| EDEP YAHU...
Üyelik tarihi: 02.06.2003 Teşekkür etti: 1
11 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| En büyük günah günahı küçümsemektir İnsan olarak yaratılışı icabı günah işleyebileceğimizden bir günahkâra müsamaha ile yaklaşabiliriz. Ancak bizatihi günaha müsamaha göstermek çok tehlikelidir.
Günaha müsamaha gösteren bir toplum, geç de olsa bu müsâmahanın faturasını pahalıya öder. Milletler tarihi, buna misal olacak yüzlerce toplumun tenkit ve tahlilini yaparken, günaha batmışlığın faturasını bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor. Günaha gösterilecek müsamaha ile günahkâra gösterilecek müsamaha arasında fark vardır. Bu husus, iyi ayırt edilemediği için çok yanılmalar olmuştur. Târih böyle yanılmalarla doludur.
Bazen günahkâra müsamaha gösterilebilir, ama günaha asla... Her insan günah işleyebilir. Bu, insanın yaratılışında vardır. Çünkü insan beşerdir, şaşabilir. İnsanın günah işlemeye meyyal olmasından dolayı bu durumu müsamaha ile karşılanabilir. Ancak günah böyle değildir. Eğer günah, bir bünyeye girerse bir virüs gibi önce girdiği bünyeyi, daha sonra ise o bünyenin yaşadığı çevreyi tesiri altına alabilir. Bu sebeple günahlar, zihinde bile bir an olsun misafir edilmemelidir. Benî İsrâîl, başta küçük sayılacak günahlara pasaport vererek ferdi, günahlara karşı laçkalaştırmış ve nihâyet kendi sonunu hazırlamıştır. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) onların içlerine düştükleri bu sosyal çöküntüyü şöyle dile getiriyor: “Bir kişi diğerinde gördüğü bir kötülük üzerine, ‘Ey filan, bu işi terk et, bu sana helal değildir’ derdi. Ertesi gün de o adam aynı günahı işlemesine rağmen, onunla oturur–kalkar, yer–içer ve arkadaşlık ederdi. Bunun üzerine Allah onların kalblerini birbirine bağladı.” demiş ve sonra o zamana olduğu gibi bugüne de hitap eden şu âyeti okumuştur:
“İsrâîloğullarından inkâr edenler, Dâvud’un ve Meryem oğlu Îsâ’nın diliyle lânetlenmişlerdir. Bu, onların baş kaldırmaları ve aşırı gitmelerindendi.” (Maide, 5/78)
Sonra ayakta bulunan Allah Rasûlü oturarak sözlerini şöyle tamamlamıştır: “Hayır, vallahi, muhakkak iyiliği emredip kötülükten nehyetmelisiniz. Ve yine mutlaka zâlimin elinden tutup onu hakka çekmelisiniz.” (Ebû Davud, Melâhim, 17)
ALİ DEMİREL
__________________
Dolastim Dünyayi Giymedim Basima Taç;
Ne Zengini Tok Gördüm, ne Fakiri Aç;
Mevlam Öyle Bir Fevr-i Kanaat Verki;
Namerde Degil, Merdede Etme Muhtaç...
Aradim tüm meclisleri kildim ilmi talep;
Dediler ilim en sonda önce gerek Edep...
www.mirzaweb.de.vu
|
| |