aykırı olmadığı sürece rüyayla amel edilir.8

Rüyayla rivayet hususunda kimlerin esnek bir bakış açısı takındığı hususunu irdelediğimizde, eş-Şâtıbî’nin (790/1388) yanılma payını ön planda tutmak suretiyle sadık rüyalara haklılık payı verdiğini görmekteyiz.

Ona göre, Hz. Peygamberin ümmetinden hiç kimse masum değildir. Gördükleri rüyaların şeytandan kaynaklanan düş olması mümkündür.

Ayrıca, keşifleri de hatalı olabilir. Bunların vakıaya uygunluğu ortaya çıksa, hatta aynı şey defalarca tekrarlansa, yine de vahyin kontrolünde olmadığı için hata olasılığı her zaman vardır. Zira, rüyanın doğruluğu ortaya çıkıncaya kadar vehim ve hatalı olma ihtimali her zaman söz konusudur. Gerçekleşince rüya veya keşf değil, doğrudan hadisenin kendisi esas alınmalıdır.9

“Dolayısıyla esas olan yine mevcut naslar olmakta ve bunun dışındaki vasıtalar kanaatin kesinleşmesinde bir tali destek kabul edilmektedir.”10 eş-Şâtıbî, başka bir yerde de, şeriata uygun rüyalarla amel edilebileceğini söylemekte ve dinin naslarını ön plana almaktadır.11


Rüyayla rivayete kapı aralayanlardan biri de el-Leknevî’dir (1304/1887).

Rüyayla alınan hadislerle niçin ihticac edilmeyeceği hususunda kendisiyle yapılan bir müzakereyi aktarmak suretiyle yaklaşımını ortaya koyar:



“Hakikat ilimleri ile Şeriat ilimlerini üzerlerinde toplamış olan bazı şeyhler, nasıl oldu da bu mevzu rivayetleri kabul ettiler ve bunları tasavvufla ilgili kitaplarına aldılar?” diye sordu.


Ona, “her müslüman hakkında hüsn-ü zan beslediklerinden ve bir müslümanın Hz. Peygamber adına yalan söylemeyeceğini düşündüklerinden böyle davrandılar” cevabını verdim.


Bu sefer “oysa bazı sufiler bu hadislerin senedlerini kendi defterlerinde zikretmişlerdir.

Bu durumda bunlara nasıl itibar edilmez?” dedi.
Buna da şu cevabı verdim:



“Hz. Peygamberle arasında iletişim zincirinde kopukluk olduğu için, bunları isnadsız olarak zikredenlerin rivayetlerine güvenilmez.

Senedli rivayet edenlerin de durumları tedkik edilir.”

Bu kez şunu sordu: “Ancak bu rivayetleri zikredenlerin büyük kısmı hem uykudayken hem de yakaza halinde Hz. Peygamberle görüşen insanlar; bunlar keramet sahibi kimseler; ilhama mazhar zatlar.


Belki de bu rivayetleri Hz. Peygambere konuşarak veyahutta rüyada görerek kendisine tashih ettirmişlerdir?”

Ona dedim ki: “Bu ihtimaller yeterli değildir. Onların bu rivayetleri mücerred zikretmeleri, bunların sahih olduğunu göstermez. Evet, onlardan biri bunu Hz. Peygamber’den aldığını açıklamış olsaydı doğru sözlülüğüne, güvenilir oluşuna ve bulunduğu yüksek konuma binaen sözünü kabul ederdik.” Ardından şunu sordu:

“Onların yüksek mertebede bulunmaları ve kadr-u kıymetlerinin yüceliği -senedsiz de olsa- zikrettikleri hadisleri kabul etme için yeterli değil midir? Çünkü haklarında hüsn-ü zan beslenerek zikrettikleri rivayetleri, ancak Hz. Peygamber’e ulaşan senedini tespit ettikten sonra aktardıkları düşünülebilir.”

Bu sorusuna da şöyle cevap verdim: “Bu dediğin, onların hadis üstadı ve münekkidi oldukları bilindiği zaman söz konusu olabilir.

Ancak, onların bu rivayetleri zikretmelerinin sebebi, her müslümana hüsn-ü zan beslemeleri ve sözlerine güvenmeleridir.”12
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 22.06.2006, 10:07

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Görüldü
ğü gibi, el-Leknevî, farz-u muhal kabilinden bu yolu açar gibi olmakta ancak, rivayetlerin ötesinde tasavvuf büyüklerinin bizzat kendilerinden (yani kitaplarında) böyle bir rüya gördüklerine dair bir ifade geçmediği için, o da kapıyı kapatmaktadır.13

Bu esnek bak
ış ısı yanında, büyük çoğunluğun rüyayla rivayete sıcak bakmadığı görülmektedir. Nitekim Kâdî Iyaz (544/1149), Muslim'in naklettii ve aşağıda gelecek olan, rüyayla şahsın durumunu Hz. Peygambere sorma işini, zayıf biri olduğu belli olan Ebân’ın durumunu daha da netleştirmek kabilinden zikredilmiş bir şey olarak değerlendirir. Ebân hakkındaki hükmün bu rüyayla verilmediğini söyler. Ayrıca rüya sebebiyle ne sünnetten birşeyin kaldırılacağını, ne de konulacağını belirtir. Bunun alimlerin icması olduğunu da ekler.

en-Nevevî de (676/1277) buna katılır ve rüyayla dindeki bir hükmün değiştirilemeyeceğinin icmayla sabit olduğunu belirtir.

Bununla beraber, Hz. Peygamberi rüyada görmenin olabileceğini ancak, rüyada zabt halinin bulunmadığını, ayrıca rüya görenin gördüğünü tahkik imkanı bulunmadığını belirtir.

Hadis nakleden kimsenin hadisi alırken uyanık ve gafil olmamasının şart koşulduğunu ekler.

Hz. Peygamber kişiyi bir iyiliğe çağırıyor, bir kötülükten sakındırıyorsa bu rüyayla amel etmenin müstehab olduğunda ihtilaf olmadığını da söyler.14

__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 22.06.2006, 10:11

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Görüldü
ğü üzere, en-Nevevî sadeci kişiyi iyiliğe çağıran rüyalara cevaz vermektedir.


Aliyyu’l-Kârî de (1014/1605) “ke
şif ve ilham15, yanılma ihtimalinden dolayı tedkik dışıdır”16 derken, eş-Şevkânî (1250/1834) konuyla ilgili olarak şunları söyler: “Allah Teâlâ “bugün sizin dininizi tamamladım”17 buyurmaktadır.

Ayrıca Hz. Peygamberin rüyada söylediği veya yaptığı bir şeyin delil olacağı hususunda bizlere bir delil gelmemiştir. Bilakis Allah dinini kemale erdirdikten sonra onun ruhunu almıştır. Dini hükümlerin gelmesi onun vefatıyla sona ermiştir.18


“Bazı hadisleri keşifle tashih etmenin reddi, sıhhatin ölçüsü seneddir”
diye bir bölüm açan el-Kâsımî (1332/1914), burada hocası Ebû Yahya Uleyş’ten şunu nakleder:

“Hadisler sadece senedle sabit olurlar. Yoksa keşif ve kalplerin nuruyla değil... Allah’ın dininde kimseye torpil yoktur. Hadislerin sübutunda velâyet ve kerâmetin bir rolü yoktur. Başvurulacak tek kaynak bu işin uzmanı hadisçilerdir.”19


Rüyada Hz. Peygamberden al
ınan hadislerin delil olup olmayacağını ele alan el-Mubârekfûrî de (1353/1934) konuya olumsuz yaklaşarak şöyle der: “Bir hadisin delil olarak kullanılabilmesi için, ravinin sema anında hadisi iyi zabtetmesi gerekir.

Oysa uyku halinde ravinin zabtından söz edilemez.”20


Tüm bunlar
ın yanında Derviş el-Hût’un (1276/1859), rüyayla alındığı halde bunu belirtmeden hadis rivayet etmeyi hadis uydurma sebepleri arasında zikretmesi son derece önemlidir.21

__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 22.06.2006, 10:13

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
1.Hadisçiler Ve Rüyayla Hadis Nakli, Ravinin Durumunu Tespit:
Hadisçilerin genel kabulüne göre, “araya irtidat girse bile, Hz. Peygamberle müslüman olarak kar
şılaşan ve müslüman olarak ölen kimse” sahabi diye isimlendirilmektedir.22

Dolayısıyla, Hz. Peygamberden hadis alabilmenin yolu (âmâ değilse) onu görmekten geçmektedir. Nitekim hadisçiler sahabenin atlanarak Hz.Peygamberden rivayet edilen hadisleri mursel, mu’dal gibi isimlerle adlandırarak sahih hadisin dışında tutmuşlardır.

Muhaddisler, rivayetlerin kabulü için, sahabi kanalıyla gelmesini ilk şart olarak koşmalarının yanında, rivayeti nakleden kimseyle Hz. Peygamber arasında uzanan bir isnad zincirinin bulunmasını da gözetirler.

Çünkü rivayetin güvenilirlik testine tabi tutulabilmesi için kimler vasıtasıyla nakledildiği önemlidir. Ravilerin cerh ve tadili ile rivayet hakkında bir hüküm verebilebilmesi ancak böyle olabilecektir.


Hadislerin kabulünde aranan bir di
ğer önemli koşul ise, hadisin zahirî şartlarda dışarıda başka bir yol bırakmayan sekiz yoldan biriyle alınmış olmasıdır.23

Aranan bu üç temel
şarta ve konuyla ilgili değerlendirme yapan hadisçilerin rüyayla rivayete genelde olumsuz bakmalarına rağmen, bu kayıtlarla kendini bağlı hissetmeyen, doğrusu buna gerek te görmeyen bir kısım tasavvuf ehlinin rüya, keşf ve ilham yoluyla Hz. Peygamberden aldıklarını söyledikleri ahlâkî boyutlu hadisler bu alandaki kitaplarda zikredilmektedir.24

Hadislerin kabulünde bir takım kriterler getiren hadisçilerin özellikle de bu çalışmada esas alınacak olan el-Beyhakî’nin bu şartları ne kadar uyguladığı, rüyayla rivayete nasıl baktığı ise incelemeye değer bir konudur.

Biz, ilk önce diğer hadisçilerin konuya yaklaşımıyla ilgili örnekleri sunacağız; ardından da el-Beyhakî’nin yaklaşımını arz edeceğiz.

__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 22.06.2006, 11:15

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız kılıçustası
vay be ...

enbiya yardımcı doçent olmuş...

helal olsun...
tanıyormusun abi.yazıyı okudum beğendim ekleyem dedim..
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 22.06.2006, 11:38

 
nurullah_ezziyauddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 756
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Rüyayla hadis rivayetinin hükmü;
rüyada peygamberi görüp sahabi oldum demeye benzer.
Rüya bilgi de olsa ve şer'i hükümlere istinad noktası teşkil etmez.bu kaos doğurur.
imam maturidi'nin sözü çok hoşuma gitti.

aynı melade maturidinin ilmini rivayet ettiği kişi olan imamı azamın, yusuf kerimoğlundan okuduğumuz şu sözünü eklemek isterim.

HaZRETİ PEYGAMBERDEN SONRA İNANILACAK ŞEYLERİN SAYISINDA ARTMA VE AZALMA OLMAZ.
nurullah_ezziyauddin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 22.06.2006, 12:00

 
Üyelik tarihi: 21.06.2006
Mesajlar: 219
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Hz.İbrahim A.S bile rüya görüp üçüncüde doğruluğuna itimat ettiğine göre rüyaya değer verilmez.

ŞEYTAN PEYGAMBER EFENDİMİZİN SURETİNE GİREMEZ FAKAT BİZ GÖRMEDİĞİMİZ İÇİN PEYGAMERİMİZİ ONU PEYGAMBER SANABİLİRİZ.

O yüzden rüyaya itibar edilmemelidir.Yoksa şeytan yularını taktımı uçurur adamı

Cüneyd bağdadi hz müridininde başına gelmişti.
ertugrul25 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 22.06.2006, 12:40

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız nurullah_ezziyauddin
Rüyayla hadis rivayetinin hükmü;
rüyada peygamberi görüp sahabi oldum demeye benzer.
Rüya bilgi de olsa ve şer'i hükümlere istinad noktası teşkil etmez.bu kaos doğurur.
imam maturidi'nin sözü çok hoşuma gitti.

aynı melade maturidinin ilmini rivayet ettiği kişi olan imamı azamın, yusuf kerimoğlundan okuduğumuz şu sözünü eklemek isterim.

HaZRETİ PEYGAMBERDEN SONRA İNANILACAK ŞEYLERİN SAYISINDA ARTMA VE AZALMA OLMAZ.
abim makalenin bitimini bekleyelim.

hem rüyada resulullahı gördüm sahabe oldum demekle pek alakası yok.görüpde ben sahabe oldum diyen varsa bilemem o konumuz dışı abi.
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 22.06.2006, 16:23

 
nurullah_ezziyauddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 756
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
imkenegi konunun bitmesini bekledim anladığım kadarıyla konu bitti.

yazabilirmiyiz üstad........


ikincisi çok alakası var ..
neden mi burada dini hükümleri ilham rüya üzerine kurmakla alakalı kıyas yapılıyor.
...............................

kardeşim mevzuunun başlıkları

BEYHAKÎ VE HAD
İS RİVAYETİNDE RÜYAYA VERDİĞİ DEĞER

eş-Şevkânî Hz. Peygamberi rüyada görme hususundaki yaklaşımları üç grupta toplar

Görüldü
ğü üzere, en-Nevevî sadeci kişiyi iyiliğe çağıran rüyalara cevaz vermektedir.

1.Hadisçiler Ve Rüyayla Hadis Nakli, Ravinin Durumunu Tespit:


değil mi ben mi yanlış okudum..???

hem rüyada resulullahı gördüm sahabe oldum demekle pek alakası yok
demişsin ...

rüyada görülenin üzerine dini hüküm bina edilir mi diye konunun konusu....

işlediğiniz konu bu...

sen diyorsun ki bu mevzuyla alakası yok.

rüyada hadis rivayeti konusuyla rüyada resulullahı görüp sahabe olma arasındaki mantığı sana anlatayım imkenegi

HER İKİSİDE BATINDA GERÇEKLEŞMİŞ OLAYIN ZAHİRDEKİ ETKİSİDİR.
İŞLEDİĞİN KONU ŞEHADET ALEMİNE AİT OLMAYAN VAKIALARIN ŞEHADET ALEMİNDEKİ KONUMUYLA ALAKALI.
GEREK MANEVİ ŞUHUD GEREK MÜŞAHADEYLE RİVAYET ZAHİRDE KABUL EDİLİR Mİ...ZİRA BİRİ İŞİTME ZAHİREN KABUL EDİLİRSE diğeri de edilir...hÜKÜM İFADE EDER..
usulu fıkıh kaideleri mukayeseye dayanır..
Birinin bu hükmü almasındaki illet diğerinde varsa onun hükmü de aynı olur....

İnşaallah usulu fıkha biraz çalışalım, yanında aristo mantığı ve diyalektik mantığada çalışalım..BİLMEDİĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR.
sadece dini hüküm ezberlemek yetmez..
nurullah_ezziyauddin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 22.06.2006, 16:44

 
nurullah_ezziyauddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 756
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
sana illet konusunu bir anlatayım imkenegi kardeş..güzelce öğren..
içtihad nedir azizim
Nass'a dayanan bir meselenin hükmünü, ictihad yoluyla, aynı ortak illeti taşıyan ve nass ile belirtilmemiş bulunan mesele için de sâbit kılmaktan ibarettir.

Asıl hükmün illeti ile fer'in illetinin ortak olması gerekir.
yani şöle diyem sana aslen neden şarab haramdır..
onun haramlığının illeti ki sarhoş etmesidir..
bu sebebten bu illete mazhar bütün sarhoş ediciler haram olur.
zira aynı ortak illeti taşır.

şimdi bu meselnin illeti nedir müşahade keşfin zahiri din ilimlerindeki konumu...

eğer bu konum sıhhatli ilim kaynağı kabul edilirse hadis rivayeti sahih kabul edilecek.
sahabi olmakta bir hükümdür. kitablarda sahabi olmanın şartları var onu oku..
birincisi kabul edilirse...
bu keyfiyyet de bu keşf ile isbat olunabilir.

beni usulu fıkhı hiç bilmiyor kabul etme..tasavvuf kelam ilmi yazıyorum diye.
benim şu an icra ettiğim mesleği sağlıklı sürdürebilmek için 10 tane mevzuatı su gibi yorumuyla genelgesi sirküleri tebliğiyle bilmek,yorumlayabilmek lazım..
usulu fıkıhta da mantık batı hukukunun-metodolojik mantığıyla benzeşir-usulu fıkhın diğer adı hukuk metodolojisidir zaten..
o sebebten sen çekil ben en iyi bilirim olmaz..
yazmıyorum diye bilmiyorum değil ha imkenegim benim...
nurullah_ezziyauddin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 22.06.2006, 16:49

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
abi est da ben daha makaleyi bitirmedim ki abi bitsin sonra değerlendirme yapalım rica ediyorum öngütizm beni baya yordu ..beni mazur gör..

abi ya da linkini vereyim sen indir.alimlerin görüşlerini okuyalım kim kabul ediyor kim etmiyor görülsün derim.hem ben sana bilmiyorsun demdim ki..est abi est..en ufak ima'm oldu ise özür dilerim.
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 22.06.2006, 16:52

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
abi burdan indirebilirsin.

sevgilerim ile.
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 22.06.2006, 16:56

 
nurullah_ezziyauddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 756
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
mesela kuran ilimlerinden esbabı nuzulun bilinmesi sonra el vücuh ven nezair isimindeki ilimin bilinmesi illet malul olaylarına dah açıklık getirir.
bu iki ilim de diğer ilimleri en güzel zerkeşinin el burhanında ve suyutinin el itkanında anlatılır.el itkan okuduğum kitablardandır..
esbabı nüzul ayetin nüzulune sebeb teşkil eden vakıayı...
el vüzuh vennezair aynı kelimenin başka nerde ayrı bir şey'i ifade ettiğini anlatır..
mesela zikr bazı yerde kurandır...taha suresindeki biz zikrimizden uzaklaşana geçim darlığı vardır ayeti..
bazı yerde Allahı anma bldiğimiz cehri zikrdir....arafatta Allahı yüksek sesle anmayı emreden ayet......bakara 200
bunlar bilinmeden usulü fıkıh olmaz..
nurullah_ezziyauddin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 22.06.2006, 17:04

 
nurullah_ezziyauddin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 756
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız İMKENEGİ
abi burdan indirebilirsin.

sevgilerim ile.
dur be molla imkenegim...
hazır açtın testinin ağzını....
sana takılıyorum...bizim aramızda kardeşlik hukuku var...
nurullah_ezziyauddin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 22.06.2006, 17:04

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
abi halidiye sitesinin bulunduğu serveri melunlar göçertmiş kaba tabiri ile.

orda bu mevzular zaten eklenmiş hepsi var..ordan da takip edebilirsiniz.

inşallah bu akşamdan itibaren de www.halidiye.com yeniden açılıyor
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
İMKENEGİ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 22.06.2006, 17:06

 
İMKENEGİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2006
Mesajlar: 1.133
Teşekkür etti: 147
75 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız nurullah_ezziyauddin
dur be molla imkenegim...
hazır açtın testinin ağzını....
sana takılıyorum...bizim aramızda kardeşlik hukuku var...
yok abi est.Allah razı olsun..biraz yoğunum abim.iş güç..
__________________

İm