İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 13.12.2006, 15:38
O Bir Kalfat'lı
 
acohsny - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.05.2005
Mesajlar: 2.188
Teşekkür etti: 22
9 Teşekkür 6 Mesaja aldı
Exclamation Sevmenin alâmeti

Allahü teâlânin sevgisine kavusmak için, Allahü teâlânin Habîbine tâbi’ olmak lâzimdir. (Allahü teâlâyi seviyorsaniz, bana tâbi’ olunuz! Allahü teâlâ, bana tâbi’ olanlari sever) buyuruldu.

Evliyânin büyüklerinden Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî hazretleri bir nasîhatinde buyurdu ki:
Kiyâmet yaklasti. Küfür, bid’at ve günâh zulmetleri her tarafi kapladi. Herkes, bu zulmetlerin firtinalarina yakalaniyor. Böyle bir zamanda, bir sünneti ortaya çikaracak, bid’atlari yok edecek bir kahraman ariyoruz.
Peygamberimizin sünnetlerinin isiklari olmadan, dogru yol bulunamaz. Resûlullaha tâbi’ olmadan, kurtulus olamaz. Tasavvuf yolunda ilerleyerek, Allahü teâlânin sevgisine kavusmak için, Allahü teâlânin Habîbine tâbi’ olmak lâzimdir. (Allahü teâlâyi seviyorsaniz, bana tâbi’ olunuz! Allahü teâlâ, bana tâbi’ olanlari sever) meâlindeki, Âl-i Imrân sûresinin otuzbirinci âyet-i kerîmesi, bu sözümüzün sâhididir.

Sevdikleri de sevilir

Insanin saâdete kavusmasi için, âdetlerinde, ibâdetlerinde, kisacasi her isinde din ve dünya büyüklerinin reîsine benzemesi lâzimdir. Bu dünyada, herkesin, sevdigine benzeyenleri çok sevdigini görüyoruz. Sevgilinin sevdikleri sevilir. Düsmanlari sevilmez.
Beden ile ve kalb ile erisilebilecek bütün kemâller, yüksek dereceler, Resûlullahi sevmeye baglidir. Insanin kemâli, bu terâzi ile ölçülür. Bunun için, tâ’atlarin, ibâdetlerin en kiymetlisi, Allahü teâlânin evliyâsini, dostlarini sevmek ve düsmanlarini sevmemektir. Çünkü, Allahü teâlâyi sevmenin en büyük alâmeti budur.
Dostun sevdiklerini sevmek, düsmanlarini sevmemek, insanda kendiliginden hâsil olur. Seven kimse, bu husûsta deli gibidir. (Bir kimseye deli denilmedikçe, îmâni kâmil olmaz) buyuruldu. Böyle olmiyan kimsenin muhabbetten nasîbi olmaz.
Birtakim kimseler, "Hz. Ali’yi sevenin, Eshâb-i kirâmin büyüklerini sevmemesi lâzimdir" diyorlar. Bu sözleri dogru degildir. Çünkü, birini sevenin, onun düsmanlarini sevmemesi lâzimdir. Dostlarini degil. Allahü teâlâ, Feth sûresinin yirmidokuzuncu âyetinde, Eshâb-i kirâm için, meâlen, (Birbirlerine çok merhametlidirler) buyurdu. Birbirlerine (rahîm) olduklarini bildirdi.
Bu âyet-i kerîme, Eshâb-i kirâmin, birbirlerine çok ve devamli merhametli olduklarini gösteriyor. Merhamete uymayan, bugz, kin, hased ve adâvetin, aralarinda hiç bulunmadigini haber veriyor. Hadîs-i serîfte, (Ümmetimin en merhametlisi Ebû Bekir’dir) buyuruldu. Merhameti en çok olanin, bu ümmete kin ve adâvet etmesi hiç düsünülebilir mi?
Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma, "Benim için, bir amel yaptin mi?" dedi. "Yâ Rabbî! Senin için namaz kildim. Oruç tuttum. Zekât verdim. Ismini zikrettim" dedi. Allahü teâlâ, "Namazin sana burhândir, Mü’min olduguna alâmettir. Oruç seni Cehennem atesinden koruyan perdedir. Zekât, sana gölgedir. Zikir, nûrdur. Benim için ne yaptin?" buyurdu. "Yâ Rabbî! Senin için olan amel nedir" dedi. Allahü teâlâ, "Sevdiklerimi sevdin mi? Düsmanlarima düsman oldun mu?" buyurdu. Mûsâ aleyhisselâm, Allahü teâlânin en çok sevdigi amelin, "Hubb-i fillâh ve Bugd-i fillâh" oldugunu anladi.

Her iste Allahü teâlânin rizâsi

Her iste Allahü teâlânin rizâsini aramalidir. Meselâ, da’vet edilen ziyâfete gitmek sünnettir. Fakat, orada harâm isleniyorsa, yemek riyâ ve söhret için yapiliyorsa, gidilmez. Helâl maldan olmali. Bu sartlara uygun olan da’vete, sünnet oldugunu düsünerek gitmeli, karin doyurmayi ve baska seyleri düsünmemelidir. Süfyân-i Sevrî buyuruyor ki: "Bir kimse, Allah rizâsi için, niyet etmeden yemege da’vet ederse, buna bir günâh yazilir. Niyet etmeden gidene, iki günâh yazilir." Sartlardan biri noksan olan ziyâfete gitmek sünnet degildir.
Hak teâlâ, musîbetlere sabrinizdan dolayi güzel karsiliklar ihsân eylesin! Kazâ-i ilâhîye sabir ve rizâ sevâbi versin! Hakîkî zarar, sevâbdan, mahrûm kalmaktir. Hadîs-i serîfte buyuruldu ki: (Mü’min, hayir gelince, hamd ve sükreder. Musîbet gelirse, hamd ve sabreder. Mü’mine hersey için sevâb verilir.)
acohsny isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 14.12.2006, 09:39
 
Üyelik tarihi: 13.12.2006
Mesajlar: 106
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
Allahü c.c. Razı olsun.
birdamlasev isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Münafıklık alameti.. berr Hadis Köşemiz 4 08.07.2007 12:41
evliyayı sevmenin faydaları virane Dini Bilgi ve Eğitim 2 11.02.2007 21:58
Müminin Beş Alameti vardır. ledunn Günlük 0 24.11.2005 23:12
Allah korkusunun alameti... TALHA-61 Dini Bilgi ve Eğitim 0 18.05.2003 23:40
Mutlulugun alameti de dörttür tarikcik Özgün Yazılarınız 1 14.01.2003 10:12


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:50 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git