İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 30.10.2006, 19:55
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Yazmak istemediklerim !

Bir Arap atasözü vardır: ,"Vadi boş olduğu zaman tilki valiliğini ilân eder!
Şu anda öyle bir noktaya geldik ki, yazsan olmuyor yazmasan olmuyor :)
İlmiyle, irfanıyla, amel ve takvasıyla o mümtaz arkadaslar susmayi-susmami tercih etmislerdir.

Ongüt, işin kolayını bulmuş: Kur’an’dan ayetler sıralayarak ve ,,Bunların bir tanesini inkâr eden kâfir olur” diyecek ve bu suretle muarız ve muhaliflerine cevap vermiş olacak, ayetler karşısında da susanları cevap vermedi diye itham edecek!...Ne kadar kolay şey!...Gördünüz mü?...Cevap vermenin bu çeşidini de?...Böyle bir cevap vermeyi ne bir kitapta görebilirsiniz, ne de bir alimin kaleminden?...Ve ne de ilim dünyasında böyle bir usul ve böyle bir kaide vardır!.. Aman Ya Rabb’i! Cehalet ne kötü şey? İnsanı ne gülünç duruma düşürür?!.

Sayin Öngüt’ün xxx(silindi) taraflari akilli (düzeltildi) olduğu şundan da bellidir ki, şunun veya bunun hakkında verdiği fetvalara, ayet ve hadisleri delil gösteriyor...
Halbuki İslam ulemasının tesbit ettiği gerçeklerden biri de müctehid olmayanlar için merci ayet ve hadis değildir...Akaid ve fıkıh kitaplarıdır...Zamanımızda biri çıkıp ayet ve hadisten hüküm çıkarmaya kalkarsa o, cehlini ortaya koymuştur. Artık ona söz de anlatamazsınız.
Çünkü tıp tahsil yapmamış birine siz, tedavi usüllerini nasıl anlatırsınız ?!.


İlimsiz ne tefsir yapılır ne de dervişlik!.. Eskiler çok yerinde söylemişler ve demişler ki; "Yarım molla dinden, yarım hekim candan eder!” Bunlar ise ne yarım, ne de dörtte bir!.. Gene atalarımız söylememiş mi? ,,Cahilin sofusu şeytanın maskarasıdır!”
0 halde ne siz medreseden geçmeden tefsir erbabı olabilirsiniz ne de siz tekke erbabı olabilirsiniz!.. Biriniz insanları dinden edersiniz, biriniz de şeytanlara maskara olursunuz ve bu, sizlere çok pahalıya mal olur. Dünyada rezil, ahirette zelil olursunuz!
Geliniz bu babda İmam-ı Suyuti’yi dinleyelim:

Tefsir için gerekli ilimler:
1- Lügat ilmi: Vaz’i hasebiyle müfret lafızların şerh ve medlulleri ancak bu ilim sayesinde bilinir. Mücahid şöyle der: ,,Allah ve ahirete iman eden kimse için helal olmaz ki, Arap lügatını bilmeden Allah’ın kitabı hakkında söz söylesin!”

2- Nahiv ilmi:Nahiv ilmini bilmeyen, cümlede yer alan kelimelerin i’rabını ve dolayısıyla görevini bilemez, yanlış mana verir...

3- Sarf İlmi: Kelimelerin menşe ve yapıları, (yani i’lal, idğam, kalb ve hazif gibi halleri) ancak bu ilmi tahsil etmek suretiyle elde edilir. İştikak ilmi de bu babdan olup daha çok kelimenin hangi maddeden geldiğini ortaya koyar. Mesela: Mesih kelimesinin aslı ,,seyahat” mıdır yoksa mesih kökünden midir?

4- Belağat ilmi (Meânî, Beyan ve Bed’i ilimleri): Çünkü ancak bu ilimlerle; ifade yönünden terkiblerin özellikleri, delaletin vuzuh ve hafi oluşları yönünden özellikleri, kelamı tahsin yönünden hususiyetleri ortaya çıkar.

5- Usulü’d-Din:İtikadı ilgilendiren ayetlerin te’vil ve tefsiri ancak bu ilimle ortaya çıkar ve açıklık kazanır.

6- Usul-i Fıkıh ilmi: Ayetlerin çeşitli yönleriyle hükümlere delaletleri bu ilmin verdiği ölçülere göre kendini gösterir.

7- Esbab-ı Nüzul: Hedefi mâlum;

8- Nasih ve Mensuh;

9- Fıkıh;

10- Mücmel ve mübhemi beyan eden hadisler;

11- Kıraet ilmi: Kıraet vecihlerinin farklılığı, mananın farklılığına delalet eder.

12- Mevhibe ilmi

Konu Mikval tarafından (30.10.2006 Saat 20:11 ) değiştirilmiştir. Sebep: xx

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 30.10.2006, 20:04
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Hocaefendi "Iman esaslari yaninda tesettür füruattir" diyor.
Ancak beyni bektasi misali kurnazliga çalisanlar ise cümleyi ortadan kesip "tesettür füruattir" seklinde utanmadan aktariyor...

Zira ; sayfasindan okuyabilirsiniz.

" Söz konusu mülakat, yayınlanmadan önce redakte edilmiş midir, yoksa edilmemiş midir, bu ayrı bir mesele, önce konuyla alakalı olarak sorulan soruya verdiğim cevabın gazetede çıkan kısmını aynen aşağıya alıyor ve insafla bir kere daha tetkik buyurulmasını rica ediyorum.
"Örtü mevzuunda bir şey demeye hakkımız yok. Konuyla alakalı Kur'an-ı Kerim'de açık sarih nasslar var. Bu itibarla mevzu, yorumların dışında kalır. Çünkü bu bir Allah emridir."
Hem altındaki paragrafta şöyle denmektedir: "Kadının başını örtmesi meselesi, elbette ki, bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Yani, Allah'a karşı kulluk ve umumi manada kulluk ölçüsünde önem arz etmez."
Takip eden paragraf ise, aynen şöyledir: "Temel meseleler varken teferruatın -doğrusu furuatın demek olacaktı- kavgasını vermek, üslup bakımından yanlış... Onları (yani furuatı) öne çıkarmak, bir yönüyle diğer meselelerin önemsizliğini ifade etmek gibi, bir şey olur."
"Burada söylenenler, insanlar yeniden başa dönsün, başlarını açsın ve belli bir dönemden sonra kapasınlar demek de değildir." Vurgulanmak istenen, imani esaslar kendi değerleri ölçüsünde, İslam'ın şartlarına kendi değerleri ölçüsünde diğer farz, sünnet ve müstehaplara ise, yine kendi değerleri ölçüsünde yer ve öncelik-sonralık verilmesi gerektiğidir. Ayrıca, tedriciliğin de İslamı tebliğde ve anlatmada bir esas olduğu izahtan varestedir.
Bir tek sütun içinde söylenen bunca söz ve yayını günlerce sürmüş bir mülakat içinde tek bir kelimeyi seçip, öteden beri usulcülerce kabul edile gelen bir taksime uyarak başörtüsü için, "ana meseleler" karşılığı "füruattır" manasına söylenmiş bir kelimeyi, "kaldır bir kenara at manasında "teferruat" şeklinde anlamayı doğrusu insafla te'lif edemedim.
Fethullah GÜLEN
http://tr.fgulen.com/a.page/hukuk.ko...ari/p2622.html

Ve gene sayfdan okursunuzki ; ( http://tr.fgulen.com/a.page/eserleri...utec/a726.html )

"Usûl, Fürû ve Tesettür
İslâm dininde, inanç ve amel adına mükelleflere teklif edilen hususlar "usûl" ve "fürû" diye iki ayrı bölümde mütalâa edilir. Bunlardan hayatî ehemmiyet arz eden esaslar, usûl kategorisine giren hususlardır. Fürûa gelince o, hep bu usûl üzerine bina edilir. Bu açıdan denilebilir ki, usûlün olmadığı yerde, sistemli fürûdan bahsetmek mümkün değildir.
Buna göre "lâ ilâhe illallah; Muhammedün Rasûlullah" başta olmak üzere, sair iman esasları akidede usûldür. İman esasları, muhakkikîn yaklaşımı ile dört asla irca edilebilir ki, bunlar; Allah'a, âhirete, peygamberlere iman; bir de ubudiyet veya adalettir.
Namaz, oruç, hac, zekât veya diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir. Ancak fürûât demek, Türkçemizde anlaşıldığı şekliyle "olmasa da olur" gibi bir mefhumu akla getirmemelidir. Bunların fürûât olması, asıl ile olan münasebet ve mukayeseleri neticesi ve tamamen yukarıdaki taksim ve tasnif itibarıyladır. Yoksa ibadetsiz imanın tam olmayacağı izahtan varestedir.
Tesettür emrini, bu esaslar çerçevesi içinde incelediğimizde, önce onun hicretin yedi veya sekizinci yılı; yani peygamberliğin yirminci senesinde farz olduğunu görürüz. Bu demektir ki, İslâm'ın ilk yirmi yılında kadınlar, cahiliye dönemindeki giysilerini devam ettiriyorlardı..
Burada, hikmet-i teşri açısından dikkati çeken en önemli husus, teşride meselelere ehemmiyet sırasına göre yer verilmesi ve öncelik tanınması ya da geriye bırakılmasıdır. Bu itibarla da, gönüllere "lâ ilâhe illallah" hakikatinin yerleştirilmesi en önemli mesele olduğu için, öncelik ona tanınmıştır. 13 yıllık Mekke dönemindeki nâzil olan hemen bütün âyetler ve Allah Rasûlü'nün metluv, gayri metluv bütün tebliğatı hep bu mevzu etrafında örgülenmiş gibidir.
Öyleyse bizim de, tebliğ ve irşadda daha çok bu önemli noktaya dikkatleri çekmemiz gerekmektedir. Allah'ın büyük gördüğü şeyleri büyük görmek, küçük gördüğü şeyleri de küçük kabul etmek kalbin takvasındandır. Aslında bu, din-i mübin-i İslâm'ın da temel bir kuralıdır. Allah'ın vaz'ettiği şeyleri kendi ölçüleri içinde kabullenme ve hayata taşıma, Allah'a olan imanın, O'nunla olan irtibatın önemli bir göstergesidir.
Tesettür meselesi, farziyetinin gereği tartışılmaz olmasının yanında iman ve imanî hakikatlerin önüne geçirilmemelidir. Hele "tesettür -örtünme keyfiyeti mahfuz- ille de şu şekilde olacak!" denilmemelidir. Zira tesettür başka, çâr ve çarşaf başka şeylerdir. Çarşafın tesettür yollarından biri olduğu muhakkak. O, Osmanlı döneminde bazı yörelerde kullanılmaya başlanmış bir giysi çeşididir. Onun mazisi birkaç asır gibi yakın bir tarihe dayanır. Hatta çarşafın bazı yörelerde kullanıldığı o dönemlerde bile Bağdat ve Şam gibi merkezî şehirlerde kullanılmadığı bilinen gerçeklerdendir. Hakikat böyle iken, bir tesettür türü üzerinde imanî meseleler ölçüsünde durmak ve ona her şeyin aslı nazarıyla bakmak, dinî emirlerdeki ilahî tertibi alt-üst etme demektir. Bu, dinde aslî bir mesele olmadığı halde, daha sonraki dönemlerde ibadetmiş gibi ortaya çıkartılan bir husus olması itibarıyla dinin ruhundaki itidale de münafidir.
Ayrıca objektif bir değerlendirme kabul edilmese de, tesettürün belli kostümlerle yorumlanması konusunda şahsî kanaatimi de beyan etmek istiyorum: Müslümanın yemesi, içmesi, oturup kalkması, evi, sokağı, çarşısı, pazarı; onun san'at telâkkisini, ruh zerafetini, gönül inceliğini aksettirici bir mahiyette olmalıdır. Bu açıdan da, bazı kılık ve kıyafetlere avamca bir gözle bakıldığında dahi onda estetik zevkin olduğunu söylemek çok zordur.
O halde tesettür emrini hayatına tatbik etmekle mükellef olan bizler, kendi iradelerimizle herhangi bir giyim tarzını seçebiliriz. Manto, pardesü, çarşaf, çâr veya kırmızı, mavi, sarı, yeşil... vs. Bunda bir standartizeye gitme, dinin ruhundaki esnekliği ve dolayısıyla da evrenselliği öldürme demektir. Kaldı ki, tenevvüde de ayrı bir güzellik var...
Aynı zamanda hayatı böyle standartize etmek ve bazı kalıplar içine sokmak, halka zorluk çıkarmak demektir. Bu ise kolaylık dini olan İslâmiyet'in ruhuna zıttır.
Öte yandan, yanlış bir anlayışın tesirinde kalan bazı kesimler -mâalesef- bazı kılık ve kıyafetler karşısında, kelimelerle ifade edilemeyecek ölçülerde tahrik olmaktadırlar. Dini bilmeyen kimseleri tahrik etmeme, dinde çok önemli bir esastır. Aksi halde, gücü ve kuvveti elinde bulunduran bazı kimseler, bırakın fürûâtı, usûlü dahi yaşama ve yaşatma imkânını vermeyebilirler. Yakınçağ itibarıyla tarihimiz bunun nice örnekleriyle doludur.
Netice itibarıyla; usûle ait meselelerin anlatılması ve hayatın her ünitesine girilip, imanla gönüllerin itmi'nâna kavuşturulmasına şiddetle ihtiyaç duyulduğu günümüzde, yukarıda arzettiğimiz ölçüler içinde, usûl sayılmayan meselelerde takılıp kalmak, bırakın inanmayanları, inanan insanların bile cephe almasına vesile olabilir. Onun için günümüz şartlarını idrak edip realitelere sırtımızı dönmeden, İslâmî hakikatleri anlama, yaşama ve anlatma zorunda olduğumuzu bir kere daha hatırlama mecburiyetindeyiz.

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 30.10.2006, 20:06

 
Ninja-Kedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.152
Teşekkür etti: 5
205 Teşekkür 135 Mesaja aldı
Bismillah...

...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 30.10.2006, 20:09
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Islami bilimlerde usül ve füru denilen bir taksim vardir..
Buna göre iman esaslari usül, muamelata dair esaslarda füru' olarak ele alinir...
(Bundan bihaberseniz ilahiyatçilara yada herhangi bir imam-hatip talebesine bile sorabilirsin...)

"..füruata dair hükümlerde usüle ait hükümler üzerine bina edilirler...
Siz terazinin bir kefesine imani, diger kefesine farz olan tesettürü koyarsaniz, iman kefesinin agir bastigina sahit olacaksinizdir! Çünkü, Allah katinda en önemli esas Imandir! Peki, bu tesettürün önemsiz veya ehemmiyetszi oldugu anlamina gelirmi? Hayir gelmez, sadece Imanin Allah katinda ne denli büyük bir Konumunun olduguna bir isarettir!(F.G) "

Iman'in Allah katinda öncelikli ve en büyük hakikat oldugunu Bediüzzaman'da risalelerde söyle dile getiriyor..

Kâinatta en yüksek hakikat imandir.Imandan sonra namazdir..(Tarihçe-i hayat,sualar,sözler..)

Gördügün gibi üstad'da hocaefendi gibi benzer bir kiyaslama yapmis(öncelige usülü koymus...)

F.Gülen'in"iman esaslarinin yaninda tesettür füruattir" (F.G)
sözüyle,
Bediüzzaman'in Kâinatta en yüksek hakikat imandir.Imandan sonra namazdir..(B.S.N)
sözü arasinda kiyaslama mantigi açisindan ne fark var ?...

ve rica ediyorum...Risale-i Nur`a vakif olmayanlar ...Risale-i Nur`lardan örnek vermesinler.
''nûr alâ nûr'' u '' ne var ali ne var '' diye okuyan birini kâle almaya bile gerek yok.. :)

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 30.10.2006, 20:27

 
Ninja-Kedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.152
Teşekkür etti: 5
205 Teşekkür 135 Mesaja aldı
Bismillah...

imha etti:)

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 30.10.2006, 20:41
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Tamay
Mesajı göster
Okudugunuzda bu yazı kendisini imha edecektir:)
Bu bana Tom Cruise`nin Mission Impossible / Görevimiz Tehlike filmini hatirlatti :))
Sizede bisey begendiremedim gitti : )
-Yazmak istemediklerim- diyerek baslik atmistim halbuki :( :)
Uslubum -o manada- degil..mizahidir..tebessüm dolu satirlardir..
Ali Tuncay agbi..Cantaci Necmi misalleri gibi.

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 30.10.2006, 21:01
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Biliyorum dogru degil .
Buraya gelirken tarif etmistim kendimi..sadece talebeyim ....ve talabe kalacagim.
Genede özürdilerim.

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 31.10.2006, 11:42

 
frannsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 243
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
İnsanın beyin hacmi kafatasının büyüklüğü ile doğru orantılı olmayınca anlamamasını çok görmemek lazım.Gülenin kendi resmi sitesinden alıntı yapıp konuya ilişkin yazıyı veriyoruz hala papanın cünup elini öpenler yok böyle dedi diyorlar.



http://www.anonym.to/?http://tr.fgul...mlar/a224.html

Sizin Amerikalı hocanızın bir yerde teferruat bir yerde de furuat demesini yadırgamıyoruz yada ayeti kerimeler için bunlar önemsiz şeylerdir demesinide yadırgamıyor zira "ilim çindede olsa gidin" hadisi şerifi için hem bu hadis sahihtir, hemde bu hadis kesinlikle uydurmadır veyalandır diyen o değilmi..:))

Onun için Gülen aynı konu için var der yok der, önemli değil der, önemli der o an için yanında kim var ve kimle konuşuyor ise duruma göre hareket eder.
frannsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 31.10.2006, 12:08

 
frannsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 243
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Mikval
Kur’an’dan ayetler sıralayarak ve ,,Bunların bir tanesini inkâr eden kâfir olur” diyecek ve bu suretle muarız ve muhaliflerine cevap vermiş olacak, ayetler karşısında da susanları cevap vermedi diye itham edecek!...Ne kadar kolay şey!...Gördünüz mü?...Cevap vermenin bu çeşidini de?...Böyle bir cevap vermeyi ne bir kitapta görebilirsiniz, ne de bir alimin kaleminden?...Ve ne de ilim dünyasında böyle bir usul ve böyle bir kaide vardır!.. Aman Ya Rabb’i! Cehalet ne kötü şey? İnsanı ne gülünç duruma düşürür?!.
Bir ayeti kerimeyi inkar etmenin küfür olmadığını şimdi sizden duyduk daha neler duyacağız kimbilir.Birde Bir ayeti kerimeyi inkar etmenin küfür olduğunu söylemenin hem cehalet hemde gülünç olduğunu da şimdi sizden duyduk

Harbiden bir konuda haklısınız cehalet çok kötü birşey..

Şunuda eklemek isterimki insanın küfre düşmesi sadece Ayet inkar etmekle olmuyor, iblisi düşünün ne ayet inkar etti nede Allahın birliğini sadece kibrinden Hz.Allahın emrini hafife almaktan küfre düştü...
frannsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 31.10.2006, 12:23

 
dagdeviren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2004
Yaş: 39
Mesajlar: 140
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Bismillah...

Herhalde biz uzayda yaşıyoz.. dünyada olan biten başka bir alem.. Birileri halen senaryo peşinde .. ilimden bahsediyor.. Yahu sen Resulullah efendimizin (s.a.v) nasıl ilim sahibi olduğunu biliyormusun.. Birçok evliyaullahın nasıl ilim sahibi olduğunu biliyormusun.. Etiket ilmi mi sana esas olan da zannını atıyorsun ortaya..


Onbinlerce başörtülüyü baş açtırma ilmi var sizde demek , Yüzbinlerce insanın paralarını bankaya çekme ilmi belkide..Yada papaza hazret diyecek el öpecek kadar olan bir ilim..


Ortadaki sonucu göremeyecek kadar cahil , yada kasten yanlış yere çekecek kadar bilgili olmak gerek bunları yapmak için .. Bence hakiki nur talebelerini ve nurcuları görmek için risale sitelerini takip edin ve onların eleştirilerini takip edin..her şeyin ne boyutta olduğunu anlamak zor değil...


Rabbim hakiki manada islamı yaşamayı nasip etsin....


...
dagdeviren isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 31.10.2006, 13:25
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Sayin Ömer ONGUT`un -angut- taraflari...bunca izahtan sonra halen ayni seyleri tekrarliyorsaniz pes dogrusu :)

Ben cahil sizler allame ...hadi kabul ettim ! :)

Kaynak istedim..yok !

Tefsir icin gerekli bir ilim sadece bir ilim var mi sordum...yok !

Daha ne diyeyim size..?

Sunu bilinki ..Ilmin basi EDEP`tir...edepten eksik olanlarin agziyla kus tutsa..hic bir ehemmiyeti yoktur.

Zerre kadar yaptiginiz icaatiniz yok..su böyle bu böyle deyip dunyada cemaat birakmadiniz.

Yukarda iki soruma bir soru daha ekliyorum..biliyorum birileri cok kizacak ama ..

Bu forumda fikirlerinden yola cikarak kac tane musluman var ?

Unutmayin...degerli dostlarimizdan ehli tarik..naksi -kadri...Efendi Hzleri..Suleymanci kardesler..Milli Görüs...ve muhafazakar parti sempatizyenleri var ..ve Sizler .

Ya ben bu dini bölüme ara versem iyi olcak....biraz edebiyat takilayim :)

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 31.10.2006, 13:28
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız frannsa
Mesajı göster
Bir ayeti kerimeyi inkar etmenin küfür olmadığını şimdi sizden duyduk daha neler duyacağız kimbilir.
Bu forumda herhangi bir ayeti inkar edeni okumadim sevgili paris(!) kardesim.

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 31.10.2006, 13:30
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Tekrar iyi olacaktir .
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Mikval
Mesajı göster
Islami bilimlerde usül ve füru denilen bir taksim vardir..
Buna göre iman esaslari usül, muamelata dair esaslarda füru' olarak ele alinir...
(Bundan bihaberseniz ilahiyatçilara yada herhangi bir imam-hatip talebesine bile sorabilirsin...)

"..füruata dair hükümlerde usüle ait hükümler üzerine bina edilirler...
Siz terazinin bir kefesine imani, diger kefesine farz olan tesettürü koyarsaniz, iman kefesinin agir bastigina sahit olacaksinizdir! Çünkü, Allah katinda en önemli esas Imandir! Peki, bu tesettürün önemsiz veya ehemmiyetszi oldugu anlamina gelirmi? Hayir gelmez, sadece Imanin Allah katinda ne denli büyük bir Konumunun olduguna bir isarettir!(F.G) "

Iman'in Allah katinda öncelikli ve en büyük hakikat oldugunu Bediüzzaman'da risalelerde söyle dile getiriyor..

Kâinatta en yüksek hakikat imandir.Imandan sonra namazdir..(Tarihçe-i hayat,sualar,sözler..)

Gördügün gibi üstad'da hocaefendi gibi benzer bir kiyaslama yapmis(öncelige usülü koymus...)

F.Gülen'in"iman esaslarinin yaninda tesettür füruattir" (F.G)
sözüyle,
Bediüzzaman'in Kâinatta en yüksek hakikat imandir.Imandan sonra namazdir..(B.S.N)
sözü arasinda kiyaslama mantigi açisindan ne fark var ?...

ve rica ediyorum...Risale-i Nur`a vakif olmayanlar ...Risale-i Nur`lardan örnek vermesinler.
''nûr alâ nûr'' u '' ne var ali ne var '' diye okuyan birini kâle almaya bile gerek yok.. :)

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 31.10.2006, 13:34

 
frannsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 243
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Mikval
-angut- taraflari...
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Mikval
Sunu bilinki ..Ilmin basi EDEP`tir...edepten eksik olanlarin agziyla kus tutsa..hic bir ehemmiyeti yoktur
Aynı konu içinde hemde hakaretin bir alt satırında edepten bahsetmek için insanın bikaç tahtası eksik olması lazım.Onun için önce Bunu sen kendi nefsine anlat.
frannsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 31.10.2006, 13:35
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Ustüne mi alindin ?

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 31.10.2006, 13:43

 
frannsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 243
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Mikval
Ustüne mi alindin ?
Vallahi bu forumda herkes bilir.Ben o hakareti edeni, edenin Anne ve babasına iade ettiğim için yazanın ailesini nekadar sevdiğini yada nasıl bir aileden geldiğini öğrenmemizdede yardımcı olduğu gibi kişinin hayırlı bir evlat olup olmadığınıda göstermiş oluyor.
frannsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 31.10.2006, 13:43
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Hadi diyelimki tüm cemaatlar , MFGülen gibi şahıslar küfürdeydiler(!!!) ve onları uyardınız.

Madem küfürde olanlara kol-kanat gerilmez, onlara sevgi beslenmez ve göreviniz gereği küfürde oldukları söylenerek uyarılır.

Bu memlekette Küfürde(!!!) olanlar bir tek "İslami" sahada duranlar mı be adam..?

Maçanız sıkıyorsa karşı mahellede duranlara da küfürde olduklarını söyleyin ve onlarıda uyarın bakalım..!

Hadi Hadi...
Sezer ve Büyükanıt'tan başlayın mesela.Kitaplarinizda neden onlardan bahsetmiyorsunuz ?

Ne o..!

Orası mayınlı mı yoksa..?
Yoksa size verilen görev islami cemaatlar, MFGülen ve bu gibi şahıslara saldırmaktan ibaret mi..?

el Cevap please !

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...
Mikval isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 31.10.2006, 13:48

 
egzotic1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.270
Teşekkür etti: 0
7 Teşekkür 7 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Mikval
Mesajı göster
-angut- taraflari...


Sunu bilinki ..Ilmin basi EDEP`tir...edepten eksik olanlarin agziyla kus tutsa..hic bir ehemmiyeti yoktur.
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız frannsa
Mesajı göster
Aynı konu içinde hemde hakaretin bir alt satırında edepten bahsetmek için insanın bikaç tahtası eksik olması lazım.Onun için önce Bunu sen kendi nefsine anlat.
Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? “ (Sâff: 2).


İmin başı edep miş. Daha ilk cümlesinde edepsizlik eden, yenilgisini edepsizlikle kapamaya çalışan ve yapmadığı şeyi söyleyerek Yüce Allah'ın kınadığı bir işi yapan mahluk.

Bu kadar rezillik bence de yeter. Dediğin gibi biraz da edebiyat bölümüne takıl sen hadi...
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 31.10.2006, 13:50
Ümit Yolcusu

 
Mikval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.821
Teşekkür etti: 37
114 Teşekkür 67 Mesaja aldı
Bu iki oldu...farkinda misiniz...bizden aldiklarinizi..yaziyorsunuz.Saaf ayetini ben size gönderme yapmistim.

ya bu kadar cedellesmeyin...sizlerin hakareti yaninda bu hicc..emin olun.

Ve konuyu saptirmayin..! Sizlere uc soru sordum ve en son yazdigima yorum yapamiyacak misiniz efendiler (yag cekeyim) : ))

..
Sayfalarinda Güller Kuruttugum O Kitap Hala Bitmedi...<