İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 07.02.2003, 11:56

 
ledunn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.335
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
İlmın Fazıletı

Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina

ILMIN FAZÎLETI

Yüce Islâm dîni, ilim sâhibi olmaya çok büyük ehemmiyet vermistir. Dînimizin ilme verdigi ehemmiyeti daha iyi anlamak için, Fahr-i Kâinât Efendimize nâzil olan ilk âyetin Oku emri ile basladigini bilmek kâfîdir.

Cenâb-i Hak meâlen: Ey Habîbim! Rabbinin ismi ile (besmele ile) oku buyurmustur. (Sûre-i Alak 1) Beseriyeti, zulmetten nura çikarmak için gönderilen ilâhî kitap, (Kur’ân-i Kerîm) Allah ismi Celilinden sonra en çok geçen kelimelerden biri de, ilim ve ilim mânâsini ifâde eden kelimeler oldugu görülür.

Yine Hz. Allah meâlen: Habîbim! De ki: Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?, (Sûre-i Zümer 9) buyurarak ilmin ve âlimin mutlak üstünlügünü beyan buyurmustur.

Ilim, Cenâb-i Hakk’in bir sifatidir. Inançlarimizi taklitten tahkike çikarip, yüce mertebelere yükseltmek ancak ilim ile mümkündür. Bir insanin en büyük düsmani cehâlettir. Onu imhâ etmeden diger düsmanlara karsi zafer mümkün degildir.

Arzdan arşa kadar ilimden daha serefli bir sey yoktur. Zîrâ Allâhü Teâlâ insanlari irsâd için gönderdigi bütün peygamberlerine ilim vermistir. Eger ilimden daha serefli bir sey olsaydi, bu seçilmis kullara onu verirdi. Peygamberler ümmetlerine mîras olarak mal ve servet degil ilim birakmislardir.

Rasûlüllah (s.a.v.) Efendimiz ilimle alâkali bâzi hadîs-i serîflerinde söyle buyurmuslardir:

***Kim ilim ögrenmek için yola çikarsa, Cenâb-i Hak onun için cennet yolunu kolaylastirir. (Et-Tergib ve’t-Terhib 1/68)

***Evinden ilim talebi için çikan hiç kimse yoktur ki, melekler yaptigi isten râzi olduklari için kanatlarini onun yoluna sermis olmasinlar. (Et-Tergib ve’t-Terhib 1/68)

***(Hakîkî) âlim için, denizdeki baliklara varincaya kadar gökte, yerde ne varsa hepsi Allah’tan magfiret diler. (Ibn-i Mace 1/87)

***Âlimin (câhil) âbidden üstünlügü; ayin, ondördüncü gece semâdaki en küçük yildiz üzerine üstünlügü gibidir. Süphesiz âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler altin ve gümüs (mîrâsi) birakmamislardir. Ancak onlar ilim (mîrâsi) birakmislardir. (Et-Tergib,1/68)
ledunn isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 07.02.2003, 12:55
Hamd icin Ilim

 
Ahmet76 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.08.2002
Mesajlar: 3.899
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Allah razi olsun!! (bu yazi tekrar olabilirmi, olsada iyi, hatirlatma baginda)


Yalniz bir sorum olacak:

Ilim'e ne kadar önem verilir bugün ve "toplumlar" icerisinde??

yani, mesela (tasavvufu kendimde cok severim, lakin sufi kardeslerim kizabilir):

Hadis konusunda, tasavvuf'da bircok Hadis, bu bilim dalin uzmani olan Muhaddisler tarafindan red edilmistir. tasavvufdaki bircok hadisler mesela Kutub-i sitte'de gecmez. Ilme önem verme bakimindan ne yapilmasi gerekir?

En son okudugum kitablardan birtanesi su idi:
Ahmet Yildirim: Tasavvufun Temel Dayanaklarinin Hadislerdeki Daynaklari. Ve bu Kitab'da bilimsel olarak(doktora tezi) cok güzel anlatir bu hususu ve ciddi olarak ün yapmis muhaddislerin görüslerine yer verir.

Kusuruma bakmayin, fakat bilimsel ilmi arastirmalara cok önem verdigimden ve vicdanim susmaya el vermediginden bu konuyu acdim.
Kimseyi kirmak veya kizdirmak degildir maksadim!!!

selam ve dua ile...

__________________
"Insanlar hayra davet edildigi zaman, seytanlar da seytani duygular da kendilerini tehdit altinda hissediyorlar" I.Özel
Ahmet76 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 07.02.2003, 17:34
Hamd icin Ilim

 
Ahmet76 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.08.2002
Mesajlar: 3.899
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı


Selamunaleykum BinBirDamla Kardesim!!

Herhalde yanlis anlasilma var...
Ben tarikatin kötü veya bidat oldugunu demedim... demem de hicbir zaman, bunu her zaman bilmenizi isterim!!!

Seyhi olmiyanin, Baskani veya Hocasi veya Abi'si vs. olur ona baglanir.... bunlar hepsi bence ayni. ve bundan dolayi seyhe baglanan sirk kosmustur denilmesi cok abesdir, iftiradir.

Körü körüne baglanma, yani sirke girme tehlikesi idareci olanin baskanina baglanma hususunda da fevkalade olabilir. Allah ve peygamber sevgisini ve huzurunu seyhe, hocasina, baskanina vs... bagli olmak ile buluyorsa baglansin, buna karsi birsey denilmez zaten.

Benim degindigim husus, ilim ile ilgili idi.

mesela:
-Ahlak, Zühd, Fütüvvet meselelerini tasavvufi kitablarindan alirim, ki aldim zaten. elhamdulillah!
- fikhi konulari fukaha'dan alirim.
- Tefsir konularini Müfessirlerden alirim.
- Hadis konusunu muhaddislerden.
vs vs....
sonuncu meselede tasavvuf, muhaddislerden cok tenkit yemisdir, tenkid yaparken bile hicbir zaman bunlarin bidat yolunda olduklarini da dememislerdir.

Bu sifaa meselesine benzer, herkesin kullandigi:
sifaa ariyorsan, uzmani olan doktora gideceksin.

aynisi dini konu veya bilim dallarina gecerli olmasi gerekir, eger ilim'e saygi ve sevgi ve ciddiyeti koruma niyetlerimiz var ise.
Ben buna degindim...

huzur isteyen seyhe gitsin, hadis bilgisi isteyen muhaddise gitsin, kuran ile ilgili bilgi isterse müfessire gitsin, fikih ile ilgili fukaha vs...
karisikda olabilir mi? yani seyh hadis, fikih, tefsir konusunda birsey diyemez mi, diyebilir elbett. Fakat bu hususta bu bilgi dalin uzmanlari tarafindan olusturulmus USULE'de uymasi gerekir.

__________________
"Insanlar hayra davet edildigi zaman, seytanlar da seytani duygular da kendilerini tehdit altinda hissediyorlar" I.Özel
Ahmet76 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 07.02.2003, 17:50
Hamd icin Ilim

 
Ahmet76 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.08.2002
Mesajlar: 3.899
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
hmm, özür dilerim Damla kardesim, hakkini helal et!!!!!!!!!!!

butür konularda edindigim tecrübeden dolayi bir refleks idi herhalde???

bi kheir!!!
__________________
"Insanlar hayra davet edildigi zaman, seytanlar da seytani duygular da kendilerini tehdit altinda hissediyorlar" I.Özel
Ahmet76 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 08.02.2003, 11:40

 
ledunn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.335
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina

Sevgili Kardeşim Ahmet76 Öncelikle Allahü Teala İlmini ve Bu araştırma Aşkını artırsın.

Ilme önem verme bakimindan ne yapilmasi gerekir?Diye sormuşsunuz((( ilim ehlinden öğrenilir. )))

ilim ehlini acıklamıştık sanırsam.Allahü Teala ne buyurmuştur. Hadisi kutside (((Ben ilmi isteyene (arzu edene araştırana talib olana) veririm zenginliği istediğime veririm.

Dilersen müberak bir zatın bana tavsiyelerini size aktarabilirim.

Buradanda Ilim'e ne kadar önem verilir bugün ve "toplumlar" icerisinde?Soruna çevap olur inşaallah.

Oğlum, ilimsiz ibâdetin tadı olmaz. Tek kanatlı kuş uçmaz. İnsanların dünyaya dalıp, istikbâl sevdasına düştükleri şu günde, Mevlâ'nın ilmini okuyacağız. O, insana iki cihanda izzet ve şeref veren âlî bir iştir. İhlâs ve samimiyetle Allah ve Rasûlune yönelen kimse, gölge gibi dönen dünyayı ve her hayrı kendine tabi kılar.


(((Âhirete çalışan, dünyayı elde eder. Dünyaya çalışan ise âhireti kazanamaz.))))

Zira âhiret hakikat, dünya haleftir. Ağacı kökünden götürürsen, gölge de beraber gider. Âhirette ne varsa, dünyada onun misâli vardır. Eğer olmasa âhiret yalan olur. Dünyada ne varsa, âhirette onun misâli vardır. Eğer olmasa dünya yalan olur. Teyemmüm abdestin halefidir, dünya da ahiretin.“

Şuanda dünyanın durumu hepimiz tarafından bilinmektir..Burada bana yapılan nasihatlerin onda biri yapılsa Arzulanan toplum kendiliğinden oluşacaktır.Allahüalem.


Kütüb-i Sitte içinde zayıf, hatta mevzu (bilhassa İbn Macede) hiç bir hadis bulunmadığı, onlar dışındaki hadis kitaplarında da sahih hadis olmadığı anlamına gelmez.

*************
((((Nitekim Buhari ve Müslim başta olmak üzere, Kütüb-i Sitte müelliflerinden hiç biri, kendi kitaplarına sahih hadislerin tamamını aldıkları, kitaplarındakilerin dışında sahih hadis bulunmadığı şeklinde bir iddiada bulunmamışlardır.))))
*****

****Esasen bir hadisin sıhhati, hangi kitapta bulunduğuna bakarak değil, ((((onu nakleden kişilerin haline bakılarak)))) tesbit edilebilir.******

Diğer taraftan bu altı imam, kendilerinden önce derlenmiş olan yazılı ve sözlü hadis kaynaklarından yararlanarak bu eserleri meydana getirmişlerdir. Bu değerli eserlerin tasnifine, kendilerinden önceki çalışmalar zemin hazırladığı gibi, hadis tasnifi onlardan sonra da devam etmiştir.


İlmi çevrelerde büyük bir kabul gören Kütüb-i Sitte ile ilgili çok sayıda ve hacimli çalışmalar yapılmıştır.

Bunların büyük bir kısmı bu kitapların şerhi (açıklaması), ravilerinin durumları, cem (mükerrerleri çıkararak birlikte rivayet ettikleri hadisleri bir araya toplama) ile ilgilidir. Kütüb-i Sitte hadislerini bir araya toplayıcı çalışmalardan biri, Beğavinin (H.516) Mesabihus-Sünnesidir. Hadisleri, senedlerini hazfederek kitabına alan Beğavi eserini Sünen tarzında tasnif etmiş, Kütüb-i Sitte ve Dariminin Süneninde bulunan hadisleri 4434 hadiste toplamıştır.

Bu konuda yapılan önemli bir çalışma da İbnul-Esirin (H.606) Camiul-Usül li Ehadisir-Rasül isimli eseridir. İbnul-Esir, İbn Mace hariç Kütüb-i Sitte ile Muvattada bulunan hadisleri,(mükerrerlerini çıkararak) alfabetik tarzda tertib ettiği kitaplar ve onların alt başlıkları olan bablar halinde tasnif etmiştir. 9523 hadis bulunan bu eser Kütüb-i Sitte adıyla Türkçeye tercüme edilmiştir.

Türkçeye tercüme edilen Kütüb-i Sitte genel olarak 17 Cilt hadis 1cilt fihrist olmak üzere 18 ciltlik bir eser halinde toplam 7338 hadis bulunmaktadır.Bazı yerlerde (net ortamında) 7200-7300 arası hadis bulunduğunu görürsünüz.

Yukarıdaki açıklamaları yaptıktan sonra şunlarıda ekleye biliriz ki yüzbinlerce hadisi şerif mevcuttur.((( Kütüb-i Sitteyi oluşturan kitaplar ve özellikleri )))kısmındada açıklanaçağı gibi hadis alimleri yüzbinlerce hadis arasından seçmiş olduğu hadisleri araştırmışlar ömürleri boyunca yaklaşık olarak 3000 ve 5000 arası bir hadis ihtiva edebilmişlerdir.

Bu hadis alimlerinin kitaplarına almadıkları hadislerin zayıf veya reddedilen hadisler anlamına gelmez. İmanı ahlakı ve dine hizmeti ile öne çıkmış olarak kitap telif etmiş birçok mübarek zat hadis alimi sıfatı hariçinde ama bu ilme vakıf olarak hadislere kitaplarında yervermişlerdir....Umumiyetle Hadis alimlerinin naklettiği hadisleri çok önemsemişlerdir.

Ayrıca ;Bir örnek verebilirmisiniz

Örnek ;

Şu isimdeki bir sufi şu hadisi söylemiştir.Fakat şu Muhaddis bu hadisi reddetmiştir.

Eğer vaktin olursa aşağıdaki Kütüb-i Sitteyi oluşturan kitaplar ve özellikleri kısmını okumanı tavsiye ederim.
ledunn isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 08.02.2003, 11:47

 
ledunn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.335
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina

Kütüb-i Sitteyi oluşturan kitaplar ve özellikleri:

1. Buhari ve el-Camius-Sahihi: Ebu Abdullah Muhammed b. İsmail el-Buhari (H. 194-256/M.810-870) 40 yıl süren ilmi seyahatler esnasında toplamış olduğu engin hadis malzemesini 16 yılda tasnif ederek, el-Camius Sahihul-Müsnedül-Muhtasar min Umüri Rasülillahi (s.a.s) ve Sünenihi ve Eyyamih adlı eserini yazmıştır. Hocası İshak b. Rahuyenin, Rasülüllahın sahih hadislerini muhtasar bir kitapta toplasanız tavsiyesiyle hareket eden Buhari, 600.000 hadis arasında seçtiği 7275 hadisi, 97 kitap ve 3400 den fazla baba (alt bölüm) yerleştirmiş, konuları geldikçe aynı hadisi bir kaç yerde daha tekrar etmiştir.

Bu nedenle, mükerrerler dışındaki toplam hadis sayısı 3-4 bin civarına inmektedir. Buhari, tercüme denilen bab başlıklarında konuyla ilgili ayet ve hadislerden iktibaslar yapar, alimlerin ve bazan kendisinin görüşlerine yer verir, direkt veya endirekt yollarla tercihlerini ihsas ettirir. Tercemelerde verdiği hadis ve haberlerin çoğu muallak (senedsiz veya eksik senedli)tır. Daha önceki hadis mecmualarında pek görülmeyen bu usul Buhariye hastır. Bu nedenle, Buharinin fıkhı tercemelerindedir sözü yaygınlaşmıştır. (Yekünü 1341 olan bu tür) muallak hadisler, Buharinin kitabına verdiği isimden de anlaşılacağı gibi, sahih hadislerin dışındadır. Tercümelerde Buharinin verdiği bilgiler, hadislerin ihtiva ettiği fıkhı malumatı kavramada çok faydalıdır. Bütün alimlerin ittifakıyla hadis mecmualarının ensahihi kabul edilen el-Camius-Sahih, türkçeye de tercüme edilmiş, mükerrerlerinin çıkarıldığı Tecridi de tercüme ve şerhiyle, Diyanet İşleri Başkanlığınca basılmıştır.

********
2. Müslimin el-Camius-Sahihi: Ebul-Hüseyn Müslim b. Haccac (H.202-261), 300.000 hadis arasından seçerek tasnif ettiği kitabına, el-Camiul-Müsnedüs-Sahih ismini vermiş, mukaddimede tasnif metodunu açıklamıştır. Buharinin yaptığı gibi bab başlıklarında bilgi vermemiş, hatta, bab başlığı dahi tanzim etmemiş, sadece bab demekle yetinmiştir. Bugün eldeki Müslim nüshalarında bulunan bab başlıkları, eseri şerheden İmam Neveviye aittir.

Müslim kitabına, mevkuf ve maktu hadisleri almamış, muallaklara ise çok az yer vermiş, hadisleri konularına göre bölmemiş, hadisi en çok ilgili olduğu yerde nakletmiş, metin ve sened olarak benzerlerini bir arada ve kısaltarak tekrar etmiştir. Bu yönüyle Müslim Buhariden daha derli topludur. Bu ve benzeri özelliklerinden dolayı bazı alimler (mesela Mağribliler) Müslimi Buhariye tercih etmişlerdir. Müslimin Camii, 54 kitap, 1322 bab, mükerrerler dışında 3033 hadis ihtiva etmektedir. Kadı İyaz ve İmam Nevevi başta olmak üzere pek çok alim Müslimi şerhetmiştir. Müslim, sade, metin ve şerhli olarak türkçeye tercüme edilmiştir.

*********
3. Tirmizinin Camii: Ebu İsa Muhammed b. İsa et-Tirmizinin (H: 209-279) Camii, es sünen ismiyle de maruftur. Devrin alimlerinin tetkikine sunuları ve takdir edilen Sünen-i Tirmizi, 46 kitap, 2496 bab ve 4000 hadis ihtiva etmektedir. Hadisçilik açısından Müslime, fıkhul-hadis (hadislerde bulunan çeşitli hükümler) yönünden de Buhariye ait özellikleri, onlara yakın ölçüde kitabında toplayan Tirmizi, bab başlığı altında hadisleri sıraladıktan sonra şu işlemleri yapar; hadisin sıhhat durumunu (sahih, hasen, zayıf, hasen-sahih, garib...), ravilerin durumunu, varsa seneddeki illetleri, hadisin diğer tariklerini, sahabilerin o konudaki başka rivayetlerini, bu hadislerle ulemanın nasıl amel ettiğini, ittifak ve ihtilaflarını... açıklar.

Hadislerden istifade için çok faydalı olan bu açıklamalar onları, amel edilebilir hale getirir. Tirmizi üzerine de pek çok şerh yazılmış ve eser türkçeye tercüme edilmiştir.
********

4. Ebu Davudun Süneni: Ebu Davud Süleyman b. Eşas es-Sicistaninin (H: 202-275) kitabı, ahkamla ilgili hadislerin tasnif edildiği Sünen türünün en güzel örneğidir. Kitabına, 400.000 hadis arasından seçtiği 4000 hadisi aldığını, bunların da dört hadiste özetlenebileceğini belirten Ebu Davud; sahih, hasen, leyyin ve amel edilebilir derecedeki zayıf hadisleri Sünenine aldığını söyler. Kitabında zayıf hadislerin mevcudiyetini kabul eden Ebu Davud, muhaddislerin ittifakla terkettikleri herhangi bir hadisi Sünenine almamıştır. 40 kitaptan oluşan Sünene pek çok şerh yazılmış, eser türkçeye de tercüme edilmiştir.
**************

5. Nesainin Süneni: Ebu Abdurrahman Ahmed b. Şuayb en-Nesai (H: 215-303), sahih ve zayıf hadislerden derlediği es-Sünenül-Kübrasını istek üzerine, sadece sahih hadisleri almak üzere ihtisar etti ve bu yeni eserine el-Mücteba adını verdi. Kütüb-i Sitte içinde Nesai denince, işte bu Mücteba kasdedilir. Sünenler içinde en az zayıf hadis ve cerhedilmiş ravisi olan mücteba, Sahihayndan sonra üçüncü kitap olarak kabul edilir. Nesai, hadisler arasındaki çok küçük rivayet farklarını dahi göstermiş ve rical tenkidinde büyük bir hassasiyet göstermiştir. 51 kitap ve yaklabıh 2400 babtan oluşan Mücteba, türkçeye çevrilmiştir.
**************

6. İbn Macenin Sunen Ebu Abdullah Muhammed b. Yezıd el-Kazvininin (H: 209-273) Süneni, 37 kitap, 1515 bab ve 4341 hadis ihtiva eder. Bu hadislerin büyük bir çoğunluğu, diğer beş kitapta (usüli hamse) mevcuttur veya sahih ve hasen durumundadır. ibn Macedeki hadislerin 613 ünün isnadı zayıf, 99 unun isnadı ise, yok hükmünde veya münker ya da yalanlanmıştır.

Bilhassa, şahıs, kabile ve şehirlerin faziletleriyle ilgili hadislerin çoğunun uydurma olduğu söylenmiştir. Ancak, VI. asırdan sonra Kütüb-i Sittenin altıncı kitabı olarak kabul edilen İbn Mace, tertibi, tekrardan uzak ve kısa olusu ile oldukça değerlidir. Muhammed Fuad Abdülbakı tahkikiyle yapılan baskı, pek çok ilmi kolaylıklar sağlamış, eserdeki zayıf yönlere işaret edilmiştir. Bu baskı esas alınarak Sünen, şerhi de yapılmak suretiyle türkçeye çevrilmiştir.
**************

Hadisler Günümüze Nasıl İntikal etmiştir?

Kuran ayetleri nazil oldukça onları vahiy katiplerine bizzat yazdıran Hz. Peygamber, önceleri kendi hadislerinin yazılmasını yasaklamış, fakat hadisleri birbirlerine rivayet etmelerine izin vermişti. Bu yasağın sebebi, ashabın Kuranla hadisleri birbirine karıştırma tehlikesiyle Arap yazısının henüz gelişmemiş olması, okuma-yazma bilenlerin azlığı, yazı malzemesinin kıtlığı gibi sebepler olabilir. Daha sonraları bu mahzurlar ortadan kalkınca veya azalınca Hz. Peygamberin, hadislerin yazılmasına izin verdiğini görmekteyiz.

Nitekim, hadis yazan 30-40 kadar sahabiden biri olana Abdullah b. Amr 1000 civarında hadis yazmış ve bunları bir sahife (kolleksiyon) haline getirmiş, adına da es-Sahifetüs-Sadıka (Doğru Sahife) demiştir. Sağlığında Hz. Peygamberden pekçok hadis öğrenen sahabe, Onun (s.a.s) vefatından sonra bunları başkalarına nakletmiş, böylece hadisler hem sözlü, hem de yazılı bir halde sonraki nesillere intikal etmiştir.

Hz. Peygamberin vefatından sonra başlayan hadis toplama yolculukları (rıhle) ve hicri birinci asır ortalarından itibaren görülen tedvin (dağınık haldeki hadis malzemesini bir araya toplama) faaliyetleri H. 99-101 yıllarında halife Ömer İbn Abdülaziz (H. 101) zamanında valiliklere gönderilen emirnamelerle resmi tedvin halinde devam etmiş; toplanan bu hadisler konularına göre tasnif edilerek hicri ikinci asır ortnlarından itibaren hadis kitapları meydana getirilmeye başlanmıştır. Günümüze kadar gelen en eski hadis kitapları bu devrelere aittir. Bu kitaplardan sonra hicri üçüncü asırda Kütüb-i Sitte (altı kaynak eser) denilen hadis külliyatının meydana getirilmesiyle hadis tasnifi altın çağına ulaşmıştır. Kütüb-i Sitte; Buharı ve Müslimin el-Camius-Sahih leri ile, Ebü Davüd, Tirmizi, Nesai ve İbn Macenin Sünen lerinden oluşmaktadır.

********************
Hadis Kitaplarının Dereceleri:

İhtiva ettikleri hadislerin güvenilir olup-olmamalarına göre hadis kitapları şu derecelere ayrılır:

Birinci Tabaka: Mütevatir, meşhür, sahih ve hasen hadisler. Buhari ve Müslimin Sahihleri ile İmam Malikin Muvattaadlı eserleri. Bu kitaplardaki hadislerle amel edilir.

İkinci Tabaka: Birinci tabakadaki kitaplar seviyesine çıkamayan, fakat, müelliflerinin titizlikle bazı şartları uygulayarak hadisleri aldıkları kitalar. Bunlar da hadis kaynağı olarak benimsenmiş, asırlar boyu faydalanılmıtır. Tirmizinin Camii, Ebü Davüdun Süneni Ahmed b. Hanbelin Müsnedi, Nesainin Süneni (Mücteba) bu tabakadandır.

Üçüncü Tabaka: Bu tabakadaki kitaplarda sahih hadisler yanında zayıf hadisler de olduğu gibi, ravileri içinde halleri meçhul olanlar da vardır. Abdürrezzakın Musannef i, Beyhaki, Taberani ve Tahavinin kitapları...gibi. Bu kitaplardaki hadislerden ancak, hadis uzmanları yararlanabilir.

Dördüncü Tabaka: Bu dereceye giren kitaplar, büyük muhaddisler döneminden ve tasnif devrinin bittiği tarihlerden sonra ortaya çıkan, hadis ilmiyle ilgisi olmayan ve bu yolu bir menfaat kapısı haline getiren ehliyetsiz kişilerin yazdığı, içi uydurma ve hurafelerle dolu olan kitaplardır. İbn Mürdeveyh, İbn Şahin, Ebüş-Şeyh... gibilerin kitapları bu tabakadan olup, bunlardan, amel edilmek üzere asla hadis alınamaz.
ledunn isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 08.02.2003, 14:29
Hamd icin Ilim

 
Ahmet76 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.08.2002
Mesajlar: 3.899
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Selamunaleykum!!

Allah razi olsun aciklamalarin icin ve gördügüm kadariyle ayni düsüncedeniz, ve yanlis anlamadiysam yazin, tasdikleyici geldi bana, birönceki dediklerimi.
Sufi ve Muhaddis örnegini verecegim , insaallah!

Allah cümlemizi ilim yolunda sehid olanlardan eylesin, insaallah!!
__________________
"Insanlar hayra davet edildigi zaman, seytanlar da seytani duygular da kendilerini tehdit altinda hissediyorlar" I.Özel
Ahmet76 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 14.05.2005, 15:04
Essen / NEVSEHiR

 
dost_yol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.03.2004
Yaş: 35
Mesajlar: 471
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ahmet76


Allah cümlemizi ilim yolunda sehid olanlardan eylesin, insaallah!!
Allah razi olsun cümlenizden - amiiiin
__________________
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
~
âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun ~
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
dost_yol isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Seyyid Muhammed Raşit Hz.lerinden;ALİMLER VE İLMİN ÖNEMİ addanali Dini Bilgi ve Eğitim 4 01.08.2008 06:28
DUA ve FAZİLETİ davam_var Hadis Köşemiz 0 18.03.2007 14:56
Besmeelenİn Fazİletİ acohsny Dini Bilgi ve Eğitim 0 13.10.2005 16:34
İmami Rabbanİ Hazretlerİ Ve İlmİn NeŞrİne VerdİĞİ Kiymet ledunn Dini Bilgi ve Eğitim 4 13.07.2004 21:16
Akil, Mantik, Hİs Ve İlmİn Kaynaklari ledunn Dini Bilgi ve Eğitim 2 26.12.2003 13:52


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:52 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51