İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 01.11.2006, 17:52
 
Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 591
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için
Angry Allah-u Teala'nin Kelami Ile Mahlukun Kelamini Ayirt Edemeyenlere Cevap


Kur’an-ı kerim’de Müslümanların birleşmelerini emreden, tefrikayı, bölücülüğü şiddetle yasaklayan pek çok Âyet-i kerime mevcuttur.

Ezcümle:

Hucurat Sûresi: 10.

Mâide Sûresi: 2.

Âl-i imran Sûresi: 103. ve 105.

Rum Sûresi: 32.

Enfâl Sûresi: 46.

Yunus Sûresi: 19.

En’am Sûresi: 153. ve 159.

Şûrâ Sûresi: 13. 14. ve 15.

Zuhruf Sûresi: 65.

Enbiyâ Sûresi: 92. 93. ve 94.

Müminun Sûresi: 52-56.

Âyet-i kerime’leri; dinde ayrılık yapmanın mesuliyetinin, suç ve cezasının ne kadar ağır olduğunu beyan buyurmaktadır.

İlâhi hükümleri hiçe sayan bu bölücüler, bu Âyet-i kerime’leri görmüyorlar mı? Yoksa görmek işlerine gelmiyor da mı bize isnad ediyorlar?

Allah-u Teâlâ onları En’am Sûresi 159. Âyet-i kerime’si ile kulluğuna kabul etmiyor, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de ümmetliğine.
Bu apaçık Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’lere rağmen “Niçin bize küfür isnad ediyorsunuz?” diyorlar.

Bunu bize söyleyeceklerine Hazret-i Kur’an’a karşı çıksınlar. Zira biz Kur’an-ı azîmüşan’daki Âyet-i kerime’leri önlerine koyuyoruz ve Allah-u Teâlâ’nın haklarındaki hükmünü onlara bildiriyoruz. Tevbe edip bölücülükten vazgeçsinler diye.

Bu Âyet-i kerime’ler Allah-u Teâlâ’nın kelâmı mı, yoksa bizim beyanımız mıdır?
Elcevap Allah kelâmıdır. Şu halde niçin bana isnad ediyorsunuz? Allah-u Teâlâ’nın sizin hakkınızda verdiği küfür hükmünü niye bize atfediyorsunuz?

Ya Âyet-i kerime’lere iman edip müslüman olacaksınız, veyahut dalâlet batağında olduğunuzu kabul edeceksiniz! Amma “Bize kâfir diyor!” demeye hakkınız yoktur. Âyet-i kerime’lere bakın da hakkınızda verilen hükm-ü ilâhi’yi görün.

İslâm dini’ni âlet ederek cep cihatçılığı yapacağınıza, İslâm dini’ne uyun da dalâlet ehliyle cihad edin!


Ömer ÖNGÜT
HAKİKAT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 01.11.2006, 18:10
 
Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 304
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

"Esasen; faiz alan, kumar oynayan, içki içen bir kimse ve tesettüre riayet etmeyen bir kadın, bunlar haramdır diyemez. Niçin? Kendisi yaptığı için.

Asla kimseye garaz ve düşmanlığımız yoktur. Sorulan sualleri Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’lerle cevaplandırmak zorundayız.

Biz onlara cevap vermiyoruz. Hazret-i Allah ve Resul’ünden kim daha güzel cevap verebilir?

Beşeriyeti uyandırmak için Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’lerle hep hakikati neşrediyoruz.

Bu ikazlarımızdan dolayı Hazret-i Allah’a şükür ve bize teşekkür etmeleri gerekmez mi?

Daha evvel de söylediğimiz gibi, biz Hazret-i Allah ve Resul’ünden mâdâ kimseden çekinmeyiz. Hüküm Hazret-i Allah ve Resul’ünündür. Mahlûkun hiçbir hükmü yoktur, sözleri de muteber değildir.

Ey kardeş!

Bu hakikatları ne zaman görüp ne zaman uyanacaksın!"



Ömer Öngüt
ibrahimem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 02.11.2006, 01:56
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 3,839
Konulara Teşekkür etti: 0
19 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Bismillah...

Şahsın bölücülükle itham ettikleri arasından mesela Mahmud Efendi hzlerinin mesele Hizmet-i Nuriyenin bölücülüpe matuf bir tek fiilini gösterebilir misiniz????

Fıkıhta naslarda subut-u katiyye aranıldığı gibi dalalet-i katiyyede aranılır...ŞAHIS SADECE AYET VE HADİS MEALLERİ İLE AHKAM VERMEKTEDİR....AHKAM İLMİ İÇİN BU YETERLİ DEĞİLDİR..DEĞİL YETERLİ OLMASI AHKAM VERMEK İÇİN MEALLERE DAHİ BAKILMAZ....

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 02.11.2006, 02:06
 
Üyelik tarihi: 05.06.2005
Mesajlar: 250
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

Bu daha öncede konuşuldu ama siz normal olarak anlamadınız çünkü işinize gelmedi.

Şu cehaleti bırakıpta biraz okuma alışkanlığınızı yada bikaç pratikle anlama kabiliyetinizi geliştirseydiniz hala size bunu izah ediyor olmazdık..

Kitabı okusaydınız herzaman düştüğünüz duruma düşmez Ömer efendinin bölücü diye hitap ettiği Hakikat vakfına kadar gelip Ömer efendiyi orada münazaraya davet eden mahmud efendinin 5 talebesi ve onlar gibi düşünenler vede erbakan-cılar olduğunu görürdünüz.
frannsa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 02.11.2006, 02:17
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 3,839
Konulara Teşekkür etti: 0
19 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Bismillah...

Ne yapmışlar da bölücülük olmuş??

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 02.11.2006, 04:17
 
Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 591
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

Hakikat ile dalâletin ayrılık noktası:

Hâlık’ın kelâmı ile mahlûkun kelâmını cehalet ve küfr-i inâdî sebebiyle ayırt etmek istemiyorlar. Onların kitapları ayrı olduğu için kendi kitaplarına göre iş ve icraat yapıyorlar. Dinleri ayrı olduğu için kendi dinlerine göre hareket ediyorlar. Partileri ayrı olduğu için kendi tüzüklerine göre hareket ediyorlar.

Bütün bölücüler yalancıdır. Kitaplarına ve sözlerine hiç itibarımız yoktur.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde buyuruyor:

“Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde benden korkun.
Amma ne var ki, insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler, çeşitli kitaplara ayrıldılar. Her bölük, her parti kendi tuttuğu yoldan memnundur, yanında bulunan (din veya kitapla) sevinmektedir.
Şimdi sen onları bir süreye kadar kendi sapıklıkları ile başbaşa bırak!
Kendilerine verdiğimiz servet ve oğullar ile, onların iyiliklerine koştuğumuzu mu zannediyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller.”
(Müminun: 52-56)

İşte bakın Âyet-i kerime’lere! Hazret-i Allah sizin hakkınızdaki hükmünü vermiş. Kitabınızın ayrı olduğunu, dininizin ayrı olduğunu, partinizin ayrı olduğunu beyan etmiş. Ne diye bana isnad ediyorsunuz? İşte bak da gör!

Doğru sözlü iseniz Âyet-i kerime’lere cevap verin. Bu Âyet-i kerime’ler sizin iç yüzünüzü bize öğretiyor, biz de çok rahat konuşuyoruz.

Sizin kitabınızda bu Âyet-i kerime’ler yok ki! Bunun için daima susmak mecburiyetindesiniz. Âyet-i kerime’lere cevap veremezsiniz.

Onlar bu Âyet-i kerime’leri bölücülere hitap etmiyormuş gibi, işi çevirip kendi kitaplarına göre yorum yapıyorlar. Böyle yapmakla Allah-u Teâlâ’nın emirlerini çevirmek ve değiştirmek istedikleri için de, dalâlet ve küfür batağına düşmüşlerdir.

Bunca Âyet-i kerime’ler önlerine seriliyor. İmanları olsaydı yürekleri titrerdi. Onların ise kılları titremiyor, çünkü ruhları ölmüş.

Müslüman oluncaya kadar onlarla mücadele etmeye azimliyiz. Zira bütün insanlar, cinler ve melekler dahi bir Âyet-i kerime’yi inkâr etseler, hepsi kâfir olurlar.

Bölücüler ise önlerine serdiğimiz bunca Âyet-i kerime’leri, sanki onlara hitap etmiyormuş gibi, duymamazlıktan ve görmemezlikten geliyorlar, bu suretle de inkâr etmiş oluyorlar. Kendi mesnetsiz iddiâlarını ahkâm yerine koymak istemekle öne sürmeye çalışıyorlar. Halbuki her bölücü yalancıdır, sözüne de fetvâsına da itibâr edilmez.

Âyet-i kerime’de buyuruluyor:

“Onlara de ki: Yanınızda bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz!” (En’am: 148)

Onlar bunca Âyet-i kerime’leri hiçe saydıkları halde, bu bölücülerin hâlâ müslüman olduğu, doğru yolda bulunduğu zannındasınız.

“Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar.” (Yâsin: 21)

Âyet-i kerime’sine bak! Bak da onların durumlarını açık açık gör!

Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde de buyururlar ki:

“Fakir ve ihtiyaç olmaksızın tese’ül eden kimsenin ahz ve tenavül ettiği (eline aldığı) şey ateştir.” (Ahmed bin Hanbel)
“Üç günlük kut’a (azığa) malik olan kimse için dilenmek helâl olmaz.” (Münavî)

Allah-u Teâlâ âhiret âlimleri hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Allah’ın âyetlerini az ve önemsiz bir pahaya değiştirmezler. Onların mükâfâtı da Rabbleri katındadır.” (Âl-i imran: 199)

Kötü âlimleri ise “ilmi ile dünyalık elde edenler” diye vasıflandırarak şöyle buyurur:

“Onlar ise bunu arkalarına attılar ve az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kötü!” (Âl-i imran: 187)

Kürsüye çıkar, çın çın öter, yani davulunu çalar parti toplamak için.

İlâhi hükme bir bakın, bir de bunların icraatlarına bakın.

“Âyet-i kerime’ye Âyet-i kerime ile cevap verilmez”diyorlar. Bu Âyet-i kerime’ler sizin iç yüzünüzü ortaya koyuyor ve açıyor, küfrünüzü ilân ediyor. Bu Allah kelâmıdır, bu Âyet-i kerime’lere tabii ki cevap veremezsiniz. Çünkü sizin kitabınızda bu Âyet-i kerime’ler yok.

Hakk Celle ve Alâ Hazretleri Kelâm-ı kadim’inde şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin.
Amma ne var ki insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler. Halbuki hepsi bize dönecekler.
İnanmış olarak salih amel işleyenlerin ameli inkâr edilmeyecektir. Biz onu yazmaktayız.” (Enbiyâ: 92-93-94)

Âyet-i kerime’lere bakın. Ya tevbe edip bölücülükten vazgeçip müslüman olun veya küfürde sabit kalın. Bize Allah-u Teâlâ’nın kelâmını isnad etmeyin, bizi söylüyor gibi göstermeyin.

Hâlık-ı Azîmüşşân’ın apaçık beyanlarını hiçe sayan bölücülere sorun: Hangi Âyet-i kerime’yi inkâr ediyorlar, hangisine itiraz ediyorlar, hangisini yersiz buldular da itiraza kalkıştılar? Onlara Âyet-i kerime’leri gösterin. İlâhi beyanlar onlara cevap versin. Âyet-i kerime’ler onların iç yüzünü ortaya koyuyor. Bu ilâhi beyanlarla onları öğrenmiş oluyoruz ve beşeriyete iç durumlarını ilân etmiş oluyoruz.

Âyet-i kerime’de buyuruluyor:

“İnandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Kim de tevbe etmezse, işte onlar zâlimlerdir.” (Hucurat: 11)

Onlara sorun: Hazret-i Allah ve Resulü’ne mi inanıp iman ediyorlar, yoksa liderlerine veyahut önderlerine mi inanıp iman ediyorlar?

Eğer derlerse ki Hazret-i Allah’a iman ettik, o halde bu önünüze sürülen Hazret-i Allah’ın Âyet-i kerime’leridir. Ya bunlara inanıp iman edeceksiniz veyahut küfrünüzü ilân edeceksiniz. Üçüncü bir tevil yolu yok! Varsa siz söyleyin.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde buyurur ki:

“Allah ‘Sizden önce geçmiş cin ve insan ümmetleriyle beraber ateşe girin!’ der. Her ümmet girdikçe kendini sapıtan yoldaşına lânet eder. Hepsi birbiri ardından cehenneme toplanınca, sonrakiler öncekiler için ‘Rabbimiz! Bizi sapıtanlar işte bunlardır, onlara ateş azabını kat kat ver’ derler. Allah ‘Hepsinin kat kattır, amma bilmezsiniz’ der.
Öncekiler sonrakilere ‘Sizin bizden üstünlüğünüz yoktu, kazandığınıza karşılık azâbı tadın’ derler.
Âyetlerimizi ve onlara iman etmeyi kibirlerine yediremeyenlere göğün kapıları açılmaz, deve iğnenin deliğinden geçmedikçe de cennete giremezler. Suçluları işte biz böyle cezalandırırız.
Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerine de örtüler vardır. Biz zâlimleri işte böyle cezalandırırız.” (A’raf: 38-41)

Dikkat edin! Onların lâf kitabına inanmayın, itibar etmeyin. Siz onlarla muhatap değilsiniz. Daima kitaptan konuşun, lâfa boğulmayın ve onlarla sohbet etmeyin. Sizin elinizde Hazret-i Kur’an var iken onlarla savaş yapabilirsiniz. Tâ ki iman edip bu Âyet-i kerime’lere boyun eğinceye kadar savaşınızı yürütün.

Hadis-i Şerif:

“Ümmetimin âlimleri hak olmayan bir şeyde ittifak etmezler.” (Münâvî)


Ömer ÖNGÜT
HAKİKAT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 02.11.2006, 04:42
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 3,839
Konulara Teşekkür etti: 0
19 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Bismillah...

Hakikat ve dalalet...Açıkca görünüyor...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 02.11.2006, 15:10
 
Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 591
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

İrancılar İran’a hayran, Saddam’cılar Irak’a hayran, dinsizler komünistliğe hayran...
Hayran oldukları yerlere gidiversinler.


Bu, dinimiz ve vatanımız için büyük bir ihanet ve nankörlüktür.
Amma bunların şu güzel vatanımızda bölücülük ve bozgunculuk yapmaya hakları yoktur.


Bunun içindir ki bu yetmişiki fırka dini ve vatanı paramparça ettiklerinden, dış düşmandan çok daha tehlikelidirler.
Çünkü dış düşmandan daha çok tahrip ve tahrif yapabilirler, bunun için cehennemliktirler.



Ömer ÖNGÜT
HAKİKAT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 02.11.2006, 23:35
sevgiliye kavuşmak ele geçermi acaba???
 
enes82 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.03.2006
Mesajlar: 1,140
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

mahmut efendi nakşi şeyhi degilmidir
icazet almamışmıdır
__________________
imam-ı rabbani ks..Her ne varsa guzel, Allah sevgisinden baska, hepsicana zehirdir, seker bile olsaİS BUDUR BUNDAN BASKASI HİCTİR
enes82 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Allah Sorunca Ben Ne Cevap Vereyİm itimat Nasihatlar 6 08.03.2008 21:33
Halikın işine mahlukun aklı ermez.... dagdeviren Dini Bilgi ve Eğitim 3 30.01.2007 01:37
Allah-u Teala'nin Kudret Ve Azametinin Delilleri... HAKİKAT Dini Bilgi ve Eğitim 1 18.09.2006 13:09
Rabbim, sen kelamini, kabe-i muazzamayi ve tüm müslümanlari koru!!! Yasemen Resim ve Karikatür 5 23.03.2006 18:22


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:23 .
Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de

 
Anasayfa - Arşiv - Yukarı git