![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.270
Teşekkür etti: 0
7 Teşekkür 7 Mesaja aldı
| ... ... Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Ashab-ı kiram’dan Hassan bin Sâbit -radiyallahu anh- hakkında: “Allah’ım! Onu kudsî ruhla destekle!” diye duâ buyurmuştur. (Buhari) Bu gibi kulların rûhâniyetleri daima uyanıktır. Cismâniyetin uyuması veya uyanık olması rûhâniyeti etkilemez. O daima uyanık olduğu için Hazret-i Allah o rûhâniyetten lâtifeler halkeder ve onları hareket ettirir. Allah-u Teâlâ’nın lütuf izniyle kendisinden mânen istimdat edenlerin yardımına yetişir, ister yakın ister uzak olsun... Gerek ziyaretine gelen meleklerle, veyahut gayb âlemindeki insanlarla görüşür ve konuşur. Tıpkı insanın yanında başka bir insan bulunuyormuş gibi, rûhâniyet onlara mukabele eder. O kulun bundan haberi bile olmaz. Allah-u Teâlâ ona isterse bildirir isterse bildirmez. “Gözlerim uyur kalbim uyumaz.” (Buharî) Hadis-i şerif’inden rûhâniyet ile cismâniyet arasındaki farklılığı gayet güzel öğrenmiş oluyoruz. Hayatta da olsa, âhirete intikal ettikten sonra da olsa izn-i ilâhi ile kendisinden istimdat edenlerin imdâdına yetişir. Bunun da delili şu Hadis-i şerif’tir: “İşlerinizde sıkıştığınız zaman kabir ehlinden yardım isteyiniz.” (Keşfül-hafâ) Bu da ancak Allah-u Teâlâ’nın rûhâniyetle, kudsî ruhla desteklediği kullarda olur, başkasında tecelli etmez. http://www.hakikat.com/nur/risaleler/hmuts/hmuts6.html |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
9 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| Mervanın bir inkarı daha... Allah-u Teala bir ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: "Eğer onlar kendilerine zulmettikleri vakit, sana gelip de Allah’tan tevbekâr olarak günahlarının bağışlanmasını isteselerdi ve Peygamber de kendileri için af isteyiverseydi, elbette Allah’ı affedici ve merhametli bulurlardı." (Nisa: 64) Mervan hadi inkar et... Resulullah aleyhisselam efendimiz ahirete intikal ettikleri için onu vasıta yaparak dua etmek çok iyi olur. İşte ayet-i kerime... Allah dostlarını vasıta yapmak da böyledir. Allah-u Teala onları çok sevdiği için vasıta yapıldığında dualar kabul olur. Tirmizi ve Nesai’nin (Sünen) kitaplarında diyor ki, "iki gözü a’ma bir kimse gelip, ya Resulallah, Allahü teâlâya dua et, gözlerim açılsın dedi. (Kusursuz bir abdest al! Sonra Ya Rabbi! Sana yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselamı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed aleyhisselam! Seni vesile ederek, Rabbime yalvarıyorum. Senin hatırın için kabul etmesini istiyorum. Ya Rabbi! Bu yüce Peygamberi bana şefaatçi eyle! Onun hürmetine duamı kabul et!) duasını okumasını buyurdu. Adam, abdest alıp dua etti. Hemen gözleri açıldı. Mervan ve senin gibi inkarcılar, şu yazıyı bir okuyun bakalım: "Tasavvufta mürşidi kamil 2 kısımdır.Biri vefatuyla tasarrufu nihayete eren mürşid, diğeri ise irtihalinden sonra da irşad ve salahiyeti devam eden mürşidi kamildir.Eğer vefat eden mürşid kendisinden sonra irşad yetkisini devretmediğini, kendisiyle beraber devam edeceğini bildirirse, o mürşid vefatından sonra da tasarruf sahibidir. Bazı zaatların kabirlerinde de irşad ve hidayet vazifelerini sürdürüp selahiyetlerinin devam edeceğine dair rivayetlerde tasavvuf kitaplarının pek çok yerinde rastlamak mümkündür.Bunlardan bazılarını nakletmek icab ederse: Öncelikle Peygamberimiz s.a.v efendimizin şu hadisi şerifini zikredebiliriz. "Dünya işlerinde şaşırıp, hayrete düştüğünüz zaman kabir ehlinden yardım isteyiniz."(Acluni,Keşfül Hafa, c: 1, sh:85) Nitekim bütün tasavvuf kitaplarında da mezkurdur ki Ebul Hasan-il Harakani ks hazretleri tam 12 yıl Beyazıd-ı Bestami k.s hazretlerinin kabirinden istifade ederek feyz almış ve seyri sülukunu tamamlamıştır.Ondan sonra da irşad ehli bir mürşidi kamil olarak silsilei saadatın 6. halkasını oluşturmuştur. Aynı şekilde Şah Nakşibendi hazretlerinin, Abdul Hak Gucduvani hazretleri ile aralarında 5 vasıta olmasına rağmen onun ruhaniyetinden feyz almıştır. Hanefi İmamlarından Ahmed Bin Muhammed el - Hanevi "Nefahat-ul Kurb " isimli eserinde buyurur ki : "Evliyaullah, ruhaniyetlerinin cismaniyetlerine galip olması sebebiyle bir çok surette görünebilirler.Onların tasarruf ve kerametleri, hayatlarında olduğu gibi, mematlarından sonra da devam eder." Yine hanefi büyüklerinden Allame Seyyid Şerif Curcani (k.s.)"Şerh-ul Mevakıf" isimli eserinde: "Mürid ve saliklere evliya suretlerinin zuhuru ve o suret vasıtasıyla, mürşidin hayat ve ölümü halinde feyiz verdiğini" bildirir. Ehlullahın vefatından sonra irşad ve tasarruflarının devamına aklen delil ise şudur: Rasülüllah efendimiz vefat ettikleri zaman da İslamla şereflenenler mahdud ve belli bir sayıda idi.Vefatından sonra futuhatlar neticesidir ki, islam bir çığ gibi büyümüş ve tüm cihana yayılmıştır.Eğer irtihalleriyle irşat ve selahiyetleri munkati [kesik] olsaydı, o güne kadar iman edenler de dinden çıkarlardı.Rasülüllahın muktedir olmadığına, ondan sonrakilerinin güçlerinin hiç yetmemesi lazım gelirdi.İrşad ve salahiyetlerinin devam etmesinin neticesidir ki, islam 14 asır gün be gün inkişsaf etmiş ve etmektedir. Bu durum şüphesiz onun varisleri içinde geçerlidir.Bütün bunlar irşad ve tasarruflarının, ahirete intikallerinden sonra da kemaliyle ve tamamıyla intikal ettiğinin apaçık göstergesidir. Hatta şuda bir gerçektir ki; vefat eden kişinin ruhu cesed kafesinden kurtulduğu için çok daha müessir ve süratli olmaktadır.İmamlardan İbni Kemal el- Vezir buyurmuşlardır ki : "Dünyada bulunan ruh, kınındaki kılıca benzer.Ölümünden sonra ise cismani alakalardan soyulduğu için kınından çıkmış kılıç gibi olur." Fatih Sultan Mehmet Hazretlerinin hem hocası hem de şeyhi Akşemseddin-i Veli Hazretlerinin bu mevzuda güzel bir beyti vardır. "Dü cihanda tasarruf ehlidir ruh-u veli Dime kim mürdedir, bunda nice derman ola Ruh şimşir-iHüdadır ten gılaf olmuş ona Dahi a£la kar eder, bir tığ ki, üryan ola.... [Evliyaullah iki cihanda tasarruf ehlidir.Bu ölüdür bundan nasıl derman olur deme.Mevlanın kılıncıdır, vücudu ona kılıf olmuştur.Bir kılıç ki çıplak olduğu zaman daha fazla tesir eder.] (mecmuat-ül cevahir) Keza Fahreddin Razi (r.a.) "Metalibi Aliye " isimli eserinde ölüleri ve kabirleri ziyaret ederek onların ruhaniyetinden faydalanma şeklini özetledikten sonra : "Bedenlerden ayrılan ruhlar bazı yönlerden bedenlerle alakalı ruhlardan daha kuvvetlidir." buyurmuş ve orada bunu izah etmiştir. Hulasa olarak diyebiliriz ki , ehlüllahın vefatına ve ahiret diyarına intikallerinde dünyaya dünyaya irtibat ve iltifatları kalmaz şeklindeki düşünceler yanlıştır.Zira böyle bir kanaat ve itikad, Evliyaullahın vefatından sonraki tasarrufunu inkardır. Bu tasaruf, Rasülüllahtan intikal etmesi bakımından , bu inkarın ona da zirayet etmesi ihtimali vardır ki; çok büyük delalet ve hatadır. Bu gibi düşüncelerden Allaha sığınırız." http://www.sadakat.net/tasavvuf/vefa...ntasarrufu.htm |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 06.08.2006
Mesajlar: 71
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| sen hala anlamamakta ısrar ediyorsun bana rasulullah(sav) vefat ettikten sonra onu vasıta yaparak dua edildiğine dair sahih bir rivayet göster. iyi olur diyorsun ama neye göre. kabir ehlinden yardım isteneceğine dair hadis muhaddislerin ittifakıyla uydurmadır. bu söz şirktir. sen daha peygamberini tanımıyorsun. bu söz peygambere yapılan en büyük iftiradır. sonra veli ölünce tasarrufta bulunur diyorsun . nerede hangi hadis hangi ayette bu dediğine delil var. kuranı kerimde meleklerin savaştığına dair ayet var. bunun dışında bir delil vaki değil. şehitlerin rabbimiz ile konuşmalarına dair hadisleri oku. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2006
Mesajlar: 2.201
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
| Muhaddislere iftira ediyorsun, burda bir ittifak kesinlikle söz konusu degil, teymiyye ve avanasinin ittifaki olabilir. "ALLAH yolunda ölenlere ölü demeyiniz, onlar diridirler ama siz anlamazsiniz" Selametle... |
| İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
9 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| Mervan bak sana anlatıyoruz iyi anla. Delil mi istiyorsun? Senin inkar ettiğin konuların temelinde batıni ilmi bilmeyişinizden ve kabul etmeyişinizden geliyor. Mesela hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: "Kur'an'ın bir zahiri bir de batıni manası vardır. Batıni manası da yedi dereceye kadar gider." Yani siz sadece zahir görünen tarafını kabul ediyorsunuz. Batıni gizli taraflarını bilmediğinizden dolayı inkar ediyorsunuz. Nitekim bu konu hakkında imam-ı Gazali -kuddise sırruh- hazretleri şöyle buyuruyor: “Sakın anlamıyorum diye bu ilmi inkâra kalkışma. Aklî ilimleri kavradığını zannederek çizmeden yukarı çıkan âlimlerin helâk noktası burasıdır. Allah dostlarının bu hallerini inkâr eden bir ilimden, cehâlet çok daha iyidir. Kaynak bir olduğu için, velîleri ve kerâmetlerini inkâr, peygamberleri ve mucizeleri inkâr demektir. Peygamberleri inkâr ise tamamen dinden çıkmaktır.” (ihya-u Ulumid-din) İşte siz bu gizli ilmi bilmediğiniz için bu inkarlar husule geliyor. Şu kadar varki bizde bilmiyoruz amma iman ediyoruz evet doğru diyoruz. Çünkü o Allah dostu yaşamış da yazmış ve söylemiştir. Onlar bilir ve yaşar bu ilimleri. Bilmeyenler ise bazıları kabul eder bazısı inkar eder. Mesela Rabıta hakkında ayet-i kerimeler çok vardır. Bunu ancak evliyaullah hazeratı ve Allah'ın bildirdiği kulları açıklar. Mesela Rabıta hakkında bir kaç ayet-i kerime ve yorumlar: Ömer Öngüt efendi buyuruyor: Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.” buyuruyor. (Tevbe: 119) “Sâdıkîn”den murad “Mürşidûn” olduğu “Bahr-ül Hakâyık” tefsirinde beyan buyurulmuştur. Diğer bir Âyet-i kerime’sinde de buyuruyor ki: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve O’na yaklaşmaya vesile arayın.” (Mâide: 35) Dikkat edilirse bu Âyet-i kerime’de takvânın yanında kurtuluş için bir de vesile şartı getirilmiştir. Bahsedilen vesileyi ulema, Mürşid-i kâmil olarak tefsir etmişlerdir. Çünkü Mürşid-i kâmil, devrinde Peygamber vârisidir. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimize uymayanların kurtuluşu mümkün olmayacağı gibi, vârisine uymayanların da kurtuluşu zordur. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde: “Allah’ın öyle velî kulları vardır ki, onların gönülleri ilâhî râhmet deryâlarıdır.” buyurmuştur. Bu Hadîs-i şerif’ten şu mânâ çıkıyor ki; “Velî kulların gönüllerinde deryâlar halinde bulunan ilâhî rahmetten, mânevi bir yol bularak kendi kalbinize akıtınız.” Bu mânevî feyz ve rahmetin akışı Râbıta’dır. Allah-u Teâlâ diğer bir Âyet-i kerime’sinde: “Ey iman edenler! Sabredin, sebat gösterin, hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah’tan korkun ki, felâha erebilesiniz.” buyuruyor. (Âl-i imran: 200) Şeyh Es’ad Efendi -kuddise sırruh- Hazretleri buyururlar ki: “Bu Âyet-i kerime’yi bu mânâya kullanırsam, zâhir âlimleri tarafından hatalı görülmemeliyim. Çünkü; “Kur’an’ın bir zâhiri bir de bâtını vardır. Bâtını da yedi dereceye kadar gider.” Gibi Hadis-i şerif’ler tefsir dairesini genişletmişlerdir.” (45. Mektup) (Ömer Öngüt) İşte inkarının sebebi gizli ilimleri kabul etmeyişinizdir. Bu gözüme inanırım gibi olmuş oluyor. Yine Ömer Öngüt efendi itiraz edenlere şöyle buyuruyor: İtiraz edenler bu Âyet-i kerime’lerin, bu Hadis-i şerif’lerin tecelliyatından mahrum kaldıkları için, bilmeyerek itiraz ediyorlar. Amma bu itirazları ile gerçekten câhil olduklarını ortaya koyuyorlar. Kalbini Allah-u Teâlâ’nın dostuna raptetmek emr-i ilâhî olduğu halde, bu emr-i ilâhî’yi inkâr edenlerin ellerinde ne gibi deliller var? Dilinizi göstereceğinize delil gösterin! Zira bunların dilini, önlerine sürdüğümüz Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’lerle kesmiş oluyorum. Kâbe-i Muazzama’ya secdeye kapanmayı şirk olarak kabul etmiyorsun da, Râbıta’dan murad olunan: “Sâdıklarla beraber olunuz!” emr-i ilâhî’sini neden şirk kabul ediyorsun? Halbuki o da Allah-u Teâlâ’nın emri, bu da Allah-u Teâlâ’nın emri. İnsan-ı kâmil bir perdeden, bir maskeden ibarettir. Kâbe-i muazzama’da ne ki varsa İnsan-ı kâmil’de hepsi mevcuttur. Onda öyle bir bina var ki, onu O yarattı. Onun özünde Hakk var. Kâbe-i muazzama’da Hacer-ül esved, Kâbe-i muazzama’da Altınoluk var. Fakat Allah-u Teâlâ ona öyle bir oluk ihsan buyuruyor ki, feyz deryâsından Resulullah Alayhisselâm’ın deryâsına gelir. Kâinat da o derdyâdan alır, o Altınoluk’tan alır. Yani ona yönelen Hakk’a yönelmiş olur. Ondan aldığı feyz, feyz-i ilâhî’dir. Allah-u Teâlâ’dan Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-ine, Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-inden ona, ondan O alınmakla feyz-i ilâhî olur. O gördüğün insan-ı kâmil bir maskeden, bir resimden ibarettir. İçinde yalnız ve yalnız O olduğunu hem bilir hem görür. Gören yalnız bunlardır. Onun içinde yalnız O olduğu için, O Kâbetullah oldu. İşte Râbıta ancak Kâbetullah’a yapılır. Kâbe-i muazzama’nın yapılması için Allah-u Teâlâ İbrahim Aleyhisselâm’a emretti ve bütün ruhların dâvet edilmesi emrolundu. Bu dâvet kıyamete kadar devam eder, umuma şâmildir. İbrahim Aleyhisselâm’a yapımını ve dâvetini emreden Allah-u Teâlâ, sâdıklarla olmayı emreden de yine Allah-u Teâlâ’dır. Nasipdar ettiği kimseler o vâsıta ile tekâmül eder. Aynı zamanda “Kalbül-mümin arşur-rahman” olduğu için; Allah-u Teâlâ’nın ihsan ve tevdî ettiği emâneti, ezelî nasibini, Râbıta ve muhabbet sayesinde almış olur. Bütün kâinâta taksimat maddî arş’dan gelir. Mânevî bütün taksimat da, mânevî arş’dan gelir. Bu da İnsan-ı kâmil’dir. Onun içindir ki Allah-u Teâlâ taksim etmişse nasibdar olanlar nasibini oradan alırlar. (Ömer Öngüt) Bu yazıya da itiraz ediyorsanız tamam artık, siz yolunuza biz yolumuza... |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 06.08.2006
Mesajlar: 71
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| ebul hasen eş şazeli diyorki: bize kitap ve sünnetteki biligilerin doğruluğuna dair garanti verilimiştir. keşif ve ilham yoluyla elde edilen bilgilerde böyle bir garanti yoktur. ikincisi yazdığın ayetlerde kesinlikle şeyhe rabıtaya delil teşkıi eden bir şey yok. muteber tefsir kitaplarına müracaat et. sizden apaçık bir delil istiyorum yaptığınızı meşru gösterecek bir ayet bir hadis eğer iddianızda doğru iseniz getirin delilinizi. ayetleri tahrif etmeden ümmetin üzerinde ittifak ettiği hadis kitaplarından delil getirin . eğer böyle bir delil getiremiyorsanız o zaman bunun meşruluğunu iddia etmeyin. muhammed(sav) buyuruyorki: her kim hakkında emrimiz olmayan bir amelle amel ederse o merduttur. (müslim) |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2006
Mesajlar: 2.201
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
| "salihlerle beraber olun", sen bunun Rabitaya isaret etmedigine delil getir, Kitab ve Sünneti anlamak alimlerin isi, onlarin anladiklarina inanmakta bizim isimiz. |
| İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 21.06.2006
Mesajlar: 219
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| cevabı yazılmış ama sen görmemişsin Kâbe-i Muazzama’ya secdeye kapanmayı şirk olarak kabul etmiyorsun da, Râbıta’dan murad olunan: “Sâdıklarla beraber olunuz!” emr-i ilâhî’sini neden şirk kabul ediyorsun? Halbuki o da Allah-u Teâlâ’nın emri, bu da Allah-u Teâlâ’nın emri. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2006
Mesajlar: 2.201
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
| Rabita elbette ibadettir, UBUDIYYET=KULLUK. ALLAHÜ TEALA nin rizasi icin yapilan hersey ibadettir, yerden tasi kaldirmak bile, eger ALLAHÜ TEALA nin rizasi icin ve kullarina eziyet olmasin diye ise ibadettir. Selametle... |
| İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
9 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| Rabıta, Allah-u Teala'dan Resulullah aleyhisselam'ın deryasına gelen feyiz, Resulullah aleyhisselam'dan da zamanın mürşid-i kamiline gelir. Onun deryasındanda müridin kalbine gelir. Ve kalbe feyiz gelince ihya olur... Yani kişi ibadetinde yükselmede kestirmeden yol alır. Büyük Veli, Şeyh Muhammed Es'ad Erbili -kuddise sırruh- hazretlerimiz: “Şeriat infazından sonra en kestirme yol Râbıta ile alınır.” buyurmuşlardır. Bu büyüklere itiraz eden Resulullah aleyhisselam'a itiraz etmiş sayılır. Resulullah aleyhisselam'a itiraz eden de Hazret-i Allah'a itiraz etmiş olur. Allah da onu yakalar, belasını verir... |
| | |
| sevgiliye kavuşmak ele geçermi acaba??? ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 12.03.2006
Mesajlar: 1.128
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
| bırakın şu ugursuza laf yetiştirmeyi hz isa as gibi kaçın vesselam |
| imam-ı rabbani ks..Her ne varsa guzel, Allah sevgisinden baska, hepsicana zehirdir, seker bile olsaİS BUDUR BUNDAN BASKASI HİCTİR | |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
9 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| Sen de bir tartışma konusu mu açmak istiyorsun? Hazret-i İsa aleyhisselam kaçmamıştır. Allah onu katına almıştır. Eğer kaçmışsa sana göre ispatla... Bir de Allah'ın dinine saldıranları gören bir mümin sessiz kalmamalı. Yola gelmezse bırakılır... Bak Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz İbni Mes'ud (radiyallahu anhuma)'nın rivayet ettiği bir hadis-i şeriflerinde ne buyuruyor: "Allah (z.c.hz)'lerine, ehli masiyete buğz etmek suretiyle yaklaşın. Ve kendilerini asık suratla karşılayın. Allah (z.c.hz)'lerinin rızasını, onları kızdırmakta arayın ve kendilerinden uzaklaştırarak Allah'a yaklaşın." (Ramuz El-Ehadis: 256) ibni Ömer -radiyallahu anhuma- nın rivayet ettiği diğer bir hadis-i şeriflerinde ise: "Bir kimse bi'dat sahibinden buğz ederek yüz çevirirse, Allah onun kalbini korkudan emin kılar ve imanla doldurur. Kim bid'at sahibine sert muamele ederse, Allah Teala onu en büyük korku gününde emin kılar. Kim bid'at sahibini hakir ve zelil görürse, Allah onu Cennette yüz derece yükseltir. Kim de bid'at sahibine selam verir veya ona beşaretle mülaki olursa ve onu sevindirici şeyle karşılarsa, Muhammed (s.a.s.)'e indirileni istihfaf etmiş olur." buyuruyorlar (Ramuz El-Ehadis: 406) Ya! İşte böyle. Emri bil maruf ve nehyi anil münker farz değil mi? |
| | |
| sevgiliye kavuşmak ele geçermi acaba??? ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 12.03.2006
Mesajlar: 1.128
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
mervana da istedigin kadar anlat o tutturmuş bir yol gidiyor | |||||||||||||||
| imam-ı rabbani ks..Her ne varsa guzel, Allah sevgisinden baska, hepsicana zehirdir, seker bile olsaİS BUDUR BUNDAN BASKASI HİCTİR | ||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
| mucahid ![]() ![]() Üyelik tarihi: 06.08.2005
Mesajlar: 618
Teşekkür etti: 8
7 Teşekkür 5 Mesaja aldı
| kardeşler bişeylere at gözülüğünü çıkardıktan sonra bakın Rasulullah(sav)in sahih hadislerine bakın yok kabir ehlinden yardımisteyiniz gibi saçma sapan sözleri buraya Rasulullah'a itham ederek yazmanın vebali çok büyüktür.o kabirdekilerin kendilerine amellerinden başka bir hayırları yokken sana mı yardım edecekler.ölmüş,toprak olmuş,çürümüş bedenlere duyuracaksınız.onların kendilerine hayrı olsaydı vahhabiler her biri birer mabet şeklini almış,süslü, parmaklıklarla çevrilmiş kabirlerin yıkılmasını yeşil sarık ve cüppe giyip engellerlerdi.hayırdır yoksa yeterli mühimmatımı bulamadılar.yeşil sarık mı kalmamıştı yoksa... kabirdekilerin yardım edemyeceğini söyleyenlerden delil istemişsiniz.be heyyy.iddiada bulunan sensin varsa aklın,mantığın,kuran'ın,sahih sünnet'in kavrayabileceği delilleriniz.sizin söylemeniz gerekir.Allah'ı kendinize yeterince yakın hissetmiyor musunuz ki araya başkasını koyuyorsunuz.Zira O nun bize şah damarımızdan daha yakın olduğunu kendisi belirtiyor.O savaşta gelen yeşi,l sarıklı ve cüppelilerin kabirlerinden kalkan evliyalar olduğunu nerden biliyorsunuz.sordunuz mu adamlara?yoksa bedir savaşında Rasulullah ın çevresindeki meleklerde aslında eski ümmetlerin evliyaları mıydı?..Peygamberlerin kabirde diri oldukalrını her müslüman bilirmiş.Nerden bilir acaba?Size bu haberler nerden geliyo bizde onu bi bilsek.1400 senelik ehli sünnet diyorsunuz sonra ehli sünneti sıkı sıkıya benimseyen alimlere laf söylüyorsunuz.Allah akıl versin.kafanızdaki ehli sünnet nasıl bişey acaba. Allah-u Teala bir ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: "Eğer onlar kendilerine zulmettikleri vakit, sana gelip de Allah’tan tevbekâr olarak günahlarının bağışlanmasını isteselerdi ve Peygamber de kendileri için af isteyiverseydi, elbette Allah’ı affedici ve merhametli bulurlardı." (Nisa: 64) ibrahimem kardeşbu ayete gelen bu tevil i yaparken çok düşündün mü?nasıl ilişkilendirsem,nasıl yapsam diye.burada yaşayan insanların yaşayan bir Rasulullah'tan bişeyler istemeleri gerektiği ne kadar açık ve net aslında.öyle değil mi... "Tasavvufta mürşidi kamil 2 kısımdır.Biri vefatuyla tasarrufu nihayete eren mürşid, diğeri ise irtihalinden sonra da irşad ve salahiyeti devam eden mürşidi kamildir.Eğer vefat eden mürşid kendisinden sonra irşad yetkisini devretmediğini, kendisiyle beraber devam edeceğini bildirirse, o mürşid vefatından sonra da tasarruf sahibidir. yapmayın buna çocuk bile güler.o önce kendini kurtarsın.zaten bu şeyler bi tasavvuf kitaplarında mevcut.onlar nerden gördüyse.ah pardon onların önünden bir takım perdeler kalkıyodu di mi.vahiy bile gelir onlara.kabirde de kabir ehline ders veriyodur Allah bilir.orada da iman edenler mi var acaba.tebliğde yapıyolar mı kabirler arası. _313_ te ayet yazmış Allah razı olsun fakat bide kendi istediği gibi değil ayetin istediği gibi anlamaya çalışsa daha iyi olurudu."ALLAH yolunda ölenlere ölü demeyiniz, onlar diridirler ama siz anlamazsiniz" şunu iyi oku kardeş."ama siz anlayazsınız."anlayana kadar tekrar tekrar oku. ertugrul25 te bişeyler saçmalamış ama... bari yazdıklarının ufak bir alaka ve manası olsaydı.neyse ilerde olacak inşallah... Allah tan birşeyler isterken araya bir takımevliya,mübarek,hoca veya aziz sokmak bizim dinimizde mevcut değildir.rabıta yapmayı çok isteyen varsa gitsin onların ayinlerine katılsın.yeter ki islamı tahrif etmeye kalkışmasın ve islami bir faaliyet olarak göstermesin bu işi. Rabıta, Allah-u Teala'dan Resulullah aleyhisselam'ın deryasına gelen feyiz, Resulullah aleyhisselam'dan da zamanın mürşid-i kamiline gelir. Onun deryasındanda müridin kalbine gelir. Ve kalbe feyiz gelince ihya olur... " Onlara bu putlara ibadet etmyin dediğinde.Biz bunlara bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz ayetine ne kadar uygun bir söz.o sözün farklı dilde olanı sadece. İbrahimem bu büyüklere itiraz eden neden rasulullah'a itiraz etmiş oluyormuş. Buna sen mi kara veriyorsun.Yanlış kimde gelirse reddedilir.büyük,ulu gibi takıntımız yok bizim. bakıyorum da müslümanlara ahmak demekten bile çekinmiyorsun.enes82 sen önce bu çürük delillerle hareket etmenin ahmaklığından kurtul.sonra başkalrıyla uğraş.tmm mı? Selam hidayete tabi olnalara ve doğruyu bulmak için çalışıp çabalayanlara. Selametle |
| | |