İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 05.10.2006, 15:13

 
Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Mehmed Zahid Kotku hazretlerinin Ramuz El-Ehadis Derslerinden Bazı Bölümler

4 Mayıs 1975
İskenderpaşa Camii
Râmûzül Ehâdîs Dersi
Sayfa: 519/1 - 521/23




Euzü billâhi mineş şeytanir racîm.
Bismillâhir rahmanir rahîm...

Elhamdü lillâhi rabbil alemîn...Vel akıbetü lil müttakîn...Vessalâtü, vesselâmü alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihi ve sahbihi ecmaîn...

Eyyühel ihvân... Enne efdalel kitabi kitâbullah... Ve enne efdalel hedyü hedyi muhammedin sallallahu aleyhi vesellem... Ve şerrel umûri muhdesâtüha...Ve külle muhdesün bid'ah... Ve külle bid'atün dalâleh... Ve külle dalâletün finnâr... Ve bissenedil muttasili ilen nebiyyi sallallahu aleyhi veselleme ve ennehû kaal:

...



Kitap iki kısımdan ibarettir. Birisi Peygamberimizin sözlerini nakleden kısım; burda bitmiştir. Bundan sonraki kısımları Peygamber SAS'in hayatına aittir. Bir kere kendisini tarif eder. Kendisini tarif ettikten sonra, neler yapmış kendisi bilfiil, neleri işlemiş; onları tarif edecektir. Onun için ilk hadis-i şerif:


519/1 (Kâne resulüllah sallallahü aleyhi vesellem, ebyada) Rasûlüllah SAS Hazretleri, Arap olmakla beraber beyaz idi. Ama böyle kireç beyazı değil, buğday renkli bir beyaz... En makbul bir renk... (melîhan mukassidâ.) Çok şişman da değil, zayıf da değildi. Orta bir vücudlu idi. Müslim Hazretleri ile Tirmizî Hazretleri, bunu şemaili şeriflerinde beyan etmişler.

...

519/5 Buhârî ile Müslim'in Hazret-i Berâ'dan rivayet ettiklerine göre:

(Kâne ahsenen nâsü vechen) İnsanların en güzeli idi. Yusuf AS'ın güzelliği meşhurdur. Fakat Yusuf AS'ın güzelliği, Peygamberimizin güzelliği yanında hiç kalırdı. (ve ahsenehüm hulükan) En güzel ahlâk da yine Peygamber SAS'de toplanmıştı. Onun ahlâkı Kur'an-ı Azimüşşan'ı toplayan bir tek vücud yani... Ahlâk-ı Kur'an idi. Sormuşlar Hazret-i Aişe validemize, "Peygamberimiz'in ahlâkını nasıl tarif edersin bize?.." diye. "Hulükuhül Kur'ân!.. " Ne kadar kısa bir söz... İşte şöyleydi, böyleydi diye uzun uzun anlatmak lâzım gelse, saatler yetmez. O bir kelime ile ne güzel anlatıyor: "Onun ahlâkı Kur'an'dan ibarettir." Kur'an ne diyorsa ona teslim olmuş, onu bilfiil yaşamış.
...

519/6 (Kâne ahsenel beşerü kademen.)

Ayak itibari ile beşerin en güzel ayağı da onun ayağı idi. Hırka-i Şerifte, Efendimiz SAS'in ayağının resmini almışlar. O mübareklerin biri Hırka-i Şerif'te, biri Topkapı'da biri de Eyüb Sultan Hazretleri'nde, birisi Şam'da, birisi de Almanya'da imiş. Bir mermer üzerine basmışlar; mermere ayakları oturmuş, yerleri belli... Bunlar mucize-i peygamberiler...

Meselâ Mekke-i Mükerreme'de Makam-ı İbrahim'de cam kafesin içerisinde taş var. İbrahim AS, o taşın üzerine basıp da oraları yapıyormuş. O ayak oraya gömülmüş. Taş dayanamamış yâni, peygamberin ağırlığına... Oyulmuş. Öyle kalemle değil...

Cenab-ı Peygamber SAS, bir yere çıkmak istedi. Hazret-i Ali Efendimizin omuzuna bastılar. Omuzuna bastıkları vakitte, Hazret-i Ali dedi ki: "Göçecektim..." Peygamber ağırlığı... Sıklet değil de ruhaniyyetin ağırlığı ile tahammül edemedi Hazret-i Ali; o gençliğiyle beraber...

...


519/8 (Kâne ahsenen nâs, ve ecveden nâs ve eşcaan nâs.)

Beyhakî, Tirmizî, İbn-i Mâce Hazretleri Hazret-i Enes'den... Diyor ki; "Nâsın en güzeli olmakla beraber, nâsın en cömerdi idi." Ecved, cömert... Cömertte üç sıfat var. Birisine dersin ki, "Yahu benim bu akşam ihtiyacım var, bana biraz yardım eder misin?" Eder yardımı... Ona cömert derler, bizde... Fakat 'ecved' olunca, gözünden onun muhtac olduğunu anlar, ve onun ihtiyacını yapıverir. İstemeden vermek... Halini anlar ve istemeden yardım ederdi.

(ve eşcaannâs) İnsanların da en şecaatlisi idi. Şimdi biz bugün --Allah affetsin kusurlarımızı...-- çok korkağız!.. Şundan korkuyoruz, bundan korkuyoruz, gölgemizden de korkuyoruz... Bu hale geldik. Cenab-ı Peygamber, her taraf gâvur olduğu halde tek başına Taif'e gitti. Yanında bir adamı vardı kendisinin... Taif halkını imana davet etti. Taif halkı isyan etti. Efendimizi taşa tuttular. Köpeklerin hücumuna uğrattılar. Mübarek ayakları yarıldı, kanlar aktı. O, o halde iken melekler geldi; dediler "Yâ Rasulüllah, emrine âmâdeyiz. İstersen dağları, istersen yağmurları, istersen ne gibi felâketler varsa yaptıralım; bunlar mahvolsunlar!.." "Yok!" dedi. "Onların zürriyetinden Allah'a iman edecekler var!.. Onun için, onlara Allah hidayet eylesin..."

...


519/11 (Kâne eşedde hayâen minel azrâi fî hıdrihâ.)

Gelinlik bir kız, cibinliğinin içerisinde nasıl utanırsa, Peygamber SAS'in hayâsı ondan daha fazla idi. Cibinlik içerisindeki kız tabiri var ki; yani, eski zamanda kızlar böyle serbest gezemezlerdi. İlerde bir misal varki, "Seni filan kimse istiyor yavrum" diye, kapının arkasından Rasûl-i Ekrem Efendimiz soruyor... --İyi dinle!-- Rasûl-i Ekrem akrabasından birinin kızını birisine vermek istediği vakitte, kapının arkasından, --önünden yüzünü görerek değil-- "Kızım seni filan kes istiyor. Eğer razı olursan ne âlâ, sesini çıkarma; sükut ikrardandır. Eğer razı olmuyorsan, 'Hayır!' de!.." Ama kapının arkasından soruyordu, kıza bunu... Yüz yüze karşı karşıya gelerekten değil... Allah şimdi hepimizi affetsin, mağfiret etsin... Ne acaib alem oldu.

...


519/12 (Kâne asberan nâs alâ akzârin nâs.)

Tabii insanlar muhteliful elvân oldukları gibi, muhtelifüt tabia, çok çeşit tabiatı vardır. O peygambermiş... Ona lâzım gelen hürmet, saygı nasıl olacak?.. Aklına bile gelmez onun... Bedevî insan... Bir medeniyet görmemiş. Bazan Peygamber'e karşı şedid hareketlerde bulunurlardı. Hattâ bir zaman, mübarek yakasından yakaladı birisi, "Bana da vereceksin ganimet mallarından!" diye... Yahut kendisinden para istiyor ama, sıkıyor boğazını Peygamberin...

Gömleğinden, mintanından yakalamış. Hatta iz etmiş mübarek boyunlarında... Bunlara karşı, Peygamber SAS çok sabırlıydı. Buna iki tane tokat vurup da def edebilirdi. Yahut yanındakine diyebilirdi ki, "Alın şunu, defedin şurdan!.." Bunların hiç birisini yapmaz, sabırla mukabele ederdi.

...


519/15 (Kâne hatemühü ğuddeten hamrâ')

Peygamberlik mührü, --biz bez tabir ediyoruz, kabarcık oluyor ya hani, bazı kimselerin ellerinde yahut başka yerlerinde, onun gibi-- etten kırmızı bir kabarcık şeklinde idi. (misle beydatil hamâm.) Güvercin yumurtası gibi idi. Bunu da Tirmizî Hazretleri Cabir RA'dan beyan buyurmuşlar.

Ukkâşe denilen, Ashâb-ı Kiram'dan bir zat var. O'nun bir duasını buldum, yazmakla meşgulüm. Çok güzel, büyük bir zat... Bir sefere giderken, nasılsa Peygamber SAS ona bir kamçı vurmuş. Geri mi kaldı, yürümedi mi nasıl olduysa... İhtiyarlığında, son günlerinde Rasûl-i Ekrem SAS cemaati toplamış, demiş: "Kimin bende bir hakkı varsa, şu dünyadan daha göçmeden, istesin hakkını benden ki, burda ben onu mümkünse ödeyivereyim!" Ashâb-ı Kiram sükût etmişler... "Yâ Resûlallah özürler dileriz, sende kimin hakkı olabilir?.. Senin hakkın var bizde!" diye özürler beyan etmişler. Bunu Efendimiz üç defa böyle tekrar edince, bu Ükkâşe denilen zat kalkmış: "Yâ Resûlallah, benim bir hakkım var!" demiş. Filan zamanda giderken, bana bir tane kamçı vurdunuz." demiş. Onun kısasını isterim gibi bir şeyler... Kamçıyı getirttirmiş... "Ama sizin bana vurduğunuz vakitte vücudum çıplak idi. Ben de sizin vücudunuza çıplak olarak vurmam gerekir!" deyince, Rasûlallah Efendimiz arkasındaki örtüsünü atmış... Hemen sarılmış, öpmüş, özürler dilemiş, "Yâ Rasulallah ben sizi, hatem-i nübüvveti görmek için, öpmek için yaptım bu işi, affedin beni!" diyerekten özürler dilemiş... O da buyurmuş ki, "Ehl-i Cennetten görmek isteyen, baksın Ükkâşe'ye!.." Çünkü, Peygamber SAS'in temas ettiği kimseler, hep ehl-i cennettir. Allah şefaatlerine nail etsin...

Onlar zaman-ı saadette yaşadılar. O mübarek vech-i saadet'i görmekle müşerref oldular... Emirlerini tuttular, yasaklarından kaçtılar... Bir tanesini söyleyeyim: İçki haram oldu, içki yasak oldu... İçkinin yasaklığı üç devir geçirdikten sonra, üçüncü devirde haram-ı kat'î ile içki haram oldu.


(Yâ eyyühellezine âmenû, innemel hamru vel meysirü, vel ensabü ve ezlâmü ricsün min ameliş şeytân...) (Maide: 90) diyerekten ayet nazil oldu. Hatırımda yok sahabenin ismi, ilan ettirdi bu yasağı... Adam da ilan etti; "Yasak oldu, içki!" diyerekten...

Önceden içki yasak olmadığından, bizim evlerde kışlık kavurmalar sakladığımız gibi, yahut şunu bunu sakladığımız gibi; onlar da bütün senelik içkilerini küpleri varmış, küplerinde saklarlarmış...

"Medine-i Münevvere'nin sokakları sel gibi oldu" diyorlar. O küplerin hepsi kırıldı, döküldü. Herkes içkisini sokaklara döktü... Ne var?.. Rasûlüllah'ın emri geldi. Allah'ın emri geldi, Rasûlüllah ilân etti. Emre ittiba... Kimsenin evinde içki kalmadı. Ne polis var, ne jandarma var, ne takipçi var, ne şu var, ne bu var... Yalnız Rasûlüllah'ın bir emri.var..

Peygamber SAS' in nüfuzu ne kadar tesirli idi. Ama bu, Allahu Teâlâ'nın bir lütfudur yani... Binaen aleyh herhangi bir mü'min ki, muvahhid ki, Rasûlüllah Aleyhisselâm'a uyar; onun da sözü aynı şekilde tesir eder. Uymadıktan sonra, bülbül gibi söylenirsin durursun, fakat bir tesiri olmaz.

...


521/9 (Kâne ehabbüs siyâbü ileyhi el kamîs.)

Esvablardan da kâmis dedikleri gömleği severlermiş. Eskiden hepimizin giydiği gömlekler vardı ya, uzun uzun; o gömleği pek severlermiş, Cenab-ı Peygamber SAS... Halbuki bugün onların yerini --Atlet mi diyorlar onlara?--atletler tuttu. Adı da işe yaramaz, adı da bizim ad değil. Biz çok acaib bir şey olmuşuz. Şu üzerimizde giydiğimiz şapka, bir... Altında ceket, iki... Altında yelek, üç... Altında pantolon, dört.... Altındaki potin, beş... İçine giydiğimiz kilot dediğimiz, altı... İşte üste giydiğimiz atlet, yedi... Frenk gömleği, adı üstünde sekiz... Kravat dokuz... Daha neleri var kim bilir?.. Bunların hepsi gâvurların malı... Kendimizin bir adı var mı bunların?.. Biz de eskiden işte şalvar derdik; o bizimdi gitti... Pabuç derdik; o da gitti... Allah kusurlarımızı affetsin...

...


521/13 (Kâne ehabbüd dînü ileyh, mâ dâveme aleyhi sahibuhû.)

Buhârî ile İbn-i Mâce'nin Hazret-i Aişe'den rivayetinde: Allah'a kulluk yolları var ya çeşitli; tesbih çekilir, namaz kılınır, oruç tutulur... İşte herkesin ayrı ayrı bir virdleri vardır. Fakat bu gün meselâ alırsın eline kitabı, beş cüz, on cüz okursun... Alırsın bir evradın vardır, okursun... Alırsın bir tesbihin vardır, çekersin. Fakat yarın yok!.. Olmaz. Devamlı olan hangisi ise, makbul olan odur. Bir cüz oku, her gün oku. Bin tesbih çekeceğine, yüz tesbih çek, her gün çek! Bin tesbihi bugün çekip de yarın bırakacaksan, olmaz... Onbin çekeceksin bugün, üç gün sonra bırakacaksın; olmaz. Her gün devam edeceksin.
Onun için, ona ibadetlerin en sevgilisi, sahibinin ona devam ettiği ibadet idi. Bugün yapmış, yarın bırakmış; olmaz. Bugün zengin, çok para kazanmış ama, üç gün sonra iflâs etmiş; neye yaradı o?.. Hiç bir şeye yaramadı. Ona benzer.

...


521/17 (Kâne ehabbüş şerâbi ileyh, el'asel)

Bal şerbetini de çok severlermiş.


Hadi bir salevat okuyalım:

"Allaaahümme salli alâââ seyyîdinaaa, muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve alâ... Aaalihiii ve sahbihiii ve sellim." (3 defa)


SAS Hazretleri'nin yere bakışları, semâya bakışlarından daha fazla imiş ki, bu insanları tefekküre sevkeder. Çok düşünürler ve her rast geldiğine evvelâ selâm verirlermiş. O selâm versin de ben alayım, demezlermiş. (evvelâ yebdeü men lekiyehû bisselâm) Rast geldiği adama evvelâ "esselâmü aleyküm" ü Rasûlüllah SAS söylerlermiş.

...


521/21 (Kâne ehabbüt taâmü ileyh, esserîd, minel hubz)

En çok sevdikleri yemek de, et suyundan yapılmış tirid dedikleri yemekmiş. Bazen de, "Suyunu çok koyun da, komşulara da verin, isteyenlere de verin!" derlermiş. Misafir gelirse o da onunla karnını doyurabilir. Allah bizi affetsin... Evvelâ çorba olacak, arkasından bir etli olacak, arkasından işte bir zeytinyağlı olacak, arkasından bilmem ne olacak... Pilav da yanı başında bulunacak... Arkasından da tatlısı olacak... Onun için böyle nefislerin hakkından gelmek mümkün olur mu hiç?..

(ves serîd, minel hays.) Bir de hurmayı yağla karıştırıp, nasıl yapıyorlarsa işte, bizim keşkek dediğimiz gibi mi neyse, ona benzer bir yemek varmış; onu da çok severlermiş.

...


İmam-ı A'zam demiş ki; "Cennete en sonra keşke ben girebilsem!" demiş. "En sonra gireceklerin sonuncusu keşke ben olabilsem!" demiş. Kolay bir şey değil yani... Ama Allah'ın rahmeti bol da ona güveniyoruz. Allah bizi affetsin de, ilk girenlerle girmek nasib etsin cennete...

Yine tekrar edelim:

Müslümanlık, (İnnemel mü'minine ihvetün) bir kardeşliktir; iki değil. Hepimiz Allah-u Teâlâ'nın fermanı üzerine kardeşiz. Binaen aleyh, cennete ancak müslümanlar-mü'minler girecek!.. Birbirlerini sevmeyenler de mü'min olamayacak!.. Onun için birbirimizin hatalarıyla, kusurlarıyla meşgul olmaktansa, kendi kusurlarımızı tasfiye edebilmek, büyük nimettir. Binaen aleyh, kardeşlerimizin kusurlarını görmektense, kendi kusurlarımızla meşgul olalım... Onları tasfiye edebilirsek ne mutlu bize... Onlar için de --hata görüyorsak-- "Yâ Rabbî, bunu da bu hatadan sen kurtar!" diyerekten dua etmek üzerimize borçtur.

Allah cümlemize tevfikat-ı samadâniyyesini refik eylesin de, hakîkî müslümanların zümresine cümlemizi ilhak etsin... Ve son nefesimizde de, "Lâ ilâhe illallah, muhammedür resulüllah" diyerekten hatm-i enfâs eylemek nasîb ü müyesser eylesin...


Salât-ü selâmımızla bitirelim:

"Allaaahümme salli alâââ seyyîdinâââ, muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve alâ... Aaalihiii ve sahbihiii ve sellim." (3 defa)


Sübhâne rabbike rabbil izzeti ammâ yesifûn... Ve selâmün alel mürselîn... Velhamdü lillâhi rabbil alemîn...

Hadis-i şeriflerin sayısı, 6295 hadis okumuşuz elhamdü lillâh. Bundan sonra Efendimiz Hazretleri'nin hakkında da 698 tane hadis okuyacağız. Allah tevfikini refik etsin... Cümlemizi sevdiği kullarının arasına kabul buyursun inşaallah...

El-Fâtiha!..

http://www.dervisan.com/
ibrahimem isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mehmed Zahid Kotku (R.A.) muslim_mücahid Önemli Şahsiyetler ve Eserleri 1 29.01.2005 12:49
Mehmed Zahid Kotku Ahmet76 Önemli Şahsiyetler ve Eserleri 1 14.09.2003 10:55
Mehmed Zahid Kotku (r.a.) mawera Dini Bilgi ve Eğitim 6 08.04.2003 20:25
İ'TİKÂF / Mehmed Zahid Kotku (Rh.A) M. Ali Saral Dini Bilgi ve Eğitim 0 23.12.2002 11:40


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:42 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51