|
Ümit Yolcusu
![]() Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
Hocaefendi "Iman esaslari yaninda tesettür füruattir" diyor.
Ancak beyni bektasi misali kurnazliga çalisanlar ise cümleyi ortadan kesip "tesettür füruattir" seklinde utanmadan aktariyor... Zira ; sayfasindan okuyabilirsiniz. " Söz konusu mülakat, yayınlanmadan önce redakte edilmiş midir, yoksa edilmemiş midir, bu ayrı bir mesele, önce konuyla alakalı olarak sorulan soruya verdiğim cevabın gazetede çıkan kısmını aynen aşağıya alıyor ve insafla bir kere daha tetkik buyurulmasını rica ediyorum. "Örtü mevzuunda bir şey demeye hakkımız yok. Konuyla alakalı Kur'an-ı Kerim'de açık sarih nasslar var. Bu itibarla mevzu, yorumların dışında kalır. Çünkü bu bir Allah emridir." Hem altındaki paragrafta şöyle denmektedir: "Kadının başını örtmesi meselesi, elbette ki, bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Yani, Allah'a karşı kulluk ve umumi manada kulluk ölçüsünde önem arz etmez." Takip eden paragraf ise, aynen şöyledir: "Temel meseleler varken teferruatın -doğrusu furuatın demek olacaktı- kavgasını vermek, üslup bakımından yanlış... Onları (yani furuatı) öne çıkarmak, bir yönüyle diğer meselelerin önemsizliğini ifade etmek gibi, bir şey olur." "Burada söylenenler, insanlar yeniden başa dönsün, başlarını açsın ve belli bir dönemden sonra kapasınlar demek de değildir." Vurgulanmak istenen, imani esaslar kendi değerleri ölçüsünde, İslam'ın şartlarına kendi değerleri ölçüsünde diğer farz, sünnet ve müstehaplara ise, yine kendi değerleri ölçüsünde yer ve öncelik-sonralık verilmesi gerektiğidir. Ayrıca, tedriciliğin de İslamı tebliğde ve anlatmada bir esas olduğu izahtan varestedir. Bir tek sütun içinde söylenen bunca söz ve yayını günlerce sürmüş bir mülakat içinde tek bir kelimeyi seçip, öteden beri usulcülerce kabul edile gelen bir taksime uyarak başörtüsü için, "ana meseleler" karşılığı "füruattır" manasına söylenmiş bir kelimeyi, "kaldır bir kenara at manasında "teferruat" şeklinde anlamayı doğrusu insafla te'lif edemedim. Fethullah GÜLEN http://tr.fgulen.com/a.page/hukuk.ko...ari/p2622.html Ve gene sayfdan okursunuzki ; ( http://tr.fgulen.com/a.page/eserleri...utec/a726.html ) "Usûl, Fürû ve Tesettür İslâm dininde, inanç ve amel adına mükelleflere teklif edilen hususlar "usûl" ve "fürû" diye iki ayrı bölümde mütalâa edilir. Bunlardan hayatî ehemmiyet arz eden esaslar, usûl kategorisine giren hususlardır. Fürûa gelince o, hep bu usûl üzerine bina edilir. Bu açıdan denilebilir ki, usûlün olmadığı yerde, sistemli fürûdan bahsetmek mümkün değildir. Buna göre "lâ ilâhe illallah; Muhammedün Rasûlullah" başta olmak üzere, sair iman esasları akidede usûldür. İman esasları, muhakkikîn yaklaşımı ile dört asla irca edilebilir ki, bunlar; Allah'a, âhirete, peygamberlere iman; bir de ubudiyet veya adalettir. Namaz, oruç, hac, zekât veya diğer ibadetler, bu asıllar üzerine bina edilen ve asla göre fürûât sayılan amellerdir. Ancak fürûât demek, Türkçemizde anlaşıldığı şekliyle "olmasa da olur" gibi bir mefhumu akla getirmemelidir. Bunların fürûât olması, asıl ile olan münasebet ve mukayeseleri neticesi ve tamamen yukarıdaki taksim ve tasnif itibarıyladır. Yoksa ibadetsiz imanın tam olmayacağı izahtan varestedir. Tesettür emrini, bu esaslar çerçevesi içinde incelediğimizde, önce onun hicretin yedi veya sekizinci yılı; yani peygamberliğin yirminci senesinde farz olduğunu görürüz. Bu demektir ki, İslâm'ın ilk yirmi yılında kadınlar, cahiliye dönemindeki giysilerini devam ettiriyorlardı.. Burada, hikmet-i teşri açısından dikkati çeken en önemli husus, teşride meselelere ehemmiyet sırasına göre yer verilmesi ve öncelik tanınması ya da geriye bırakılmasıdır. Bu itibarla da, gönüllere "lâ ilâhe illallah" hakikatinin yerleştirilmesi en önemli mesele olduğu için, öncelik ona tanınmıştır. 13 yıllık Mekke dönemindeki nâzil olan hemen bütün âyetler ve Allah Rasûlü'nün metluv, gayri metluv bütün tebliğatı hep bu mevzu etrafında örgülenmiş gibidir. Öyleyse bizim de, tebliğ ve irşadda daha çok bu önemli noktaya dikkatleri çekmemiz gerekmektedir. Allah'ın büyük gördüğü şeyleri büyük görmek, küçük gördüğü şeyleri de küçük kabul etmek kalbin takvasındandır. Aslında bu, din-i mübin-i İslâm'ın da temel bir kuralıdır. Allah'ın vaz'ettiği şeyleri kendi ölçüleri içinde kabullenme ve hayata taşıma, Allah'a olan imanın, O'nunla olan irtibatın önemli bir göstergesidir. Tesettür meselesi, farziyetinin gereği tartışılmaz olmasının yanında iman ve imanî hakikatlerin önüne geçirilmemelidir. Hele "tesettür -örtünme keyfiyeti mahfuz- ille de şu şekilde olacak!" denilmemelidir. Zira tesettür başka, çâr ve çarşaf başka şeylerdir. Çarşafın tesettür yollarından biri olduğu muhakkak. O, Osmanlı döneminde bazı yörelerde kullanılmaya başlanmış bir giysi çeşididir. Onun mazisi birkaç asır gibi yakın bir tarihe dayanır. Hatta çarşafın bazı yörelerde kullanıldığı o dönemlerde bile Bağdat ve Şam gibi merkezî şehirlerde kullanılmadığı bilinen gerçeklerdendir. Hakikat böyle iken, bir tesettür türü üzerinde imanî meseleler ölçüsünde durmak ve ona her şeyin aslı nazarıyla bakmak, dinî emirlerdeki ilahî tertibi alt-üst etme demektir. Bu, dinde aslî bir mesele olmadığı halde, daha sonraki dönemlerde ibadetmiş gibi ortaya çıkartılan bir husus olması itibarıyla dinin ruhundaki itidale de münafidir. Ayrıca objektif bir değerlendirme kabul edilmese de, tesettürün belli kostümlerle yorumlanması konusunda şahsî kanaatimi de beyan etmek istiyorum: Müslümanın yemesi, içmesi, oturup kalkması, evi, sokağı, çarşısı, pazarı; onun san'at telâkkisini, ruh zerafetini, gönül inceliğini aksettirici bir mahiyette olmalıdır. Bu açıdan da, bazı kılık ve kıyafetlere avamca bir gözle bakıldığında dahi onda estetik zevkin olduğunu söylemek çok zordur. O halde tesettür emrini hayatına tatbik etmekle mükellef olan bizler, kendi iradelerimizle herhangi bir giyim tarzını seçebiliriz. Manto, pardesü, çarşaf, çâr veya kırmızı, mavi, sarı, yeşil... vs. Bunda bir standartizeye gitme, dinin ruhundaki esnekliği ve dolayısıyla da evrenselliği öldürme demektir. Kaldı ki, tenevvüde de ayrı bir güzellik var... Aynı zamanda hayatı böyle standartize etmek ve bazı kalıplar içine sokmak, halka zorluk çıkarmak demektir. Bu ise kolaylık dini olan İslâmiyet'in ruhuna zıttır. Öte yandan, yanlış bir anlayışın tesirinde kalan bazı kesimler -mâalesef- bazı kılık ve kıyafetler karşısında, kelimelerle ifade edilemeyecek ölçülerde tahrik olmaktadırlar. Dini bilmeyen kimseleri tahrik etmeme, dinde çok önemli bir esastır. Aksi halde, gücü ve kuvveti elinde bulunduran bazı kimseler, bırakın fürûâtı, usûlü dahi yaşama ve yaşatma imkânını vermeyebilirler. Yakınçağ itibarıyla tarihimiz bunun nice örnekleriyle doludur. Netice itibarıyla; usûle ait meselelerin anlatılması ve hayatın her ünitesine girilip, imanla gönüllerin itmi'nâna kavuşturulmasına şiddetle ihtiyaç duyulduğu günümüzde, yukarıda arzettiğimiz ölçüler içinde, usûl sayılmayan meselelerde takılıp kalmak, bırakın inanmayanları, inanan insanların bile cephe almasına vesile olabilir. Onun için günümüz şartlarını idrak edip realitelere sırtımızı dönmeden, İslâmî hakikatleri anlama, yaşama ve anlatma zorunda olduğumuzu bir kere daha hatırlama mecburiyetindeyiz.
__________________
Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir sevgi degil... Unuttugunda sana Allah'in hatirlattigi bir sevgi olsun kalbinde....! |
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.320
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
Bismillah...
... vesselam |
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.320
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
Bismillah...
imha etti:) vesselam |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 246
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
İnsanın beyin hacmi kafatasının büyüklüğü ile doğru orantılı olmayınca anlamamasını çok görmemek lazım.Gülenin kendi resmi sitesinden alıntı yapıp konuya ilişkin yazıyı veriyoruz hala papanın cünup elini öpenler yok böyle dedi diyorlar.
![]() http://www.anonym.to/?http://tr.fgul...mlar/a224.html Sizin Amerikalı hocanızın bir yerde teferruat bir yerde de furuat demesini yadırgamıyoruz yada ayeti kerimeler için bunlar önemsiz şeylerdir demesinide yadırgamıyor zira "ilim çindede olsa gidin" hadisi şerifi için hem bu hadis sahihtir, hemde bu hadis kesinlikle uydurmadır veyalandır diyen o değilmi..:)) Onun için Gülen aynı konu için var der yok der, önemli değil der, önemli der o an için yanında kim var ve kimle konuşuyor ise duruma göre hareket eder. |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 02.08.2004 Yaş: 39
Mesajlar: 141
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Bismillah...
Herhalde biz uzayda yaşıyoz.. dünyada olan biten başka bir alem.. Birileri halen senaryo peşinde .. ilimden bahsediyor.. Yahu sen Resulullah efendimizin (s.a.v) nasıl ilim sahibi olduğunu biliyormusun.. Birçok evliyaullahın nasıl ilim sahibi olduğunu biliyormusun.. Etiket ilmi mi sana esas olan da zannını atıyorsun ortaya.. Onbinlerce başörtülüyü baş açtırma ilmi var sizde demek , Yüzbinlerce insanın paralarını bankaya çekme ilmi belkide..Yada papaza hazret diyecek el öpecek kadar olan bir ilim.. Ortadaki sonucu göremeyecek kadar cahil , yada kasten yanlış yere çekecek kadar bilgili olmak gerek bunları yapmak için .. Bence hakiki nur talebelerini ve nurcuları görmek için risale sitelerini takip edin ve onların eleştirilerini takip edin..her şeyin ne boyutta olduğunu anlamak zor değil... Rabbim hakiki manada islamı yaşamayı nasip etsin.... ... |
|
|
|
|
Ümit Yolcusu
![]() Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
Sayin Ömer ONGUT`un -angut- taraflari...bunca izahtan sonra halen ayni seyleri tekrarliyorsaniz pes dogrusu :)
Ben cahil sizler allame ...hadi kabul ettim ! :) Kaynak istedim..yok ! Tefsir icin gerekli bir ilim sadece bir ilim var mi sordum...yok ! Daha ne diyeyim size..? Sunu bilinki ..Ilmin basi EDEP`tir...edepten eksik olanlarin agziyla kus tutsa..hic bir ehemmiyeti yoktur. Zerre kadar yaptiginiz icaatiniz yok..su böyle bu böyle deyip dunyada cemaat birakmadiniz. Yukarda iki soruma bir soru daha ekliyorum..biliyorum birileri cok kizacak ama .. Bu forumda fikirlerinden yola cikarak kac tane musluman var ? Unutmayin...degerli dostlarimizdan ehli tarik..naksi -kadri...Efendi Hzleri..Suleymanci kardesler..Milli Görüs...ve muhafazakar parti sempatizyenleri var ..ve Sizler . Ya ben bu dini bölüme ara versem iyi olcak....biraz edebiyat takilayim :)
__________________
Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir sevgi degil... Unuttugunda sana Allah'in hatirlattigi bir sevgi olsun kalbinde....! |
|
|
|
|
Ümit Yolcusu
![]() Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
Bu forumda herhangi bir ayeti inkar edeni okumadim sevgili paris(!) kardesim.
__________________
Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir sevgi degil... Unuttugunda sana Allah'in hatirlattigi bir sevgi olsun kalbinde....! |
|
|
|
|
Ümit Yolcusu
![]() Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
Tekrar iyi olacaktir .
__________________
Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir sevgi degil... Unuttugunda sana Allah'in hatirlattigi bir sevgi olsun kalbinde....! |
||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 246
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||
|
Ümit Yolcusu
![]() Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
Ustüne mi alindin ?
__________________
Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir sevgi degil... Unuttugunda sana Allah'in hatirlattigi bir sevgi olsun kalbinde....! |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 246
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
|
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
|
Ümit Yolcusu
![]() Üyelik tarihi: 21.10.2004
Mesajlar: 1.586
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
Hadi diyelimki tüm cemaatlar , MFGülen gibi şahıslar küfürdeydiler(!!!) ve onları uyardınız.
Madem küfürde olanlara kol-kanat gerilmez, onlara sevgi beslenmez ve göreviniz gereği küfürde oldukları söylenerek uyarılır. Bu memlekette Küfürde(!!!) olanlar bir tek "İslami" sahada duranlar mı be adam..? Maçanız sıkıyorsa karşı mahellede duranlara da küfürde olduklarını söyleyin ve onlarıda uyarın bakalım..! Hadi Hadi... Sezer ve Büyükanıt'tan başlayın mesela.Kitaplarinizda neden onlardan bahsetmiyorsunuz ? Ne o..! Orası mayınlı mı yoksa..? Yoksa size verilen görev islami cemaatlar, MFGülen ve bu gibi şahıslara saldırmaktan ibaret mi..? el Cevap please !
__________________ Hatirladiginda sana Allah'i unutturan bir |