|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 304
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
"Esasen; faiz alan, kumar oynayan, içki içen bir kimse ve tesettüre riayet etmeyen bir kadın, bunlar haramdır diyemez. Niçin? Kendisi yaptığı için.
Asla kimseye garaz ve düşmanlığımız yoktur. Sorulan sualleri Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’lerle cevaplandırmak zorundayız. Biz onlara cevap vermiyoruz. Hazret-i Allah ve Resul’ünden kim daha güzel cevap verebilir? Beşeriyeti uyandırmak için Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’lerle hep hakikati neşrediyoruz. Bu ikazlarımızdan dolayı Hazret-i Allah’a şükür ve bize teşekkür etmeleri gerekmez mi? Daha evvel de söylediğimiz gibi, biz Hazret-i Allah ve Resul’ünden mâdâ kimseden çekinmeyiz. Hüküm Hazret-i Allah ve Resul’ünündür. Mahlûkun hiçbir hükmü yoktur, sözleri de muteber değildir. Ey kardeş! Bu hakikatları ne zaman görüp ne zaman uyanacaksın!" Ömer Öngüt |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 3,839
Konulara Teşekkür etti: 0
19 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için
|
Bismillah...
Şahsın bölücülükle itham ettikleri arasından mesela Mahmud Efendi hzlerinin mesele Hizmet-i Nuriyenin bölücülüpe matuf bir tek fiilini gösterebilir misiniz???? Fıkıhta naslarda subut-u katiyye aranıldığı gibi dalalet-i katiyyede aranılır...ŞAHIS SADECE AYET VE HADİS MEALLERİ İLE AHKAM VERMEKTEDİR....AHKAM İLMİ İÇİN BU YETERLİ DEĞİLDİR..DEĞİL YETERLİ OLMASI AHKAM VERMEK İÇİN MEALLERE DAHİ BAKILMAZ.... vesselam |
||
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 250
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Bu daha öncede konuşuldu ama siz normal olarak anlamadınız çünkü işinize gelmedi.
Şu cehaleti bırakıpta biraz okuma alışkanlığınızı yada bikaç pratikle anlama kabiliyetinizi geliştirseydiniz hala size bunu izah ediyor olmazdık.. Kitabı okusaydınız herzaman düştüğünüz duruma düşmez Ömer efendinin bölücü diye hitap ettiği Hakikat vakfına kadar gelip Ömer efendiyi orada münazaraya davet eden mahmud efendinin 5 talebesi ve onlar gibi düşünenler vede erbakan-cılar olduğunu görürdünüz. |
||
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 591
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Hakikat ile dalâletin ayrılık noktası:
Hâlık’ın kelâmı ile mahlûkun kelâmını cehalet ve küfr-i inâdî sebebiyle ayırt etmek istemiyorlar. Onların kitapları ayrı olduğu için kendi kitaplarına göre iş ve icraat yapıyorlar. Dinleri ayrı olduğu için kendi dinlerine göre hareket ediyorlar. Partileri ayrı olduğu için kendi tüzüklerine göre hareket ediyorlar. Bütün bölücüler yalancıdır. Kitaplarına ve sözlerine hiç itibarımız yoktur. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde buyuruyor: “Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde benden korkun. Amma ne var ki, insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler, çeşitli kitaplara ayrıldılar. Her bölük, her parti kendi tuttuğu yoldan memnundur, yanında bulunan (din veya kitapla) sevinmektedir. Şimdi sen onları bir süreye kadar kendi sapıklıkları ile başbaşa bırak! Kendilerine verdiğimiz servet ve oğullar ile, onların iyiliklerine koştuğumuzu mu zannediyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller.” (Müminun: 52-56) İşte bakın Âyet-i kerime’lere! Hazret-i Allah sizin hakkınızdaki hükmünü vermiş. Kitabınızın ayrı olduğunu, dininizin ayrı olduğunu, partinizin ayrı olduğunu beyan etmiş. Ne diye bana isnad ediyorsunuz? İşte bak da gör! Doğru sözlü iseniz Âyet-i kerime’lere cevap verin. Bu Âyet-i kerime’ler sizin iç yüzünüzü bize öğretiyor, biz de çok rahat konuşuyoruz. Sizin kitabınızda bu Âyet-i kerime’ler yok ki! Bunun için daima susmak mecburiyetindesiniz. Âyet-i kerime’lere cevap veremezsiniz. Onlar bu Âyet-i kerime’leri bölücülere hitap etmiyormuş gibi, işi çevirip kendi kitaplarına göre yorum yapıyorlar. Böyle yapmakla Allah-u Teâlâ’nın emirlerini çevirmek ve değiştirmek istedikleri için de, dalâlet ve küfür batağına düşmüşlerdir. Bunca Âyet-i kerime’ler önlerine seriliyor. İmanları olsaydı yürekleri titrerdi. Onların ise kılları titremiyor, çünkü ruhları ölmüş. Müslüman oluncaya kadar onlarla mücadele etmeye azimliyiz. Zira bütün insanlar, cinler ve melekler dahi bir Âyet-i kerime’yi inkâr etseler, hepsi kâfir olurlar. Bölücüler ise önlerine serdiğimiz bunca Âyet-i kerime’leri, sanki onlara hitap etmiyormuş gibi, duymamazlıktan ve görmemezlikten geliyorlar, bu suretle de inkâr etmiş oluyorlar. Kendi mesnetsiz iddiâlarını ahkâm yerine koymak istemekle öne sürmeye çalışıyorlar. Halbuki her bölücü yalancıdır, sözüne de fetvâsına da itibâr edilmez. Âyet-i kerime’de buyuruluyor: “Onlara de ki: Yanınızda bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz!” (En’am: 148) Onlar bunca Âyet-i kerime’leri hiçe saydıkları halde, bu bölücülerin hâlâ müslüman olduğu, doğru yolda bulunduğu zannındasınız. “Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar.” (Yâsin: 21) Âyet-i kerime’sine bak! Bak da onların durumlarını açık açık gör! Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde de buyururlar ki: “Fakir ve ihtiyaç olmaksızın tese’ül eden kimsenin ahz ve tenavül ettiği (eline aldığı) şey ateştir.” (Ahmed bin Hanbel) “Üç günlük kut’a (azığa) malik olan kimse için dilenmek helâl olmaz.” (Münavî) Allah-u Teâlâ âhiret âlimleri hakkında şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın âyetlerini az ve önemsiz bir pahaya değiştirmezler. Onların mükâfâtı da Rabbleri katındadır.” (Âl-i imran: 199) Kötü âlimleri ise “ilmi ile dünyalık elde edenler” diye vasıflandırarak şöyle buyurur: “Onlar ise bunu arkalarına attılar ve az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kötü!” (Âl-i imran: 187) Kürsüye çıkar, çın çın öter, yani davulunu çalar parti toplamak için. İlâhi hükme bir bakın, bir de bunların icraatlarına bakın. “Âyet-i kerime’ye Âyet-i kerime ile cevap verilmez”diyorlar. Bu Âyet-i kerime’ler sizin iç yüzünüzü ortaya koyuyor ve açıyor, küfrünüzü ilân ediyor. Bu Allah kelâmıdır, bu Âyet-i kerime’lere tabii ki cevap veremezsiniz. Çünkü sizin kitabınızda bu Âyet-i kerime’ler yok. Hakk Celle ve Alâ Hazretleri Kelâm-ı kadim’inde şöyle buyuruyor: “Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin. Amma ne var ki insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler. Halbuki hepsi bize dönecekler. İnanmış olarak salih amel işleyenlerin ameli inkâr edilmeyecektir. Biz onu yazmaktayız.” (Enbiyâ: 92-93-94) Âyet-i kerime’lere bakın. Ya tevbe edip bölücülükten vazgeçip müslüman olun veya küfürde sabit kalın. Bize Allah-u Teâlâ’nın kelâmını isnad etmeyin, bizi söylüyor gibi göstermeyin. Hâlık-ı Azîmüşşân’ın apaçık beyanlarını hiçe sayan bölücülere sorun: Hangi Âyet-i kerime’yi inkâr ediyorlar, hangisine itiraz ediyorlar, hangisini yersiz buldular da itiraza kalkıştılar? Onlara Âyet-i kerime’leri gösterin. İlâhi beyanlar onlara cevap versin. Âyet-i kerime’ler onların iç yüzünü ortaya koyuyor. Bu ilâhi beyanlarla onları öğrenmiş oluyoruz ve beşeriyete iç durumlarını ilân etmiş oluyoruz. Âyet-i kerime’de buyuruluyor: “İnandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Kim de tevbe etmezse, işte onlar zâlimlerdir.” (Hucurat: 11) Onlara sorun: Hazret-i Allah ve Resulü’ne mi inanıp iman ediyorlar, yoksa liderlerine veyahut önderlerine mi inanıp iman ediyorlar? Eğer derlerse ki Hazret-i Allah’a iman ettik, o halde bu önünüze sürülen Hazret-i Allah’ın Âyet-i kerime’leridir. Ya bunlara inanıp iman edeceksiniz veyahut küfrünüzü ilân edeceksiniz. Üçüncü bir tevil yolu yok! Varsa siz söyleyin. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde buyurur ki: “Allah ‘Sizden önce geçmiş cin ve insan ümmetleriyle beraber ateşe girin!’ der. Her ümmet girdikçe kendini sapıtan yoldaşına lânet eder. Hepsi birbiri ardından cehenneme toplanınca, sonrakiler öncekiler için ‘Rabbimiz! Bizi sapıtanlar işte bunlardır, onlara ateş azabını kat kat ver’ derler. Allah ‘Hepsinin kat kattır, amma bilmezsiniz’ der. Öncekiler sonrakilere ‘Sizin bizden üstünlüğünüz yoktu, kazandığınıza karşılık azâbı tadın’ derler. Âyetlerimizi ve onlara iman etmeyi kibirlerine yediremeyenlere göğün kapıları açılmaz, deve iğnenin deliğinden geçmedikçe de cennete giremezler. Suçluları işte biz böyle cezalandırırız. Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerine de örtüler vardır. Biz zâlimleri işte böyle cezalandırırız.” (A’raf: 38-41) Dikkat edin! Onların lâf kitabına inanmayın, itibar etmeyin. Siz onlarla muhatap değilsiniz. Daima kitaptan konuşun, lâfa boğulmayın ve onlarla sohbet etmeyin. Sizin elinizde Hazret-i Kur’an var iken onlarla savaş yapabilirsiniz. Tâ ki iman edip bu Âyet-i kerime’lere boyun eğinceye kadar savaşınızı yürütün. Hadis-i Şerif: “Ümmetimin âlimleri hak olmayan bir şeyde ittifak etmezler.” (Münâvî) Ömer ÖNGÜT |
||
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 591
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
Hayran oldukları yerlere gidiversinler. Amma bunların şu güzel vatanımızda bölücülük ve bozgunculuk yapmaya hakları yoktur. Çünkü dış düşmandan daha çok tahrip ve tahrif yapabilirler, bunun için cehennemliktirler. Ömer ÖNGÜT |
||
|
|
|
|
sevgiliye kavuşmak ele geçermi acaba???
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 12.03.2006
Mesajlar: 1,140
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
|
mahmut efendi nakşi şeyhi degilmidir
icazet almamışmıdır
__________________
imam-ı rabbani ks..Her ne varsa guzel, Allah sevgisinden baska, hepsicana zehirdir, seker bile olsaİS BUDUR BUNDAN BASKASI HİCTİR |
||
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Allah Sorunca Ben Ne Cevap Vereyİm | itimat | Nasihatlar | 6 | 08.03.2008 21:33 |
| Halikın işine mahlukun aklı ermez.... | dagdeviren | Dini Bilgi ve Eğitim | 3 | 30.01.2007 01:37 |
| Allah-u Teala'nin Kudret Ve Azametinin Delilleri... | HAKİKAT | Dini Bilgi ve Eğitim | 1 | 18.09.2006 13:09 |
| Rabbim, sen kelamini, kabe-i muazzamayi ve tüm müslümanlari koru!!! | Yasemen | Resim ve Karikatür | 5 | 23.03.2006 18:22 |