İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 14.08.2006, 22:08

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
''HATEMÜ'L-EVLİYÂ'' KİTABI (MUELLİFİ:HAKÎM et-TİRMİZÎ K.S)

Burada yazılan herşey sadece bilinmeden koparılan gülleriyerlerine koymak, belki bazı tevbe ve istiğfara vesile olabilmek gayesi ile , Bundan 1000 sene önce yazılmış kitabtan alıntıları elektronik ortama aktarmaktan ibarettir. Bundan dolayı yapılacak yorumlara cevap yazılmayacak ve şahsi düşünceler konuya dahil edeilmeyecektir.


Denildi ama malesef amacının dışına çıkan tartışmalar olduğu için konuya ve verilen emeğe saygı adına taşımak luzümunu hissettik.


seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 14.08.2006, 22:10

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
İmam-ı Tirmizi (Eserin müellifi)

Veli ve büyük hadis âlimi. İsmi, Muhammed bin Ali bin Hasan bin Bişr ez-Zâhid, künyesi Ebu Abdullah’tır. Doğum tarihi tam kesin olmasada 115 yıl yaşadığından dolayı miladi 820 olarak tahmin edilen Hakim-i Tirmizi, doğum yeri olan Tirmiz’de uzun müddet kaldı. Sonra Belh’e gitti. Orda bir müddet kaldıktan sonra Nişabur’a geldi. 932 (H. 320) senesinde şehid edildi.


Sünnet-i seniyyeye tam uyan, ilmiyle âmil, ümmet-i Muhammed’in büyüklerinden olan Hakim-i Tirmizi, zamanın evliyasından olup, herkes tarafından övülmüştür. İnce manaları açıklama ve izah hususunda üstad, hadis ilminde ise sika (sağlam, güvenilir) bir âlimdi. Sözleri kıymetli olup, hilmi (yumuşaklığı) pek ziyade, şefkati çok ve ahlakı pek güzeldi. Peygamberimizin mübarek ahlakı onda görülürdü.


Eserleri :


Hakim-i Tirmizi’nin pek çok risaleleri mevcut olmakla beraber, yazdığı 39 kitap 9 risale 47 mesele olmak üzere 95 civarındadır.meşhur kitapları;

Kitab-ül-Furuk

Hatm-ül-Evliya

İ’lel-üş-Şer’iyye

Nevâdir-ül-Usul fi Ehâdis-ir-Resul

Gars-ül-Muvahhidin

Er-Riyâdatü ve Edeb-ün-Nefs

Gavr-ül-Umur

El-Menâhi

Şerh-üs-Salât

El-Mesâil-ül-Meknune

El-Ekyâs ve’l-Mu’terrin

Beyân-ül-Fark Beyn-es-Sadr

El-Akl ve’l-Hevâ’dır

Bunların dördü hariç, diğerleri basılmıştır. Bazı risaleleri de, yakın zamanda Şam’da tekrar basılmıştır
.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 14.08.2006, 22:11

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Kendisinden sonra gelen velilerin söz ve beyanlarından çok etkilendikleri ve haklı olarak kendisine "Evliyanın Hakimi" payesini verdikleri şeyh Tırmizi k.s. hazretleri Hatmül Evliya kitabında kendisinden önce hiçbir veliye verilmemiş yüksek ve erişilmez bir hikmetle gizlinin gizlisi sırları açarak ve Allahu Teala nın hikmet ve marifet hazinesinden göğsüne boşalan ilahi cevherleri saçarak konuşmuş , daha önce hiç sözünü etmediği tasavvufuun zorlu meselelerini usta bir sunuş ve anlatım tarzıyla ortaya koymuştur.


Kitabın üslübundaki olgunluk , Hazretin daha önceki eserlerinde ortaya koyduğu Hikmetül ulya , velayetin türleri , velilerin sınıf vedereceleri , meczub ve muhaddesin hususuyetleri , ferdaniyyet mertebesi ve aklı ekberin mahiyeti , gibi meselelerdeki eksik ve müşkil noktaları tamamlayıp tam bir sonuca bağlaması onun Hatmül Evliya kitabını hayatının kemal safhasında yazdığını gösteren bambaşka bir delildir.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 14.08.2006, 22:12

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Eserin yeryüzünde çeşitli devrelerde yaşayan nasihler tarafından kayda geçirilmiş ve günümüzü kadar intikal etmiş belli başlı 4 nüshası vardır :


British Museum Or. 8348 (İngiltere)

Veliyyüddin : 7770 (istanbul beyazıt kütüphanesi)

Fatih 5322 (Süleymaniye kütüphanesi)

Princeton (mach) 2652 no (A.B.D)


asırlar boyunca nüshalarda gizli kalan ve ahir zamanda zuhur edecek olan son veli ile ilgili pek çok esrarı içinde saklayan Hatmül Evliya kitabı , müellifinin vefatından tam 1033 sene sonra 1965 yılında Osman İsmail Yahya tarafından tahkikli olarak neşredilmiştir.


1992 yılında Beyrutta Kitabu Siretil Evliya adı ile neşredilmiş ve bu baskıda British museum ve veliyyuddin nüshahaları esas alınmıştır.


199 yılında Abdülvaris Muhammaed Ali tarafından Beyrutta 3. defa neşre sunulan Hatemül evliya kitabının bu son baskısında da Osman İsmail Yahya nın tesbit ettiği metinden yararlanılmıştır.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 14.08.2006, 22:16

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Eserin Bölümleri :

Birinci Bölüm :



Allahın hakkına riayet eden , farzları eda edip ilahi hududu koruyan, zahirini ve batınını haram, helal , masiyet ve taat şehvetlerinden arındıran ; şehevi arzuların izalesi hususunda çaresizlik ve şaşkınlık içinde kalan , nihayet ilahi rahmete uğrayıp , gözünü açıp kapadığı anda kendini sıddıkların ve hürriyete erişen keremlilerin makamında bulan ve O'na vasıl oluncaya kadar ilahi izin dışında hareket etmekten sakınan "Hakkıllah Veli" nin vasıfları



İkinci Bölüm :

Peygamberlerden velayeti tamamlayacak olan kişiden ve Hassul has birkaç veliden başkasının çözemeyeceği tasavvufi ve ruhani mahiyetteki 164 soru ve bu sorular karşısında şaşkınlığa düşen kimselerin durumu ..
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 14.08.2006, 22:17

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Üçüncü Bölüm :

Hakkıllah velinin yakınlık makamına ulaşıp , Allahın velisi denilebilecek bir seviyeye ulaşması, farzları eda eden , ilahi hudutları koruyan , bununla birlikte şartlara riayet ederek mertebesini koruyan , velayeti meydana getiren on hasleti yerine getirerek ilahi velayeti tamamlayan , Mülkün sahibine kadar ulaşan , Aklul ekbere tutunarak şehvani arzularından uzaklaşan ve ilahi himaye içinde tutulan Allahın velisi; her iki velayet ehlininde , farklı ve ortak yönleriyle veli olarak tayin edilmesi.


Dördüncü Bölüm :

Velayet'in on hasletini üzerinde toplayan ve ilahi velayet'i tamamlayan Allah'ın velisi'nin terbiye edildiği manevi mülkler, onun manevi seyrinin akılların ve kalplerin en son noktasında nihayete ermesi, herhangi bir ilahi isim ve sıfatın tecellisi ve manevi mülklerden yalnız bir tanesine erişen veli ile Allah velayet'ini, dört manevi mülkü ve ilahi isimlerin tecellisini tamamen üzerinde toplayıp, vahdaniyyetü'l/ferdiyyet mertebesinde Rabb'i tarafından "Hatnü'l-velaye"liğe ve Velilerin efendiliği'ne getiren veli; klbin nihayetine erişmesi ve bu meseleyi inkar mahiyetindeki sözlerin çürütülmesi.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 14.08.2006, 22:20

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Beşinci Bölüm

Hatemül-enbiya olan muhammed aleyhisselam'ın hakikatı ve kendisine verilen "Hatemün-nübüvve" ile diğer peygamberlerden üstün kılınması "Hatmün-nübüvve" nin manası kadem-i sıdk muhammed aleyhisselam a verilen nübüvvet ve ubudiyet sıdkı'nın hamd bayrağının ve şefaatin muhtevası; Hatemül-enbiya'nın vefatından sonra onun yerine oturtulan kırk veli bu velilerin sayıları tükenip dünyanın zevale ermesi yaklaşınca yanında "Hatemül-velaye" bulunan veli'nin gönderilmesi onun "Hatmül-velaye" sayesinde onlardan üstün gelmesi ; makamı şefaati kendisine ihsan buyurulan velayet sıdkı ubudiyet sıdkı ve velayet imamlığının mahiyeti.


Altıncı Bölüm

Risalet nübüvvet velayet; resul nebi ve muhaddes'in tanımı muhaddes velilerin vasıfları muhaddeslerin nübüvvetten payları ve kendisinde"Hatmül-velaye" bulunan muhaddes'in diğerlerinden daha fazla pay alması; ruh ve sekine'nin vahiy ve ilham'da nefsin ve şeytanın ilkasını ortadan kaldırması.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 14.08.2006, 22:21

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Yedinci Bölüm


Velilerin zahirdeki alametleri velilerin en büyüklerinde zuhur eden Hikmetü'l-ulya'nın mahiyeti velilerin durumu hakkında yanlış sözler söyleyen iki sınıfın durumu; minnetler ve dileme yolundan gelecek olan velinin bu lütuf yolu ile gelemeyeceği hakkındaki iddiaların izalesi ve bu gibi yanlış kanaatlerin ilahi delillerle çürütülmesi.


Sekizinci Bölüm

Velilerin imamı ve reisi olan Hametü'l-evliya'nın peygamberliğe çok yakın olan "ferdiyyet" mülkündeki makamı önderlik hazineleri ile ilgili üç hazinesi Allah'ın azameti karşısında korkup ürpermesi ; müferridlerin zikri hutameciler'in ve bel'amcılar'ın durumu muhaddeslerin kötü akıbetle ilgili korkusu velilerin kötü akıbetle ilgili durumları,sekine,müjde ve rüya.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 14.08.2006, 22:23

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Dokuzuncu Bölüm


Müjdelenen veli ashab-ı kiram -radiyallahu anhüm- Hazeratı'ndan on kişinin cennetle müjdelenişi nübüvvet'ten en büyük payı alan ve peygamberliğin makamına kadar yaklaşan veliler, müjdelenen velinin vasıfları , en sağlam kulpa tutunması , celal ruhu ile desteklenişi , üzerinde taşıdığı diğer lütuflar , bu lütufların onu akıbetle müjdelenme lütfuna kadar eriştirmesi ve bu müjdenin yolaçacağı zarardan ve tehlikelerden muhafaza edilmesi.

Onuncu Bölüm

Bu gibi haberleri ve velilerle ilgili diğer hasletleri inkara kalkışanların durumu.


Onbirinci Bölüm :


Hatemül Evliyanın Azametini ilahilen korkup ürpermesi , masiyet işlediği anki hali , mahşer ehline bir hüccet kılınması , melekleri Allahu Tealaya karşı mahçup düşüren durumu, Allahu Tealanın onu nefsine kapılmaması ve acze düşmemesi için cemal ile celal, heybet ile üns arasında dengeleyip , nihayetinde "infirad billah" mülküne kadar yükseltmesi velilerin efendisinin üzerinde taşıyacağı bazı alametleri.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 14.08.2006, 22:24

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Onikinci Bölüm :


Peygamberlerin meczubu olan Hatemül enbiya Aleyhisselamın cezbesi ve has bir tahsisle yürütülerek diğer peygamberlerden öne geçirilmesi , cezbe ehli ile yönelme ehli arasındaki fark ve bu hususta öne sürülen bazı yanlış iddiaların çürütülmesi.


Onüçüncü Bölüm :

Velilerin meczubu olan Hatemül Evliyanın cezbesi , seçilmesi ve diğer velilerden farklı bir lütufla, peygamberlerin yolu üzerinde yürütülerek has bir velayete erdirilmesi, velilerin meczubunun kendisine tahsis edilen cezbe ile ferdiyette doğru yürütülmesi.



On Dördüncü Bölüm :

Evliyanın imamlığı kendisine vacip kılınan velayet bayrağını elinde bulunduran meczub veli Hatemül Evliyanın, kendisine verilen hatemiyyet ile diğer velilerden öne geçmesi , kendisine verilen hatemiyetle daha önce bütün peygamberlerden önce geçen Hatemül enbiyanın yolu üzerinde yürütülmesi , Hatemül evliyanın nefsinin zillete , şeytanın da kahra sevkedilmesi , velayet ve ubudiyyet sıdkı ile diğer velilere hüccet olup , kıyamet gününde onlara şefaat etmesi.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 14.08.2006, 22:26

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Onbeşinci Bölüm :


Tasavvuf yolunun mecusileri olan, Allah yolunda fitne ve nifak çıkaran yalancı ve sahtekar şeyhlerin içyüzü , velayet mertebeleri hakkında geveledikleri yanlış ve geçersiz sözler.




On Altıncı ve On yedinci Bölümler :

Ümmetin başı ile sonunun benzerliği , ahir zaman fitneleri , Hatemün evliya ve Mehdi Hazretlerinin böylesi bir fitne zamanında gönderilmesinin hikmeti ve bu zamanda Hazreti Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) ya denk oluşlarının nedenleri ...


gibi meseleleri ihtiva etmektedir.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 14.08.2006, 22:27

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Birinci Bölüm

Hakkıllah Veli,Allah'ın Velisi ve Hakk'ın Davetine Kulların İcâbeti


Veliler bize göre iki sınıftır:

''Hakıllah velileri'' sınıfı ve ''Allah'ın velileri'' Her iki tarafta şüphesiz ki Allah'ın velileridir.
Şu kadar var ki,hakkıllah olan veli sarhoşluktan ayılmış,Azîz ve Celîl olan Allah 'a tövbe etmiş ve bu tevbe ile Allah'u Teâlâ'ya bağlı kalmaya azmtmiş bir kişidir.Bu sayede şu yedi azasını;dilini,kulağını,gözünü,elini,ayağını,içini ve fecrini koruduğunda,bu bağlılığı ayakta tutmaya karşı kendisinde bir istek görür.Tâ ki istikamete yönelinceye kadar bunun dışında kalan ,bununla ilgisi olmayan herşeyden yüz çevirip yalnız buna yönelerek,fikir ve himmetini bu korumada toplar.

O büyük tehlikeler üzerinde bulunduğu zaman,kendisini kesilen dalları yerine gelmiş bir ağaç halinde ve ağacın o hâliyle kalakalmış olarak görür.Halbuki bilmelidir ki,ağacı tamamen kökünden de sökmedikçe arkasında bırakacağı şerden kurtulamaz;ancak onu kökünden sökerse rahata kavuşabilir.

İşte bu kul da âzâlarına baktığı zaman onları dosdoğru bulur,bu âzâları nefsin şehvetiyle dolduğunda ise hemen kendi içine yönelir.''Bana bir kısmı mübah,bir kısmı
zararlı bulunan bu şehvet aslında birdir.ben gerçekten de büyük bir tehlike üzerindeyim!Mübahtan başkasına bakmayıp ,kendisi için sakıncalı bir şeyle karşılaştığı vakit kapanıp,yön değiştirinceye kadargözümü korumak zorundayım.Dil ve bütün âzâlar da böyledir.Şayet onları korumaktan bir saat dahi gafil bulunursam,beni helake sürükleyen vâdilerde dolaştırır durular.''

Nitekim kendi içinden der ki:''Ömrüm boyunca kalbimi nefsimden korumak için uğraştım.Allah'ın nimet ve ihsanlarını ve O'na karşı yapmam gerkenleri düşünmeye ne zaman güç yetirebileceğim?Kalbimi bu kötü huylardan ne zaman temizleyeceğim?Ehl-i yakîn kalplerin bir takım işlerinden bahsederler.ben ise onlardan ne kadar uzağım.''

Zâhirini temizleyip onuna istikameti bulduktan sonra,bu sefer bâtınını temizlemeye girişir.Kendisi için ister serbest,isterse yasak kılınmış bir şey olsun;Bu yedi âzânın her arzusunu gidermeye azmeder.Ve;''Bana serbest kılınan yerde de benim için sakıncalı olduğu yerde de bu şehvet birdir.Nefsimden onu yoketmedikçe ondan kurtulamam;onu tamamen terk etmek için onu öldürmem gerekiyor!'' de.Allah da kulunun terk hususundaki sıdkını ve buna karşı duyduğu isteği bilir.

İşte burada irade ayrılır.

Bir de şu var ki,O kendine varan yolu kendisine açtığı bu kimseyi indirdiği Âyet-i kerime'de şöyle zikretmektedir:

''Bizim uğrumuzda,bizim için mücâhede edenlere elbette yollarımızı gösteririz'' (Ankebût:69)

O' na varan yol kendisine açılınca gönlünde ki nur alabildiğine parıldar,yolun rahatlık ve kolaylığı kendisine erişir,şehvetleri terk hususunda bir kuvvet bularak,terkini ve uzaklaşmasını artırır.

Yeme arzusunu terk ettiğinde,kendisi için içme arzusunu terkin de gerektiğini;bunu terkettiğinde giyinme şehvetini terkinde kendisi için gerekli olduğunu öğrenir.B u şeyleri terk edince;kulak,göz,dil,el ve ayakla ilgili olan şehveti de terk eder.

İşte bu kapıları kapatmak ve bu şehvetleri yok etmek için uzlete gereksinim duyar.Rabbine olan yakınlığı artar yakınlığın rahatlığından ileri gelen güç kendisini isabet alır;arzusu çoğalır,kalbi genişler ve göğsü açılır.En büyük tehlikede işte burdadır!
Burası kötülükten uzaklaşan ve tek başına kalıp aşağı düşenin buluştuğu noktadır.Bu ise buradan düşen bir kimsenin ve burada yalnızlığa terkedilen herhangi bir kişinin ,bu yolda ayağının kayıp düşmesinden ileri gelir.işte asıl korman gereken budur!

Onunla konuşan dedi ki:Bu nasıl olur

Buyurdu ki:Kalbin içine yerleştirilen nurlar çoğaldığı vakit,kişi onu açığa vurur.onun kalbi genişler ve gönlü açılır.Tevhidin gerektirdiği genişliğe ulaşıp,bu sıkıntıların kendinden çıkartılmasıyla,yolu ilim, fayda ve hikmetlerinden kendisine gösterilen her hangi bir şeyi diline dolayark,bu âzâlara uzleti bıraktırır.Bununlada insanalrın arasına karışır.Hürmet görür ve yüceltilir.Onların tanzim ve saygılarını kabul eder.Sonra bununla,verilen yiyecek ve bahşişleride geri çevirmez.Nefsi onu aldatırken işte bununla aldatır.

onun nefsi artık ağda çırpınıp duran bir balığın yerini almış olur.O suya dalmak için can atar ve ızdırap çeker,tutulduğundan emin de değildir.işte nefiste sahibi tarafından susuz bir yerde bırakılan bu balık gibi olur ki,onun da bundan kurtulması mümkün değildir.

İşte sakınılması gereken nokta budur!Ben bu yolu bozan herkesi gördüm ve gözetledim;burada düşen ve ayağı kayan kimse kaçınmaktan sırt çevirerek gerisingeri döner.İşte bunlar zillet ve alçaklık içinde bulunmaya devam ederler.Sâdıkların kalpleri onlardan uzaklaşır,cumhur ulemâ onlardan nefret
eder.

Onların birbirlerinden kaçımalarının sebebi budur.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 14.08.2006, 22:33

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Onlar bu işleye geldiklerinden dolayı tevbe etmez,temizlenmez,kusurlarını gidermez ve mânevi seyirlerinde de istikâmete de yönelmezler.rahatlık ve genişliğe erişmiş bulunmaları nedeniyle,içlerinde meşakkat ve sıkıntı yaptığı için,rükünlerine uygun ameller yapmak için nefislernden fedakârlıkta bulunmazlar.Kalpleri ''Hakkıllah''la ;yani''Allah'ın Hakkı ''ile meşgul olmaz,bedenleri Allah'a ibadetle uğraşmaz.İbadetlerin rükünlerini boşlarlar.Kalpleri Azîz ve Celîl olan Allah 'a seyirden hâlî kalır,menzillerin mesafesi birden bire kesiliverir.Şeytanı güldürmüş,ârifleri aleyhinde konuşturmuş, kalplerini zora sokmuş,faydalardan yana bıktırmış ve sıkıntıya düşürmüş olurlar.Dünyalıkları için belde belde dolaşıp;zayıf kimseleri,cahilleri ve kadınları aldatırlar.kendilerini dünyalık şeyden uzak göstereyim derken de,bedenlerini yiyip bitirirler.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 14.08.2006, 22:35

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Anlayış sahibi bir kimse ise Rabb'inden gelen tevkifle onu tanır.Bir yandan gönlünün içinde dolup taşan ilahî hikmetlerle burada sebat ederken,halkın arasına karışmasıyla nefsinide bundan geri çevirir;bu işleri kontrol altına almasının bir karşılığı olarak elde ettiği gücün kendisine erişmesine rağmen,yinede onun kendisini aldatabileceğinden şüphe eder.

Bu nedenle de kendi aklına dönerek:''Sen hainliğinle tanınıyorken hıyânetin vâsıtaları senin yanında bulunuyorken ve beni şehvetlerine çağırıyorken;ben senin işlerine nasıl güvenebilirim'' der.Artık onun şehvet ve arzularını yerine getirmemeye azmeder.Allah-u Teâlâ da onu destekler ve onun sözünü sağlamlaştırır.Gerek zâhir olsun gerekse bâtın kendisindeki bu şehvetlerinin hepsinden sakınmaya azmettirir.bir kez içinden azmetti mi onu bırakır ve bundan yana gayeye ulaşır.Onu öldürdüğünü sanırken ,bir de bakar yine yerini almıştır.

O işte dünya şehvetlerinin terki sayesinde gayeye ulaşmış,geride yalnız taat şehveti kalmıştır.Nefis ise yerinde durup yaşamaya devam etmektedir.

Onlardan bir grubun ayaklarıda işte burada kayar.kendi kendilerine;''Böyle oturmayı bırakalım.Boş boş oturupta amellerimizi boşa mı çıkaracağız?Belki iyi amellerin içine dalarsak,onu her arttırışımızda Allah-u Teâlâ ya olan yakınlığımızı da o nisbette artırmış oluruz.''Derler.

Onlara denilmelidir ki:

Bu da sizin içinizde ki gizli bir hastalıktır,siz bununlada cehalete düşmektesiniz!Senin nefsin taatte bir tat ve lezzet bulduğu zaman,seni ona meftun kılarak kendisine bağlar.Nefsin rahatlığından ileri gelen bir rahatlık ve şeytanın tuzağından kaynaklanan bir tuzak içinde ki bu yere çok dikkat et.Taat ile fitneye düşmekten Allah a sığın.

Namazda iken annesi kendisini çağırmasına rağmen,namazı annesine icabete tercih eden ve bu yüzden bela üstüne belaya uğrayan Rahip Cüreyc'in haberi sana ulaşmadı mı?Taatin fitnesi de işte böyle olur.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 14.08.2006, 22:40

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
İlk tabaka çok az bir mesafe katetmiştir.Yakınlığın rahatlığı bulunduğu zaman,onunla ilgili her türlü gücün kendisine eriştiğini zanneder;ziyafetlerin,ihvan ittihaz etmenin,yalan yanlış sözleirinin ve kendisine boş bir şeyin gelmesini sağlayacak olan konuşmasının bıraktığı lezetten kaynaklanan nefsani şehvetler içinde sevine durur.


Hatta küçük bölgelerden herhangi birine yanaşır, yahut bu yerde aralarında cahillerin,çocukların ve kadınlarında bulunduğu bir topluluk meydana getirip,idaresini ele geçirir.Onların kendisine ikramda bulunmalarını,kendisini yüceltmelerini ve göz diktiği,kendisine gösterilen bu gibi şeyleri yerli yerinde bulmayı ister.

İşte onun seyrinin meyvesi budur.Onun dışı karmakarışık olmuş,içide çöplüğe dönmüştür.Bu yolu katledenler işte bunlardır.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 14.08.2006, 22:41

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
İkinci tabaka da az bir mesafe katetmiştir.Zahiren kendisini ibadete ulaştırdığı sürece,kendisine lezzet veren taatleri çoğaltır.kendi işi için tanzimde bulunmak,nefsinin şaşkınlığı,kibir ve hayrete düşme,kendini beğenme,taklit,yersiz tevazu,kendini kabullendirmek için insanları tatmin,ve onları gittiği yolu beğendirme şeklinde kendini gösteren sel ve gece gibi gizli fitneler,nefsinin içinde bol miktarda kalmıştır.


O insanların kendisini övdüklerini kulağı ile işitir ve onların kendisini met hetmelerine sevinir.Onların yanında ki yerini kaybetmekten korkup sürekli halini değiştirmeye gerek duyar.Bu nedenle de dalkavukluk yapıp,ondan bundan özür diler ve bunun için yaltaklık eder.Çoğu işi hile ve hud'a iledir.Nefsini temize çıkarır ve kendi ahvali ile başbaşa kalır.Âhiret ve onun dehşetleri anlatılınca,hemen nefsinin afetleri ile ve kendi gayretini esas tutarak amellerini öen sürer.O nefsini, O'nu esas tutmadığı sürece hiç temizleyebilir mi?

Bu kimse kötü huylarının köklerinden,bulanık kalpten ve çürük imandan sıyrılmış amellere ulaşıp,itminan bulmadığı sürece Rabb'ini ne zaman bilebilir?
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 14.08.2006, 22:46

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Anlayış sahibi bir kimseye ise O'nun yolu açılmıştır.İşte o sağa sola taşmadan Allah-u Teâla'ya doğru seyreder.

O masiyet şehvetlerinden sakınır,sonra haram ile ilgili şehvetlerden sakındığı gibi,helâl ile ilgili şehvetleri de bırakır.Nasıl ki hâlâtını şaşkın kılan haram şehvetlerden kaçınıyorsa,taatle ilgli şehvetlerden de öylece kaçınır.Bu şeylerden sakındığı gibi,onu musallat edebilecektehlikeye düşürücü her dilemeden de uzaklaşır.Kendi kendine der ki '' Benim aramla Rabb'im arasında ki perde benim nefsimdir.Şu halde herhangi bir dileme ile beraberliğimi sürdürmemeliyim.Nefsim önümde durdukça ben Rabb'imden perdelenirim''

İşte nefsini engellemeye muvaffak olan kul budur!

Kendisini yükselten ve koruyan fırtınalı mücadelesi onu kaydırıp düşürmez.Gayretten bıkıp usanmadığı sürece,lezzet duyduğu her amelden kendisini tefrik eder ve onu gayrıya havale eder.Bununla ilgili her ameli bırakır ve nefsinin bu hırsızlığına karşı,otorup kalbinin bekçiliğini yapar.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 14.08.2006, 22:48

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
II.BÖLÜM

VELAYETİ TAMAMLAYACAK OLAN KİŞİNİN VELİLERİN EN YÜCE MECLİSİ'NDE ÇÖZECEĞİ RUHANİ MESELELER



Hakim-et Tirmizî k.s Hazretleri ''Hatemul Evliya'' nın bu bölümünde imtihan ve deneme maksadıyla 164 soru sormuş; peygamberlerin ve velilerin ilmi olduğunu belirttiği bu sorular hakkında herkesin konuşamayacağını,konuşmasının doğru olmıyacağını anlatmak için de bunları cevapsız bırakmıştır.O burda velilerin Hassü'l -has olan en üst tabakasını kastetmiş ve bu gibi sırları onlardan başkasının çözemeyeceğini vurgulamak istemiştir.Nitekim velilerin Şeyh'ül Ekber'i Muhyiddin İbnü'l Arâbî k.s. hazretleri bu soruları cevaplandırmak için ''El Cevabü'l Fütûhâtü'l-Mekkiye''nin 73.babında bu soruları kendi ifadesiyle ''Anlayışının ve gücünün yettiği kadar'' cevaplamaya çalışmıştır.

Hazretin soruları nihayete erdikten sonra;bunları velilerin en yüce meclisine girerek,velayeti tamamlayacak olan kimsenin çözeceğinibelirtip ardından Hatemü'l Evliya 'nın bâzı vasıflarını arzetmesi,onun bu soruları aslında Hatemü'l-Evliya olan zâta tahisis ettiğini gösterir.
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 14.08.2006, 23:22

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
(Birinci Soru) Sıdkla ilgili olarak gösterdikleri gayreti bıraktıklarında,velilerin menzillerini ve onların menzillerinin sayısının kaç olduğunu bize anlatır mısın?

(İkinci Soru) Yakınlık ehlinin menzilleri nerededir?

(Üçüncü Soru) Askerler neredeki
kimseler için mümkündür ihangi şeyle onlara mümkün kılınmıştır?


(Dördüncü Soru) Onların nihayete ermeleri hangi şeyle mümkünleşir?

(Beşinci Soru) Nazar ehlilin makamı nerededir?


(Altıncı Soru)
Onların kaç makamı vardır?

(Yedinci Soru)
Meclisler ve Hadis (İlahi Söz) ehlinin makamı nerededir?

(Sekizinci Soru) Sayıları kaçtır?

(Dokuzuncu Soru) Rabb lerine karşı bunu hangi şeyle gerekli kıldılar?

(Onuncu Soru) Onların Hakk ile konuşmaları ve karşılıklı kelâm etmeleri ne demektir?

(Onbirinci Soru) Münâcaatı hangi şeyle başlatırlar?

(Onikinci Soru)
Hangi şeyle bitirirler?

(Onüçüncü Soru) Bu onlara neyi gerekli kılar?

(Ondördüncü Soru)
Onların efendisinin s ıafatı nasıl olur?

(Onbeşinci Soru) Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ''Hatemü'l Nübüvvet'' e hak kazandığı gibi ''Hatemü'l-Evliya'' olamaya kim hak kazanmıştır?

(Onaltıncı Soru) Bu kimse hangi sıfatla buna hak kazanmış olur?

(Onyedinci Soru) Hatm'in sebebi ve manası nedir?

(Onsekizinci Soru) Mülk'ün Melik 'ine vasıl kılan Mülk Sahibi'nin meclisleri kaçtır?

(Ondokuzuncu Soru) Nebilerin makamına göre R esullerin makamı nerededir?

(Yirminci Soru) Velilerin makamına göre Nebi'lerin makamı nerededir?

(Yirmibirinci Soru) Her Resul Rabb'inden manevi hisse olarak hangi şeyi elde etmiştir?

(Yirmikinci Soru) İsimleri nihayeti olan isim hangisidir?

(Yirmiüçüncü Soru) Veliler O'nun isimlerinden manevi hisse olarak hangi şeyi elde etmişlerdir?

(Yirmidördüncü Soru) Başlangıç ilmi nedir?

(Yirmibeşinci Soru) O'nun ''Allah var idi ve O'nunla birlikte hiçbirşey yoktu'' buyruğundan maksat nedir?
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #20
Alt 14.08.2006, 23:40

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
(Yirmialtıncı Soru) İsimlerin Başlangıcı nedir?

(Yirmiyedinci Soru) Vahyin Başlangıcı Nedir?

(Yirmisekizinci Soru) Ruhun Başlangıcı Nedir?

(Yirmidokuzuncu Soru) Sekîne'nşn başlangıcı nedir?

(Otuzuncu Soru) ''Adl'' nedir?

(Otuzbirinci Soru) Allah'ın ;peygamberlerin ve velilerin kimini kiminden üstün kılınması ne demektir?

(Otuz İkinci Soru) ''Allah mahlukatı zumette yarattı'' buyr uğu ne mânâya gelir?

(Otuz Üçüncü Soru) Onların Buradaki kıssaları nedir?

(Otuz Dördüncü Soru) Makadir'in vasfı nedir?

(Otuz Beşinci Soru) Kendisine erişemeyen kimselere Resul'lerin senâ ettiği ''Kâder İlmi''nin sebebiyeti?

(Otuz Altıncı Soru) Onu hangi şeyle senâ ederler?

(Otuz Yedinci Soru) Onlar kader sırrını ne zaman keşfederler?

(Otuz Sekizinci Soru) Onlar bunu nerede keşfederler?

(Otuz Dokuzuncu Soru) Kişi için onların keşfi mümkün müdür?

(Kırkıncı Soru) Rabbimizin Taat hususunda ki izni ve masiyetle ilgili men'i nedir?

(Kırk Birinci Soru) O'nun bütün mahlukatının akıllarını kendisinden paylaştırdığı ''Allah-ü Ekber'' yani ''Enbüyük Akıl '' nedir?

(Kırk İkinci Soru) Adem Aleyhisselamın yaratılış sıfatı nedir?

(Kırk Üçüncü Soru) O'na yönelmesi nedir?

(Kırk Dördüncü Soru) O'nun fıtratı nedir?


(Kırk Beşinci Soru) Fıtrat ne demektir?

(Kırk Altıncı Soru) Ona niçin beşer ismi verildi?

(Kırk Yedinci Soru) Kendisine secde etmekle emrolunduklarına göre;meleklerden daha öne geçmeye hangi şeyle ulaştı?

(Kırk Sekizinci Soru) Ona nihayette verilen ahlakın sayısı kaçtır?

(Kırk Dokuzuncu Soru) Ahlâk hazineleri kaçtır?

(Ellinci Soru) Resul Aleyhisselamın ''Allah Tebareke ve Teala yüz onyedi ahlaklıdır'' buyurduğu bu ahlak nedir?
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #21
Alt 14.08.2006, 23:41

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
(Elli Birinci Soru) Onun Kaçı Resul'lerindir?

(Elli İkinci Soru) Kaçı Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-indir?

(Elli Üçüncü Soru) İlahi minnetlerin hazineleri nerededir?

(Elli Dördüncü Soru) Şifâ hazineleri nereden gelir?

(Elli Beşinci Soru) Nefislerin önderlik hazineleri nerededir?

(Elli Altıncı Soru) Velilere nereden verilir?

(Elli Yedinci Soru) Peygamberlere nerden verilir?

(Elli Sekizinci Soru) Nefislerin hazinleri nerededir?

(Elli Dokuzuncu Soru) Muhaddes (Hakk ile konuşan) velilerin hazinleri nerededir?

(Altmışıncı Soru) İlahi Söz (Hadis) nedir?

(Altmış Birinci Soru) Vahiy nedir?

(Altmış İkinci Soru) Peygamberlerle muhaddisler arasında ki fark nedir?

(Altmış Üçüncü Soru) Onların yerleri neresidir?

(Altmış Dördüncü Soru) Diğer velilerin yeri neresidir?

(Altmış Beşinci Soru) Durdukları taraf nedir?

(Altmış Altıncı Soru) O'nun göz açıp kapar gibi çok kısa süren emri nasıl olur?

(Altmış Yedinci Soru) Göz açıp kapamaktan daha yakın olan saat (kıyamet) emri nasıldır?

(Altmış Sekizinci Soru) Allah-u Teâlâ'nın mahşer günü umuma sözü nedir?

(Altmış Dokuzuncu Soru) Tevhid ehline söyleyeceği nedir?

Nitekim O indirdiği Âyet-i kerime de düşmanlarını zikrederken,bir yerinde ''Allah kıyamet gününde onlara hitap etmeyecek ve kendilerini temize çıkarmayacaktır'' Buyurmuştur.

(Yetmişinci Soru) Resul'lere -Aleyhimüsselam-ne söyleyecekir?

(Yetmiş Birinci Soru) Kıyâmet günü mahşer meydanından yardımlar nereye ulaşacaktır?

(Yetmiş İkinci Soru) Ziyaret gününde peygamberlerin ve velilerin mertebeleri nasılsır?

(Yetmiş Üçüncü Soru) Allah-u Teâlâ 'ya nazardan peygamberlerin elde ettikleri hisse nedir?

(Yetmiş Dördüncü Soru) Muhaddes'lerin O'na nazardan elde ettikleri hisse nedir?

(Yetmiş Beşinci Soru) Diğer velilerin O'na nazardan elde ettikleri hisseler nelerdir?
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #22
Alt 14.08.2006, 23:44

 
seviyyen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.2006
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
(Yetmiş Altıncı Soru) O'na nazardan umumun elde ettiği hisseler nelerdir?

Cennet için dereceler bulunduğu gibi onlarında bu ziyarette;aralarında ki derece farkına göre, tarifine beşerin tâkat getiremiyeceği birtakım hisseleri vardır?Onla rın ziyaret gününde ki dereceleri de tıpkı bunun gibidir.


(Yetmiş Yedinci Soru) Haber'de ki

''Onlardan bi şahıs Rabb'inden kendisine verilen mânevî zevkle,cennetlere ehil kimselerin nimetlerinden yüz çevirip unutur ve O'na nazarla meşguliyete yönelir'' Buyruğu ile anlatılmak istenen nedir?

(Yetmiş Sekizinci Soru) ''Makam-ı Mahmud'' nedir?

(Yetmiş Dokuzuncu Soru) Ona hangi şeyle ulaşılabilir?

(Sekseninci Soru) Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-le diğer Enbiya Aleyhimusselam'ın hisseleri arasında kaç hisse vardır?

(Seksen Birinci Soru) ''Livâü'l hamd''nedir?

(Seksen İkinci Soru) O Azîz ve Celîl olan Rabb'ini ,''Livâü'l hamd''i kendisine bir hak kılacak olan hangi şeyle senâ eder?

(Seksen Üçüncü Soru) Ulu olan Rabb'ini ona senâ ettirip ,ta ki kendisine verilen ''Kadem-i sıdk'' a şahidlik edinceye kadar;onu yaptığı ubûdiyetten dolayı Rabb'ine ulaştıran bu ''Kadem'' nedir?

(Seksen Dördüncü Soru) Hangi şeyle onu hatmedip,kerem anahtarını dağıtır?

(Seksen Beşinci Soru) ''Kerem anahtarları'' nedir?

(Seksen Altıncı Soru) Rabb'inin vergilerini kimin üzerine paylaştırır?

(Seksen Yedinci Soru) Nübüvvet cüzleri kaçtır?

(Seksen Sekizinci Soru) Nübüvvet nedir?

(Seksen Dokuzuncu Soru) Sıddıkıyet'in cüzleri kaçtır?

(Doksanıncı Soru) ''Sıddıkıyet'' nedir?

(Doksan Birinci Soru) Ubudiyet kaç kısım üzerine kurulmuştur?

(Doksan İkinci Soru) Tevhid Ehlinin Hakk'a duydukları gereksinim nedir?

(Doksan Üçüncü Soru) Hakk nedir?

(Doksan Dördüncü Soru) O'nun başlangıcı nedir?

(Doksan Beşinci Soru) Halk içinde ki fiili hangi şeydir?

(Doksan Altıncı Soru) Buna neyi vekil kılar?

(Doksan Yedinci Soru) Meyvesi nedir?

(Doksan Sekizinci Soru) Hakk'ı elinde bulundurmak ne demektir?

(Doksan Dokuzuncu Soru) O'na Hakk sahipliğini bulunduran yer neresidir?Zira o işin başında iken;kendisini teyid eden Hakk 'la buluşup da,Hakk'ı elinde bulunduruncaya kadar yine Hakk'a tabidir.

(Yüzüncü Soru) Peygamberlerin sekinesi nedir?
seviyyen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)