İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #41
Alt 03.11.2006, 23:07

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.476
Teşekkür etti: 3
81 Teşekkür 57 Mesaja aldı
Bismillah...

Arkadaşım..

Ayet ve hadislerden ahkam çıkarabilecek bir ilme sahip misiniz???

Nerede Nahv ilminiz...Nerede arapçanız...Nerede Sarfa dair bilgileriniz...Hani nerede Usül ilminiz....Belagat...Fıkıh...Hadis ilimleriniz nerede...siyer bilginiz nedir....BİLİNEN TEK ŞEY TÜRKÇE OKUYUP YAZABİLMEK...YAPILAN TEK ŞEY İSE TÜRKÇE MEALLER İLE AHKAM VERMEK....

Yapılan tıp tahsil etmeden doktor olduğunu iddia etmektir....İslami ilimlere dair bir vukufiyetiniz yokken meal ile ahkamlar veriyorsunuz.....

Ve dahi yazdığınıza göre bir mezhebe sahip değilsiniz....Zira madem önce ayet ve hadislere bakıyorsunuz...Rica etsek kanın abdesti bozduğunu hangi ayette ve hadiste buldunuz....Peki ya kanın abdesti bozmadığına nasıl hüküm verdiniz....Kendi bilgilerinizlemi yoksa İmam Azamın vs içtihadları ile mi amel ediyorsunuz???

Herkesin içtihada istidadı yoktur...Türkçe okumayı bilip meal okumak içtihad yapmak için yeterli değildir...Bırakın yeterli olmayı meal bir kriter dahi değildir...Ayet ve hadislere binaen fiillerin ahkamını belirleyecek bir ilme sahip olduğunuzu gösterebilir misiniz???

Daha önce içtihad sevdasındaki zatlara yöneltildiği gibi medrese ilminin başlangıcı sarf ve nahivdir...."men rabbüke" sualini ilm-i nahve göre cevaplarmısınız???Bu ilimler,yani sarf ve nahiv islami ilimler adına okuma yazma öğrenmektir...okuma yazma bilmeden bırakın fıkıh hadis okumayı...direkt içtihada yelteniyorsunuz..buna selahiyetiniz ve dahi selahiyetimiz yoktur...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #42
Alt 03.11.2006, 23:11

 
Üyelik tarihi: 02.08.2004
Yaş: 39
Mesajlar: 141
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Şimdi bir muhterem insan çıkıyor ve yazıyor , dikkatle takip edin :

Bir şeyi anlatmak için o işin hakikatını bilip konuşmak şarttır, aksi halde yalandır....

Allah-u Teâlâ kime o hayatı yaşattı ise, yaşadığı kadarını bilir. Diğerleri ise o hayatı zan ile kaleme alır. Alır da halka “Biliyormuş, yaşıyormuş...” gibi izaha kalkar. Bu ise diri ve ölü misaline benzer. Birisinin ruhu hayatta, nefsini öldürmüş; diğerinin ise nefsi hayatta, ruhu ölmüş. Fakat beşeriyet bunları ayırt edemiyor....

Hazret-i Allah’ın varlığı ile övünürüm
Varlığımdan utanırım.
Hükümsüz ve değersiz mahlukum
Hüküm ve değer Sahibim’e aittir.



Bir kedide diğer yanda, "bırakın onu daha okuma yazması yok usül ilmi yok" diyor..

Aradaki farka bakın görün , , şayet gören gözünüz varsa...


Yarabbi bahşettiğin tüm diploma ve dünye ilimlerini alarak , Zatının katından Has bir ilim talep ediyorum..Kabul buyur....


......
dagdeviren isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #43
Alt 03.11.2006, 23:18

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.476
Teşekkür etti: 3
81 Teşekkür 57 Mesaja aldı
Bismillah...

Taleb ettiğiniz ilme sahib olduğunuzda buyrunuz o zaman meseleler konuşulsun....Usül-ud Din bilen ahkamların usüle ve füruata dair ikiye ayrıldığını bilir....fıkıh bilen günah işlemenin insanı kafir değil günahkar yaptığını bilir....usul-ü fıkıh bilen esbab-ı nüzulun bir fıkıh usülü kriteri olduğunu bilir...sarf ve nahiv bilen birisi sözlerin muhkem ve müteşabih olarak ikiye ayrıldığını bilir ve ibn-i teymiye gibi sadece nasların lafız manalarını alıp ahkamlar savurmaz....istiyorsanız bunları ve dahi her mevzuyu münazara edebiliriz...biiznillah biz hazırız...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #44
Alt 04.11.2006, 15:03

 
Üyelik tarihi: 02.08.2004
Yaş: 39
Mesajlar: 141
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Kedi Efendi ;

Sanıyorum siz Hakktan gelen ilim ile Halktan ilimi karıştıyorsunuz.. Biz ilim öğrenmek için Var'da yok, Yok'ta hiç olmayı hedefleriz. Hiç oluncada ilmi halk değil Hakk verir. "O kulumun konuşan dili dokunan eli olurum" mealindeki hadisi şerifte işaret buyurulduğu gibi yani..


Biz asla ilim sahibiyiz demedik demeyizde , çünkü kendini beğeneni Hakkın beğenmeyeceğini biliriz. Kimseden korku duymayız , kimsenin de din aleyhine yaptığına da göz yummayız.. Çünkü mücadele kendimize değil Hakk yoluna içindir. 72 fırka ile fırka-i naciye ayrılması için Hz Allah veli kullarına vazife taktir buyurduğunda , bizler de onlara hademe olabilme arzusu ile niyaz ederiz.


Aslında bu yolu ve mensublarını tanımak zor değildir , Sesleri gür çıkar ama asla şüpheli yemez içmez kazanmazlar , iyilikleri çoktur ama , asla reklam etmezler... Bir ayeti celileye karşı düşmektense , ölümü tercih ederler. Boyunları bükük , sesleri kısıktır , ama Hakk yoluna dil uzatıldığında öylesine kükrerlerki , o an zerre taviz vermeden nehy-i anil münker vezifelerini icra ederler.


Hz Rahman cümlemizi kendi yolunda hizmet etme şerefi ile şereflendirsin...


...
dagdeviren isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #45
Alt 04.11.2006, 23:21

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.476
Teşekkür etti: 3
81 Teşekkür 57 Mesaja aldı
Bismillah...

"Halktan gelen ilim" diye bir tabir ıstılahda yoktur...Istılahda ilmin tarifi ikiye ayrılır...Vehbi ilim ve Kesbi ilim....Vehbi ilim Allah tarafından doğrudan kullarına ilham edilen ilimdir...Kesbi ilim ise insanların mektep medresi okuyup kendi çabaları ile edindikleri ilimdir....

Vehbi ilim hadisle ve 100 yılda bir geleceği sabit olan müceddidlere verilen ilimdir....Kesbi ilim ise mekteb medrese dersleri ile elde edilir.....

İlminizin Hakktan olduğunu iddia ediyorsanız bilesiniz ki bu müceddidliğinizi ilan etmektir....14.asrın müceddidi sizmisiniz????

Allah tarafından ilham edilen ilim zahiri ilimlerin hepsini kapsamaktadır...Müceddidlerin hepsi tabir-i diğerle vehbi ilim sahibi herkes mutlaka arapça bilir...sarf,nahv,belagat,fıkıh,hadis,usül vs bilmektedir....Bunları bilmeyen bir insanın değil müceddidliğinden vehbi ilim sahibi olmasından ilim sahibi olduğundan dahi söz edilemez.....

Yeterince açık mı??

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #46
Alt 05.11.2006, 09:04

 
Üyelik tarihi: 02.08.2004
Yaş: 39
Mesajlar: 141
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Sayın kedi , cevapladıkça hakikat ışığı sizi de kapsayacak unutmayın..


Önce ilim hakkında detaylı bilgi almak isterseniz size muhterem Ömer Öngütün "Tasavvuf Aslı.." eserini tavsiye ederim , çünkü o eser bir alıntı değil , müesssirin esere nakşolmasıdır. Bir ilahi ilmin kaleme dökülmesidir. İşte birkaç cümle ile anlamanıza yardımcı olacak eser..


Ulül Elbab Nedir ?

Allah-u Teâlâ’nın duyurması ve göstermesi ile husule gelen bir akıldır. “Akl-ı kül”den sonra artık akıl çalışmaz. Ancak ondan sonraki beşinci akıl, Allah-u Teâlâ’nın duyurması ile ve göstermesi ile olan bir akıldır. Bu ise “Ulül-elbâb”dır.


“Ulül-elbâb” İki Türlüdür:

1. Zâhirî ulül-elbâb: Allah-u Teâlâ kimi ilimde derinleştirdiyse bunlar ilimde derinleşenlerdir.

2. Bâtınî ulül-elbâb: Allah-u Teâlâ’nın kendinde derinleştirdiği kullar vardır ki, bunlar Hakk’a vâkıftır, Allah-u Teâlâ’ya vukûfiyet kesbederler.
Ezcümle kimi ilme vâkıftır, kimi Hakk’a vâkıftır. Kimisini ilimde derinleştirmiştir, kimisini Zât-ı akdes’inde.

Allah-u Teâlâ onlara kendi ilminden ve hilminden ihsan eder. Binaenaleyh Ulül-elbâb’da olanlar doğrudan doğruya vehbîdir. Bunlar Resulullah Aleyhisselâm’ın vârisidirler. Allah-u Teâlâ bir peygambere dilediğini verdiği gibi, vehbi ilim de böyledir, çalışmakla okumakla öğrenilmez.



Sadır İlmi - Satır İlmi:

Bir zâhirî hoca vardır, öğretmeye “Elif”ten başlar. Kişi günâ gün öğrenir. Daha derin hoca vardır, ilimden öğretir. Açıklayabildiği kadar Âyet-i kerime’leri açıklar. Hadis-i şerif’leri izah edebildiği kadar izah eder, en güzelini öğretmeye çalışır. Fakat bu öğrettiği şey satırdan alınmıştır. Satırdan aldığını nakletmeye çalışır.


Bir de Allah-u Teâlâ’nın öğrettikleri vardır. Allah-u Teâlâ’nın talebeleri sadırdan alır. Allah-u Teâlâ an be an yeni tecelliyatlarda bulunur. Nurunu kalbine akıtması ve nakşetmesiyle gizli sırlara muttali olur. Kalbindeki esrarı kitaba döktüğü zaman herkes hayret eder. Çünkü halk satır ilmini biliyor, bu ilim ise sadırdan çıktı. Satırın muallimi benî beşer, sadırın muallimi ise Allah-u Teâlâ’dır.

Âlimler üç taifedirler: Bir taifesi zâhirî ilmi bilirler. İkincisi bâtınî ilmi bilirler. Üçüncüsü hem zâhirî ilmi bilirler hem de bâtınî ilmi bilirler. Bu üçüncüsünden çok azdır.

Fakir onları tarif ederken;
“Sehm-i nübüvvete vâris olanlar”
“Sehm-i velâyete vâris olanlar”
“Hem sehm-i nübüvvete hem de sehm-i velâyete vâris olanlar” olarak belirtmişizdir.



Umarım cevaplamadan önce okumayı , tercih edersiniz...


...
dagdeviren isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #47
Alt 05.11.2006, 14:22

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.476
Teşekkür etti: 3
81 Teşekkür 57 Mesaja aldı
Bismillah...

Açıklama yukarıda vardır...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #48
Alt 05.11.2006, 18:08

 
Üyelik tarihi: 02.08.2004
Yaş: 39
Mesajlar: 141
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Sayın Kedicik ,

Size Halktan gelen ilmin ne olduğunu anlayacağınız şekilde izah edelim isterseniz: Bir cami hocası önce cemaatine hitab eder , bunun için maaş alır çünkü , daha sonra hitabeti ile o cami ona dar gelir , dersine çalışır , ezber eder , dini kıssaları okur ve o şehre vaiz olur , görevi icabı maaş alır çünkü .. Daha sonra o sahbetleri beğenenler oturur onu kitap haline çevirir.. O kitaplar daha sonra hocanın cemaati büyüyünce ilim kitabı yerine konulur ve feyiz almak için sadece o kitaplar okunur. Bu kitaplar şiir kitabı bile olsa artık ilim kitabı statüsüne girerler..


Aslında hoca halktan gelip halka seslenir o anki halet-i ruhaniyesine göre ağlarda , bağırabilirde .. Ama o söylemler eser olup, cemaatte ilmi ordan arayınca işte ona Halktan gelen ilim yani satır ilmi denir. Bu ilim satırdan alınır satıra satılır.. Bunda Hakk ilimini ve hakikat ilmini aramak olmaz.. Çünkü arada dağ vardır dağlar vardır.. Bilmeyen bunu değil anlamak , inkara kalkar sadece...


Rabbimiz eşyanın hakikatını gösterecek olan sadır ilmi ile müşerref kılsın..


...
dagdeviren isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #49
Alt 05.11.2006, 19:00

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.476
Teşekkür etti: 3
81 Teşekkür 57 Mesaja aldı
Bismillah...

Bahsettiklerinizin ıstılahda tanımları ve kimlerde bulunduğu yukarıdaki yazıda mevcuddur.

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
susmak yazmak BeytullaH Özgün Yazılarınız 0 01.05.2008 21:46
Konuşmak ve yazmak BeytullaH Dini Bilgi ve Eğitim 0 15.02.2008 19:05
arapca yazmak istiyorum kurtcebe Hardware ve Software konusunda Sorular, Cevaplar 2 17.10.2006 16:14
yazmak mı_? okumak mı_? hizmet_ Anketleriniz 8 23.05.2006 20:16
Erbakan’ı yazmak... NHAND Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 2 10.10.2005 18:10


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:30 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50