|
O Bir Kalfat'lı
Üyelik tarihi: 22.05.2005
Teşekkür etti: 22
9 Teşekkür 6 Mesaja aldı
|
Ibâdeti muhâfaza etmek
Kim amelinin karsiligini âhirette almak isterse, yaptigini sirf Allah rizâsi için yapmalidir. Kimseden bir karsilik beklememelidir. Karsilik beklediginde, yaptigi amel bosa gider.
Halîfe Abdülmelik zamaninda yasayan birisi anlatiyor:
Mervân bin Hakem ile bir savasta bulunuyorduk. Yanimizda uzun müddet kim oldugunu bilmedigimiz bir zât vardi. Gecenin çok az bir kisminda uyuyor, diger kismini da ibâdetle geçiriyordu.
Sonradan bu zâtin Eshâb-i kirâmdan bir zât oldugunu ögrendik. Bu zât söyle anlatti:
Birgün Peygamber efendimize sorduk:
- Yâ Resûlallah, hangi amel ve hareketimiz bizi felâha, kurtulusa götürür?
- Allahü teâlâyi aldatmamak.
Baskasindan karsilik beklemek
Eshâb-i kirâm hayretle sordular:
- Yâ Resûlallah, biz Allahü teâlâyi nasil aldatabiliriz?
Peygamber efendimiz söyle cevap verdi:
- Amellerinizi Allahü teâlânin emrettigi gibi yapar, fakat bu amellerle, Allahü teâlâdan baskasinin teveccühünü beklerseniz, O’nu aldatmis olursunuz. Riyâdan sakininiz! Zîrâ o, Allaha sirk, ortak kosmaktir.
Kim amelinin karsiligini âhirette almak isterse, yaptigini sirf Allah rizâsi için yapmalidir. Kimseden bir karsilik beklememelidir. Karsilik beklediginde, birçok zahmet çekerek yaptigi amel bosa gider. Bunun için yapilan ameli iyi muhâfaza etmelidir. Nitekim, "Ibâdeti muhâfaza etmek, islemekten daha güçtür" buyurulmustur.
Ebû Bekir Vâsitî hazretleri buyurdu ki:
- Ibâdetleri riyâdan korumak daha güçtür. Çünkü, ibâdetler zora gelmiyen ve çabuk kirilan cama benzerler. Camin ufak bir zorlamada kirilmasi gibi, ibâdetler de riyâ karistiginda hemen kirilir, ibâdet olmaktan çikar. Bundan anlasiliyor ki, riyâ, ibâdeti kirmakta, onu ibâdet olmaktan çikarmaktadir. Bunun için kisi, riyâyi kalbinden çikarmak için, bütün gücüyle ugrasmalidir. Buna muvaffak olamazsa, bu takdîrde ibâdeti yine terketmemelidir. Bu illetten kurtarmasi için Allahü teâlâya duâ etmelidir. Tevbe etmelidir. Buna sabirla devam ederse, Allahü teâlâ kendisine ihlâsla amel yapmak nasîb eder.
Riyâ karisiyor diye ibâdeti terketmek, baska yönlerden de uygun degildir.
Bir kimse, vaktiyle bir as evi yaptirmisti. Buradan yüzlerce fakir fukara karnini doyuruyordu. Yaptiran kimse, bunu Allah için mi, yoksa gösteris için mi yaptim, diye endiseye kapildi.
O gece bir rü’yâ gördü. Rü’yâsinda birisi kendisine dedi ki:
- Senin amelin Allah için degilse bile, yaptirdigin bu hayir müessesesinde karnini doyuranlarin ettigi duâ Allah içindir. Bunun faydasini görürsün.
Ibâdetlere riyâ karistirmak
Islâm âlimleri, farz ibâdetlerde riyânin olmiyacagini bildirdiler. Çünkü bunlari herkes yapmak mecbûriyetindedir. Kisi, yapmasi farz olan bir ibâdeti yaptigi zaman, buna riyâ girmez, dediler. Farz ibâdetlerdeki riyâyi ikiye ayirdilar:
1- Farz ibâdet, insanlarin oldugu zamanlarda yapiliyor, yalniz kalindiginda yapilmiyorsa, bu tam bir münâfikliktir. Bu kimse, Allahü teâlânin, (Münâfiklar, Cehennemin en asagi tabakasindadir) buyurdugu kimselerden olur.
2- Eger, yalniz olsun, baskalarinin yaninda olsun, farz ibâdetler yapiliyor, fakat, insanlarin yaninda yapilinca daha dikkatli ve özenerek yapiliyor, yalniz iken ise yaptiklarini da gelisigüzel yapiyorsa, böyle kimselerin sevâbi noksan olur. Bu kimse borcunu ödemis olur, fakat insanlarin yaninda yaptigi fazlaliga sevâb verilmez. Ayrica böyle yaptigi için de hesâba çekilir.
|