| |||||||
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Arama |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
| Allah razı olsun |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 02.03.2007 Yaş: 29
Mesajlar: 4.643
Teşekkür etti: 386
182 Teşekkür 115 Mesaja aldı
| ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞ.
__________________ affet efendim!!has ümmet olamadım.... |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 670
Teşekkür etti: 9
133 Teşekkür 69 Mesaja aldı
| Mezhepsiz Elbani'nin kitabından aşırmışsın. Utanmadan kendi yazın gibi gönderiyorsun. İşin doğrusunu yazalım, burada bir kaydı bulunsun. Hafız İbni Hacer-i Mekki hazretleri (vefatı m. 1566) Cevher-ül-munzam kitabında diyor ki: "Hadîs âlimlerinden Hâkim-i Nişâpûrînin bildirdiği hadîs-i şerîfde, (Âdem “aleyhisselâm” hatâ edince, yâ Rabbî! Muhammed aleyhisselâm hakkı için beni afv ve mağfiret et dedi. Allahü teâlâ da, Muhammed aleyhisselâmı dahâ yaratmış değilim. Sen Onu nasıl tanıdın buyurdu. O da, yâ Rabbî! Beni yaratıp rûh verdiğin zaman, başımı kaldırdım. Arşın kenârlarında, lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah yazılmış gördüm. Kullarının içinde en çok sevdiğinin ismini, kendi isminin yanına koymuş olduğundan anladım dedi. Allahü teâlâ da, yâ Âdem! Doğru söyledin. Kullarım arasında en çok sevdiğim Odur. Onun hakkı için benden afv dileyince, seni hemen afv etdim. Muhammed aleyhisselâm olmasaydı seni yaratmazdım buyurdu) buyurulmuşdur." İbni Hacer hazretlerinin sahih olduğunu bildirdiği bu hadis hakkında, Allame Ebu'l-Hasan es-Subki (vefatı m. 1355) Şifaü's-Sekad kitabında özet olarak şöyle diyor: “Bu hadis İmam-ı Hakim'in Müstedrek adlı eserinde ve İmam-ı Beyheki'nin Delailü'n-Nübüvve kitabında mevcuttur. İmam-ı Hakim "Bu, isnadı sahih olan bir hadistir" buyuruyor. Beyheki dahi bu hadisi rivayet etmiştir. Taberani de bu hadisi zikretmiş ziyade olarak (O -aleyhisselam- zürriyetinden olan Peygamberlerin -aleyhimüsselam- en sonuncusudur) cümlesini de rivayet etmiştir.” Bu hadise mevdu diyen Ali el-Karî (vefatı m. 1607) bile şunları yazıyor: "Fakat manası sahihtir. ed-Deylemî, İbn Abbâs (r.a)'dan merfu (Hz. Peygamber (s.a.v)'in sözü) olarak şöyle rivayet etmiştir: "Cibrîl bana geldi ve şöyle dedi: "Ey Muhammed! Eğer sen olmasaydın Cennet yaratılmazdı. Eğer sen olmasaydın Cehennem yaratılmazdı." İbn Asâkir'in rivayetinde ise "Sen olmasaydın dünya yaratılmazdı" şeklindedir."[4] Kadızade Ahmed Efendi (vefatı m. 1783) şu bilgileri veriyor: “İmam-ı Beyheki bildirir ve İmam-ı Hakim doğrular ki, hazret-i Ömer bin Hattab (radıyallahü anh) anlatır: Allahü teala, Adem aleyhisselama (Ey Adem, eğer Muhammed aleyhisselamı yaratmıyacak olsaydım, seni yaratmazdım.) buyurdu. İbni Asakir (rahimehullah) Selman-ı Farisi’den (radıyallahü anh) bildirir: Cebrail aleyhisselam, Resulullah efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) indi ve dedi ki, rabbin (sübhanehü ve teala) buyuruyor: (İbrahim’i Halil edindiysem, seni Habib edindim. Katımda, senden kıymetli kimse yaratmadım. Dünyayı ve dünyadakileri, benim yanımdaki senin kerametini, kıymetini, faziletini ve mertebeni bilmeleri için yarattım. Sen olmasaydın, dünyayı yaratmazdım.)” [5] İmam-ı Kastalani (vefatı m. 1418) hazretleri de (Ey Adem, eğer Muhammed olmasaydı seni yaratmazdım) hadisini bildirmektedir [6] Yine İbni Hacer-i Mekki hazretleri şöyle buyuruyor: “Abdüllah ibni Abbâsın “radıyallahü anhümâ” bildirdiği hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, (Allahü teâlâ Îsâ aleyhisselâma, yâ Îsâ! Muhammed aleyhisselâma îmân et! Senin ümmetinden, Onun zamanına yetişecek olanların, Ona îmân etmeleri için de ümmetine emr et! Muhammed aleyhisselâm olmasaydı, Âdem Peygamberi yaratmazdım. Muhammed aleyhisselâm olmasaydı, Cenneti, Cehennemi yaratmazdım. Arşı su üzerinde yaratdım. Hareket etdi. Üzerine, Lâ ilâhe illallah yazınca durdu, buyurdu.) Bu hadîs-i şerîfi, Hâkim sahîh senedlerle haber vermişdir.” İmam-ı Sübki de yukarıda bahsettiğim kitabında bu hadisin sahih olduğunu bildirmektedir. Yukarıda adı geçen muhaddislerin (Hakim, Beyheki, Taberani, Deylemi, İbni Asakir, es-Sübki, İbni Hacer-i Mekki) hepsi meşhur hadis alimleridir. Ayrıca İmam-ı Kastalani Mevahib kitabında [6] ve İmam-ı Rabbani Mektubat'ta [7] yukarıda geçen hadisleri yazmışlardır. [1] Hakim, Müstedrek, II, 615. [2] Beyheki, Delâilü'n-Nübüvve, V, 488, 499. [3] Tabarani, el-Mu'cemü's-Sağır, II, 82-83. [4] Ali el-Karî, el-Esrâru'l-Merfû'a, 288. [5] Kadızade Ahmed Efendi, Amentü Şerhi, Berekat Yayınevi, İstanbul; s.166. [6] İmam-ı Kastalani, Mevahibü Ledünniye, Hisar Yayınevi, İstanbul, sayfa 22. [7] İmam-ı Rabbani, Mektubat, c.1, m.44. Not: İngilizce bilenler şu bağlantıdaki bilgilerden de istifade edebilirler: http://hadithproofsfortawassul.blogs...sion-with.html Burada bildirildiğine göre yukarıdaki ilk hadisin sahih olduğunu bildiren alimler arasında şunlar da mevcuttur: 1. Kadı İyaz (eş-Şifa) (Bu kitap kütüphanemde mevcuttur: Kadı İyaz hazretleri ayrıca Ebülleys Semerkandi ve Ebu Muhammed el-Mekki gibi meşhur alimlerin de bu hadisi zikrettiklerini bildiriyor.) 2. İbni Cevzi 3. Ebu Nuaym Öte yandan İbni Teymiyye ve iki öğrencisinin (Zehebi ve İbni Abdülhadi) bu hadise mevdu dedikleri izah edilmiş. Bu zatların bu itirazları zaten muteber değildir, kabul görmemiştir. Buna rağmen İbni Teymiyye'nin Mecmuat-el Feteva kitabında bu hadisin manasını doğru kabul ettiği zikredilmiş. Acluni ve Aliyyülkari ise es-Sagani'ye dayanarak hadisin mevdu olduğunu ama "manasının sahih olduğunu" yazmışlar. Her durumda, İbni Teymiyye, Acluni ve Aliyyülkari gibilerin sözlerinin, İmam-ı Hakim, İmam-ı Taberani ve İmam-ı Beyheki hadis imamlarının sözlerine karşı bir ağırlığı yoktur. İngilizce veya Arapça bilmeyenler için not: Bu hadis İmam-ı Taberani'nin Mucemus-Sagir isimli eserinin Türkçe tercümesinde "Peygamberimizin Allah indindeki kıymeti" başlığı altında 684 nolu hadis olarak yazılıdır. Son söz: Bu hadis cumhuru ulema ve ümmet indinde kabul görmüştür. Hadis imamlarımız onu sahih olarak bildirmiştir. Bazılarının ısrarla onu zayıflatmaya çalışmasının sebebi, tevessülü ispat eden hadislerden olmasıdır. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 670
Teşekkür etti: 9
133 Teşekkür 69 Mesaja aldı
|
Yine bu tarz kitaplar bize, İmam Ahmed b. Hanbel'in durduğu yerin, "Selefî".kardeşlerimizin çizgisiyle örtüşmediğini görme imkânı veriyor. Mesela ez-Zehebî'nin Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ'sında (XI, 212) naklettiğine göre İmam Ahmed'in oğlu Abdullah, babasının, Efendimiz (s.a.v)'in saçıyla "tevessül"de bulunduğunu; onu öptüğünü ve içine daldırdığı kaptaki suyu şifa niyetiyle içtiğini söylemiştir. Yine aynı kaynaktan (XVI, 400-1) öğrendiğimize göre İmam et-Tebarânî ile –kendisi gibi Hadis imamı olan– Ebû Bekr b. Mukrî ve Ebu'ş-Şeyh, Medine'de bulundukları zamanlardan birinde, açlık içinde geçen birkaç günün sonunda Ebû Bekr b. Mukrî, "kabr-i saadet"e giderek, "Ey Ellah'ın Resulü! Açlık bizi perişan etti!" diye serzenişte bulunur. Medine'de oturanlardan birisi aynı günün akşamı kapılarını çalar ve "Bizi Hz. Peygamber (s.a.v)'e şikâyet etmişsiniz. Rüyama geldi ve size yardım etmemi emir buyurdu" diyerek elindeki yiyecek dolu sepeti kendilerine verir... http://www.ebubekirsifil.com/index.p...r=gazete&no=77 | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.11.2006 Yaş: 32
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 1
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
şimdi bir alıntı daha:
__________________ Ben şüphesiz müslümanlardanım. deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir? FUSSİLET(41) suresi 33. ayet | |||||||||||||||||||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 670
Teşekkür etti: 9
133 Teşekkür 69 Mesaja aldı
|
Peygamberimizi (aleyhisselam) haşa kim tanrılaştırmış? Hakim, Beyheki, Taberani, Deylemi, İbni Asakir, es-Sübki, İbni Hacer-i Mekki, Kadı İyaz, İbni Cevzi, Ebu Nuaym, Kastalani, Ebülleys Semerkandi, Ebu Muhammed el-Mekki, İmam-ı Rabbani... gibi muhakkik İslam alimleri mi? Yukarıda yazdıım hadisleri sahih bilip kitaplarına alan binlerce Ehl-i sünnet alimi mi? Bütün bunlara bu çirkin çamuru atarsan, güvenecek İslam alimi kalmaz. Hatta, mezkur hadise "mevdu" dediği halde manasına karşı çıkmadığı anlaşılan şeyhiniz İbni Teymiyye bile güme gider. Senin yazdığın zırvaları ancak misyonerler, siyonistler yazar. Edeb yahu! Konu Murat Yazıcı tarafından (21.06.2007 Saat 14:05 ) değiştirilmiştir.. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.11.2006 Yaş: 32
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 1
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Senin edeb anlayışın bumu ?
hadisler gördüğün gibi celişkili, ayrıca Kuran ayetlerinede aykırı.
__________________ Ben şüphesiz müslümanlardanım. deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir? FUSSİLET(41) suresi 33. ayet | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Burdaki rumuzu Tevhid olup, hakikati örtmeye çalışan bu gibiler hakkında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki: “Sakın sizden birinizi emrettiğim veya nehyettiğim hususlardan biri kendisine ulaşınca, koltuğuna yaslanıp: ‘Bilmiyorum! Biz Allah’ın kitabında ne buluyorsak ona uyarız.’ derken bulmayayım.” (Tirmizi) Bütün bu izahlardan anlaşılıyor ki, Kur’an-ı kerim ve Sünnet-i seniye’yi birbirinden ayırmak mümkün değildir. Tevhid ismini takan kişi diyor ki: Bu durumda Allah Azze ve Celle kainatı bu ikisinden hangisi için yarattığı çelişki gibi oluyor. Bu sözüyle cahilliğin doruğuna çıkmış oluyorsun. İşte inkarcı zahir ehli, batın ehlini çekemiyor, hased ediyor. Bunca evliyaullaha rağmen Ben bilirim demek istiyor. İlmini Hakk'tan alanlara çelişki diyor. Bu ne büyük cehalet böyle... Allah-u Teala bir ayet-i kerimesinde buyurur ki: "Kalplerinde bir hastalık mı var bunların? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Veya Allah’ın ve Resul’ünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! Onlar zâlimlerin tâ kendileridir." (Nur: 50) |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Tevhid isimli kişi bundan önceki sözünde daha da ileri giderek: ...hiçbir yerde aslı bulunmaya n birbirine zıt iki sözün... diyerek küfre düşmüştür. Allah-u Teala'nın beyanlarına itiraz edip dinden çıkmıştır. Bu sözümüz hayretinize gitmesin. işte Tevhid isimli şahsın sözü, işte Allah-u Teala'nın hükmü. Bunu böyle bilin. Burda hadis-i kudsilere zıt diyeceksiniz de, inkar edeceksiniz de ben size neden kafirsin demeyeyim? Bunda hayret edilecek ne var?! Allah-u Teala Nur sure-i şerifi 57. ayet-i kerimesinde buyuruyor ki: "İnkâr edenlerin bizi yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanma. Varacakları yer ateştir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!" |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.11.2006 Yaş: 32
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 1
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billahi 4687... İbn Ömer (r.a.)'den (rivayet edildiğine göre) Rasülullah (s.a.) şöyle buyurmuştur: "Bir müslüman diğer bir müslünıanin kâfir olduğunu söylerse (bakılır); eğer (kafir dediği kimse gerçekten) kâfirse (bu sözün vebalinden kurtulur. Fakat kâfir) değilse kendisi kâfir olmuştur." Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları yapmadıkları bir fiilden dolayı suçlayanlara gelince, onlar iftira atma suçu işlemiş ve böylece açık bir günaha girmiş olurlar." (Ahzab: 33/58)
Hamd, ancak Allah içindir. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüğünden O'na sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur, kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasülü'dür. "Ey iman edenler! Allah'tan sakınılması gerektiği şekilde sakının ve ancak müslüman olarak ölün." (Al-i îmran: 102) "Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir." (Nisa:1) "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin. Ki Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah ve Rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab: 70-71) Bundan sonra: "Muhakkak ki, sözlerin en doğrusu Allah'ın Kelam'ı, yolların en hayırlısı Muhammed (s.a.v.)'in yoludur. İşlerin en kötüsü ise sonradan uydurulanlardır. Sonradan uydurulup dine sokulan her amel bid'at, her bid'at sapıklık ve her sapıklık da ateştedir."
__________________ Ben şüphesiz müslümanlardanım. deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir? FUSSİLET(41) suresi 33. ayet |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 116
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Murat yazıcı , sahih hadis diye kabul ettiğiniz bu hadisin senedini , ravilerini ve hangi hadis kitabında bulabileceğimi yazarmısınız ! |
| |