Üyelik tarihi: 02.08.2002 Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
|
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina
Kütüb-i Sitteyi oluşturan kitaplar ve özellikleri:
1. Buhari ve el-Camius-Sahihi: Ebu Abdullah Muhammed b. İsmail el-Buhari (H. 194-256/M.810-870) 40 yıl süren ilmi seyahatler esnasında toplamış olduğu engin hadis malzemesini 16 yılda tasnif ederek, el-Camius Sahihul-Müsnedül-Muhtasar min Umüri Rasülillahi (s.a.s) ve Sünenihi ve Eyyamih adlı eserini yazmıştır. Hocası İshak b. Rahuyenin, Rasülüllahın sahih hadislerini muhtasar bir kitapta toplasanız tavsiyesiyle hareket eden Buhari, 600.000 hadis arasında seçtiği 7275 hadisi, 97 kitap ve 3400 den fazla baba (alt bölüm) yerleştirmiş, konuları geldikçe aynı hadisi bir kaç yerde daha tekrar etmiştir.
Bu nedenle, mükerrerler dışındaki toplam hadis sayısı 3-4 bin civarına inmektedir. Buhari, tercüme denilen bab başlıklarında konuyla ilgili ayet ve hadislerden iktibaslar yapar, alimlerin ve bazan kendisinin görüşlerine yer verir, direkt veya endirekt yollarla tercihlerini ihsas ettirir. Tercemelerde verdiği hadis ve haberlerin çoğu muallak (senedsiz veya eksik senedli)tır. Daha önceki hadis mecmualarında pek görülmeyen bu usul Buhariye hastır. Bu nedenle, Buharinin fıkhı tercemelerindedir sözü yaygınlaşmıştır. (Yekünü 1341 olan bu tür) muallak hadisler, Buharinin kitabına verdiği isimden de anlaşılacağı gibi, sahih hadislerin dışındadır. Tercümelerde Buharinin verdiği bilgiler, hadislerin ihtiva ettiği fıkhı malumatı kavramada çok faydalıdır. Bütün alimlerin ittifakıyla hadis mecmualarının ensahihi kabul edilen el-Camius-Sahih, türkçeye de tercüme edilmiş, mükerrerlerinin çıkarıldığı Tecridi de tercüme ve şerhiyle, Diyanet İşleri Başkanlığınca basılmıştır.
********
2. Müslimin el-Camius-Sahihi: Ebul-Hüseyn Müslim b. Haccac (H.202-261), 300.000 hadis arasından seçerek tasnif ettiği kitabına, el-Camiul-Müsnedüs-Sahih ismini vermiş, mukaddimede tasnif metodunu açıklamıştır. Buharinin yaptığı gibi bab başlıklarında bilgi vermemiş, hatta, bab başlığı dahi tanzim etmemiş, sadece bab demekle yetinmiştir. Bugün eldeki Müslim nüshalarında bulunan bab başlıkları, eseri şerheden İmam Neveviye aittir.
Müslim kitabına, mevkuf ve maktu hadisleri almamış, muallaklara ise çok az yer vermiş, hadisleri konularına göre bölmemiş, hadisi en çok ilgili olduğu yerde nakletmiş, metin ve sened olarak benzerlerini bir arada ve kısaltarak tekrar etmiştir. Bu yönüyle Müslim Buhariden daha derli topludur. Bu ve benzeri özelliklerinden dolayı bazı alimler (mesela Mağribliler) Müslimi Buhariye tercih etmişlerdir. Müslimin Camii, 54 kitap, 1322 bab, mükerrerler dışında 3033 hadis ihtiva etmektedir. Kadı İyaz ve İmam Nevevi başta olmak üzere pek çok alim Müslimi şerhetmiştir. Müslim, sade, metin ve şerhli olarak türkçeye tercüme edilmiştir.
*********
3. Tirmizinin Camii: Ebu İsa Muhammed b. İsa et-Tirmizinin (H: 209-279) Camii, es sünen ismiyle de maruftur. Devrin alimlerinin tetkikine sunuları ve takdir edilen Sünen-i Tirmizi, 46 kitap, 2496 bab ve 4000 hadis ihtiva etmektedir. Hadisçilik açısından Müslime, fıkhul-hadis (hadislerde bulunan çeşitli hükümler) yönünden de Buhariye ait özellikleri, onlara yakın ölçüde kitabında toplayan Tirmizi, bab başlığı altında hadisleri sıraladıktan sonra şu işlemleri yapar; hadisin sıhhat durumunu (sahih, hasen, zayıf, hasen-sahih, garib...), ravilerin durumunu, varsa seneddeki illetleri, hadisin diğer tariklerini, sahabilerin o konudaki başka rivayetlerini, bu hadislerle ulemanın nasıl amel ettiğini, ittifak ve ihtilaflarını... açıklar.
Hadislerden istifade için çok faydalı olan bu açıklamalar onları, amel edilebilir hale getirir. Tirmizi üzerine de pek çok şerh yazılmış ve eser türkçeye tercüme edilmiştir.
********
4. Ebu Davudun Süneni: Ebu Davud Süleyman b. Eşas es-Sicistaninin (H: 202-275) kitabı, ahkamla ilgili hadislerin tasnif edildiği Sünen türünün en güzel örneğidir. Kitabına, 400.000 hadis arasından seçtiği 4000 hadisi aldığını, bunların da dört hadiste özetlenebileceğini belirten Ebu Davud; sahih, hasen, leyyin ve amel edilebilir derecedeki zayıf hadisleri Sünenine aldığını söyler. Kitabında zayıf hadislerin mevcudiyetini kabul eden Ebu Davud, muhaddislerin ittifakla terkettikleri herhangi bir hadisi Sünenine almamıştır. 40 kitaptan oluşan Sünene pek çok şerh yazılmış, eser türkçeye de tercüme edilmiştir.
**************
5. Nesainin Süneni: Ebu Abdurrahman Ahmed b. Şuayb en-Nesai (H: 215-303), sahih ve zayıf hadislerden derlediği es-Sünenül-Kübrasını istek üzerine, sadece sahih hadisleri almak üzere ihtisar etti ve bu yeni eserine el-Mücteba adını verdi. Kütüb-i Sitte içinde Nesai denince, işte bu Mücteba kasdedilir. Sünenler içinde en az zayıf hadis ve cerhedilmiş ravisi olan mücteba, Sahihayndan sonra üçüncü kitap olarak kabul edilir. Nesai, hadisler arasındaki çok küçük rivayet farklarını dahi göstermiş ve rical tenkidinde büyük bir hassasiyet göstermiştir. 51 kitap ve yaklabıh 2400 babtan oluşan Mücteba, türkçeye çevrilmiştir.
**************
6. İbn Macenin Sunen Ebu Abdullah Muhammed b. Yezıd el-Kazvininin (H: 209-273) Süneni, 37 kitap, 1515 bab ve 4341 hadis ihtiva eder. Bu hadislerin büyük bir çoğunluğu, diğer beş kitapta (usüli hamse) mevcuttur veya sahih ve hasen durumundadır. ibn Macedeki hadislerin 613 ünün isnadı zayıf, 99 unun isnadı ise, yok hükmünde veya münker ya da yalanlanmıştır.
Bilhassa, şahıs, kabile ve şehirlerin faziletleriyle ilgili hadislerin çoğunun uydurma olduğu söylenmiştir. Ancak, VI. asırdan sonra Kütüb-i Sittenin altıncı kitabı olarak kabul edilen İbn Mace, tertibi, tekrardan uzak ve kısa olusu ile oldukça değerlidir. Muhammed Fuad Abdülbakı tahkikiyle yapılan baskı, pek çok ilmi kolaylıklar sağlamış, eserdeki zayıf yönlere işaret edilmiştir. Bu baskı esas alınarak Sünen, şerhi de yapılmak suretiyle türkçeye çevrilmiştir.
**************
Hadisler Günümüze Nasıl İntikal etmiştir?
Kuran ayetleri nazil oldukça onları vahiy katiplerine bizzat yazdıran Hz. Peygamber, önceleri kendi hadislerinin yazılmasını yasaklamış, fakat hadisleri birbirlerine rivayet etmelerine izin vermişti. Bu yasağın sebebi, ashabın Kuranla hadisleri birbirine karıştırma tehlikesiyle Arap yazısının henüz gelişmemiş olması, okuma-yazma bilenlerin azlığı, yazı malzemesinin kıtlığı gibi sebepler olabilir. Daha sonraları bu mahzurlar ortadan kalkınca veya azalınca Hz. Peygamberin, hadislerin yazılmasına izin verdiğini görmekteyiz.
Nitekim, hadis yazan 30-40 kadar sahabiden biri olana Abdullah b. Amr 1000 civarında hadis yazmış ve bunları bir sahife (kolleksiyon) haline getirmiş, adına da es-Sahifetüs-Sadıka (Doğru Sahife) demiştir. Sağlığında Hz. Peygamberden pekçok hadis öğrenen sahabe, Onun (s.a.s) vefatından sonra bunları başkalarına nakletmiş, böylece hadisler hem sözlü, hem de yazılı bir halde sonraki nesillere intikal etmiştir.
Hz. Peygamberin vefatından sonra başlayan hadis toplama yolculukları (rıhle) ve hicri birinci asır ortalarından itibaren görülen tedvin (dağınık haldeki hadis malzemesini bir araya toplama) faaliyetleri H. 99-101 yıllarında halife Ömer İbn Abdülaziz (H. 101) zamanında valiliklere gönderilen emirnamelerle resmi tedvin halinde devam etmiş; toplanan bu hadisler konularına göre tasnif edilerek hicri ikinci asır ortnlarından itibaren hadis kitapları meydana getirilmeye başlanmıştır. Günümüze kadar gelen en eski hadis kitapları bu devrelere aittir. Bu kitaplardan sonra hicri üçüncü asırda Kütüb-i Sitte (altı kaynak eser) denilen hadis külliyatının meydana getirilmesiyle hadis tasnifi altın çağına ulaşmıştır. Kütüb-i Sitte; Buharı ve Müslimin el-Camius-Sahih leri ile, Ebü Davüd, Tirmizi, Nesai ve İbn Macenin Sünen lerinden oluşmaktadır.
********************
Hadis Kitaplarının Dereceleri:
İhtiva ettikleri hadislerin güvenilir olup-olmamalarına göre hadis kitapları şu derecelere ayrılır:
Birinci Tabaka: Mütevatir, meşhür, sahih ve hasen hadisler. Buhari ve Müslimin Sahihleri ile İmam Malikin Muvattaadlı eserleri. Bu kitaplardaki hadislerle amel edilir.
İkinci Tabaka: Birinci tabakadaki kitaplar seviyesine çıkamayan, fakat, müelliflerinin titizlikle bazı şartları uygulayarak hadisleri aldıkları kitalar. Bunlar da hadis kaynağı olarak benimsenmiş, asırlar boyu faydalanılmıtır. Tirmizinin Camii, Ebü Davüdun Süneni Ahmed b. Hanbelin Müsnedi, Nesainin Süneni (Mücteba) bu tabakadandır.
Üçüncü Tabaka: Bu tabakadaki kitaplarda sahih hadisler yanında zayıf hadisler de olduğu gibi, ravileri içinde halleri meçhul olanlar da vardır. Abdürrezzakın Musannef i, Beyhaki, Taberani ve Tahavinin kitapları...gibi. Bu kitaplardaki hadislerden ancak, hadis uzmanları yararlanabilir.
Dördüncü Tabaka: Bu dereceye giren kitaplar, büyük muhaddisler döneminden ve tasnif devrinin bittiği tarihlerden sonra ortaya çıkan, hadis ilmiyle ilgisi olmayan ve bu yolu bir menfaat kapısı haline getiren ehliyetsiz kişilerin yazdığı, içi uydurma ve hurafelerle dolu olan kitaplardır. İbn Mürdeveyh, İbn Şahin, Ebüş-Şeyh... gibilerin kitapları bu tabakadan olup, bunlardan, amel edilmek üzere asla hadis alınamaz.
|